mahkeme 2017/492 E. 2024/234 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2017/492
2024/234
4 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/492 Esas
KARAR NO:2024/234
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA DEĞERİ:3.414.450,76 TL Maddi Tazminat, 100.000,00 TL Manevi Tazminat
KABUL EDİLEN DEĞER:3.261.486,55 TL Maddi Tazminat, 75.000,00 TL Manevi Tazminat
REDDEDİLEN DEĞER:152.964,21 TL Maddi Tazminat, 25.000,00 TL Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ:23/05/2017
KARAR TARİHİ:04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 10.04.2017 tarihinde müvekkillerinden çocuk yaşta olan ..., ... ve ... 'ın ... önündeki trafik ışıklarından karşıdan karşıya geçerken davalılardan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile ... istikametine seyir halindeyken 20 km hız sınırı konulmuş olmasına rağmen 100 km hızla kırmızı ışıkta geçerek müvekkillerine çarptığını, müvekkillerinin hayati tehlike geçirmek suretiyle yaralandığını, müvekkillerinden ...'ın kalbi durduğunu sonrasında hayata döndürüldüğünü, uzun süre yoğun bakımda kaldığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini, ...'nin vücudunun birçok yerinde kemikler kırıldığını, uzun süre yoğun bakımda kaldığını, ...'ın ise vücudunun birçok yerinde kemikler kırıldığını, ağır bir şekilde yaralandığını, davacıların beden güçlerini kaybettiklerini, davalı sürücünün aracın hızını azaltmama kuralını ihlal ettiğini, bu nedenle kusurlu olduğunu, müvekkillerinin kusurunun söz konusu olmadığını, yaralanan müvekkillerinin kaza sırasında öğrenci olduklarını, davacıların sürekli iş göremezlik nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı talep edilebilecek maddi tazminatın hesaplanması, şimdilik, davacılar için 3.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücüden tahsilini, manevi tazminat yönünden, davalının kusur durumu, özensizliği, davacıların kusursuz oluşu, telafi edici ve caydırıcı unsurları etkin olmak üzere ... için 20.000 TL, davacılar müşterek velileri anne ve babası olan ... ve ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL, ... için 20.000 TL, davacılar müşterek velileri anne ve babası olan ... ve ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL, ... için 25.000 TL, davacılar müşterek velileri anne ve babası olan ... ve ... için 15.000 TL olmak üzere toplam 40.000 TL nin işleten ve sürücüden tahsilini, şimdilik 3.000 TL yaralanan davacılar için beden gücü kaybı oranı, geçici iş göremezlik durumu, mesleki işten kalma süresi, iş göremezlik nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri vs. Giderler için maddi tazminatın davalı ... şirketin tüm davalılarından müştereken ve müteselsilen olmak üzere tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracı ile seyir halindeyken çocuk yaşta olan davacının önüne atlaması sonucu kazanın meydana geldiğini, normal hızda gittiğini, kendisine yeşil ışık yandığını, davacıların ortada demir parmaklıkların yanında bir anda aracın önüne çıkmaları sonucunda istenmeyen bir şekilde bu kazanın oluşumuna neden olduklarını bu nedenle davacıların kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin savcılık soruşturmasının olduğunu, uyulması gereken hız sınırının yerleşim yeri içinde 50 km olduğunu, hatta bölünmüş yollarda bu limitin 100 km ye kadar çıktığını, mezkur kazanın olduğu yolun iki şeritli olduğunu, ortasının demir parmaklıklarla bölünmüş bir yol olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartının gerçekleşmediğini, ZMMS poliçelerinde önce sigorta şirketine başvuru zorunluğu bir dava şartı olması ve davacıların müvekkili şirkete bu başvuruyu yapmadan işbu davayı açmış olmaları nedeni ile işbu davanın dava şartı yokluğu nedeni ile esasa girilmeden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kesinlikle davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, işbu davaya konu poliçenin bir sorumluluk poliçesi olmakla, müvekkili şirketin ancak sigortalının kusurunu ödemekle sorumlu tutulabileceğini, bu nedenle öncelikle kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, Yargıtay uygulamasına göre ise kusurun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitinin gerektiğini, davacıların geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinde bulunmuşsa da, 6111 sayılı kanun ile yapılan düzenlemeler doğrultusunda müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, her ne kadar daha önce müvekkili şirkete yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın usulden reddi gerekmekte ise de, işbu davanın açılmasında müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmaması nedeni ile müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava, trafik kazası nedeniyle bir kısım davacıların ağır yaralandığından bahisle davacıların, davalı ... ve davalı araç sürücüsünden maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce kazaya ilişkin soruşturma ve ceza dosyası celbedilmiş, CBS de alınan 12/05/2017 tarihli trafik Bilirkişi raporuna göre; şüpheli olan davalı sürücünün asli Kusurlu bulunduğu, mağdur çocukların atfı kabil kusurlarının bulunmadığına dair rapor düzenlendiği, yine davalı sürücünün .... ASCM'nin ... Esas, ... karar sayılı dosyasında sanık olan davalı sürücünün kırmızı ışık ihlalini aracını çok hızlı kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyası kapsamına Adli Tıp Kurumu'ndan raporlar aldırılmış olmakla;
a-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan ... karar numaralı raporda özetle;
"... ... Oğlu 2008 doğumlu ...’nin 10/04/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmaları 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği" şeklinde oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
b-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 09.01.2019-192-B karar numaralı raporda özetle;
"... ... oğlu 2008 doğumlu ...'nin 10/04/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmaları 11.10.2008 tarih ve 27021 sayili Resmi Gazete'de yayimlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsammda maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 23.07.2018 tarihli ve 13199-c Karar nolu raporumuza ekleyecek bir husus bulunmadığı"şeklinde oy birligi ile mutalaada bulunulduğu görülmüştür.
c-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 09.01.2019-192-C karar numaralı raporda özetle;
"... kızı, 06.09.2004 doğumlu ...’ın 10.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ileride ihraz edeceği meslek ve mevkii bilinmemekle Grup 1 kabul olunarak:
Gr 1 XII (32a..........1)A %5
E cetveline göre %3.3 (yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği" şeklinde oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
d-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 09.01.2019-192-A karar numaralı raporda özetle;
"1. ... oğlu, 15.09.2008 doğumlu ...’ın 10.04.2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ileride ihraz edeceği meslek ve mevkii bilinmemekle Grup 1 kabul olunarak:
Gr1 I (6B….......35) A %39
E cetveline göre %32.3 (yüzdeotuzikinoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
e-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 10.08.2020-10334 karar numaralı raporda özetle;
"1-... oğlu, 2008 doğumlu, ...’nin 10/04/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
2-İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 23/07.2018 tarihli, 13199-C karar nolu ve 9/01/2019 tarihli ve 192-B karar nolu raporlarımıza ekleyecek bir husus bulunmadığına" dair oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
f-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 12.07.2021-12276 karar numaralı raporda özetle;
"A. ... ve ... oğlu, 30/09/2008 doğumlu ...’nin 10/04/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
B. ... ve ... oğlu, 30/09/2008 doğumlu, ...’nin 10/04/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
C.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
g-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 22.09.2021-15316-A karar numaralı raporda özetle;
"... ve ... kızı, 06.09.2004 doğumlu ...’ın 10.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde ve sonrasında başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
h-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 22.09.2021-15316-B karar numaralı raporda özetle;
"... ve ... oğlu, 15.09.2008 doğumlu ...’ın 10.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
ı-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 30.01.2023-1228-A karar numaralı raporda özetle;
"... ve ... kızı, 06/09/2004 doğumlu, ...’ın 10/04/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
j-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 30.01.2023-1228-B karar numaralı raporda özetle;
"... ve ... oğlu, 15/09/2008 doğumlu, ...’ın 15/09/2008 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında;
I.Santral Ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar, Ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozuklukları, Tablo 4.1’e göre özürlülük oranı % 40
II.Santral Ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar, Her iki üst ekstremite bozuklukları, Tablo 4.2b’ye göre özürlülük oranı %40 olup Balthazard formülüne göre: %.
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %64 (yüzdealtmışdört) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
k-Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 30.01.2023-1228-C karar numaralı raporda özetle;
" ... ve ... oğlu, 30/09/2008 doğumlu, ...’nin 10/04/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" şeklinde oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememiz dosyası kapsamına bilirkişi heyetlerinden raporlar aldırılmış olup;
a-Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 09.10.2019 tarihli raporda özetle;
"11.04.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-... plakalı aracın davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu,
2-Yayalar , ... , ... ve davacının çocuğu ... kusursuz olduğu,
3-Davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacılardan;
A-... 'nin
Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 11.502,81 TL olup,
-olay tarihinde 9 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin sayın mahkemeye ait bulunduğu,
Adli Tıp Kurumu tarafından malul kalmadığı belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı,
B-... 'ın
Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 3.812,25 TL olup,
-olay tarihinde 13 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin sayın mahkemeye ait bulunduğu,
-sürekli iş göremezlik dönemine ait
%3,3 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 29.840,93 TL olduğu,
C-...'ın
Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 11.502,81 TL olup,
-olay tarihinde 9 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin sayın mahkemeye ait bulunduğu,
-sürekli iş göremezlik dönemine ait
%32,3 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 275.911,30 TL olduğu,
4-Davalı ... tarafından davaya cevap verilmediğinden ve dosyada da sigorta poliçe bulunmadığından olayda sürücü %100 kusurlu olan ... plakalı aracın kaza tarihine kapsar şekilde ... tarafından sigortalandığının belirlenemediği, bir an için ... plakalı aracın davalı ... tarafından kaza tarihini kapsar şekilde zorunlu trafik sigorta poliçe ile sigortalandığının kabulü halinde;
Tüm davacıların maddi zararları poliçe limiti içinde kalmakta olup, manevi tazminat taleplerini poliçe kapsamına girmediği,
5-Davalı ... bakımından temerrüdün 23.05.2017 dava tarihinde, davalı sürücü bakımından ise 11.04.2017 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
6-Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu anlaşılmıştır.
b-Bilirkişiler ,,, ve ... tarafından hazırlanan 17.03.2021 tarihli raporda özetle;
"1-,,,plakalı aracın davalı sürücü ...'ın 6100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
2-Yayalar, ..., ... ve davacının çocuğu ... kusursuz olduğu,
3-Davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacılardan;
A)...'nin
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 11.502.81 TL Olup, “Olay tarihinde 9 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
b)Adli Tıp Kurumu tarafından malul kalmadığı belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı,
e)Dava dosyasında davacının iyileşme süresinde bakıma muhtaç olup olmadığı ve süresi hakkında bir belge bulunmamakla birlikte Sayın Mahkemece davacının 9 aylık iyileşme süresinin 3 ayında bakıma muhtaç olacağının kabulü halinde;
Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 3.812,25 TL olacağı,
B)...'ın
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 3.812,25 TL. olup,
-Olay tarihinde 13 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%3,3 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 69.908,89 TL. olduğu,
c)Dava dosyasında davacının iyileşme süresinde bakıma muhtaç olup olmadığı ve süresi hakkında bir belge bulunmamakla birlikte Sayın Mahkemece davacının 3 aylık iyileşme süresinin | ayında bakıma muhtaç olacağının kabulü halinde;
Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 1.270,75 TL olacağı,
C)...'ın
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 11.502,81 TL olup,
-Olay tarihinde 9 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %32,3
maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının = 336.385,85 TL olduğu,
c)Dava dosyasında davacının iyileşme süresinde bakıma muhtaç olup olmadığı ve süresi hakkında belge bulunmamakla birlikte Sayın Mahkemece davacının 9 aylık iyileşme süresinin 3 ayında bakıma muhtaç olacağının kabulü halinde;
Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 3.812,25 TL olacağı,
4-Sayın Mahkemece olay tarihinde yürürlükte olan ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarına itibar edilmesi halinde poliçe genel şartlarının A.5 maddesine göre tedavi süresince ortaya çıkan geçici bakıcı giderinin sağlık gideri teminatına alındığından ve bu giderden de SGK sorumlu olacağından yukarıda belirlenen bakıcı giderlerinden davalıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı,
5-Davalı ... tarafından davacı ...'a dava devem ederken sakatlık teminat limitinin tamamı olan 330.000,00 TL.nin ödenmiş olması nedeniyle davacı ... bakımından hesaplanan geçici ve bakiye sürekli iş göremezlik zararından sigorta şirketinin bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı,
Diğer davacıların maddi zararlarının ise poliçe limitleri içinde kaldığı,
6-Manevi tazminat taleplerini poliçe kapsamına girmediği,
7-Davalı ... bakımından temerrüdün 23.05.2017 dava tarihinde, davalı sürücü bakımından ise 11.04.2017 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
8-Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğu" şeklinde mütalaada bulunulduğu anlaşılmıştır.
c-Bilirkişiler... ve ... tarafından hazırlanan 28.02.2022 tarihli raporda özetle;
"11.04.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacılardan;
A)...'nin
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 11.502,81 TL. olup,
-Olay tarihinde 9 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
b)Adli Tıp Kurumu tarafından malul kalmadığı belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 2.541,50 TL olacağı,
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
B)...'ın
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 3.812,25 TL olup,
Olay tarihinde 13 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%3,3 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 69.908,89 TL. olduğu,
c)ATK tarafından iyileşme döneminde bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden, bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının bulunmayacağı,
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
C)...'ın
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararı = 11.502,81 TL. olup,
-Olay tarihinde 9 yaşında olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik dönemi içi maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %32,3
maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının £ 336.385,85 TL,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 2.541,50 TL. olduğu,
d)Davalı ... tarafından davacı ...'a dava devem ederken sakatlık teminat limitinin tamamı olan 330.000,00 TL.nin ödenmiş olması nedeniyle davacı ... bakımından yukarıda belirlenen geçici ve bakiye sürekli iş göremezlik zararından sigorta şirketinin bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı,
-11.502,81 TL geçici iş göremezlik zararı ile 336.385,85 TL.lık bakiye sürekli iş göremezlik zararından sadece davalı araç sürücüsünün sorumlu olacağı,
-Sigorta şirketinin BK.100 madde kapsamında sorumlu olduğu bakiye borç tutarı 62.898,90 TL olarak belirlenmiş olup, buna göre;
... bakımından sadece sigortanın sorumlu olduğu tutarın 62.898,90 TL olarak belirlendiği,
Sigorta şirketi tarafından poliçe limitinin tamamı ödenmiş olup, buna göre ödemenin ana para, bakiye alacağın faiz alacağı olarak kabul edilmesi halinde bakiye alacak için faiz söz konusu olmayacağı, bakiye alacağın ana para olarak kabul edilmesi halinde ise bakiye 62.898,90 TL için 05.07.2019 tarihinden faiz işletilmesi gerekeceği,
-... bakımından belirlenen 2.541,50 TL.lık bakıcı giderinden sigorta şirketi ile davalı sürücünün birlikte sorumlu olacağı,
D)Manevi tazminat taleplerini poliçe kapsamına girmediği;
E)Davalı ... bakımından temerrüdün 23.05.2017 dava tarihinde, davalı sürücü bakımından ise 11.04.2017 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
F)Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğu" şeklinde mütalaada bulunulduğu anlaşılmıştır.
d-Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 10.04.2023 tarihli raporda özetle;
"
A)...'nin
a)Bu konudaki son Yargıtay kararlarına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının(9 yaşında) geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının maluliyeti ile orantılı olarak hesaplanması gerekmekte olup, en son alınan ATK raporunda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/17502 E, 2017/1121 K. ve 17.02.2017 tarihli önceki kararlarında da yaşı küçük olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan küçüğün iyileşme döneminde mahrum kaldığı bir kazancının olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik dönemi için zararının bulunmayacağı belirtilmekte olup,
Bütün bunlara rağmen Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise davacının 9 aylık iyileşme döneminde %100 maluliyet oranı üzerinden geçici iş göremezlik dönemi için talep edilebilir zararının önceki raporlarda belirlendiği gibi 11.502,81 TL.ye tekabül ettiği,
b)Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının malul kalmadığı belirlendiğinden, sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 2.541,50 TL olacağı,
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
B)...'ın
a)Bu konudaki son Yargıtay kararlarına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının(13 yaşında) geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının maluliyeti ile orantılı olarak hesaplanması gerekmekte olup, en son alınan ATK raporunda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/17502 E, 2017/1121 K. ve 17.02.2017 tarihli önceki kararlarında da yaşı küçük olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan küçüğün iyileşme döneminde mahrum kaldığı bir kazancının olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik dönemi için zararının bulunmayacağı belirtilmekte olup,
Bütün bunlara rağmen Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise davacının 9 aylık iyileşme döneminde %100 maluliyet oranı üzerinden geçici iş göremezlik dönemi için talep edilebilir zararının önceki raporlarda belirlendiği gibi 3.812,25 TL.ye tekabül ettiği,
b)Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının malul kalmadığı belirlendiğinden, sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı,
c)ATK tarafından iyileşme döneminde bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden, bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının bulunmayacağı,
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
C)...'ın
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 7.361,80 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %64
maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının = 3.249.041,75 TL,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 2.541,50 TL. olduğu,
d)Davalı ... tarafından davacı ...'a dava devem ederken sakatlık teminat limitinin tamamı olan 330.000,00 TL.nin ödenmiş olması nedeniyle davacı ... bakımından yukarıda belirlenen geçici ve bakiye sürekli iş göremezlik zararından sigorta şirketinin bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı;
Yukarıda belirlenen geçici ve bakiye sürekli iş göremezlik zararından sadece davalı araç inün sorumlu olacağı,
-Sigorta şirketinin BK.100 madde kapsamında sorumlu olduğu bakiye borç tutarı 62.898,90 TL olarak belirlenmiş olup, buna göre;
... bakımından sadece sigortanın sorumlu olduğu tutarın 62.898,90 TL olarak belirlendiği,
Sigorta şirketi tarafından poliçe limitinin tamamı ödenmiş olup, buna göre ödemenin ana para, bakiye alacağın faiz alacağı olarak kabul edilmesi halinde bakiye alacak için faiz söz konusu olmayacağı, bakiye alacağın ana para olarak kabul edilmesi halinde ise bakiye 62.898,90 TL için 05.07.2019 tarihinden faiz işletilmesi gerekeceği,
-... bakımından belirlenen 2.541,50 TL.lık bakıcı giderinden sigorta şirketi ile davalı sürücünün birlikte sorumlu olacağı,
D)Manevi tazminat taleplerini poliçe kapsamına girmediği,
E)Davalı ... bakımından temerrüdün 23.05.2017 dava tarihinde, davalı sürücü bakımından ise 11.04.2017 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
F)Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğu," şeklinde mütalaada bulunulduğu anlaşılmıştır.
e-Bilirkişiler ... ve .... tarafından hazırlanan 10.10.2023 tarihli raporda özetle;
" A)...'nin
a)Bu konudaki son Yargıtay kararlarına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının(9 yaşında) geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının maluliyeti ile orantılı olarak hesaplanması gerekmekte olup, en son alınan ATK raporunda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/17502 E, 2017/1121 K. ve 17.02.2017 tarihli önceki kararlarında da yaşı küçük olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan küçüğün iyileşme döneminde mahrum kaldığı bir kazancının olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik dönemi için zararının bulunmayacağı belirtilmekte olup,
Bütün bunlara rağmen Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise davacının 9 aylık iyileşme döneminde 96100 maluliyet oranı üzerinden geçici iş göremezlik dönemi için talep edilebilir zararının önceki raporlarda belirlendiği gibi 11.502,81 TL.ye tekabül ettiği,
b)Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının malul kalmadığı belirlendiğinden, sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 2.541,50 TL olacağı,
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
B)...'ın
a)Bu konudaki son Yargıtay kararlarına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının(13 yaşında) geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının maluliyeti ile orantılı olarak hesaplanması gerekmekte olup, en son alınan ATK raporunda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/17502 E, 2017/1121 K. ve 17.02.2017 tarihli önceki kararlarında da yaşı küçük olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan küçüğün iyileşme döneminde mahrum kaldığı bir kazancının olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik dönemi için zararının bulunmayacağı belirtilmekte olup,
Bütün bunlara rağmen Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise davacının 9 aylık iyileşme döneminde 96100 maluliyet oranı üzerinden geçici iş göremezlik dönemi için talep edilebilir zararının önceki raporlarda belirlendiği gibi 3.812,25 TL.ye tekabül ettiği,
b)Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının malul kalmadığı belirlendiğinden, sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı,
c)ATK tarafından iyileşme döneminde bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden, bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının bulunmayaca;
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
C)...'ın
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 7.361,80 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %64
maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının = 3.249.041,75 TL,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 2.541,50 TL. olduğu,
d)Davalı ... tarafından davacı ...'a dava devem ederken sakatlık teminat limitinin tamamı olan 330.000,00 TL.nin ödenmiş olması nedeniyle davacı ... bakımından yukarıda belirlenen geçici ve bakiye sürekli iş göremezlik zararından sigorta şirketinin bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı;
Yukarıda belirlenen geçici ve bakiye sürekli iş göremezlik zararından sadece davalı araç sürücüsünün sorumlu olacağı,
e)Sigorta şirketinin BK.100 madde kapsamında sorumlu olduğu bakiye borç tutarı 62.898,90 TL olarak belirlenmiş olup, buna göre;
... bakımından sadece sigortanın sorumlu olduğu tutarın 62.898,90 TL olacağı,
Sigorta şirketi tarafından poliçe limitinin tamamı ödenmiş olup, buna göre ödemenin ana para, bakiye alacağın faiz alacağı olarak kabul edilmesi halinde bakiye alacak için faiz söz konusu olmayacağı, bakiye alacağın ana para olarak kabul edilmesi halinde ise bakiye 62.898,90 TL için 05.07.2019 tarihinden faiz işletilmesi gerekeceği,
-... bakımından belirlenen 2.541,50 TL.lık bakıcı giderinden sigorta şirketi ile davalı sürücünün birlikte sorumlu olacağı,
d)Manevi tazminat taleplerini poliçe kapsamına girmediği,
e)Davalı ... bakımından temerrüdün 23.05.2017 dava tarihinde, davalı sürücü bakımından ise 11.04.2017 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
f)Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğu, " şeklinde mütalaada bulunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Huzurdaki davada; davacı küçükler ..., ... ve ...'ın trafik kazasında ve davalı sürücünün kusuru nedeniyle yaralandıklarından bahisle ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 10.04.2017 itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri " Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında ATK raporu temin edilmiş, anılan ve yaralanan davacıların son haline ilişkin güncel raporlar da incelenerek hazırlanan raporlarda ...'nin kalıcı maluliyeti bulunmadığı, 9 ay geçiçi maluliyeti bulunduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı olmadığı ve 2 ay geçici bakıcı ihtiyacı olabileceği , ...'ın , % 64 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 9 ay geçici maluliyeti bulunduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı olmadığı ve 2 ay geçici bakıcı ihtiyacı olabileceği ve ...'ın kalıcı maluliyeti bulunmadığı, 3 ay geçici maluliyeti bulunduğu, sürekli ve geçici bakıcı ihtiyacı olmadığı hususlarının tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Ayrıntılı, gerekçeli, soruşturma ve ceza dosyasında alınan rapor ve dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan kusur raporu içeriği ışığında; davacı tarafların kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigortanın ZMMS ile sigortacı olduğu araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali ve hızlı seyir nedeniyle % 100 oranında kusurlu olduğu , anılı tespitlerin dosya kapsamında çelişeceği kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret hesaplamalarına göre( davacı tarafça daha fazla veya farklı bir ücret alındığına dair yazılı delil ibraz edilmemiştir.) hazırlanmakla itibar edilir bulunan son aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın talep miktarı, talep arttırım dilekçesi, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti, davanın devamı sırasında yapılan kısmi ödemeler değerlendirildiğinde; davacı ... yönünden; 2.541,50 TL bakıcı gideri, Davacı ... yönünden; 7.361,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı ,3.249.041,75 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 2.541,50 TL tedavileşme, iyileşme , yol ücreti olmak üzere toplam 3.258.945,05 TL hesaplanmakla anılı tazminat bedelleri yönünden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira davalıların kazaya sebep olan aracın sürücüsü ve ZMMS sigortacısı oldukları, ancak davalı sigortanın sorumluluğunun poliçe üst limiti ile sınırlı olduğu, yine davacı tarafa olaya ilişkin olarak SGK tarafından rücuya tabi bir ödemenin de yapılmadığı anlaşılmıştır.
Yargılama devam ederken davalı ... tarafından ... yönünden 330.000 TL ödeme yapılmış olmakla; İstanbul BAM 9. H.D nin 2021/126 esas ve 2022/362 karar sayılı ilamında''.. Ne var ki davadan sonra ödeme olması halinde ödemenin güncellenme yapılmaksızın (faizi dahil edilmeksizin) düşülmesi gerekirken '' şeklinde belirtildiği üzere işbu ödeme toplam tazminattan faizleri dahil edilmeden indirilmiş ve hükme esas alınan son bilirkişi raporunda da bu şekilde hesaplama yapılmıştır.
İstanbul BAM 9. H.D nin 2022/1022 esas, 2023/2235 karar sayılı ilamında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemeyeceği, somut olayda, kaza ve dava tarihinde reşit olmayan davacı küçüğün yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle de maddi tazminat isteminde bulunulduğu ancak kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceğinden, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı gözetilerek geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığının belirtildiği, yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23783 E. - 2023/2210 K., 2021/4507 E. - 2021/8342 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu görülmekle sürekli maluliyeti olmayan davacı küçükler Yusuf ve Beyza yönünden geçici maluliyete dayalı maddi tazminat istemlerinin reddine ve yine kalıcı bir maluliyetleri de bulunmadığından sürekli maluliyete dayalı maddi tazminat istemlerinin reddine , davacı ...'nın bakıcı ihtiyacının da bulunmadığı alınan ATK raporu ile sabit olduğundan bakıcı giderlerine yönelik tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Vekalet ücreti ve yargılama gideri hesabı yapılırken; davalı ... tarafından yargılama sırasında ... yönünden 330.000 TL ödeme yapıldığı, bunun üzerine davacılar vekilinin 01.10.2019 tarihli 5. Celsede ''..... için maddi tazminat alacağımıza mahsuben 330.000 TL TBKnın 100. Maddesi gereğince öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilerek tarafımıza ödenmiştir'' şeklinde beyanda bulunduğu, yargılama masraflarının vekalet ücretini de kapsadığı, davacı yanın kısmen ödenen miktar yönünden ,kendisine ödenmeyen bir vekalet ücreti kaldığına ve bunu talep ettiğine dair beyanı olmadığı, kaldı ki davacı için belirlenen alacağın bilirkişi kurulu tarafından ödemeler mahsup edilerek tespit edildiği ve davanın da buna göre ıslah edildiği, davacı yanın bu tespitlere itiraz etmediği, 330.000 TL yönünden ıslah kapsamında harç da yatırılmadığı, bu nedenle mahkememizce; anılan ödeme yönünden ayrıca vekalet ücreti takdirine yer olmadığının değerlendirildiği, yine işbu tutar yönünden yargılamanın devamı sırasında yapılan ayrı bir yargılama gideri de bulunmadığı anlaşılmakla; yargılama sırasında davacı tarafa yapılan işbu 330.000 TL ödeme, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabında dikkate alınmamıştır.
Manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve davaya konu kazada yaralanan davacılar ile onların anne babası olan diğer davacıların yaşadığı üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından, meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oranı, iş göremezlik süresi, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları, dikkate alınarak yalnızca davalı sürücüye yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemlerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte davalı ... şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup buna göre davalı sigortanın dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir başvurunun dosya kapsamında bulunmadığı, kaldı ki dava dilekçesinde davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla davalı ... yönünden dava tarihi olan 23.05.2017 tarihi itibari ile temerrüt oluştuğu kabul edilmiştir. Diğer davalı şahıs yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi olan 10.04.2017 tarihi itibari ile temerrüt gerçekleşmiştir. Ayrıca talep arttırım dilekçesi ile arttırılan tazminat talepleri yönünden de davanın belirsiz dava olarak açıldığı ve arttırılan tutar yönünden de davalı ... yönünden dava tarihi, davalı şahıs yönünden kaza tarihi itibari ile faiz yürütülmesi gerektiği ve yine davacı tarafça yasal faiz talep edildiğinden işleyecek faiz türünün avans faizi değil yasal faiz olması gerektiği anlaşılmakla; davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
A-Davacı ... yönünden; 2.541,50 TL bakıcı gideri, davalı ...'dan 10.04.2017 günlü kaza tarihinden itibaren, davalı ...'nden 23.05.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACI ...'YE ÖDENMESİNE,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B-Davacı ... yönünden; maddi tazminat istemi talep koşulları oluşmadığından REDDİNE,
C-Davacı ... yönünden;
a- 7.361,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı ,
b- 3.249.041,75 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı
c-2.541,50 TL tedavileşme, iyileşme , yol ücreti olmak üzere toplam 3.258.945,05 TL alacağın;
aa- 65.440,40 TL (62.898,90 TL + 2.541,50 TL) alacağın davalı ...'nden 23.05.2017 dava tarihinden , davalı ...'dan 10.04.2017 günlü kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili,
bb-3.193.504,65 TL (3.258.945,05-65.440,40 TL) alacağın davalı ...'dan 10.04.2017 günlü kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACI ...'A ÖDENMESİNE,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacıların açtığı manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; tarafların sosyo ekonomik durumları, davacıların yaralanmasının niteliği, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağı hususları ile hakkaniyet gözetilerek, çektiği acı ve ızdırabın bir nebze hafifletilmesi amacıyla takdiren;
a)... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... 'ye ÖDENMESİNE,
b)Anne ... yönünden 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... 'ye ÖDENMESİNE,
c)Baba ... yönünden 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'ye ÖDENMESİNE,
d)... yönünden 9.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ÖDENMESİNE,
e)Anne ... yönünden 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ÖDENMESİNE,
f)Baba ... yönünden 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ÖDENMESİNE,
g)... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ÖDENMESİNE,
h)Anne ... yönünden 7.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ÖDENMESİNE,
ı)Baba ... yönünden 7.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 10.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ÖDENMESİNE,
Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,
3-Maddi tazminata ilişkin olarak; 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 222.792,14 TL karar-ilam harcından, davacılar tarafçına davanın başlangıcında yatırılan 351,80 TL peşin harcın 10,25 TL'lik kısmı maddi tazminata ilişkin olup; 10,25 TL peşin harç, 1.703,64 TL ıslah harcı ve yine 9.950,00 TL ıslah harcı toplamı olan 11.663,89 TL 'nin mahsubu ile 211.128,25 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNE'YE GELİR KAYDEDİLMESİNE, (İş bu harcın 4.412,59 TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen; 206.715,66 TL'sinin ise davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminata ilişkin olarak; 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.123,25 TL karar-ilam harcından, davacılar tarafçına davanın başlangıcında yatırılan 351,80 TL peşin harcın 341,55 TL'lik kısmı manevi tazminata ilişkin olup; 341,55 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.781,70 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile HAZİNE'YE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacılar tarafından yapılan 10,25 TL maddi tazminata ilişkin peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı, 1.703,64 TL ıslah harcı ve yine 9.950,00 TL ıslah harcı toplamı olan 11.695,29 TL harcın 244,44 TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen; 11.450,85 TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, -tahsilde tekerrür etmemek üzere-
5-Davacılar tarafından yapılan 341,55 TL manevi tazminata ilişkin peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, -tahsilde tekerrür etmemek üzere-
6-Davacılar tarafından yapılan 22.301,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (%94,93) hesaplanan 21.170,33 TL yargılama giderinin 442,46 TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen; 20.727,87 TL'sinin ise davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, -tahsilde tekerrür etmemek üzere-
7- Davalılar tarafın yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine YEROLMADIĞINA,
8-Maddi tazminat yönünden;
A-... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 gereğince 2.541,50 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B-... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 299,768,35 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (iş bu ücreti vekalet hususunda davalıların müşterek ve müteselsil sorumluğunun 6.265,16 TL, davalı ...'ın sorumluluğunun ise 293.503,19 TL olmak üzere) -tahsilde tekerrür etmemek üzere-
C-Davalılar vekil ile temsil edildiklerinden yürürlükte olan AAÜT m.13/3 gereği davacı ... için davanın reddedilen miktarı nazara alınarak 2.541,50 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,
D-Davalılar vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/4 uyarınca ... yönünden açılan maddi tazminat davası reddedildiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine,
E-Davalılar vekil ile temsil edildiklerinden yürürlükte olan AAÜT gereği davacı ... için davanın reddedilen miktarı nazara alınarak 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine,
9-Manevi tazminat yönünden;
A-Davacı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
B-Davacı ... velisi ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte AAÜT m.13/2 uyarınca 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
C-Davacı ... velisi ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 uyarınca 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
D-Davacı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 uyarınca 9.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
E-Davacı ... velisi ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 uyarınca 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
F-Davcacı ... velisi ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 uyarınca 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
G-Davacı ... vekil ile tesmil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
H-Davacı ... velisi ... vekil ile temsil edildiğinden m.13/2 gereği 7.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
I-Davacı ... velisi ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 gereği 7.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
J-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.10/2 uyarınca ... yönünden reddedilen kısım için 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'a verilmesine,
K-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT 13/2 uyarınca ... velisi ... yönünden reddedilen kısım için 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... velisi ...'den alınarak davalı ...'a verilmesine,
L-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT 13/2 uyarınca ... velisi ... yönünden reddedilen kısım için 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... velisi ...'den alınarak davalı ...'a verilmesine,
M-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 uyarınca ... yönünden reddedilen kısım için 9.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,
N-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 uyarınca ... velisi ... yönünden reddedilen kısım için 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... velisi ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,
O-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 uyarınca ... velisi ... yönünden reddedilen kısım için 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... velisi ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,
9- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı davalı ... vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/04/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.