mahkeme 2024/631 E. 2025/278 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/631

Karar No

2025/278

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/631 Esas
KARAR NO:2025/278

DAVA:Tazminat (Munzam Zarardan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/10/2024
KARAR TARİHİ:08/04/2025

Mahkememizde görülen Tazminat (Munzam Zarardan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkette 2009 yılında haksız bir haciz işlemi yaparak 15 çorak makinesini muhafaza altına aldığını ve yediemine kaldırdığını, 6-7 ay gibi bir süre makinelerin yedieminde kaldığını haksız haciz nedeniyle uğranılan zararların tazmini için .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ... sayılı dava açılmış olduğunu, dava neticesinde haczin haksız olduğu ve müvekkili şirketin uğradığı maddi zararların davalı tarafından tazminine hükmedildiğini, hükmedilmiş olan bedelin.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yatırıldığını, ancak aradan geçen zamanda enflasyon nedeni ile paranın değer kaybetmiş olduğunu, faizle karşılanmayan zararlarının mevcut olduğunu, AYM ve HGK kararları gereğince her hangi bir ispat yükü olmaksızın ekonomik göstergeler dikkate alınarak yapılacak olan bir hesaplama ile munzam zararın belirlenmesi ve tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek; munzam zararın miktarının bilirkişilerce tespitinden sonra talebimizi belirli hale getireceğimizi ve talebimizi artıracağımızı belirtir, 1.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tazminine karar verilmesini , yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın her ne kadar müvekkili şirket aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından haksız haciz nedeni ile tazminat davası açmış ise de bu tazminat davası ve neticesinde verilmiş olan kararın tamamen haksız olduğunu, bu nedenle Yargıtay İçtihatlarına aykırı şekilde yapılan incelemeler ile haksız ve hukuka aykırı bir şekilde verilmiş olan karara ilişkin olarak karar düzeltme başvurusunun yapıldığını ve sürecin devam ettiğini, müvekkili şirketin, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile haksız ve hukuka aykırı şekilde hükmedilmiş olan tazminat tutarını.... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından icra müdürlüğü tarafından yapılan kapak hesabı gereğince süresinde ve eksiksiz olarak yatırdığını, davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, davacı tarafın afaki iddialarda bulunarak, dava süresi boyunca geçen zamanda enflasyon nedeni ile paranın değer kaybetmiş olduğunu, faizle karşılanmayan zararlarının mevcut olduğunu, bu bakımdan da hiç bir ispata gerek olmadığını beyan ile işbu haksız davayı açtığını belirterek: haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli davanın esastan reddine, yargılama ve giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava: Munzam Zarardan Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; davacı aleyhine davalı tarafından 2009 yılında haciz işlemi yapıldığı 15 çorak makinesinin muhafaza altına alınması neticesinde yediemine kaldırdığı, 6-7 ay gibi bir süre makinelerin yedieminde kalması nedeniyle davacının zarar uğradığı ve haksız haciz nedeniyle uğranılan zararların tazmini için .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ... sayılı haczin haksız olduğu ve davacı şirketin uğradığı maddi zararların davalı tarafından tazminine hükmedildiğini, hükmedilmiş olan bedelin.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yatırıldığı, ancak olayın oluş zamanı ile ödemenin yapıldığı sürenin çok uzun oluşu karşısında oluşan munzam zararın davacı tarafından davalıdan tazmini talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Aşkın (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır.
Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz (Uygur, s. 816).
Ayrıca bir para borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesinden dolayı alacaklının zarara uğrayacağı kabul edilerek bu zararın, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum dikkate alınarak belli bir oranda olacağı benimsenmiş ve TBK’nın 120. maddesi yollaması ile 3095 sayılı Kanun’un hükümleri çerçevesinde temerrüt faiz oranları belirlenmiştir. Buradan hareketle kanun koyucu tüm bu ekonomik olumsuzlukları değerlendirip, bunların doğuracağı zarar dolayısıyla tazminat oranını T.C. Anayasası’ndan aldığı yasa yapma yetkisine dayanıp temerrüt faizi olarak belirlemiş iken, zımnen bu takdirin yerinde olmadığı ileri sürülüp sadece aynı ekonomik göstergelere dayanılarak tazmin edilecek zararın geçmiş günler faizinden fazla olduğu kabul edilemez.
Uğranıldığı iddia olunan zararın, yetkili merciin belirlediğinden fazla ve bu nedenle TBK’nın 122. maddesine dayanılarak aşkın (munzam) zarar istenilmesi hâlinde ise artık açılmış olan davaya özgü somut vakıalara dayanılması gerekir. Bunlar da yasal, elverişli ve geçerli delillerle, geçerli ispat kuralları dairesinde kanıtlanmalıdır. Burada kanıtlanacak olgular geç ödeme ile davacının maruz kaldığı zararı doğuran vakıalar ve bu vakıalar nedeniyle uğranılan fiili zarardır.
Somut olayda davacı vekili temerrüt faizini aşan zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri) dışında, davacının durumuna özgü, somut delillerle ispatlanması gereken bir durum olduğu, davacı tarafça buna bunun dışında munzam zarara ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı anlaşıldığından talebin reddi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2021/11-938, K: 2022/401 ve Yargıtay ( Kapatılan ) 17 Hukuk Dairesi 2020/2916E.- 2021/3278K. Sayılı İlamları )
Belirtilen açıklamala ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davalının yapmış olduğu yargılama bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim