mahkeme 2025/122 E. 2025/279 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/122

Karar No

2025/279

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/122 Esas
KARAR NO:2025/279

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/03/2022
KARAR TARİHİ:08/04/2025

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine icra takibi 22/11/2021 tarihinde asıl alacak bakımından toplam 600.000,00-TL üzerinden başlatılmış ise de huzurdaki davayı kısmi olarak 82.000,00 TL üzerinden açtıklarını, davadaki taleplerinin müvekkilin fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davalıların icra takibine itirazının şimdilik 82.000,00 TL üzerinden kaldırılması olduğunu, müvekkil ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkil firmaca davalı firmaya muhtelif tarihli faturalar karşılığında cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı firmanın faturalara ilişkin cari hesap borç ödemesini yapmadığını, bu sebeple müvekkil şirket adına .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin 02/12/2021 tarihinde müvekkil firmaya ait hesaba 600.000,00-TL'lik kısmi ödeme gerçekleştirdiğini, yine aynı borçlu firma 30/11/2021 tarihinde herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunduğunu, ...Arabuluculuk Bürosu 2021/... nolu dosyası ile başvurulduğunu ancak arabuluculuk sürecinde de firma vekili ile yapılan toplantılar neticesinde de anlaşma sağlanamadığını, davalının döviz kurlarındaki değişkenliklerden dolayı ekonomik olarak zarar etmeye başlayan davalı şirketin mevcut durumunda meydana gelecek bir değişim halinde müvekkilin hakkının elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden işbu zararların önüne geçilmesi açısından mahkememizce tespit edilecek bankalardaki hesaplarına, davalı şirket adına kayıtlı tüm gayrimenkullere ve varsa motorlu araçlarının araştırılarak bulunması halinde motorlu araçlarına devirlerinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekil tarafından sunulan dava dilekçesi ve delil listesinin HMK'nın emredici hükümlerine gereceğince usulüne uygun olmadığını, davacı vekilinin davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunmadığını, davacının özgür iradesiyle benimsediği satılan malın bedelinin vadeli olarak ödenmesi hususuna dayalı olarak tarafların anlaştığını, sözleşmeye göre ay içinde satılan ürünlerin ödemesi, satıldığı ayın son günü vade kabul edilmekte ve bu tarihten ilgili sözleşmeye göre kaç gün sonra ödeme vadesi kararlaştırılmış ise o vadede sadece satılan malın ödemesi yapılmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceği, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğunu, davacı, taraflar arasında sözleşmeler yokmuşçasına, .... İcra Dairesinin ... E, sayılı dosyası ile alacağından bahisle icra takibine geçerek, davalı müvekkil şirkete ödeme emri gönderdiğini, Davalı müvekkil şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, tahakkuk etmiş borcu bulunmadığından borca itiraz edildiğini, taraflar sözleşmenin ilgili maddelerine göre davalı müvekkil şirketin, satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan, üretimden kaldırıldığı için devamı ve satışı olmayan ürünleri veya mevsimsel ürünleri, nakliye bedelleri de SATICI' ya ait olmak üzere iade etme ve bedellerini SATICI’ nın piyasada geçerli olan son satış fiyatı üzerinden geri fatura etme hakkına sahip olduğu, SATICI’ nın bu hususu kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırılmış bulunmadığını, uzun yıllardır davalıya mal tedariki yapan davacının imzaladığı sözleşmeyi bilmediği, uygulanmasından haberdar olmadığı ve kendisine zorla imzalattırıldığı gibi algısı hem basiretli tacir olma yükümlülüğüne hem de ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, davacı alacaklının ihtiyati tedbir talebi bulunmakla birlikte, alacağın cari hesaba dayanması, taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapıldığını gösterir herhangi bir belge ibraz edilmemesi ve alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilemediğinden ve taleplerin yargılamayı gerektirmesinden dolayı ve malların haciz tehdidi altında olduğuna dair somut delil sunulmadığı dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 08.04.2025 tarihli duruşmasında davacı vekilinin karşı tarafla sulh olduklarını, davanın konusuz kaldığını ve dosyaya ilişkin masrafların ve vekalet ücreti taleplerinin devam ettiğini bildirir beyan vermiş olduğu görüldü.
Mahkememizin iş bu dosyanın yine mahkememize ait 2022/.... Sayılı dosya ile birleştirildiği ancak iş bu dosyanın tefrik edilerek yeni esas aldığı ve bu esas üzerinden yargılamanın yürütülmesine karar verilmiştir.
Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 27.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30.11.2021 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 01.12.2021 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
6098 Sayılı TBK'nun 100. maddesi; "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir." Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu'nun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 Esas - 2002/781 Karar sayılı kararı). İcra dosyası incelendiğinde davalı taraf gecikmeye düşmemiş olarak gözükmekte olup, ana para borcunu ödemiştir. Ödenen bedel gecikme yaşanmadığı için ana para borcundan düşülecektir. Ancak ana para borcu tamamen ödenmişse de, icra takibi başladığı için icra vekalet ücreti, tahsil harcı, masraflar vs. varlığını sürdürmeye devam edecektir. Bu nedenle alacaklının dava açmakta haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusuz kaldığına ilişkin beyanlar ışığında konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00- TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacının yaptığı 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı, 20,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 181,4‬0-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim