mahkeme 2021/204 E. 2023/777 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/204

Karar No

2023/777

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/204 Esas
KARAR NO : 2023/777

DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Sözleşme Dışı Yapılmış Proje Tadilat ve Ek İşlerden Kaynaklanan Alacak
DAVA TARİHİ : 19/03/2021
KARAR TARİHİ : 28/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı iş sahibi arasında 01.11.2019 tarihli davalının sahibi olduğu ...Tesisinin borulama ve montaj işlerinin yapımını konu alan sözleşme akdedildiğini, anılan sözleşmenin 1. maddesinde belirtildiği üzere yüklenici olan müvekkili şirket; “...” adresinde bulunan ... Tesisinde bir kısım işlerinin yapım işini üstlendiğini, davalının ise bu sözleşmede işveren olarak anıldığı ve müvekkili şirketin yapacağı işlere mukabil bedel ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında kurulan iş ilişkisinde müvekkili şirket tarafından yapımı üstlenilen iş ile ilgili olarak, davalı şirket ile işbu dava dışında kalan başka bir yüklenici şirket arasında aym kapsamda öncesinde iş ilişkisi kurulmuş olmakla birlikte, önceki yüklenici şirket tarafindan işin tamamlanamamış olmasından dolayı daha sonra müvekkili şirket ile davalı şirket arasında iş ilişkisi kurulduğunu, davalı şirketin, taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin kurulmasından önce müvekkili şirketten teklif istenildiği dönemde, müvekkili şirkete gönderilen proje ve weldlog kayıtlarında, önceki yüklenicinin yaptığı işlerin dışında sadece yapılmayan kalan işler için teklif istenildiği, müvekkili şirket de kendisine gönderilen proje ve ... kayıtlarına göre teklifte bulunarak, sözleşmesel ilişkinin kurulmasının sağlandığını, bu açıdan bakıldığında müvekkili şirket, yüklenilen iş konusunda tamamen davalının beyanlarına dayalı şekilde teklif sunduğunu, taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin kurulmasından sonra davalı şirketin, “yer teslimi” konusundaki yükümlülüklerine aykırı davrandığını, eksik işlerin müvekkili şirket tarafından tespit edildikten sonra 27.12.2019 tarihinde davalı şirkete bildirildiğini, bildirimden sonra davalı şirket tarafından, müvekkili şirketin sahadaki çalışmalarına eylemsel olarak muvafakat verilerek işin tamamlanmasına olanak verildiğini, işin bir bütün olduğu gerçeğiyle müvekkili şirketin eksik veya kusurlu işleri tamamlamasıyla işin ilerleyeceğini göz önünde bulundurduklarında müvekkili şirketin tüm eksik ve kusurlu işleri de tamamlayarak işe devam ettiğini, böylece taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen işin miktarında da artış meydana geldiğini, yine işin yapılması esnasında davalı şirket tarafindan, teklif aşamasında müvekkili şirkete gönderilen projelerde, saha uyumsuzluğundan dolayı birçok kez işveren tarafından revizeler yapıldığı ve 22.01.2020 tarihinde ise tüm projelerin son kez revize edildiği işveren tarafından bildirilmesine rağmen, iş bitene kadarda işveren tarafından projelerde revizyonlar yapılmaya devam edildiğini, müvekkili şirket ile davalı iş sahibi arasında, aynı tesisteki iş ile ilgili olarak 10 ayrı zeyilname akdedildiğini, 10 ayrı zeyilname sözleşmeleriyle de müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmesel ilişkiye konu işin, kapsam ve miktarının arttırıldığı, yapılan her ilave revizyonlar paralelinde borulama işlerinin miktarlarında da artışa sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki iş ilişkisinde hem asıl iş hem de zeyilname kapsamındaki işler için müvekkili şirketin hak kazandığı bedel için öncelikle müvekkili şirket tarafından hak ediş raporları düzenlenerek iş sahibine gönderildiğini, yapılan işler noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmamasına rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapmaktan kaçınıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 01.11.2019 imza tarihli sözleşmenin 6. maddesinde, sözleşme bedelinin 2.000.390,00 TL olduğu belirtildikten sonra, sözleşmenin 7.2.2. maddesinde ise bir kısım belgelerin ve sözleşme eklerinin, sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunun vurgulandığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında tesis edilen eser sözleşmesi niteliğindeki sözleşmesel ilişkide belirlenen bedelin götürü bedel olduğunun tartışmasız olduğunu, somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin, birim fiyat usulü götürü bedeli içerdiğini, sözleşme metninde her ne kadar toptan bir bedel belirtilmiş ise de bu bedelin, sözleşme eki niteliğindeki keşif tablosunda yer alan her bir birime ait fiyatların toplamına eşdeğer olduğunu, nitekim sözleşme ekinde bazı iş kalemlerinin birim fiyatlarının toplam fiyata dahil olmadığının da açıkça belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan işin miktarı ve kapsamının artmış olduğunu, işin kapsam ve miktarının artışına paralel olarak müvekkilinin yükümlülükleri de arttığından, ayrıca sözleşme öncesi müvekkili şirkete gönderilen kayıtların doğru olmadığı hususu ile işin yapımı esnasında gerçekleştirilen proje değişikliklerinin önceden öngörülmesine olanak bulunmadığından, fazladan yapılan işin karşılığının ödenmesinin izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kurulan tüm sözleşmesel ilişki çerçevesinde, müvekkili şirket tarafından bugüne kadar 4.925.891,02 TL tutarında iş yapıldığını, bu bedelin 2.016.865,14 TL (Kdv Hariç) lik kısmının ödenmediğini, hali hazırda müvekkili şirketin, davalı şirketten 2.016.865,14 TL alacağı bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.6 maddesinde cezai şart düzenlendiğini, buna göre hidrotestlerin başarı ile 25.02.2020 tarihinde tamamlanmaması durumunda her geçen gün için sözleşme bedelinin %0,3 cezai şartın ödenmesinin kararlaştırıldığını, somut olayda iş sahibi tarafından yer ve malzeme teslimi gereği gibi ve zamanında yerine getirilmediği gibi müvekkili şirketin işi bitirmesine yönelik davranışlarının da fiilen engellendiği ve bu sebepten ötürü işin yapımı ve tamamlanmasının geciktirildiğini, işin yapımının geciktirilmesi, müvekkili şirketin diğer işlerini de yapmasına ve başka projeleri de üstlenilmesine engel olunduğunu, ayrıca işin müvekkili şirket tarafından tamamlanmasına rağmen müvekkili şirketin hak ettiği bedelin de ödenmeyerek temerrüde düşülmesi, müvekkili şirketin bir kez daha mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bu sebepledir ki davalı şirketin sözleşmeye aykın davranışından ötürü sözleşmede öngörülen cezai şartın da hesaplanıp müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bundan dolayı şimdilik 1.000-TL cezai şartın davalıdan tahsilini talep ettiklerini, mahkememizde dava açmadan önce taraflarınca, müvekkili şirket tarafından yapılan işin tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyasıyla delil tespiti isteminde bulunulmuş olup, söz konusu dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile alacaklarının olduğunun ispatlandığını, anılan delil tespiti raporu, sözleşme, zeyilname, hakkediş raporları, faturalar, test paketleri ve weldlog kayıtlarıyla alacaklarının varlığı kesinleşmiş olduğundan, müvekkili şirket tarafından 6 nolu hak edişe uygun fatura düzenlendiğini, söz konusu faturanın cari hesaba işlenmesiyle hali hazırda müvekkili şirketin, 2.016.865,14 TL alacağı bulunmakta olup vergi mevzuatı uyarınca yapılacak stopaj kesintisinden sonra 1.946.565,90 TL tutarında alacağın ödenmesi gerektiğini, iş bu faturanın Bakırköy 14. Noterliği 01.02.2021 tarih ve 02519 sayılı yazısıyla davalıya tebliğ edildiğini, bu bakımdan müvekkili şirketin davalıdan olan alacağından fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak ve ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 800.000 TL.sinin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak ve ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik davalarının kabulüne, 800.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline, alacağa temerrüt tarihi olan 03.02.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, 1.000 TL cezai şartın davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme Bedelinin Götürü Bedel Olarak Tanzim Edildiğini; müvekkili şirketin sahibi olduğu ....’da bulunan... Tesisi projesi için davacı yan ile imzalanan “... Kurulum, Tadilat Şartnamesi ve Sözleşmesi” uyarınca birtakım borulama ve montaj işlerinin yüklenici sıfatı ile davacı firmaya verildiğini, işbu sözleşmenin ödemeye ilişkin 6.1. maddesinin; “Sözleşme bedeli 2.000.390 TL dir” ve 6.2. maddesinin; “Keşif bedeli 2.000.390 tl dir. Keşif sonrası yukarıda belirtilen aynı konu başlıkları altında oluşacak ek işler Keşif bedelinin %15 i geçmesi halinde bu işlerin tamamlanması için işverenin ödeyeceği ek bedel %15 i geçmeyecektlr.Yüklenici de tamamlamak zorunda olduğu bu işler için %15’in üstünde ek bedel talep etmeyeceğini peşinen kabul etmiş olacaktır.” hükümlerini havi olduğunu, bedelin götürü olarak tespit edilmiş olmasının yapılacak olan işin bedelinin önceden kesin olarak belirlenmiş olması demek olduğunu, sözleşmenin ödemeye ilişkin 6.1 ve 6.2. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde Sözleşme bedelinin 2.000.390,00 TL olduğu, ek iş bedelinin ise bu miktann %15’ini geçemeyeceği, yani; götürü bedelin en fazla 2.300.448,00 TL olabileceğinin sözleşmede kararlaştırdığını, yüklenici işbu tutarı aşacak tutarları talep etmeyeceğini sözleşmenin 6.2 maddesi ile kabul ve taahhüt ettiğini, dolayısı ile davacı yanın tarafların birim fiyat üzerinden iş yaptığına dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın sözleşmeye aykırı talepte bulunduğunu, davacı yanın hem basiretli tacir gibi davranmayarak keşif yaptığı hâlde işe başladıktan sonra kötü niyetli olarak bazı eksik ve hatalı işler tespit ettiğini ileri sürmüş hem de işbu eksiklikleri sözleşme uyarınca müvekkili şirkete bildirmesi gereken tarihten çok sonra bildirdiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yukarıda dikkatlerinize sunmuş oldukları kararı uyarınca da; gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkânsızlığa veyahut da fiyat artışına dayanmasının kabul edilebilecek bir durum olmadığını, somut olayda da uyarlamanın koşullarından olan öngörülemezlik unsurunun oluşmadığını, taraflar arasında akdedilen zeyilname bedellerinin davacı yana ödendiğini, davacı yan ile müvekkili şirket arasında ...Santrali projesi kapsamında farklı işlere dair 10 ayrı zeyilname düzenlendiğini, işbu zeyilnameler uyarınca gerçekleştirilen işlerin bedellerinin davacı yana ödenmiş olup işbu hususun uyuşmazlık konusu olmadığını, zira, davacı yanın zeyilnamelere konu işler için şirket tarafından eksiksiz olarak ödeme yapıldığını ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğu ...D. İş numaralı delil tespiti dosyasında da ikrar ettiğini, dolayısı ile davacı yanın yapılan zeyilnameler uyarınca işin miktarı ve kapsamı arttığı ve fazladan yapılan işin karşılığının ödenmediği iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu, davacı yanca hazırlanan 6 nolu hakediş tutarının sözleşmeye aykırı olduğunu, 6 Nolu hak edişe kadar müvekkili şirkete kesilen 5 adet hak edişin toplam tutarı 2.388.988,00 TL olduğuna göre bu durumda müvekkili şirkete kesilebilecek 6 nolu hak ediş fatura tutarının en fazla aradaki fark olan 325.540,00 TL olduğunu, ancak bu tutarın da müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, zira, cari hesap kayıtları uyarınca davacı yanın müvekkili şirkete 748.238,47 TL tutarında bakiye borcu bulunduğunu, sözleşmedeki cezai şartın yüklenici aleyhine tek yanlı olarak düzenlendiğini, davacı yan her ne kadar dilekçesinde müvekkili şirketin cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürmüşse de davacı yanın talebinin maddi ve hukuki dayanaktan uzak olduğunu, zira, sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 6.6. maddesinin yüklenici aleyhine olan cezai şartı düzenlediğini, mezkur maddede müvekkili şirketin yükümlülük altına girdiği herhangi bir cezai şart olmadığını, müvekkili şirketin cezai şart ödeyeceğine dair tek bir ibarenin dahi madde metninde mevcut olmadığını, bilakis, madde metninden de anlaşılacağı üzere yüklenici aleyhine müvekkili şirket lehine cezai şartın düzenlenmiş olduğunun sabit olduğunu, davacı yanın müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları, cari hesapları ve banka dokümanları incelendiğinde müvekkili şirketin Sözleşme hükümlerine uygun olarak davacı yana ödemelerini yaptığının görüleceğini, tüm bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava, taraflar arasında yapılmış bulunan eser sözleşmesi ile davacının sözleşme devam ederken yapılan proje tadilatı ve ek işlerden kaynaklanan alacağının tahsili için alacak ve cezai şartın tahsiline ilişkin davadır.
Mahkememize sunulan belge ve bilgilerden ve sözleşme ekleri ile tespit kapsamı ve elektronik yazışmalardan davacı şirketin davalı şirket ile aralarında yaptıkları 01/11/2019 tarihli sözleşme ile 6,25 MW çamur yakma tesisini borulama ve montaj işlemlerinin yapımı konusunda yapılan anlaşma ile ... da bulunan tesislerdeki sözleşme gereği üstlenilen bağlantı ve montajının yapılması, boru hatlarının mevcut çelik ve inşaat yapısı üzerine çelik yapı olarak sabitlenmesi standart boru , kayıcı ve yaylı boru supportları , imalat ve montaj işlemini üstlendiği ve davalının da bunun karşılığında bedel ödeme yükümlülüğü altına girdiği tartışmasızdır.
Taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin davacı şirket tarafından , davalı tarafından gönderilen proje ve welldlog kayıtlarına göre , önceki yüklenicinin yaptığı işlerin dışında sadece kalan işler için teklifte bulunduğu , davalı şirketin yer teslimi sonrasında , önceki yüklenicinin yaptığı belirtilen işlerin eksik veya hiç yapılmamış olduğu , tespit edilerek ve welldlog kayıtlarına göre yapılmış görülen bazı işlerin davalı şirket ve danışman konumundaki kalite kontrol firması tarafından yeniden incelenmesi sonucunda hatalı ve kusurlu işlerin tespit edilerek davacı şirkete eksik ve hatalı kısımların bildirildiği , böylece proje ve welldlog kayıtlarında gözle görülür ve tahmin edilebilir nitelikte olmayan işbaşı yapıldıktan sonra söz konusu eksik işlerin davacı tarafından tespit edilerek 27/12/2019 da davalı şirkete bildirildiğini , davalının muvafakatı ile , fabrika sahasında tüm eksik ve ayıplı işlerin düzeltilerek ve tamamlanarak eksik ve ayıplar giderilerek davacının üstlendiği işle birlikte eksik ve kusurlu işler ile tamamlamak zorunda kaldığını , bu nedenle söz. De belirtilen işin miktarında artış olduğu belirtilerek, projede bu nedenle teklif aşamasında yer almayan ancak daha önceki işi yapan üçüncü şirketin eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması nedeniyle bir çok kez işveren tarafından revizyonlar yapıldığı ve en son 22/01/2020 tarihinde son kez tüm projelerin revize edildiği işveren tarafından bildirilmesine rağmen, iş bitene kadar işverenin projelerde revizyon yapmaya devam ettiği ve işe ait projelerin %75 inin revize edildiği belirtilerek tüm projede yapılan değişik ve iş ve işlemlerin davalı işverenin talebi ve onayı ile yapıldığı gerekçesi ile davacının 10 ayrı zeyilname sözleşmeleri ile davacı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmesel ilişkiye konu işin kapsam ve miktarının artırıldığı iddia edilerek TBK 470 ve devamı maddeleri gereğince , 01/11/2019 günü imza edilen sözleşmenin 6. Maddesi gereğince sözleşmesel ilişkide belirtilen bedelin götürü bedel olduğu davacı tarafından da kabul edilerek proje revizyonu ile yapılan ek işlerden kaynaklanan alacak dosyamızda talep edilmektedir.
Mahkememizce dosya kendilerine tevdi edilen bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlarda,
a-Bilirkişiler ..., ..., ..., ... tarafından hazırlanan 25.01.2023 tarihli raporda özetle ;
"1) Dava dosyası içeriğine göre;
Davacı ile davalı arasında 01.11.2019 tarihli Eser Sözleşmesi akdedilmiştir. Bu sözleşmeyle davacı/yüklenici, sözleşmede belirtilen işleri yapmayı borçlanmış olup; davalı/işveren de sözleşmede belirtilen iş bedelini ödemeyi borçlanmıştır.
Sözleşme konusu işin Bedelini düzenleyen 6.1 ve 6.2 nolu madde hükümlerinin yorumundan çıkan anlama göre; kanaatimizce, işin “götürü bedeli” 2.000.390 TL olarak belirlenmiştir. Aynı konu başlıkları altında Ek İşler yapılması gerekliliği ortaya çıktığı takdirde, bu ek işlerin sözleşme bedelinin %15’ine, yani 300.058,5 TL’ye kadarlık kısmını davalı/işveren ödemekle yükümlü olacaktır; fazlasını ise ödemekle yükümlü olmayacaktır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Raporumuzun Teknik Kısmında bu düzenlemenin Ticari Teamüller ile bağdaşmadığı belirtilmiştir. Ancak bu hükmün Ticari Teamüller ile bağdaşmaması bu hükmüm geçersiz olması sonucunu doğurmaz. Zira kanunda, ticari teamüller ile bağdaşmayan hükümlerin geçersiz olacağını öngören bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak kanaatimizce, hükmün Ticari Teamüller ile bağdaşmaması nedeniyle; davalı/işverenin, sözleşme bedelinin %15’ini aşan Ek İşlerin bedelini davacı/yükleniciye ödemekle yükümlü olmamasına ilişkin hakkını, “dürüstlük kuralına” uygun olarak kullanması gerekir. Şöyle ki: Asıl İşler ile doğrudan bağlantılığı olarak (aynı konu başlıkları altında) sözleşme bedelinin %15’lik kısmının çok üzerinde (bundan çok fazla) Ek İş yapılması gerekliliği ortaya çıktığı takdirde, %15’lik kısmı çok fazla aşan Ek İş kısmının bedelinin hakkaniyete uygun bir kısmını (örneğin ½’sini) davalı/işveren davacı/yükleniciye ödemekle yükümlü olmalıdır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Sözleşmenin yapılmasından sonra “Zeyilnameler” akdedilmiş olup, bu Zeyilnameler ile de bir takım Ek İşlerin (İlave İşlerin) yapılması ayrıca ve özel olarak kararlaştırılmıştır. Raporumuzun Teknik Kısmındaki tespitlerden; Zeyilnameler ile yapılması kararlaştırılmış olan Ek İşlerin aynı konu başlıkları altında olmayan (aynı konu başlıkları dışında kalan) Ek İşler olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle de, bu Zeyilnamelerin konusunu oluşturan Ek İşlerin bedelini davalı/işverenin, sözleşme bedelinin %15’i ile sınırlı olmaksızın (bu sınırlamaya tabi olmaksızın) ödemekle yükümlü olacağı kanaatine varılmaktadır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
2) Sözleşme konusu işin Bedelini düzenleyen 6.1 ve 6.2 nolu madde hükümlerinin yorumundan çıkan anlama göre; kanaatimizce, işin “götürü bedeli” 2.000.390 TL (360.070,1 KDV dahil = 2.360.460,2 TL) olarak belirlenmiştir. Aynı konu başlıkları altında Ek İşler yapılması gerekliliği ortaya çıktığı takdirde, bu Ek İşlerin sözleşme bedelinin %15’ine, yani 300.058,5 TL’ye (KDV dahil 354.069,03 TL’ye) kadarlık kısmını davalı/işveren ödemekle yükümlü olacaktır. Fazlasını ise ödemekle yükümlü olmayacaktır. Buna göre davalı/işveren en fazla, KDV dahil (2.360.460,2 + 354.069,03 =) 2.714.529,23 TL iş bedeli (Asıl İş ve Ek İş bedeli) ödemekle yükümlü olacaktır.
3) Raporumuzun Mali Kısmındaki tespitlere göre; davacının ticari defterleri usulüne (kanuna) uygun tutulmuş olup, sahibi lehine delil gücüne sahiptir. Davalı ise ticari defterlerini sunmamıştır. Bu nedenle davacının ticari defterlerinin HMK.md.222 hükümleri uyarınca davacı lehine kesin delil gücüne sahip olacağı hususunda takdir Mahkemeye aittir.
Raporumuzun Mali Kısmındaki tespitlere göre;
-Davacı sözleşmeye istinaden yaptığı Asıl İşler ve Aynı Konu Başlıkları Altında Ek İşlere (yani %15’lik sınır kapsamında kalan Ek İşlere) istinaden davalıya toplamda, KDV dahil 2.388.990,55 TL tutarlı 5 adet hakediş faturası kesmiştir (düzenlemiştir). Nitekim davalı da cevap dilekçesinde bu faturaları kabul ettiğini beyan etmiştir. Bu fatura bedelleri tutarı, yukarıda açıkladığımız %15’lik sınır içerisinde kalmaktadır. Bu nedenlerle davacının, işbu faturaların toplam tutarı olan KDV dahil 2.388.990,55 TL’nin tahsilini davalıdan talebe hak kazandığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Davacı ayrıca, taraflar arasında akdedilmiş olan Zeyilnamelerin konusunu oluşturan işleri bedelini içeren faturaları kesmiş (düzenlemiş) olup, bu faturaların toplam tutarı KDV dahil 658.457,23 TL yapmaktadır. Bu faturalar davacının kesin delil gücüne sahip olan defterlerine işlenmiş olduğundan, faturalarda yazılı olan tutarların, Zeyilnamelere istinaden yapılmış olan işlerin bedeline uygun olduğunun kabul edilebileceği, dolayısıyla da davacının davalıdan KDV dahil 658.457,23 TL faturalar tutarının tahsilini talebe hak kazandığının kabul edilebileceği kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Davacının, davalı adına düzenlemiş olduğu ve kayıtlarında davalının cari hesabına borç olarak kaydetmiş olduğu, 01.02.2021 tarihli 2.765.103,61 TL’lik fatura ile sözleşme ve zeyilnamelerden bağımsız olarak düzenlemiş olduğu 11.573,62 TL’lik faturayı haklı olarak kestiğini gösteren somut delile rastlanmamıştır. Raporumuzun Teknik Kısmında da bu faturaların davacı tarafından haklı olarak kesmiş olduğu hususu tespit edilememiştir. Davalı ticari defterlerini sunmamış olduğundan, raporumuzun Mali Kısmında, bu faturaların davalının ticari defterlerine işlenmiş olup olmadığı da tespit edilememiştir. Bu nedenlerle, dava dosyasının şu andaki içeriği itibariyle davacının bu fatura bedellerini davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Bütün bu durumlar karşısında, dava dosyasının şu andaki içeriği itibariyle, raporumuzun Mali Kısmındaki tespit edildiği üzere, davacının davalıdan, aralarındaki akdi ilişkiden dolayı, iddia ve talep ettiği gibi bakiye alacağının bulunmadığı, kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
4) Son olarak belirtelim ki; davacı, sözleşmenin akdedilmesi sırasında davalının davacıyı “yanıltıcı beyanlarda” bulunduğunu ve sözleşmenin akdedilmesinden sonra sözleşmede “revizyonlar” (değişiklikler) yapıldığını iddia etmişse de, bu hususları ispata yönelik yazılı delillere rastlanmamış olduğundan, dava dosyasının şu andaki içeriği itibariyle davacının bu iddialarının ispata muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
b-Bilirkişiler ..., ..., ..., ... tarafından hazırlanan 04.07.2023 tarihli ek raporda özetle;
"İşbu Ek Raporumuzun Teknik Kısmında, davacının itirazları ışığında detaylı bir inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Teknik Kısımdaki bu inceleme ve değerlendirmelere göre; sözleşmenin akdedilmesinden sonra, sözleşme konusu işin kapsamında, sözleşmenin akdedilmesinden önce ya da akdedilmesi sırasında (davacının iş alanında yaptığı keşif sırasında) öngörülemeyen bir takım “kapsamlı iş değişiklikleri (revizyonları)” ve “kapsamlı iş artışları” yapılması zorunluluğu ortaya çıkmış ve bu “kapsamlı iş değişikliklerinin” ve “kapsamlı iş artışlarının” konusu oluşturan işler, davalı/işverenin de onayı ile davacı/yüklenici tarafından yapılmıştır.
2) Her ne kadar, sözleşmenin 6.1 ve 6.2 nolu maddelerinde yer alan hükümlerin yorumundan, sözleşme konusu işin bedelinin “Götürü Bedel” olarak kararlaştırılmış olduğu anlaşılmaktaysa da (ki bu husus Kök Raporumuzda sayfa 32-33’de açıklanmıştır); kanaatimizce davacı, işbu “kapsamlı iş değişiklikleri (revizyonları)” ve “kapsamlı iş artışları” nedeniyle iş bedelinde meydana gelen artış tutarının ödenmesini davalı/işverenden talebe hak kazanmalıdır. Şöyle ki:
-Her şeyden önce; raporumuzun Teknik Kısmındaki Tespit ve Değerlendirmelere göre, davacının, TBK.md.480/f.2 hükmünün somut olayda “kıyasen (örnekseme yoluyla)” uygulanması suretiyle, iş bedelinde meydana gelen artış tutarının tamamının ödenmesini davalıdan talebe hak kazanması gerektiği kanaatine varılmaktadır.
-Öte yandan; raporumuzun Teknik Kısmındaki Tespit ve Değerlendirmelere göre, davacının, sözleşmede iş bedelinin “Götürü Bedel” Olarak kararlaştırılmış olduğunu ileri sürmek suretiyle iş bedelinde meydana gelmiş olan artış tutarının tamamını ödemekten kaçınmasının TMK.md.2’deki “Dürüstlük Kuralı” ile bağdaşmayacağı ve “Hakkın Kötüye Kullanılması” oluşturacağı kanaatine varılmaktadır.
İşte, yukarıda belirtilen bu gerekçelerle; davacı/yüklenicinin, “kapsamlı iş değişiklikleri (revizyonları)” ve “kapsamlı iş artışları” nedeniyle sözleşmede “Götürü Bedel” olarak kararlaştırılmış olan iş bedelinde meydana gelen artış tutarının tamamının ödenmesini davalı/işverenden talebe hak kazanması gerektiği kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
3) Raporumuzun Mali Kısmındaki tespitlere göre; davacı iş bedelindeki artış tutarlarının tamamının ödenmesini davalıdan talebe hak kazandığında, tarafları arasındaki akdi ilişkiden dolayı, davacının, dava tarihi itibariyle, davalıdan, bakiye 1.946.565,91 TL cari hesap alacağı bulunmaktadır. Nitekim davacının da dava dilekçesinde de, bakiye 1.946.565,91 TL tutarlı cari hesap alacağının tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası içeriğinde, davacının davalıya keşide ettiği ve işbu cari hesap alacağının ödenmesine ilişkin talebine içeren bir temerrüt ihtarnamesine rastlanmamış olduğundan, davacı alacağının, dava tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi (kanaatimizce avans faizi) ile birlikte tahsili gerektiği, kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
4) Davacı ayrıca, sözleşmenin 6.6 nolu maddesinde istinaden Gecikme Cezası alacağına hak kazandığını iddia etmiş ve bu alacağının da tahsiline talep etmiştir.
Sözleşmenin 6.6 nolu maddesi hükmünün yorumundan çıkan anlama göre; davacı/yüklenicinin hatası (kusuru) olmaksızın, hidrotestlerin başarı ile 25.02.2020 tarihinde tamamlanmaması, mekanik ekipmanların final ayarlarının yapılamaması, statik ekipmanların eksiksiz olarak yapılmaması ve tüm sistemlerin doluma ve çalışmaya hazır hale gelmemesi durumunda, davacı/yüklenici, gecikilen her gün için, davalı/işverenden, sözleşme bedelinin %0,3’ü tutarında Gecikme Cezası alacağına hak kazanacaktır.
Kanaatimizce, davacının işbu Gecikme Cezası alacağına hak kazanabilmesi için, tamamen davalı/işverenin kusuru yüzünden, hidrotestlerin başarı ile 25.02.2020 tarihinde tamamlanamadığını, mekanik ekipmanların final ayarlarının yapılamadığını, statik ekipmanların eksiksiz olarak yapılamadığını ve tüm sistemlerin doluma ve çalışmaya hazır hale gelemediğini, bu işlemlerin gecikmeli olarak yapıldığını ispat etmesi gerekmektedir. Ne var ki dava dosyası içeriğinde bu hususu ispata yönelik somut delile rastlanmamıştır. Bu nedenle, davacının davalıdan, sözleşmenin 6.6 nolu maddesi uyarınca Gecikme Cezası alacağına hak kazanamadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
SONUÇ OLARAK RAPORDA DAVACI ŞİRKETİN , DAVALIDAN : Dava tarihi itibariyle, 1.946.565,91 TL alacağı bulunduğu; bu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi (kanaatimizce avans faizi) ile birlikte tahsili gerektiği" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizde açılan işbu eser sözleşmesi ve bu sözleşmenin projesinin tadil ve bu kapsamda ek iş yapıldığı iddiasına dayanan, ek işlerin bedelinin ödenmesi talebi davamızın konusunu oluşturmaktadır.
Taraflar arasındaki dosyaya sunulmuş bulunan 01/11/2019 tarihli sözleşmenin 6090 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen, götürü bedelle eserin üretilmesine ilişkin bir sözleşme olduğu tartışmasız ve mahkememizce de benimsenmiştir. Davacı üstlendiği işi , belirlenen işbu götürü bedelle tamamlamakla yükümlüdür. Eser öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici bu bedelin artırılmasını isteyemez .
Ancak başlangıçta öngörülmeyen veya öngörülebilir olup da taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece geciktirirse, yüklenici hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyulmasını isteme , bunun mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kuralının gerektirdiği durumlarda yüklenici ancak fesih hakkını kullanabilir. Bu durumda eser öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile iş sahibi belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür.
Yüklenici fesih hakkını , yani sözleşmeden dönme geriye etkili veya fesihi ileriye etkili sonuç doğurucu nitelikte kullanabilir.
Yargıtay 15. HD götürü bedelle işin üstlenildiği eser sözleşmesi ile ilgili , sözleşmenin uyarlamasına yönelik 6098 sayılı TBK nın 408. Maddesinde yer alan kural olarak ücretin kararlaştırdığı sözleşmelerde , ücretin değişmemesi kuralına , " sözleşme temelini oluşturan konularda önceden öngörülmeyen veya öngörülmesine rağmen gerçekleşeceğine ihtimal verilmeyen önemli değişiklikler sonucu edimler arasındaki dengenin aşırı olarak bozulması halinde iyi niyet kurallarının göz önünde tutularak hakimin sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasını" kabul etmekte olup mahkememizce de dava konusu uyuşmazlıkta davacının değişen koşullara sözleşmenin uyarlanmasını ve buna dayalı olarak ek işlerin bedelini talep ettiği anlaşılmakta olup, yapılan bilirkişi incelemesi ve dosya kapsamından daha önce yapılmış bulunan ve önceki müteahhite ait üretimlerin ayıplı ve eksik olduğu ancak üretim aşamasında tespit edilebileceği , bu nedenle davacının davalının değişen koşullara göre proje değiştirmesi ve imalata devam imkanı taşıması karşısında davacının varsa ek iş bedelinin talep edebileceği mahkememizce benimsenmiştir.
Buna göre , mahkememiz tarafından alınan ve birbirini tamamlayan raporlarla, özellikle 04/07/2023 günlü bilirkişi raporunda dava konusu götürü iş bedelinden ve sözleşme konusu işin sözleşmeden sonra , sözleşmenin kapsamında öngörülmeyen ve öngörülmesi mümkün olmayan ancak davacının yaptığı iş sırasında ortaya çıktığı tespit edilen kapsamlı iş artışı olması nedeniyle sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddelerindeki götürü bedelin , davacı tarafından talep etme hakkının TBK 482. Maddesinin kıyasen uygulanması ve TMK 2. Maddesindeki dürüstlük kurallarına göre, yapılan işin çok çok üstünde ek iş yapılmış olduğu tespit edilmekle ve bilirkişi kurulu tarafından özellikle en son alınan 04/07/2023 günlü raporda da tüm itirazları karşılar nitelikte belirlenen bakiye iş bedeli 1.946.565,91 TL tutarlı ek iş bedelini davacı yüklenici tarafından davalıdan talep etmesini hak ve nefaset kurallarına uygun olduğu mahkememizce benimsenmiştir ve davacının asıl ve ıslahla açtığı işbu miktara yönelik talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının gecikme cezasına ilişkin sözleşmenin 6.6 mad göre yaptığı talebin , işbu maddede belirtilen işlerin tamamen davalı işverenin kusuru yüzünden hidrotestlerin ve işin yapılamadığı ispat edilmesi gerektiği halde , davacının , davalının kusuru nedeniyle bahsi geçen işin yapılmasına engel olduğu HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince ve TMK 6. Maddesine göre ispat etmesi gerektiği halde, buna ilişkin ispat yükümlülüğünü yerine getirilmediği mahkememizce benimsenmiş ve gecikme cezası alacağının tahsili talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının sözleşme dışı yaptığı işleme yönelik proje tadilat ve ek işlerden kaynaklanan asıl ve ıslahla açılan davanın KABULÜ İLE;
1.946.565,91 TL alacağın 03.02.2021 tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının cezai şart talebine ilişkin davasının işin gecikmesinden veya sözleşme ihlalinden ötürü sözleşmede davacı lehine cezai şart verileceği düzenlenmediği ve sözleşme koşullarının değişmesinden kaynaklı olarak iş süresinin uzadığı anlaşılmakla talep koşulları oluşmayan istemin REDDİNE,
3- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 132.969,92 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 13.679,08 TL peşin harç ile 19.585,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 33.264,08‬ TL'nin düşümü sonucu kalan 99.705,84‬ TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir KAYDEDİLMESİNE,
Davacı tarafça peşin yatırılan 13.679,08 TL peşin harç , 19.585,00 TL ıslah harcı ile 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 33.323,38‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4- Davanın ek işler yönünden talep edilen alacak yönünden kabul, cezai şart yönünden reddedildiği dikkate alınarak red ve kabul oranına göre, davacı tarafça yapılan 20.409,20 TL yargılama giderinin, 20.398,70 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
8- Davalı tarafın yapılan 241,10 TL nin red ve kabul oranına göre takdiren 1,00 TL sinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin harcamanın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
9- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 227.725,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ÖDENMESİNE,
10-Davacının cezai şart talebi reddedildiğinden , davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi As. Av. Üc. Tar. Gereğince takdiren reddedilen miktar dikkate alınarak 1.000 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
11- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa İADESİNE,
12-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.319,32 TL'sinin davalıdan, 0,68 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim