Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/127

Karar No

2025/100

Karar Tarihi

18 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/127 Esas
KARAR NO:2025/100

DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/02/2020
KARAR TARİHİ:18/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; ... Kolektif Şirketi ile davalı şirketler arasında 1963 yılından itibaren süre gelen bayilik ilişkisi mevcut olduğunu, davalı şirketler ... Bayiliğini hukuka aykırı biçimde başka bir şirkete devrettiğini, Davalı şirketler tarafından Müvekkili ... Kolektif Şirketi ... ve Oğulları ile olan 50 yıllık bayilik ilişkisinin fesih edildiği iddia edildiğini ve ... ... Ltd. Şti.’ye devir edildiğini, ... ... Ltd. Şti., Müvekkili ...’ın maliki olduğu dükkanı işgal ettiğini ve ... bayisi olarak hizmet vermeye başladığını, Müvekkili ... bu nedenle dava açmak zorunda kaldığını, müvekkili ...’ın ihtiyati tedbir talebi üzere, ... Kolektif Şirketi ... ve ...’na 06.04.2018 tarihinde mahkeme tarafından kayyum atandığını, Söz konusu tarihten itibaren müvekkili şirketin yönetiminden tek başına sorumlu olan kayyum ... raporlarında sunduğu üzere, ... bayiliğinin ... ... Tic. Ltd. Şti.’ ne devredildiğini belirttiğini, Yine kayyum raporunda belirtildiği üzere davalı şirketlerin web sitesinde de yeni bayi olarak ilan ettiği ... Gıda ve Teknoloji Gıda ve Ticaret Ltd. Şti müvekkilinin gayrimenkulünü hukuka aykırı olarak işgal ettiğini, , ... tabelası altında hukuka aykırı olarak faaliyet gösterdiğini, Davalı şirket tarafından yeni bayi olarak ilan edilen işbu şirketi karşı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ... E. numarası ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası ikame ettiğini, Anılan dosya 17.10.2019 tarihinde karara çıkmış olup (Ek-5: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi gerekçeli karar) Sayın Mahkeme tarafından; “davalının pay ve paydaş çoğunluğuna dayanmayan bu suretle geçerli olmayan bir kira akdine dayalı olarak taşınmazda kiracı sıfatı kazanmaksızın işgalci konumunda olduğu...” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, davalılar tarafından müvekkilinin maliki olduğu mülkiyet üzerinde mahkeme kararı ile de sabit olduğu üzere işgalci olarak yer alan ... ... Tic. Ltd. isimli şirket ile bayilik ilişkisi başlatıldığını, Davalıların iddialarının aksine, müvekkili şirket ... Kollektif Şti ... ve Oğulları’nın maddi durumunda fesih edilmesini gerektiren bir durum olmadığını, Şirket defterlerinden de anlaşılacağı üzere, ... Kollektif Şti.’nin kasasında yeterli miktar nakit ve ayrıca yeterli miktarda ürün de bulunduğunu, Ancak davalılar dükkan daki ürünleri hukuka aykırı olarak iade aldıklarını, davalıların yeni bayileri ... ... Tic. Şti. ... Bir Şirket Olarak, müvekkili ...’ın Maliki Olduğu Dükkanı ... Mağazası Vasfıyla işgal ettiğini, fazlaya ilişkin tüm hak ve talepleri saklı kalmak şartıyla davalılar tarafından davalılar ile Müvekkili ... Kollektif Şirketi ... ve Oğulları arasındaki bayilik sözleşmesinin fesih edilmemiş olduğunun tespitini, Fesih edilmiş olduğunun kabulünde ise, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız fesih edildiğinin tespitini, davalıların ... şirketinin verdikleri zarardan müteselsil sorumlu olması nedeni ile, davacı ...’ın uğradığı tüm zararların Sayın Mahkeme tarafından belirlenerek davalıdan alınıp davacıya ödenmesini, Davalıların davacı ... Kollektif Şirketi ... ve Oğulları vermiş oldukları tüm zararın Sayın Mahkeme tarafından belirlenerek, davalılardan alınıp davacılara ödenmesini, Davalıların eylemleri nedeniyle müvekkiline en az 10.000 TL manevi tazminat ödenmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili şirketin tarafı olmadığı bu kira ilişkisinden müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, Söz konusu taşınmazın, taşınmazın diğer maliki olan ... tarafından ...'e kiralandığı anlaşıldığından Bu sebeple davacı ...'ın uğradığı bir zarar varsa, bunu yine maliki olduğu taşınmazı kendisinden habersiz kiralayan kardeşi ...'a yöneltmesi gerektiğini, Müvekkili şirket tarafından ... Ticarete hiçbir zaman kira desteği verilmediğini, taşınmazın ne şekilde kullanıldığını, ... ve ... ile ... tüzel kişiliği arasında kira sözleşmesi bulunup bulunmadığı- müvekkili şirketçe bilinmediğini, Davacı ...'ın maliki olduğu taşınmazın kendisinden habersiz kiralanması sebebiyle uğradığı bir zarar söz konusu ise, bu zararı bu işlemin tarafı olan ... ve ...'ten talep etmesi gerektiğini, müvekkili ...'e yetkili satıcılık vermesinin, müvekkili şirketi ...'in üçüncü kişilere olan borçlarından sorumlu kılmayacağının açık olduğunu, Müteselsil sorumluluk doğuracak haller ilgili kanunlarda sınırlı şekilde sayılmış olup, müvekkili şirket ile bir bayisini müteselsil sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir hukuki düzenleme bulunmadığını, Nitekim dava dilekçesinde bu sorumluluğun hangi kanun hükmüne dayandırıldığı da belirtilmemiş olduğunu, dava dilekçesinde ... ile ilgili ileri sürülen hususların bir kısmı asılsız olduğunu, bir kısmının da davacı tarafından kesin bir şekilde ispatı gerektiğini, Zira ...'in şirket merkezi bulunmadığı ileri sürülse de, ...'in şirket merkezinin İstanbul'da olduğu bilindiğini, Bir şirketin merkezinin bulunduğu ilin dışında farklı bir ilde faaliyet göstermesinde hukuki bir engel bulunmadığını, ...'in ecrimisil davası sebebiyle 1.000.000,00 TL borcu bulunduğu ve ... olduğu ileri sürülse de, bu karar henüz kesinleşmediğinden ve ... bu miktarı ödemekle ... hale geleceği ispatlanamadığından bu iddianın bu aşamada dikkate alınması mümkün olmadığını, Bununla birlikte davacı vekilince sunulan ... Asliye Hukuk Mahkemes'inin .... sayılı kararı incelendiğinde, davacı ...'ın esasen maliki olduğu taşınmazın ... isimli firmaya kiralandığından haberdar olduğu anlaşıldığının Zira gerekçeli kararda yer verilen dava dilekçesi ve cevap dilekçesindeki beyanlardan anlaşıldığı kadarıyla taşınmaz 01.03.2018 tarihinde ... kiralanmış olmakla birlikte, dava 06.07.2018 tarihinde açıldığını, Davacı ... ... döviz bürosu dükkanı ... bayinin bulunduğu dükkan ile aynı cadde üzerinde olup, ...ın 4 ay boyunca bu kira ilişkisinden haberdar olmadığın ileri sürmesi abesle iştigal olduğunu, ... tarafından davacı ... ... da kiralama görüşmelerinde bulunduğu ve kira borcunun davacı ... ile ...'ın ortak banka hesabına yatırıldığı belirtildiğini, Nitekim davacı ... ... vergi borçlarının tahsili için vergi dairesine ... "kira alacağı" olduğunu bildirmesi ve bu "kira alacağına" haciz konulmasını talep etmesi, davacı ...'ın dükkanın ...'e kiralandığını kabul ettiğini gösterdiğini, Sonuç olarak davacı ...'ın, maliki olduğu dükkanın kardeşi ve dükkanın diğer maliki ... tarafından ...'e kiralanması sebebiyle uğradığı bir zarar bulunsa dahi, bu zararın müvekkili şirketten talep edilmesinin hukuki bir dayanağı bulunduğunu, müvekkili şirketin ... ile yetkili satıcılık ilişkisi kurması ile ... davacıya ait taşınmazı kiralaması birbirinden tamamen bağımsız iki hukuki işlem olduğunu, Müvekkili şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ve bağımsız şekilde ticari faaliyet gösteren ... üçüncü kişilere karşı olan iş ve işlemlerinden dolayı sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir hukuki düzenleme bulunmadığını, davacı ...'ın halihazırda ... karşı açmış olduğu bir dava bulunmaktayken, aynı zararı mükerrer olarak müvekkili şirketten de talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, Davacı vekilince gerekçeli kararı sunulan davanın içeriği ve kesinleşip kesinleşmediği bilinmediğinden, bu davayla ilgili daha fazla yorum yapılması mümkün olmadığını, Ancak her halükarda, davacı ...'ın varlığını ileri sürdüğü bu zararı, işlemin tarafı olmayan müvekkili şirketten talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, ... adına arabuluculuk başvurusu yapılmamış olması, halihazırda kayyım tarafından yönetilen şirket adına işbu davanın açılması için alınan yönetsel karar ve/veya yetkilendirme bulunmaması ve davacı ... vekilinin ...'i temsile yetkili olduğunu gösterir vekaletnamesi bulunmaması sebebiyle ... adına açılan davanın usulden reddini, ... Ticaretin yetkili satıcılık sözleşmesinin şirketi münferiden temsile yetkili ortağı olan ...'ın talebi üzerine sonlandırılmış olması sebebiyle, bu işlem sebebiyle oluştuğu ileri sürülen tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, aksi halde dahi davacı ...'ın şirket ortağı olarak şahsı adına talepte bulunması mümkün olmadığından davanın davacı ... yönünden reddini, Davacı ...'ın elbirliği ile maliki olduğu dükkanın ...'e kiralanması sebebiyle oluştuğu ileri sürülen zarardan müvekkili şirketin müteselsilen sorumlu olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, halihazırda bu konuya ilişkin ...'e karşı açılmış bir dava bulunması sebebiyle haksız taleplerin reddini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, Karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir.
DELİLLER:
... 1.Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... 1. ASHM'ne ve .... İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Mali müşavir ... ve Hukukçu bilirkişiler ... ve ...'nun sunmuş olduğu 13/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Mali müşavir ... ve Hukukçu bilirkişiler ... ve ...'nun sunmuş olduğu 16.07.2024tarihli bilirkişi ek heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından haksız nedenle feshedilip feshedilmediği, bu iddiaya dayalı olarak davacı ortak ile davacı şirketin kar mahrumiyetine dayalı maddi tazminat istemi ile dava dışı ... şirketinin verdiği iddia olunan zarardan davalıların sorumlu oldukları iddiasına dayalı olarak davacının zarara uğrayıp uğramadığı, bu zararın tahsili isteminin yerinde olup olmadığı, haksız fesihten kaynaklı ticari itibarın sarsılmasına dayalı 10.000-TL manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememiz işbu dava dosyasının yargılama devam ederken 13/11/2024 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı, daha sonrasında tarafların herhangi bir yenilenme talebinin olmadığı anlaşıldı.
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın 13/11/2024 tarihli duruşmasında Davacılar vekilinin duruşma gün ve saatini bildiği halde duruşmaya gelmediği gibi davacı vekilinin sunmuş olduğu mazeretinin reddine karar verilmiş olup, davalı tarafın davayı takip etmek istemediğini bildirdiği, davacı vekilinin de hazır bulunmadığı anlaşılmakla , taraflardan birisi tarafından yenileninceye kadar, 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi hükmü gereğince Dosyanın İşlemden Kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafın duruşma gün ve saatinde hazır olmaması ve davalı tarafça da davanın takip edilmemesi nedeni ile dosyanın HMK 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından HMK 150/5 maddesi gereğince mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve kaydın kapatılması gerektiği, davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle HMK 150/1. Maddesine göre işlemden kaldırılan dosyanın yasal süresi içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla davanın H.M.K.'nun 150/5 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.878,53 TL harcın mahsubu ile kalan bakiye ‭‭‭1.263,13‬ TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacılar tarafınca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,
5-Davalılar tarafı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, (AAÜT m.13/2)
6-Devletçe karşılanan 3.120 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair tarafların yokluğunda HMK 345/1. Maddesine uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/02/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim