Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/52
2025/132
18 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/52 Esas
KARAR NO : 2025/132
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ''... Sözleşmesi'' yapıldığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirket, sözleşmenin 5. Maddesindeki işin bedeli ve ödemeler şartına uygun hareket ederek borçlu şirkete 30.000 TL ödeme yaptığını, müvekkili şirketin yaptığı bu ödemeye rağmen davalı şirketin sözleşme hükümlerindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple, aralarında akdedilen sözleşmenin davalının eylemsizliği nedeniyle fesh edilmiş olduğunu, tarafların karşılıklı edindiklerini iade etmek zorunda olduklarını, bu sebeple davalı şirket ile haricen girilen irtibatta da sonuç alınamayınca İstanbul ...İcra Dairesinin... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olduğunu; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, itiraz neticesinde icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu kararın ve borçlu şirketin itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, ancak borçlunun itirazı taraflarınca haricen 28/03/2023 günü öğrenildiğini, öğrenir öğrenmezde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, öğrenmeden itibaren 1 yıllık süre içinde davanın ikame edildiğini, taraflarınca takibi yapmak için dayanak olarak bir sözleşme mevcut iken davalı şirketin icra takibine itirazda bulunmasının hiçbir dayanağını olmadığını, tüm bu hususların yanında takip konusu meblağın karşı tarafça net bir şekilde bilinen likit bir alacak olduğunu belirterek; davanın kabulüne, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya karşı cevap sunmadığı görüldü.
Dava:Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...E. Esas takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine sözleşmeden kaynaklı ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 27.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 26.12.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği, bunun üzerine davacı tarafından 28.03.2023 tarihinde arabuluculuk müessesine başvurduğu anlaşılmıştır.
İcra takibine itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
İspat yükünün davacıda olduğunun tespiti ile birlikte tarafların ticari defterleri celp edilerek inceleme yapılması adına hareket edilmiş, davacı taraf ticari defterlerini sunmadığı gibi delil avansını da yatırmamıştır.
"Delil ikamesi için avans" başlıklı HMK'nun 324. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler" hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında, tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere, HMK'nun 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK'nun 114. maddesinin "g" bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir. Davanın ispatı için gerekli olan masraftan ibaret olup, ispat yükü üzerinde olan tarafça yatırılması gerekmektedir.
Davacı tarafça kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmadığı, yemin deliline dayandığı için kendisine ihtarat yapıldığı ancak buna da olumlu dönüş yapmadığı ve bunun sonucu olarak davacı tarafından ispat külfeti yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40 TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 444,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 170,94 TL harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 18/02/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.