mahkeme 2023/433 E. 2024/171 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/433

Karar No

2024/171

Karar Tarihi

19 Mart 2024

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/433 Esas
KARAR NO : 2024/171
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2015
KARAR TARİHİ : 19/03/2024

... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2015 tarihli, 2015/... Esas 2015/... Karar sayılı yetkilizlik kararı verildiği, anılan hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, mahkemece verilen ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairece mahkeme ek kararının bozulduğu, karara karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunduğu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı ile ''Karar düzeltme talebinin REDDİNE,'' karar verilmekle; mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; İstanbul ili ... ilçesinde bulunan işyerinden dolayı elektrik satış sözleşmelerine istinaden 15/02/2015- 31/01/2011 döneminde bir nolu davalı ... elektirik.....şirketi 31/01/2011- 30/06/2014 döneminde iki nolu davalı ......Şirketi ve 31/07/2014- 31/12/2014 döneminde ise 3 nolu davalı olan ... Şirketi nin ... nolu sayaca ilişkin ... nolu aboneliğe dayalı davacıya sağladıkları elektrikten dolayı düzenledikleri faturalarda tüketilen elektrik miktarı ile orantılı olarak ancak hizmet ve ürün karşılığı olmayan kayıp-kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedeli adında muhtelif bedelleri de elektrik bedeline ilaveten faturalarda yer verip tahsil ettiklerini, bu bedellere ilişkin tahsilatların anayasa ve kanuna, yani hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla bu tahsilatların sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, elektrik satım sözleşmesinin ise TBK da düzenlenilen genel işlem şartlarını içerdiğini ileri sürerek davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirtip fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalıların her birinden 500 er TL alacağın faturaların ödenmiş oldukları tarihlerden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; tahsilatın EPDK nın düzenleyici işlem niteliğindeki karar, tarife ve tebliğleri kapsamında yapılması nedeniyle bu dava da Danıştay ın görevli olduğunu, dağıtım şirketi olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, diğer taraftan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin de dolduğunu, tahsilatların faturalarda belli olması nedeniyle belirsiz alacak davasının açılamayacağını, söz konusu bedellerin tahsilatının belirtildiği üzere EPDK nın karar, tarife ve tebliğleri kapsamında yapıldığından dolayı hukuka uygun olduğunu, faiz işletilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava; ticari satımdan kaynaklanan alacak davasına ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan enerji tedarik abonmanlık sözleşmesi gereğince dava tarihine kadar davacı şirkete elektrik hizmeti sağlandığı, davacı şirketin kullandığı elektrik tüketim miktarlarına göre davalı şirketçe fatura tahakkuk ettirildiği, bu faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp, kaçak, dağıtım, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve iletim bedeli alındığının tespit edilmesi üzerine davacı şirket tarafından tahsil edilen bu bedellerin Anayasa'ya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple müvekkil şirket aleyhine kayıp, kaçak bedellerinin ödeneceğine dair sözleşme hükmü haksız sözleşme hükmü niteliğinde olduğunu, davalı şirketler tarafından müvekkil şirketten tahsil edilen kayıp, kaçak bedeli, dağıtım, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmeti bedeli, iletim sistemi kullanım ve dağıtım sistemi kalemlerinin haksız hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gerekçeleri ile iadesini talep etmiş,
6719 sayılı kanunun yürürlük tarihi gözetildiğinde; kayıp kaçak dağıtım ve iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/05/2014 tarih 2013/7-20454E, 2014/679K sayılı kararı ile Anayasa'nın vergi ödevi başlıklı 73.maddesinde '' Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere hali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülükler kanun ile konulur, değiştirilir, veya kaldırılır. Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin muaflık istisnalar ve indirimleri ile oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye göre kayıp, kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet bedeli uygulamasının EPDK kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığından bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'ya sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne kadar bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğundan EPDK kararları ile bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınması doğru bulunmayarak hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı kanun ile yapılan değişikliklerin kanunun 17/06/2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş, dava konusu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet bedeli, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 21/11/2023 tarihli beyan dilekçesinde; huzurdaki dosyanın kayıp kaçak bedellerinin tahsiline ilişkin dava olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile kayıp kaçak bedellerinin alınmasının hukuken imkanının kalmadığını, bu yüzden davanın konusuz kaldığını, ancak dava tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi kararı ile böyle bir durum ortaya çıktığı için mevzuat ve Yerleşik Yargı İçtihatları gereği yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı şirketin sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Yukarıdaki gerekçeler, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının davasının Anayasa Mahkemesi'nin iptali kararı ve yaslardaki düzenlemeler gözönünde bulundurularak davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından davacı lehine vekalet ücretine hükmetmek ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6719 sayılı kanunun 21.maddesi ile 6446 sayılı elektrik piyasası kanunun 17.maddesine eklenen 10.fıkra hükmü ve 6719 sayılı kanunun 26.maddesi ile 6446 sayılı elektrik piyasası kanununun geçici 20.maddesi hükümlerine istinaden davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60-TL maktu karar harcından, davacı tarafça yatırılan 27,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 399,90-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 1.500-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim