Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/331

Karar No

2024/729

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/331 Esas
KARAR NO : 2024/729
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin keşideci olduğu ... A.Ş. ... Şubesine ait 23/12/2022 vade tarihli , 23.180,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin ... Limited Şirketi'ne keşide edilerek kargo yoluyla gönderildiğini ve çekin kargoda iken kaybolduğunu, söz konusu çek tüm aramalara rağmen bulunamadığını, bunun üzerine ... Ticaret Limited Şirketi tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022 / ... E. - 2023 / ... K. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davaya konu çek için çek iptali kararı verildiğini, söz konusu kayıp çek ... İcra Müdürlüğü 2023 / ... E. sayılı dosyası ile davalı ... Faktorıng A.Ş. tarafından icraya konulduğunu, ... İcra Hukuk Mahkemesi 2023 / ... E. - 2023 / ... K. sayılı dosyası ile ... Limited Şirketi tarafından çekle ilgili imzaya itiraz davası açıldığını, dosyada imzaya itirazın kesin karar olarak kabul edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu belirterek; davanın kabulü ile, müvekkilinin işbu davaya konu çek ile alakalı davalıya borcunun olmadığının tespitine ve çekin iptali kararı verilmesini, davalının yargılama giderleri ile ücreti vekalete mahkum edilmesini, icra baskısı altında ödenen 23.180,00.TL 'nin ödeme gününden sonra işleyecek avans faizi ile müvekkiline ödenmesini ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava menfi tespit ve istirdat davası olup bir tespit davası olduğunu, davacının iş bu tespit davasını açmakla hukuki yararı olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu, davacının huzurdaki davaya konu çekin yetkili yasal son meşru hamili olan müvekkiline karşı iş bu davayı ikame etmiş olduğunu ancak davanın ikamesindeki hukuki menfaatini kanıtlar hiçbir belge veya delil ibraz edemediğini, davacının işbu davada hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafından mezkur dava ile çekin istirdatı talep edilmişse de, dava konusu çekin taraflarınca icra takibi başlatılırken ... İcra Müdürlüğü'ne teslim edildiğini çek aslının müdürlük kasasında muhafaza edildiğini belirterek; huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini davacının işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, davacının iddiaları soyut ve ispattan yoksun olduğundan ve davacı ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat şartını sağlayamadığından, tedbir talebinde hukuki yarar olmadığının kabulü ile usul ve yasaya aykırı olarak öne sürdüğü tedbir talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine ,
huzurdaki dava kötü niyetle ikame edildiğinden davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit İstemine İlişkindir.
6102 Sayılı TTK'nun 792 maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür.
6361 Sayılı Kanunun 9/2 fıkrası "faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez." hükmünü amirdir. Aynı Kanunun 9/2 fıkrası ise; "bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmünü içermektedir.
5235 sayılı Kanunun 5/5 fıkrası uyarınca; iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir ve bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından daireler arasındaki iş dağılımı belirlenebilir ve bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Kurulca yapılan belirleme kapsamında daireler, kendilerine tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu 1 inci Dairesi tarafından, 5235 Sayılı Kanunun 5/5 fıkrasına dayalı olarak alınan 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı karar ile; "...Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir." denilerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunundan, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunundan, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanundan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlığın, davacının dava konusu çekin yetkili ve meşru hamili olup olmadığı, çekin rızası hilafına elinden çıkıp çıkmadığı, davalı şirketin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı ( Burada davacı ve davalı arasında faktoring sözleşmesinin bulunması gerekli olmayıp, davacının faktoring sözleşmesine göre üçüncü kişi konumunda bulunması sonuca etkili değildir ) ; çekin davalı tarafından 6361 Sayılı Kanun ile buna bağlı çıkartılan ve 04/02/2015 tarihli 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve ilgili BDDK Genelgeleri çerçevesinde mevzuata uygun temlik alınıp alınmadığı husularında olduğu, şu halde uyuşmazlığın Hakimler ve Savcılar Kurulu 1 inci Dairesi'nin mezkur kararına göre, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul 6,7,8,9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1132E. - 2023/2120 K. Sayılı İlamı )
Belirtilen açıklamalar ışığında Hakimler ve Savcılar Kurulu 1 inci Dairesi'nin 1232 sayılı kararında belirtilen iş dağılımına göre finans davalarına bakmakla görevli İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne tevzii edilmek üzere tevzii bürosuna iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri'nden birine tevzii edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri tevzii bürosuna gönderilmesine,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 03/12/2024

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır

Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim