Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/26
2026/94
10 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/26 Esas
KARAR NO :2026/94
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:01/11/2019
KARAR TARİHİ:10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1983 yılında kurulduğunu, 1991 yılından itibaren ... ve ... Anonim Şirketi’nin hissedarı olduğunu, davalının ...’a ait hamiline yazılı hisse senetlerinin kendisinde olduğundan bahisle, pay sahipliğinin tanınması, bedelsiz paylardan yararlandırılması ve kar paylarının ödenmesine ilişkin .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile dava açtığını ve işbu davanın derdest olduğunu, Söz konusu hisse senetlerinin 06.10.1995 tarihinde ...’a tevdii edildiğini ve o tarihten itibaren ...’ın zilyetliğinde olduğunu, söz konusu hisse senetlerinin 01.10.2009 tarihli ... sayılı yönetim kurulu kararı ile iptal edildiğini ve böylece hisse senetlerinin müvekkiline ait olduğunu, böylece dava konusu hisse senetlerinin dolaysız zilyet olan ...’a iade edilmesi talebi ile TMK m.683 uyarınca malik sıfatı ile huzurdaki davanın açıldığını, Müvekkilinin ...’a ilk olarak 1991 yılında ortak olduğunu, defter kayıtlarında da bu hususun sabit olduğunu, bu tarihten itibaren bütün genel kurullara katıldığını, sermaye artırımlarına dahi müvekkilinin katıldığını, kar payı ödemelerini müvekkilinin aldığını, hamiline yazılı hisse senetlerinin şirketin halka arzı sürecinde gündeme geldiğini ve 04.07.1995 tarihli yönetim kurulu kararı ile hamiline yazılı hisse senedi basılmasına karar verildiğini, 10.07.1995 tarihli genel kurul kararında şirketin sermayesinin yükseltildiğini ve ...sayılı yönetim kurulu kararı ile toplam 36.500 adet hisse basıldığını, bu hisselerin 06.10.1995 tarihinde ortaklara teslim edildiğini, ancak hisse senetlerinin oldukça fazla olması ve halka arz sürecinde hisse senetlerinin tamamının tek elden yürütülmesi amacıyla aynı tarihte saklanmak üzere ...’a tevdi edildiğini, 1 Ocak 2005 tarihli para biriminde yapılan değişiklik ve 1 Ocak 2010 tarihinde para birimindeki yeni ibaresinin kaldırılmasından ve ayrıca halka arzdan vazgeçilmesinden sonra, 01.10.2009 tarih ... sayılı yönetim kurulu kararı ile 36.500 adet basılan hisse senetlerinin iptaline, iptal edilen hisse senetlerinin yerine yeni hisse senetlerinin basılana kadar geçici ilmühaber basılmasına karar verildiğini, 15.08.2018 tarihli genel kurul toplantısında da şirket hisselerinin nama yazılı olmasına karar verildiğini, bu genel kurul kararma müteakip 10.10.2018 tarihli 2018/4 sayılı yönetim kurulu kararı uyarınca da, nama yazılı payları temsilen pay senetlerinin basımının gerçekleştiğini ve müvekkiline verildiğini, geçici ilmühaberlerin de geri alınarak iptal edildiğini, Davalının hisse senetlerini kimden, ne zaman ve hangi bedelle elde ettiğini açıklayamadığını, davalının söz konusu senetleri meşru bir şekilde iktisap ettiğini açıklaması gerektiğini, davalının bugüne kadar ... ile hiçbir ilişki kuramadığını, hisse senetlerinin maliki olduğu yönündeki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının hiçbir genel kurula katılmadığını, sermaye artırımına katılmadığını ve kar paylarının hiçbirini talep etmediğini, neticeten müvekkilinin maliki olduğu davaya konu, iptali edilmiş ve geçersiz hisse senetlerinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı şirkette %38 hissedar olduğunu, davacı ve dava dışı şirketin sahte işlemler yaptığını, 2017 yılında noterden ihtarname gönderildiğini, hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğunu, bunun aksinin yani müvekkilinin hak sahibi olmadığının yazılı belge ile kanıtlanmasının mümkün olduğunu, 2009 yılına kadar yapılan genel kurullarda hamiline yazılı hisse senetlerinin ibraz edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının çoğu genel kurula yetkilendirme yaparak birilerini gönderdiğini, bu durumda hamiline yazılı hisse senetlerinin açıkça bilgilerinin yazılmış olması gerektiğini, ancak böyle bir yetkilendirme yapılmadığını, tutanakların ve hazirun cetvellerinin aceleyle düzenlendiğini, Hamiline yazılı hisse senetlerinin pay defterine kaydının zorunlu olmadığını, payın serbestçe devredilmesi ilkesinin anonim ortaklıklarda temel ilke olduğunu, hamiline yazılı hisse senetlerinin temel niteliklerinden birisinin anonimlik olduğunu, hamiline yazılı hisse senetlerinin devrinde zilyetliğinin devrinin yeterli olduğunu, fiilen zilyet olan kişinin hamil olduğunu, Merkezi Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketi’nin 29.11.2006 tarihli genel mektup kapsamında incelemenin yapılması gerektiği ve bu imha işleminin nasıl olarak yapıldığının burada açıklandığını, hisse senedinin imha edilebilmesi için kabul edilen yöntemlerin uygulanması gerektiğini, bu yöntemlerin hiçbirinin yapılmadığını, neticeten müvekkilinin 3000 adet hamiline yazılı hisse senedinin sahibi bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, rıza dışında elden çıkan anonim şirketin hamiline yazılı hisse senetlerinin geri verilmesi davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlık temelde, hamiline yazılı hisse senetlerinin davacının elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığı ve davalının iyiniyetli yetkili hamil olup olmadığı noktasındadır.
Dava dışı ... Ve Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 04/07/1995 tarih ve 17 sayılı yönetim kurulu kararı ile 36.500 adet hisse hamiline yazılı olarak basılmıştır. Bunlardan, 06/10/1995 tarihli hisse senedi devir teslim tutanağı ile toplam 2954 adet ve 75.680.000.000 e.TL bedelli hamiline yazılı hisse senedi davacı ... A.Ş.'ye teslim edilmiştir. Şirketin pay defterinde de davacının hamiline yazılı hisse senetlerinin aynı gün şirkete tevdi edildiği kaydı düşülmüştür.
Davalı ... tarafından ... Ve Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan davada şirkete 75.920,00 TL tutarlı pay itibariyle ortak olduğunun tespiti ve bazı ortaklık haklarının ödenmesi talep edilmiştir.
Davacı tarafça, davalının, esasen kendilerine ait olan ve rızası dışında elden çıktığını ve yönetim kurulunca da iptaline karar verildiğini iddia ettiği toplam 2954 adet ve 75.680.000.000 e.TL bedelli hamiline yazılı hisse senedinin kendisine iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Dava dışı ... ve Ambalaj San. Ve Tic. A.Ş.'nin 01/10/2009 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile şirketin son sermaye yapısına göre hisse senetleri basılana kadar geçici ilmühaberlerin basılmasına, eski geçici ilmühaberlerin ve eski hisse senetlerinin iptal edilerek geçersiz sayılmasına karar verilmiştir. Bu kez dava dışı ... ve Ambalaj San. Ve Tic. A.Ş.'nin 15/08/2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile şirket hisseleri nama yazılı hisse senedine tahvil edilmiş, 10/10/2018 tarih ve 2018/4 sayılı yönetim kurulu kararı ile de nama yazılı pay senetlerinin pay defterine kaydedilmesine, daha önce dağıtılmış geçici ilmühaberlerin pay sahiplerinden toplanılmasına ve iptal edilmesine karar verilmesiyle dava konusu hamiline yazılı hisse senetlerinin temsil ettiği payların, şirket hisseleri nama yazılı hisse senedine tahvil edildiğinde davacı uhdesinde kaldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 14.01.2025 tarihinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna gönderdiği müzekkerede ... ve ... Şirketi'nin (...) hisselerinin kaydileştirilip kaydileştirilmediğinin ve dava konusu hisseler ile ilgili herhangi bir işlem tesis edilip edilmediği talep edilmiş, Merkezi Kayıt Kuruluşunun bu talebe binaen gönderdiği yazıda "... yapılan incelemede ... ve ... Şirketi'nin hisselerinin borsada işlem görmediği veya HPKS - Hamiline Pay Kayıt Sisteminde kayıtlarının bulunmadığı" tespit edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle, Uyuşmazlık konusu hamiline yazılı hisse senetlerinin, 01.10.2009 tarihli ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile iptal edildiğinin belirtildiği, bununla birlikte davalının elinde bulunan hisse senetlerinin geçersiz veya sahte olduğunun tespit edilemediği, nitekim davacı tarafın da bu yönde bir iddiada bulunmadığı, bunun yanı sıra dava dışı ... tarafından ilgili pay senetlerinin iptali prosedürünün işletildiğinin de tespit edilemediği, BAM kararında belirtildiği üzere hamiline yazılı pay senetleri şirket esas sözleşmesindeki değişikliğin dışında fıziken de iptal edilmedikleri sürece geçerliliklerini korudukları, dolayısıyla davalının elinde bulunan hamiline yazılı pay senetlerinin geçerli olduğu, davacının, hem hamiline yazılı pay senetlerinin rıza dışı elden çıktığını hem dc bu senetleri elinde bulunduran davalının, pay senetlerini edindiği anda kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerektiği (TMK. m. 3/f. I) , bu ispatın da HMK m. 201 uyarınca senet ile ispat edilmesi gerektiği, Somut olayda davalının genel kurullara katılmadığı, sürekli olarak davacının katıldığı, kar payının da uzun yıllardır davacıya ödenmiş/ödeniyor olması, senedin mülkiyetinin davalı tarafından elde edilmediğini veya davalının, pay senetlerini edindiği anda kötüniyetli olduğunu ispat etmeye elverişli olmadığı, zira BAM tarafından da açıkça belirtildiği üzere davalının, hamiline yazılı senetleri edindiği tarihi belirtmediği, diğer bir ifade ile davalının ilgili senetleri edinme tarihi belli olmamasına rağmen davalının ortaklık haklarını çok uzun zamandır kullanmadığı yönünde bir varsayımda bulunulamayacağı, bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından gerekli ispatın yapılamadığı,Tüm bunların dışında ...'ın 15.08.2018 tarihli genel kurul toplantısında, şirket paylarının nama yazılı olmasına karar verildiği, genel kurul kararına müteakip 10.10.2018 tarihli ve 2018/4 sayılı yönetim kurulu kararı uyarınca da, nama yazılı payları temsilen pay senetlerinin basımının gerçekleştirildiği ve bu paylar davacıya verildiği, yukarıda belirttiğimiz üzere uyuşmazlık konusu hamiline yazılı pay senetlerinin mülkiyeti karine olarak bu senetleri elinde bulunduran davalıya ait olduğu, davacının da ispat yükünü yerine getiremediği kanaatine varıldığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusu hamiline yazılı pay senetlerinin karşılığında çıkarılan nama yazılı pay senetlerinin de davalıya ait olması gerektiği tespit edilmiştir.
Somut olayda davacı, rızası dışında elden çıkan anonim şirket hamiline yazılı pay senetlerinin davalı tarafından geri verilmesini talep etmektedir. TTK m. 658 uyarınca hamiline yazılı senedin hamili, senet üzerinde hak sahibidir. Yine TMK m. 985 uyarınca taşınırın zilyedi onun maliki sayılır. Hamiline yazılı senetlerini elinde bulunduran davalı, TTK m. 658 ve TMK m. 985 uyarınca karine olarak senetlerin malikidir. Davalının hamiline yazılı pay senetlerini elinde bulundurması sebebiyle, pay defterinde adının bulunup bulunmamasına bakılmaksızın bu kişi payların sahibi olarak kabul edilir. Ayrıca davalı, BAM kararında da belirtildiği üzere, hamiline yazılı senetleri nasıl ve ne zaman edindiğini ispat etmekle yükümlü değildir. Dolayısıyla senetlerinin maliki olduğunu iddia eden davacının, TTK m. 658 ve TMK m. 985'te düzenlenmiş olan mülkiyet karinesinin aksini ispat etmesi gerekir. Karinenin aksi ispat edilmediği sürece, hamiline yazılı senedini elinde bulunduran kişi iyiniyetli ve meşru hamil kabul edilir.
Uyuşmazlık konusu bir yazılı senet olduğu dikkate alındığında karinenin aksinin de HMK m. 201 uyarınca senet ile ispat edilmesi gerekir. Dolayısıyla davacının, hamiline yazılı pay senetlerinin iradesi dışında elinden çıktığını ve davalının, ilgili senetleri edindiği anda kötıiniyetli olduğunu senet ile ispat etmesi gerekir. Buna göre Somut olayda uyuşmazlık konusu hamiline yazılı hisse senetlerinin, 01.10.2009 tarihli ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile iptal edildiğinin belirtildiği ancak davalının elinde bulunan hisse senetlerinin geçersiz veya sahte olduğunun tespit edilemediği sunulan delillere göre de senedin mülkiyetinin davalı tarafından elde edilmediğinin veya davalının, pay senetlerini edindiği anda kötüniyetli olduğunu ispat edilmediği kanaati ile zira BAM tarafından da açıkça belirtildiği gibi davalı, hamiline yazılı senetleri edindiği tarihi belirtmediğinden yani davalının ilgili senetleri edinme tarihi belli olmamasına rağmen davalının ortaklık haklarını çok uzun zamandır kullanmadığı yönünde bir varsayımda bulunulamayacağından (yine Genel kurul kararına müteakip 10.10.2018 tarihli ve 2018/4 sayılı yönetim kurulu kararı uyarınca da, nama yazılı payları temsilen pay senetlerinin basımı gerçekleştirilip bu paylar davacıya verildiğinden) bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın iddia ettiği hususu ispatlayamadığına kanaat getirilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 44,40-TL. nin 732,00-TL. nispi karar harcından mahsubu ile 688 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000,00-TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK. 333. md. uyarınca davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. 10/02/2026
Katip...
e-imza
Hakim...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.