mahkeme 2024/196 E. 2025/441 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/196

Karar No

2025/441

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/196 Esas
KARAR NO :2025/441

DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/03/2024
KARAR TARİHİ:17/06/2025

Mahkememizde görülen Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davalının 21.03.2022 tarihli istifa dilekçesi ile, 1475 sayılı İş Kanunu'nun m. 14/1-(5) hükmü uyarınca sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayılarını tamamladığını gerekçe göstererek işten ayrıldığını, işten ayrıldıktan sonra dava dışı ... şirketinde işe başladığını, ... ile ...'ın, davalının ...'ta çalıştığı süre zarfında ticari ilişkisinin bulunduğunu, şirketler arası ... ilişkiyi davalının takip ettiğini, ... ile dava dışı ...'in aynı şirketler grubuna mensup olduğu dava dışı ... İnşaat Turizm Enerji Üretim San. Tic. AŞ. Arasında 25.01.2021 tarihinde sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin dava dışı ...'in tesisine "ardes" markalı desiilfürizasyon ünitesi kurmuş olduğunu, ...'in kapasite artışı planlamış olduğunu, ... tarafından 23.02.2022 tarihli teklif sunulduğunu, ... tarafından teklifin kabul edilmediğini, sonrasında ise davalının işten ayrıldığını ve ... bünyesinde çalışmaya başladığını, dava dışı ... A.Ş. tarafından 01.09.2022 tarihli teklif maili sehven ... firmasına da gönderildiğini, ...'in davalıyı istihdam ederek dava dışı ... firması aracılığı ile işi gerçekleştirmeye çalıştığını, davalının ... Balonu işine ilişkin hizmet ilişkisi devam ederken dava dışı ... firması ile ilişkiyi yürüttüğünü ve ... firmasına geçtikten sonra ilgili firmaya ... nezdinde çalışmaya başladığını ve kapasite artış planlandığını bildirdiğini, ilgili firmadan ... ... işi için teklif aldığını, davalının rekabet yasağı hükümlerini ihlal ederek müvekkilini zarara uğrattığını, Beyan ederek; İşçinin son aylık brüt ücreti üzerinden 12 aylık brüt ücretin tekabül eden 240.000 TL'nin, 50.000 TL maddi tazminatına, 115.354,45 Tl. ticari avans faizinin tahsiline, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkilinin, 01.07.2009 tarihinden iş akdinin fesih tarihi olan 21.03.2022 tarihine değin davalı nezdinde yıllar içinde Satış Sorumlusu, Satış Müdürü ve son olarak Satın Alma Müdürü görevinde çalıştığını, ilk olarak ... End. San, Tes. Dan. Taahh. Ve Tic. Ltd. Şti.'de işe başladığını sonrasında bu şirketin 07.12.2017 tarihinde davalı ile birleşerek tasfiye olduğunu, müvekkili iş akdini 21.03.2022 tarihli dilekçesi ile 1475 sayılı iş Kanunu'nun m. 14/1-(5) bendi uyarınca feshettiğini, anılan hüküm uyarınca emekliliğe ait yaş şartları dışında kalan sigortalık süresi ve prim ödeme gün sayılarını tamamlayan ve bu nedenle iş akdini fesheden işçinin kıdem tazminatı hakkı bulunduğunu, davacı tarafça kıdem tazminatının ödenmediğini, davacının müvekkilinin sırf firma statüsünde bulunan firmasında çalışmak için iş akdini sonlandırdığına ilişkin algı oluşturmaya çalıştığını, müvekkilinin kanunun kendisine tanıdığı kıdem tazminatını alarak işten ayrılma hakkını kullandığını, sırf kanunun tanıdığı bir hakkın kullanılmasının kötü niyet olarak öne sürülmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf 2.277.120.00Euro+KDV tutarındaki kapasite artış teklifinin ... tarafında "kendi imkanlarıyla bu işi yapmaya karar verdikleri" gerekçesiyle reddedildiğini iddia ettiğini, ne var ki, ... tarafından teklifin bu gerekçeyle reddedildiğine yönelik bir somut delil sunulmadığını, bu iddianın ispat edilemediğini, davacı taraf, ... firması ile ... Enerji firması arasında organik bağ olduğunu, müvekkilinin ... firmasında çalışmaya başladıktan sonra öiotrend'in organik bağ içerisinde bulunduğu ... firması aracılığı ile kapasite artırım işini yaptığını iddia ettiğini, öncelikli olarak ifade etmek gerekir ki, aynı adreste hiç bulunmayan, ortaklık yapıları benzer olmayan, ticaret siciline ayrı ayrı kayıtlan bulunan, şirket yetkilileri farklı olan, şirketler arası iktisadi bütünlük bulunmayan iki şirket arasında organik bağın varlığı iddiası kabul edilemeyeceğini, aksi yöndeki iddialar ispata muhtaç olduğunu, bu nedenle iş sözleşmesine yazılmamış sayıldığını, zararın ispat edilemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taraflar arasında kanunun aradığı şekil şartlarını taşıyan geçerli bir rekabet sözleşmesi bulunması durumunda dahi işverenin mevcut ihlal nedeni ile bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, yalnızca sözleşme hükmüne dayanılarak cezai şart talep edilmesi, hakkaniyet ve yargı kararlan ile bağdaşmayacağını, Bölge Adliye Mahkemelerinin son kararları da karşılıklı olmayan rekabet yasağı hükmünün geçerli olmadığı yönünde olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 12 aylık maaş tutarındaki cezai şart miktarının fahiş niteliğinde olduğunu, avans faizi talebinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, Beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına Karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dosyasına ibraz edilmiş, bilgi ve belgeler ile davacıya ilişkin ticari defterler incelemeye tabi tutulmuştur.
Türkiye ticaret sicili kayıtlarına ve tescil adilmiş ... kodlarına göre Davalının işe başladığı firma ile davacı aynı sektörde rakip firmalar olmayıp davalının işe başladığı firma dava dışı ... ... A.Ş. ile davacının daha evvel müşterisi olan (davacının ticari defler kayıtlarında "... - ... ... ve Tic. A.Ş." hesabına kayıtlı) ... İnşaat Tur. Ener. Üret. San. ve Tic. A.Ş., ... Holding A.Ş'ye bağlı şirketler olduğu anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda özetle, Taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün, TBK. m. 445/1 hükmünde yer alan "yer, zaman ve işlerin türü bakımından" uygun sınırlamalar içeren geçerli bir sözleşme olduğu, Rekabet yasağı hükmünün TBK. m. 444/2 hükmünde öngörülen "müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde idilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması" şartını da taşıdığı, dolayısıyla sözleşmede kararlaştırılan son maaşının 12 katı olan cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği, Türkiye ticaret sicili kayıtlarına ve tescil adilmiş ... kodlarına göre. Davalının işe başladığı firma ile davacı aynı sektörde rakip firmalar olmadığı, aksine davalının işe başladığı firma dava dışı ... ... A.Ş. ile davacının daha evvel müşterisi olan (davacının ticari defter kayıtlarında " ... ... ve Tic. A.Ş." hesabına kayıtlı) ... İnşaat Tur. Ener. Üret. San. ve Tic. A.Ş., ... Holding A.Ş'ye bağlı şirketler olduğu, Davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak Mali açıdan davacının davalı nedeniyle müşterisini kaybettiği yönünden ya da davalının işe başladığı (davacının daha evvel müşterisi olan) firmanın davalıdan kaynaklanan sebeplerle davacıdan alım yapmadığına dair dosyaya sunulu somut bir veri olmadığı, bu nedenle dosyaya sunulu mevcut bilgi ve belgeler kapsamında davacının maddi tazminat talebinin izaha ve ispata muhtaç olduğu, Davacının faiz talebi yönünden, davadan önce temerrüt oluşmadığından ve faiz başlangıcı yönünden dosyaya sunulu bir veri olmadığından davacının faize ilişkin talebinin de ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 446. maddesi uyarınca ceza koşulu ve maddi tazminat tahsili istemine ilişkindir.
Davalının davacı şirkette 01.07.2009 ile 21.03.2022 tarihleri arasında satın alma müdürü olarak çalıştığı, 21.03.2022 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı, bir gün sonra davacının müşterisi olan ... ... Anonim Şirketi'nde işi başladığı sabit olmakla taraflar arasında ihtilaf konusu olan taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin taahhüt uyarınca kararlaştırılan cezai şart ve maddi tazminatının talep edilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Rekabet yasağının sınırlandırılmasına ilişkin TBK. m. 445/1 hükmüne göre: "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz". Taraflar arasındaki rekabet yasağını öngören iş sözleşmesinin 12. maddesine göre: "Çalışan, hizmet sözleşmesinin (İşveren tarafından sona erdirilmesi haricinde) her ne suretle olursa olsun sona ermesi halinde, sona erme tarihinden itibaren 12 (oniki) ay süre ile Şirket'in faaliyet konusunu oluşturan işleri kendi nam ve hesabına yapmamayı, bu işleri yapan yerlerde çalışmamayı, ortak veya benzeri sıfatlarla bulunmamayı her ne suretle olursa olsun görev almamayı, ortak, danışman, temsilci veya işveren olmamayı kabul ve taahhüt eder. Çalışan, Şirket ile rekabet içinde olan kuruluşlarda veya Şirkef in müşterisi veya satıcısı durumunda bulunan işyerlerinde görev almayı düşündüğü takdirde, öncesinde Şirket tarafından rekabet ve gizlilik kuralları açısından bu tür bir iş değişiminin irdelenmesi ve onaylanması amacıyla, Şirkef e bu konuda bildirimde bulunacağını ve her ne surette olursa olsun Şirkef in yazılı onayını almaksızın bu yönde bir hizmet sözleşmesine girmesi halinde, Şirkef e kendisine son olarak ödenen aylık ücreti esas alınarak, 12 (oniki) aylık brüt ücreti tutarında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder".
Somut olayda Davalının taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin sona ermesini takiben on iki ay süreyle davacının faaliyet gösterdiği alanlarda davacıya rakip firmalarda çalışmamayı taahhüt ettiği ve TBK. m. 445/1 hükmün öngörülen süre, yer ve işlerin türü yönündeki sınırlamalara uyduğu anlaşılmakla taahhütnamedeki rekabet yasağına ilişkin hükmün geçerli olduğunun kabulü gerekmiş ve "yer" olarak spesifik bir bölge gösterilmemiş ise de, "işveren ile aynı alanda faaliyet gösteren veya rekabet halindeki bir kuruluşta" ibaresinden davacı ile rekabet edebilecek firmalarda çalışılmamasının kastedilmiş olduğu dolayısıyla bu firmaların faaliyet göstermiş olduğu yerlerle sınırlı olarak rekabet yasağının düzenlendiği ve bu bakımdan sözleşmenin yer bakımından geçerlilik kazandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davalının davacı şirkette 01.07.2009 ile 21.03.2022 tarihleri arasında satın alma müdürü olarak çalıştığı, işten ayrıldıktan sona davacı şirkette işini yürüttüğü ve davacı şirketin müşterisi olan şirkette bir gün sonra işe başladığı dikkate alındığında; davalının işin yapılma tekniğini iyi tanıyan ve dolayısıyla da davacı firmanın iş sırlarını öğrenen bir kişi konumunda olduğu açık olup yukarıda anılan hükümde yer alan "hizmet ilişkisi işçiye .... üretim su ları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa " yönündeki şartın da somut olayda gerçekleştiği ve Taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağına aykırı davranış halinde davalı taraf "son aylık ücretinin 12 katı tutarındaki cezai şartı ödemeyi" taahhüt ettiği açık olmakla cezai şart tazminatının geçerli olabilmesi için, her halde zarar verilmiş olması değil, zarar verebilecek nitelikte olması yeterli görüldüğünden davalının yapmış olduğu iş, davacı yanından ayrıldıktan sonra yapmaya devam ettiği iş ve konum durumu dikkate alındığında şartların gerçekleştiği kanaati ile (9. HD'nin E. 2005/20733, K. 2006/3050 sayı ve 13.02.2006 tarihli kararı) (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3705, K. 2019/1860, T. 6.3.2019) davalı tarafından rekabet yasağının ihlal edildiği sonucuna varılmış bu nedenle Sözleşmede cezai şart davalının davacı yanında son bir yılda elde ettiği HDC kayıtlarına göre brüt ücret tutarı (12x20.000 TL) olarak kararlaştırılmış olup, belirlenen miktar fahiş kabul edilmeyerek talep edilen iş bu tutar kabul edilerek bu talebin kabulüne karar verilmiş, maddi tazminat talebi açısından ise Mali açıdan davacının davalı nedeniyle müşterisini kaybettiği yönünden ya da davalının işe başladığı (davacının daha evvel müşterisi olan) firmanın davalıdan kaynaklanan sebeplerle davacıdan alım yapmadığına dair dosyaya sunulan somut ve açık bir delik olmadığından dosyaya sunulu mevcut bilgi ve belgeler kapsamında davacının maddi tazminat talebinin izaha ve ispata muhtaç olduğu kanaati ile bu talep ispatlanmadığından reddedilerek davanın kısmen kabulüne dair (dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir evrak sunulmadığından faiz başlangıç tarihi dava tarihi kabul edilerek) aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 240.000 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Maddi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 16.394,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile eksik kalan 9.471,95-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 38.400,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 7.350,05-TL ilk gider, 12.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.650,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 21.500,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. 17/06/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim