Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/500
2026/77
3 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/641 Esas
KARAR NO:2026/78
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/10/2023
KARAR TARİHİ:03/02/2026
Mahkememizde görülen Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalılar arasında franchise ilişkisi bulunduğunu davalılar tarafından bu ilişki haksız olarak sona erdirildiğini, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinde muhtelif cezai şartlar ve rekabet yasağı hükümlerinin bulunduğunu, davalılar tarafından yapılan fesih ve fesih sonrası yapılan diğer hukuki işlem ve fiillerle müvekkillerine maddi ve manevi olarak zararlar verildiğini, müvekkili şirketin ... markası altında bizzat veya franchise sözleşmeleri akdederek güzellik salonu hizmeti veren ve alanında tanınmış bir ticaret şirketi olduğunu, diğer müvekkili ...'ın ise müvekkili şirketin kurucusu ve yöneticisi olduğunu, müvekkillerinin toplamda 65 merkezinin bulunduğunu, taraflar arasında 18.02.2021 tarihinde on yıl süreli ve ilk iki yılı cezai şart ödenmeksizin mümkün olmayan bir franchise sözleşmesinin imzalandığını, davalıların sözleşme kapsamında "... ..." adıyla faaliyet göstermeye başladığını, sözleşme kapsamında davalılar tarafından başlangıçta franchise bedellerinin ödendiğini ilk iki yıllık kesin fesih yasağı süresinin 18.02.2023 tarihinde sona erdiğini, bu sürenini bitiminden kısa süre sonra davalılar tarafından 23.02.2023 tarihinde noter ihtarnamesi gönderilerek sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, bunun üzerine müvekkillerinin fesihin haksız olduğunu sözleşmeden doğan hükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini belirttiğini, davalıların fesih sonrasında davacıya ait tabelaları indirerek aynı adreste "..." adıyla faaliyetlerine devam ettiğini, sosyal medya hesaplarının ve telefon numaralarının iade edilmediğini ve sözleşmede düzenlenen rekabet yasağına rağmen aynı bölgede faaliyetlerine devam ettiğini, haksız fesih nedeniyle on yıllık yatırım ve planlamalarının boşa çıktığını bu nedenle maddi zarara uğradıklarını, fesih sonrasında müvekkiline ait tabelanın ... ... Alışveriş Merkezi otoparkında uzun süre virane şekilde bırakıldığını ve bu süreçte müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini belirterek; fazlaya dair her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 300.000,00-TL tutarında sözleşmesel cezai şartın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, fazlaya dair her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı şimdilik 1.000,00-TL tutarında belirsiz alacak davası mahiyetinde maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, fazlaya dair her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla haksız rekabetten ve rekabet yasağından kaynaklı şimdilik 1.000,00-TL tutarında belirsiz alacak davası mahiyetinde maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine; sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı müvekkiller için ayrı ayrı 125.000,00-TL (toplam 250.000,00-TL) tutarında manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırılık nedeniyle müvekkilleri için ayrı ayrı 125.000,00-TL (toplam 250.000,00-TL) tutarında manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; franchise sözleşmesinin feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat, sözleşmesel cezai şart; haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat" talepli olarak açılan işbu davanın tümüyle haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin sözleşmeyi haksı nedenle zarureten sona erdirdiğinden davacının tüm taleplerinin açıkça yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın davalıyla yapılan feshin haksız olduğunu öne sürdüğünü, davacı taleplerinin tümü, feshedilen sözleşmeye dayalı olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığının tespitinin gerektiğini, ...'ın dava konusu sözleşmenin 18.02.2021 imza tarihi itibariyle henüz hiç şubesi olmamakla zaten çok tanınmış biri olmadığını, dava konusu ... şubenin davacıların ilk şubesi olduğunu ve davacının sosyal medyayı etkin kullandığını, gelinen aşamada hedefe koyduğu bir kimseyi "dört milyon takipçisine" çok kısa sürede linç ettirecek güce sahip olduğunu, bir mesajıyla, şube müşterilerini yanlış bilgilerle yönlendirerek "para iadesi" aldırtıp, dilediği şubeyi bir anda mali krize sokacak güçte olduğunu, eldeki davaya dayanak gösterilen "franchise sözleşmesi" sözleşmenin haklı nedenle davalıyla fesih edildiğine dair "ihtarnameden de görüleceği üzere sözleşmenin franchise alan tarafının sadece ... olduğunu, davalılar arasında gösterilen ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşme sürecinde, sözleşmenin tarafları arasında "taraf değişikliği" konulu herhangi bir "ek sözleşme" yapılmadığı hususu ihtilafsız olduğunu, ... işbu dava konusu sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olmasını bir türlü kabullenememiş olduğunu belirterek; davacının tüm talepleri bakımından haksız ve hukuka aykırı işbu davanın; davalı şirket yönünden öncelikle husumet yokluğundan, aksi halde müvekkilleri yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Tarafların tanıkları dinlenilmiştir.
Dava: Acentelik Sözleşmesinden ( Haksız Rekabet ) Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; taraflar arasında 18.02.2021 tarihinde on yıl süreli ve ilk iki yılı cezai şart ödenmeksizin franchise sözleşmesinin imzalandığı, davalıların sözleşme kapsamında "... ..." adıyla faaliyet göstermeye başladığını, sözleşme kapsamında ilk iki yıllık kesin fesih yasağı süresinin 18.02.2023 tarihinde sona erdiği, bu sürenini bitiminden kısa süre sonra davalılar tarafından 23.02.2023 tarihinde noter ihtarnamesi gönderilerek sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği ve kendi markaları altında faaliyete devam etmeleri üzerine, davacı tarafça kendilerine karşı haksız rekabet bağlamında ikame edilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanunda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde belirtilmiştir.
Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini talep edebileceği gibi kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine maddi tazminat olarak hakim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.
Maddi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için öncelikle davacının istediği zararı kanıtlaması gerekir. Asıl olan, davalının haksız rekabeti ile davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır. Bu zarar, kural olarak tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlarıyla beraber bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Bu şekilde bir tespit yapılamaz veya davacının kazanç kaybına uğramadığı anlaşılsa bile haksız rekabetin varlığında hakim TTK'nın 56-e maddesine göre uygun miktarda bir tazminatı belirler. Maddi tazminat hesaplanırken salt dava konusu iş ve haksız rekabet yarattığı iddia olunan eylem nedeniyle davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaatin hesaplanması gerekir. Haksız rekabet eylemlerinin varlığı halinde meydana gelen zararlar çoğunlukla ekonomik geleceğin sarılsılması nedeniyle uğranılan zararlar olduğundan işin niteliği gereği zararın hemen eylemin akabinde gerçekleşmesi gerekmez. Haksız rekabetin varlığı kabul edilmesi halinde uygun bir maddi tazminata ve şartları varsa manevi tazminata karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 11.HD'nin 19.08.2018 tarih ve 2016/14307 E. - 2018/5469 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, davacının talebinin TTK'nun 54 ve 55. Maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti ile maddi-manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı ve mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davalıların haksız rekabet niteliği taşıyan eylemlerde bulunduklarının kanıtlanamadığının tespit edildiği, sözleşmenin feshinden önce gerçekleştiği sabit davacının davalı ile arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan dolayı yargılandığı, keza davacının davalıya karşı kambiyo senedinden kaynaklı resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle hakkında iddianame düzenlenerek cezalandırıldığı, davalı tarafça acentelik sözleşmesinin devamının beklenilemeyeceği sonuç itibarıyla davalının fesih bildiriminin de haksız olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Feshe bağlı tazminat taleplerinin ve de davalıların haksız rekabet teşkil eden bir eylemlerinin davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin yatırılan 13.696,15-TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.964,15-TL harcın talep halinde davacılara iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Reddedilen manevi tazminat talebi için; karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine,
Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden; davalılar vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 88.320,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine,
Davalı ... tarafından 525,00-TL yapılan yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davalılar vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/02/2026
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.