Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/259

Karar No

2026/68

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/259 Esas
KARAR NO : 2026/68

DAVA : Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 11/09/2020
KARAR TARİHİ : 29/01/2026

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili Voronejstalmost ın halka kapalı anonim şirket olduğunu, müvekkili ile davalı ... İnşaat Anonim Şirket 'i arasında 23.03.2016 tarih ve ... sayılı alt yüklenici sözleşmesi bağıtlanıp, sözleşme sonucu davalının müvekkiline borçlandığını
Borcun zamanında ödenmemesi üzerinde davalı aleyhine ... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesinde borcun ödenmesi amacıyla №...-.../2018 dosya sayılı dava açıldığını, dava kapsamında taraflar arasında 02.11.2018 tarih ve davalının borcunu belirli tarihlerde ödeyeceği taahhüdünü içeren sulh sözleşmesi akdedildiğini
Akdedilen sulh sözleşmesine dayanarak;... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi nce 20.12.2018 tarihli kararın verildiğini, kararda davalı şirketin müvekkiline toplamda 11.979.065 ruble 96 kapik borcunun bulunduğu, bu borcun 8.500.000 Ruble'sinin 20.12.2018 tarihinde, 3.479.065 Ruble'sinin ise 20.01.2019 tarihinde ödenmesi gerektiğinin tespit edildiğini, mahkeme kararının 20.12.2018 tarihinde kesinleştiğini, icra kabiliyeti kazandığını, karar kesinleştikten sonra müvekkilinin talebi üzerine mahkeme tarafından 14.02.2019 tarihinde kararın takip edilebilir olduğunu gösteren takip emri de düzenlendiğini,
Dosyaya sunulan belgelerden Rusya mahkemesinin kararının tespit hükmü içermesine karşın tarafların sulh sözleşmesinin mahkeme kararına derc edildiği ve eda hükmünü içerdiği sabit olmakla dava konusu kararın tenfize uygun olduğunu,
Rusya Federasyonu mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizinde 5718 Sayılı MÖHUK bağlamında karşılıklılığın bulunup bulunmadığı hususunda CİMER üzerinden Adalet Bakanlığı'na başvuru yapıldığını, verilen cevapta, Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda ikili bir anlaşmanın mevcut olmadığı, fiili mütekabiliyet konusunda ise Bakanlıkça ülke bazında herhangi bir istatistiki verinin bulunmadığı, aynı zamanda temas edilen hukuki durum ile ilgili davanın açılması halinde takdirin yargı yetkisi dahilinde Mahkemeye ait olduğunun bildirildiğini
Dava konusu Rusya mahkemesinin kararının konusu Türk Mahkemelerinin münhasır yetki ve aşırı yetki kapsamına giren işlerden olmaması ve Rusya Mahkemesinin kararı taraflar arasındaki özel ilişkiden doğan ve üzerinde sulh sözleşmesi yapılabilen bir konuda verildiğinden böyle bir karar Türk kamu düzenini ihlal etmemesi nedeniyle tenfizi mümkün olduğunu,
MÖHUK'un 54/1/ç hükmü uyarınca, yabancı mahkeme kararı, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş olması hallerinde tenfiz edilemeyeceğini ancak davalı taraf adına temsilcisi ...'nın 12.10.2018 tarihli vekaletname ile katıldığını belirterek ;
... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi'nin 20.12.2018 tarihli kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/01/2021 tarihli dilekçesi ve ekinde sunmuş olduğu sayman mutemet alındısı ile eksik nispi harcı tamamladığını bildirmiş, dekontu ibraz etmiştir.

CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Usule ilişkin olarak ; Türk Ticaret Kanunu’nun TTK 5/A maddesi kapsamında ticari davalar zorunlu arabuluculuk şartına tabi tutulduğunu, huzurdaki davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir hukuk davası olup arabuluculuk dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini
Dava açılırken sadece maktu harç olan 54,40-TL yatırıldığını, Bu kapsamda dava değerine tekabül eden nispi harcın davacı yan tarafından ödenmemiş olması sebebiyle ddavanın reddi gerektiğini
Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında bir mütekabiliyetin olmadığı ve davacı yan tarafından yatırılması gereken teminatın ödenmediği ortadadır. Bu doğrultuda MÖHUK kapsamında usule aykırı olarak açılmış huzurdaki davanın reddi gerektiğini
Esasa ilişkin olarak ; Yabancı mahkeme kararının türk mahkemeleri nezdinde tanıma ve tenfizinin yapılabilmesi için söz konusu yabancı mahkeme kararının möhuk m.54 kapsamındaki şartlara uygun olması gerektiğini, mütekabiliyet şartı sağlanmadığından Rusya mahkemesi tarafından verilen kararın Türkiyede tanıma ve tenfizi mümkün olmadığını,
Hukuki ve fiili bir mütekabiliyetin varlığından bahsedebilmek için yabancı mahkeme kararına dayanak olan kanun maddeleri, somut olay ve karar özelinde inceleme yapılması gerektiğini, Rusya Federasyonu akdi mütekabiliyet şartını en katı olarak uygulayan ülkelerden biri olmakla birlikte fiili mütekabiliyeti kabul etmediğini, Rusya Federasyonu yabancı ülkeler ile arasında fiili veya hukuki mütekabiliyetin olup olmadığını değerlendirmeksizin akdi mütekabiliyet şartı aradığını ,bu doğrultuda Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında da akdi veya fiili mütekabiliyetin olduğundan söz edilemeyeceğini,
Rusya Mahkemesi tarafından verilen karar Türk kamu düzenine, hukuk prensibine ve Türk Kanunlarında düzenlenen emredici hükümlere aykırı olup, kamu düzenine aykırı olarak verilmiş olan bir yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizinin yapılması mümkün olmadığını,
Davacı yan Rusya Mahkemesinde açılan davanın tarafların mahkeme nezdinde sulh olması ile sonuçlanması ve taraflar arasındaki sulhün hükümleri mahkemenin kararına derç edildiği takdirde tanıma ve tenfizinin mümkün olduğunu belirtmiştir. Lakin Rusya Mahkemesi nezdinde yapılan sulh, Türk Kanunları çerçevesinde mahkeme huzurunda yapılacak olan sulhün şartlarını taşımadığını, müvekkil şirketi Rusya mahkemesi’nde temsil eden vekil, mahkeme huzurunda sulhe yetkili olmayıp, mahkeme huzurunda yapılan sulh geçerli olmadığını, ayrıca somut olayda usule uygun bir şekilde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını belirterek ; sonuçta davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yabancı mahkemece hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve Devlet Kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamın Türkiye'de icra olunabilmesi için 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki kanunun (MÖHUK) 50-54. maddesi uyarınca tanınması ve tenfizine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi'nin 20.12.2018 tarihli kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizine karar verilmesi isteminde MÖHUK 54 maddesi gereğince tanıma ve tenfiz koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi olarak tespit edilmiştir.
Tarafların bildirdiği deliller; ... ATM nin ... sayılı kararı, HMK 293 md gereğince ibraz edilen hukuki mütalaalar , 30/09/2019 tarihli Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü tarafından CİMER üzerinden verilen görüş yazısı ,... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesinin №...-.../2018 dosya sayılı ve 20.12.2018 tarihli kararı orijinal dilinde apostilli aslı ve onaylı tercümesi, kararın kesinleştiği-icra edilebir olduğuna dair şerhin apostilli orijinal dilinde aslı ve onaylı tercümesi, ibraz edilmiştir.
Dava dosyasına HMK 293 md gereğince; davacı tarafça sunulan Prof Dr ... nın 22/02/2021 tarihli hukuki mütalaası,davalı tarafça sunulan Prof Dr ... in 15/03/2021 tarihli hukuki mütalaası sunulmuştur.
Mahkememizce davanın kabulüne ilişkin 21/04/2022 tarih, 2022/118 esas ve 2022/360 karar sayılı karar verilmiştir.
Mahkememiz kararı davalı vekilince istinaf edilmiş,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 17/10/2023 tarih, 2022/2343 esas, 2023/1087 karar sayılı ilamı ile
"İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarih ve ... sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE," dair karar vermiştir.
Davalı vekilinin istinaf ilamını temyizi üzerine dosya Yargıtay a gönderilmiş,Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 21/04/2022 tarih, 2024/127 esas 2025/680 karar sayılı ilamında:
"..Mahkemece, Türkiye’de Rusya Federasyonu mahkemeleri kararlarının tenfizine ilişkin ilamlar olduğu gerekçesiyle fiili mütekabiliyetin bulunduğunun kabulü ile tenfize karar verilmiş ise de davacı tarafça Rusya Federasyonu tarafından Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfiz edildiğine dair dosyaya yeterli delil sunulmamış olup, fiili mütekabiliyetin varlığı da kabul edilemeyecektir.
Bu durumda gelinen aşamada mahkemece, kanuni mütekabiliyetin var olup olmadığının araştırılması ve sağlıklı sonuçlara ulaşmak için Rusya Federasyon’un tenfiz ile ilgili mevzuatının bilinmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 13.06.1990 tarih ve 1990/13-3 E.,1990/347 K. sayılı Kararı )
Taraflarca dosyaya ayrı ayrı uzman görüşü sunulmuş olup gerek davacı tarafça sunulan uzman görüşünde gerekse davalı tarafça sunulan uzman görüşünde akdi ve fiili mütekabiliyet bulunmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte davacı tarafça sunulan uzman görüşünde; Rusya’da yabancı mahkeme kararlarının tenfizi bakımından aranan koşulların Türk hukukunda tenfiz koşullarıyla tıpatıp aynı olmamakla birlikte, ağırlık ve mahiyet bakımından denk ve özdeş niteliğe sahip olduğu belirtilerek kanuni mütekabiliyet olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafça sunulu görüşte ise yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizinin reddi şartlarının Rus hukukunda, Türk hukukundan daha ağır olarak düzenlenmiş olması nedeniyle iki ülke hukuku arasında kanuni mütekabiliyet bulunmadığı tespiti yapılmıştır. Mahkemece, uzman görüşleri arasındaki işbu çelişkiyi giderecek şekilde bilirkişi raporu aldırılmamıştır.
O halde mahkemece, Rusya Federasyonu'nun konu ile ilgili mevzuatının yeminli mütercim vasıtasıyla tercümesi yaptırıldıktan sonra üniversitenin ilgili kürsüsünden seçilecek bilirkişi/bilirkişiler kurulundan dosyada mevcut uzman görüşleri de değerlendirilerek iki ülke arasında kanuni mütekabiliyet bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.. " gerekçesi ile istinaf kararını kaldırmıştır.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun Yargıtay ilamına uyulmuş ve yargılamaya devam edilmiş,
Bilirkişi Prof. Dr. ...'dan Yargıtay bozma ilamında açıklanan şekilde dosyada mevcut uzman görüşleri de değerlendirilerek iki ülke arasında kanuni mütekabiliyet bulunup bulunmadığı hususunda 05/12/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davanın tarafları arasında 23/03/2016 tarihli, ... sayılı alt yüklenici sözleşmesi imzalandığı, davalı yüklenici tarafından davacıya ait iş bedelinin ödenmemesi üzerine davacı hakkında Rusya Mahkemesi'nde dava açıldığı, ... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi’nce 20/12/2018 tarihli kararı ile taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesi esas alınarak ...-.../2018 sayılı karar ile; davalı şirketin davacıya toplam 11.979.065 Ruble,96 kapik borcu olduğu, bu borcun 8.500.00 Rublesinin 20/12/2018 tarihinde, 3.479.065 Rublesinin ise 20/01/2019 tarihinde ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
MÖHUK'un 55. Maddesinde tenfiz dilekçesine eklenmesi gereken zorunlu belgeler sayılmıştır. Buna göre tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilamının usulen onanmış aslı veya sureti, kesinleşme şerhi ve bu belgelerin onanmış tercümesi eklenmelidir.Davacı tarafça MÖHUK m. 53'de yer alan belgelerin ve tercümeleri ile apostille şerhlerinin de bulunduğu görülmüştür. Bu anlamda dilekçede yer alan ekler Kanun'nun aradığı aradığı koşullara uygundur.
5718 sayılı MÖHUK'un 50.Maddesinde tanıma ve tenfiz için ön koşullar düzenlenmiştir.
MÖHUK'un 50. Maddesi; "Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır."
MÖHUK'un 50. Maddesinde yer alan koşullar özetle yabancı mahkeme kararının bir mahkeme tarafından verilmiş olması, kesinleşmiş olması ve hukuk davalarına ilişkin olmasıdır.
Somut olayda;Tenfizi istenen kararın ... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi’nin (“Rusya Mahkemesi”) ...-.../2018 sayılı dosyasından verilen 20.12.2018 tarihli olduğu, kararın 20.12.2018 tarihinde kesinleştiğini dair şerh bulunduğu görülmektedir.Tenfizi istenen karara konu uyuşmazlığın; davalı şirketin toplamda 11.979.065 ruble 96 kapik borcu nedeniyle tarafların sulh sözleşmesinin mahkeme kararına derc edildiği ve eda hükmünü içerdiği, konusunun akdi borca ilişkin olduğu bu haliyle özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık hakkında olduğu MÖHUK'un 50. maddesinde yer alan koşulların gerçekleştiği belirlenmiştir.
MÖHUK'un 54. Maddesi
"a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.
b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması." aranacaktır.
MÖHUK 54. Maddesinde yer alan tenfiz koşulları iki gruba ayrılmaktadır.Bunlardan ilki aleyhine tenfiz istenen tarafın itirazı üzerine incelenecek hususlardır.
Bunlardan ilki kararı veren mahkemenin davanın tarafları ve konusu ile gerçek bir irtibatının bulunmamasıdır (MÖHUK m. 54/b. C. 2).
Somut olayda;Dosyada yer alan belgeler dikkate alındığında davalının bu yönde bir itirazının bulunmadığı görülmektedir.
Davalının itirazı üzerine üzerine incelenecek ikinci husus yabancı mahkemede yapılan yargılamada davalının savunma haklarına uyulup uyulmadığı konusudur (m. 54/d).
Somut olayda;Dosyada yer alan belgeler ve yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında kararın tenfizi bakımından MÖHUK m. 50'de yer alan koşullar bakımından bir engel bulunmadığı belirlenmiştir.
MÖHUK madde 54 unsurları mahkememizce re'sen incelenecek hususlar olup şunlardır:
-Kararı veren Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında karşılıklılık koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği.
-Karara konu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilip verilmediği.
-Kararın tenfizinin Türk kamu düzeni bakımından bir ihlal oluşturup oluşturmadığı.
Somut olayda;Dosyada yer alan yabancı mahkeme kararı ve diğer belgeler incelendiğinde, ... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi’nin kararına konu uyuşmazlığın ve yapılan yargılamanın Türk kamu düzenini ihlal eden bir husus içerdiğine dair bilgi ya da belgenin bulunmadığı, bu anlamda kararın MÖHUK m. 54/c hükmü bakımından bir tenfiz engeli taşımadığı
Dosyada yer alan yabancı mahkeme kararı ve diğer belgeler incelendiğinde, ... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi’nin kararına konu uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bir para borcu ilişkisine dayandığı, bu yönüyle yabancı mahkeme kararına konu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olmadığı görülmüştür. Bu anlamda kararın MÖHUK m. 54/b-c.1 hükmü bakımından bir tenfiz engeli taşımadığı anlaşılmıştır.
MÖHUK m. 54/1-a hükmüne göre; Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir.
Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında bir antlaşma varsa, tenfiz bu antlaşma hükümlerine göre gerçekleşecektir. Aksi takdirde, hukuki veya fiili mütekabiliyet şartı yerine getirilmelidir. Hukuki mütekabiliyet, ilgili devletin tenfiz için yabancı kararların Türkiye'de tenfizi için gerekli olan koşullardan daha katı koşullar getirmemesi anlamına gelir. Fiili mütekabiliyet, adından da anlaşılacağı üzere, Türk mahkeme kararlarının ilgili devlette sözleşmesel veya hukuki mütekabiliyet olup olmadığına bakılmaksızın tenfiz edilmesi anlamına gelir.
Rusya ile Türkiye arasında yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin herhangi bir ikili antlaşma bulunmamaktadır. Bu nedenle sorun, Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hukuki veya fiili mütekabiliyetin mevcut olup olmadığıdır.
Rusya Federasyonu Tahkim Usulü Kanunu'nun 244. maddesinin birinci fıkrasına göre, aşağıdaki durumlarda tenfizi reddedebilir:
a) Mahkeme kararı kesinleşmemişse,
b) Duruşma tarihi veya yeri, aleyhine karar verilen tarafa usulüne uygun ve yasal olarak bildirilmemişse veya bu taraf davasını sunma fırsatından mahrum bırakılmışsa,
c) Yargılanan konunun Rusya Federasyonu mahkemelerinin münhasır yargı yetkisine tabi olması,
d) Tenfiz talep edilen davadan önce aynı taraflar arasında ve aynı konuda bir Rus mahkemesinde açılmış bir dava varsa,
e) İlgili karara ilişkin zamanaşımı süresi geçmişse ve bu zamanaşımı süresine ilişkin itiraz hakem mahkemesi tarafından reddedilmemişse veya
f) Kararın icrasının Rus kamu politikasına aykırı olması.
Emsal mahkeme kararlarının verildiği
"... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin 14.09.2021 Tarihli ve 2021/599 E. 2021/782 K. Sayılı Kararı; İ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 28.06.2021 Tarihli ve 2021/267 E. 2021/1283 K. Sayılı Kararı;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2023 Tarihli ve 2022/2298 E. 2023/1086 K. Sayılı Kararı;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 18.01.2022 Tarihli ve 2021/3417 E. 2022/80 K. Sayılı Kararı;
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.10.2018 Tarihli ve.... Sayılı Kararı;
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.05.2025 Tarihli ve...E. ... K. Sayılı Kararı;
... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.07.2021 Tarihli ve .... Sayılı Kararı;
.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.10.2018 Tarihli ve .... Sayılı Kararı" dava dosyalarında Rus mahkeme kararlarının tenfizine hükmedildiği sabittir.

Görüldüğü üzere, Rus hukuku yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin olarak Türkiye Cumhuriyeti hukukundan daha katı kurallar getirmemektedir. Buna göre, ticari konularda verilen mahkeme kararlarının tenfizi konusunda Rusya Federasyonu ile hukuki mütekabiliyetin mevcut olduğu takdir edilmiştir.
Mahkememizce MÖHUK 54.madde koşullarının gerçekleştiği tespit edildiğinden; ... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi’nin (“Rusya Mahkemesi”) ...-.../2018 sayılı dosyasından verilen 20.12.2018 tarihli kararın 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki Kanunun (MÖHUK) 50-54. maddesi uyarınca tanınması ve tenfizi karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-... Şehri ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi’nin (“Rusya Mahkemesi”) ...-.../2018 sayılı dosyasından verilen 20.12.2018 tarihli kararın 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki Kanunun (MÖHUK) 50-54. maddesi uyarınca TANINMASI VE TENFİZİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 82.136,76-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 20.534,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 61.602,57-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Arabulucu Ücret Kararı gereği Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00.-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 186.337,68-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 20.588,59-TL ilk gider, 15.000-TL bilirkişi, 350-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 35.938,59-TL Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2026

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim