mahkeme 2024/521 E. 2025/276 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/521
2025/276
8 Nisan 2025
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/521 Esas
KARAR NO:2025/276
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:27/08/2024
KARAR TARİHİ:08/04/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi ... Cad. İle ... Sk. Kesişimi .../İstanbul adresinde 03.08.2022 tarihinde davalılardan ... tarafından yürütülen iş kapsamında, taşeron firmalar ... ve ... şirketine bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğratıldığını, bu zarara ilişkin olarak taraflarınca .... İcra Müdürlüğü” nün ... E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş olup takibin durduğunu, ... Mahallesi ... Cad. İle ... Sk. Kesişimi .../İstanbul adresinde 03.08.2022 tarihinde davalılardan ... tarafından yürütülen iş kapsamında, taşeron firmalar ... ve ... şirketine bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesisler hasara uğratıldığını, müvekkilinin Hazine ve Maliye Bakanlığı ve devlet nezdinde Kamu İşletmeleri listesinde yer aldığını, bu kapsamda müvekkili şirketin bir kamu şirket olduğunu ve bu bağlamda müvekkili şirket ve personel tarafından tutulan tutanakların aksi ispat edilinceye kadar doğruluğunun kabul edilmesinin gerektiğini belirterek; davanın kabulüne, davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın bizzat müvekkili idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idareleri tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, esasen davacının zarar iddiasının yüklenicilerin çalışmalarından kaynaklandığını ispata yarar bir delil de sunulmadığını, davacı eğer hasar iddiasında ise bu hasara neden olanı bilmek zorunda olduğunu, ancak davacının idareleri dışındaki vakıa ve hasar iddiasını dahi ispat edecek deliller sunmadığını, idarelerinin bizzat herhangi bir çalışması bulunmadığından diğer davalı şirketlerin sorumlu olduklarının anlaşılması ihtimalinde dahi idarelerinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı yüklenici şirketlerin eylem ve işlemleri nedeniyle davacıya verdiği zarardan sorumlu olduğunu da ispat etmek zorunda olduğunu belirterek; öncelikle davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddine, usule ilişkin ret kararı verilmediği takdirde, davanın esasa ilişkin nedenlerle reddine, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı ... ... İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkili şirket olmadığını, şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zararının olmadığını, hukuken sorumluluğunun da bulunmadığını, müvekkili firma tarafından davacı firmaya ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yerin, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de davacı firma yetkilisinin imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde ait kablolara zarar gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı firmanın yönlendirmesi ve onayı yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğin tespit edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini belirterek; davanın yetkili olmayan mahkemede ikame edilmesi nedeniyle öncelikle yetkisizlik kararı tanzimine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş bu davada davalı sıfatıyla bulunan ... Hafriyat Şirketi ile imzalamış olduğu "2021 Yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ... Ve ... İlçeleri İçme suyu Ve Atıksu Yapım, Bakım Ve Onarım İşi İşine Ait Devir Sözleşmesi" ile tüm hisselerini ... Hafriyat şirketine devrettiğini, Bu nedenle müvekkili şirket tarafından verildiği iddia edilen zararlarla müvekkili şirketin herhangi bir ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirketin bu zarardan hiçbir hukuki ya da fiili bir sorumluluğunun olmadığını belirterek; davanın reddine, aynı zamanda davacının kötüniyetli olması sebebiyle davacı aleyhine müvekkil şirket lehine olacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ile tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden kök ve ek rapor olmak üzere uzman görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Dairesinin 2023/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlular aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçlulara 19.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'nin 18.09.2023 tarihinde, borçlu ... A.Ş.'nin 19.09.2023 tarihinde, diğer borçlu ... ... İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ise 21.09.2023 tarihinde borca itiraz ettikleri, bunun üzerine davacı tarafından 15.01.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; davalılar tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmaları neticesinde, davacıya ait alt yapıya zarar verildiği ve bunun tazminin mümkün olup, olamayacağı iddiasına ilişkindir.
Türk Borçlar Kanun 49. Maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.
Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Açıklamalar ışığında haksız fiil neticesinde ortaya çıkan zararın tazmini için öncelikle kusurun; ardından gerçek zararın tespiti önem arz eder.
... Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün 04.09.2024 tarihli yazısı “Müdürlüğümüz kayıtlarında yaptığımız incelemeler sonucunda, ilgi yazıda belirtilen; ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi ile ... Sokak kesişimi adresinde ... Genel Müdürlüğü'ne 584 metrelik “Atıksu Hattı Tesisi” kazısı için 21.07.2022- 30.08.2022 tarih aralığında ... ... sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiği tespit edilmiş olup, bahse konu ruhsata ait kazı krokisi ve çalışma yapılan yerin güzergah fotoları yazımız ekinde mahkemenize gönderilmiştir” şeklindedir.
... ....Bölge Dairesi Başkanlığı 23.09.2024 tarihli yazısı “Yapılan tetkikte yüklenici firmamız ... Pet. Haf. İnş. Nak. Temz. İth. İhr. San ve Tic. A.Ş. tarafından “2021 Yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ... ve ... İlçeleri İşme suyu Ve Atıksu Yapım, Bakım Ve Onarım İşi (4)" işi kapsamında ilgi yazıda belirtilen ... Mahallesi, ... Cad. ile ... Sk. Kesişimi .../İstanbul adresinde 22.07.2022 tarihinde ... nolu iş ile şube yolu onarımı yapıldığı tespit edilmiştir.” şeklindedir.
Ayrıca kazı çalışması yapmadan önce bölgede alt yapısı olabilecek firmaların (... vb.) alt yapı tesislerine zarar vermemek için, bu firmalara bilgi verilmesi ve bu firmalardan gözcü talep edilmesi gerekmektedir. Davalı ... ... İhracat San. Ve Tic. A.ş.tarafından, davacı ... A.Ş. firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yerin, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiği belirtilmesine rağmen, dava dosyasında, davalı ... ya da onun yüklenicisi tarafından, kazı çalışması yapmadan önce bölgede alt yapısı olan davacı ...A.Ş.'ye bilgi verildiğine ve gözcü talep edildiğine dair herhangi bir belge dosyada bulunmamaktadır. Davalı ... ya da onun yüklenicisi tarafından kazı çalışması öncesinde, davacı şirkete bilgi verilmediğinin ve gözcü talep edilmediğinin kabulü gerekmektedir. Olay yerinde çekilen fotoğraflamalarda davalıların tabelalarının görüldüğüne ilişkin kayıtlar da dosyaya sunulmuş olup, kazının davalılarca yapıldığı ve tanık anlatımı ve tutanaklar ışığında bunun sonucunda zararın meydana geldiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davalılar ... A.Ş. ve ... ... İhracatsan. Ve Tic. A.ş. iş ortaklığı ile diğer davalı ... arasında 02.07.2021 tarihinde 730 gün süreli "2021 Yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ... Ve ... İlçeleri İçme suyu Ve Atıksu Yapım, Bakım ve Onarım İşi” için sözleşme imzalanmıştır. Davalılardan ... A.Ş. tarafından, 02.07.2021 tarihinde imzalanan "2021 Yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ... Ve ... İlçeleri İşme suyu Ve Atıksu Yapım, Bakım Ve Onarım İşi” ... onayıyla 30.05.2022 tarihinde ... onayıyla diğer davalı ... ... İhracatsan. Ve Tic. A.ş. 'ye devredilmiştir.
Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. (Benzer emsal Yargıtay 7.Hukuk Dairesi2013/12224 Esas - 2014/11678 Karar) ... asıl işveren olarak alt taşeronun yaptığı işlerden kusursuz olarak sorumludur.
...'nin sorumluluğu belirlendikten sonra Davalılardan ... A.Ş. tarafından sözlemedeki yükümlülüğü 30.05.2022 tarihinde diğer davalı ... ... İhracatsan. Ve Tic. A.Ş. 'ye devredilmiştir. Kazı tarihinin 03.08.2022 tarihi olduğu dikkate alındığında devir tarihi olan 30.05.2022 tarihinden sonra gerçekleşen zarardan dolayı Davalılardan ... A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Bilirkişi tarafından gerçek zarar; 4.857,59-TL hasar bedeli ve 722,16-TL işlemiş faiz olarak belirlenmiştir. Bilirkişi raporundaki belirleme hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülmüştür.
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın kısmen kabul kısmen reddine ve de taraflar lehine koşulları oluşmayan icra inkar / kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
Davalılardan ... ve ... ... A.Ş. tarafından ....İcra Dairesinin 2023/.... Sayılı dosyasına yapılan itirazların kısmen iptal edilerek, takibin 4.587,59-TL asıl alacak ve 722,16-TL işlemiş faiz ve de bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
Davalı ... A.Ş. Yönünden ikame edilen davanın REDDİNE
Tarafların tazminat taleplerinin REDDİNE
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60 -TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalı ... ve ... ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... ve ... ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 5.309,75-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve ... ... A.Ş.'den eşit bir şekilde tahsili ile davacıya ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 5.309,75-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye ödenmesine, yine avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 519,78-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile tüm davalılara eşit bir şekilde ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 5.432,50-TL tebligat müzekkere ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 4.943,57-TL'sinin davalı ... ve ... ... A.Ş.'den eşit bir şekilde tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan başlangıçta başvuru ve peşin harç toplamı 855,20-TL bedelin davalı ... ve ... ... A.Ş.'den eşit bir şekilde tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 08/04/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.