Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/469

Karar No

2025/86

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/469 Esas
KARAR NO:2025/86

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:27/08/2020
KARAR TARİHİ:11/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 17/06/2018 tarihide şoför ...'nın kullandığı, ... plaka sayılı halk otobüsünün içinde seyahat ederken sürücünün ani fren yapması sonucu düşerek ağır yaralandığını, davalı sigorta şirketinin halk otobüsüne ait zorunlu trafik sigortasının yapıldığı şirket olduğunu, düşme sonucunda müvekkilinin kolunda kırıklar oluştuğunu ve uzun süre tedavi gördüğünü, yaşam standartlarında eksilme ve güç kaybı yaşandığını, araç şoförünün kaza sonrası müvekkilini hastaneye götürdüğünü ve müvekkilinin şikayetçi olmaması nedeni ile herhangi bir soruşturma dosyasının açılmadığını, ancak müvekkilinin ailesinin geçiminden sorumlu olduğunu, kolunda ciddi ağrıların olduğunu ve davalı sigortaya yapılan başvuruya ilişkin herhangi bir cevap alamadıklarını , akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alınamadığını beyanla davanın kabulüne, cismani zararların dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25.04.21 tarihli beyan dilekçesinde; dava değerini meslekte kazanma/işgücü kaybı/malüliyet/kalıcı iş göremezlik nedeniyle 1000TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 1000TL ve tedavi giderleri nedeniyle 500TL olarak ayrıştırmıştır.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; toplam 4.437,79-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davaya süre yönünden itiraz ettiklerini, kazanın 17/06/2018 tarihinde gerçekleştiğini, davacı yanın arabuluculuk başvurusunu 23/06/2020 tarihinde yaptığını, dava zamanında açılmadığından zamanaşımı definde bulunduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek ile bilikte kazada sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda poliçede belirtilen azami oran ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, kazaya sebep olan olayda kusur durumunun tespiti gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi bir ödemenin ve yahut gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini eğer var ise ödenecek tazminattan mahsup edilmesi, davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, kazada yolcu konumunda olan davacının gereken önlemleri alıp almadığının dosya kapsamından anlaşılamadığını, yine kabul anlamına gelmemek ile birlikte faize hükmedilecek olması halinde ,faiz başlangıcı olarak dava tarihinin esas alınmasının gerektiğini belirterek ,davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Trafik kazasından kaynaklandığı beyan edilen maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 05/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda;
... ve ... kızı, 12/04/1964 doğumlu, ...’nin 17/06/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 21/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
... ve ... kızı, 12/04/1964 doğumlu, ...’nin 17/06/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 29/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 17.06.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Dava konusu kazada davacının yaralanması ile ilgili olarak davacı yolcu ...'nin %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,
2-Otobüsün ani ve yüksek ivme ile fren yapmış olmasının %50 (yüzde elli) oranında etkili olduğu
3-Otobüsün sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu,
4-Davalının sorumluluğuna ilişkin takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacının %50 kusuru dışında kalan etkenin otobüsün kullanılmasından kaynaklanması , bu hususa dava dışı bir aracın veya kişinin etki ettiğine dair bir bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle davacının %50 kusuru dışında kalan %50 kusur oranına göre davacı ...'nin;
a)4 aylık geçici iş göremezlik döneminde
%100 kazanç kaybı nedeniyle maddi zararının = 3.206,24-TL
b)1 aylık bakıcı gideri zararının = 1.014,75-TL olduğu,
c)Tedavi giderleri bakımından ; davacının sağlık kurumu , tedavi , ilaç giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamı dışında kalan giderlerinin 433,60-TL tutarında bulunduğu,
Bunun %50 kusur karşılığının (433,60x%50 kusur) = 216,80-TL'ye isabet ettiği,
d)Adli Tıp Kurumu tarafından malul kalmadığı belirlenen davacının sürekli iş gücü kaybı (maluliyet) nedeniyle maddi zararının bulunmadığı,
e)Davacının yukarıda belirlenen maddi zararının poliçe limiti içinde kaldığı,
f)Dosya mündericatına göre en erken temerrüt tarihinin 21.08.2019 olarak belirlenebildiği,
g)Sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari gözüktüğü,
Sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda;Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 17.06.2018 tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ''Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik''hükümleri kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının son haline ilişkin güncel raporlar da incelenerek hazırlanan ATK raporlarında davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığının, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğunun, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla olaya ilişkin CBS dosyasının incelenmesinde; kusura ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, zira davacının şikayetinin bulunmadığı, yine davacı tarafça tanık bildirilmiş ise de hem davacının kolluk ifadesinden hem de davacı vekilinin tanıkları maddi kayıplar ve gelir durumuyla ilgili dinletmek istediği yönündeki beyanlarından, tanıkların olayda görgüye ve bu anlamda kusura etki edecek bir anlatımlarının olmayacağının değerlendirildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda kendi güvenliğini sağlamayan davacının % 50 oranında ve fren patlamasının % 50 oranında kazaya sebep verdiklerinin belirlendiği, KTK'nın 86/1 maddesinde'' İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' denildiği, bu durumda araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise davalının sigortalısının sorumluluğunun devam edeceği, olayda fren patlamasının araçtaki bir bozukluk olduğu ve davalıyı sorumlu kılacağı anlaşılmakla tarafların % 50 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmuştur. (Emsal Karar İstanbul BAM 9. H.D. 2021/1003 esas ve 2022/835 karar)
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan ve itibar edilir bulunan 29.07.2024 tarihli ek bilirkişi raporu kapsamında; davalının sorumlu olduğu sürücünün % 50 kusur oranına göre davacı yanın, 3.206,24 TL TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.014,75 TL bakıcı gideri ve 216,80 TL tedavi gideri talep edebileceğinin tespit edildiği, bu tutarlar üzerinden davalının sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın ZMMS ile sigortacısının davalı olduğu, davacının, davalının zararını arttırdığına dair dosyada veya kaza tespit tutanağında bir belirleme olmadığı, SGK tarafından davacıya bir ödeme de yapılmadığı anlaşılmış ve hesaplanan bu tutarlar yönünden maddi tazminat istemli davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacının dava dilekçesinde talep etmediği fakat bilirkişi raporu sonrası değer arttırım aşamasında talep ettiği 1.014,75 TL bakıcı gideri ve kalıcı maluliyeti bulunmadığından 1.000 TL kalıcı maluliyete ilişkin ilişkin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edilmesinden sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu , buna göre temerrüdün 21.08.2019 tarihinde oluştuğu ancak dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren talepte bulunulduğu anlaşılmakla dava tarihi olan 27.08.2020 tarihinden itibaren ve kazaya sebep olan ... plakalı aracın tescil kaydı ticari göründüğünden ticari faize hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
3.206,24-TL geçici maluliyet , 216,80-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.423,04-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 27.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından ve bakıcı ihtiyacına ilişkin giderler de davaya konu olmadığından fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 615,40-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 88,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 527-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 12.450,50-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 7.837,59 -TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.423,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 2.014,75-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin, 34-TL ıslah harcı, 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 142,80-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 830,94-TL'sinin davalı taraftan, bakiye 489,06 -TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar bakımından KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim