Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/342
2024/747
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/342 Esas
KARAR NO :2024/747
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:16/05/2023
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...A.Ş. tarafından 11/06/2021 tarihinde ... Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmediğin müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, davalı tarafından hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 1.282,73-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesinin 21.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak davaya cevap sunmadığı görüldü.
Dava: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 28.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.02.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 20.02.2023 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanun 49. Maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.
Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiile ilişkin tanımlamalar yapıldıktan sonra bir diğer husus da; haksız fiilin davalı tarafça gerçekleştirildiğine ilişkin ispat yükümünün yerine getirilmesi gerekir. Somut olayda, davalı tarafın haksız eylemlerde bulunduğu ifade edilmişse de, bu hususa ilişkin davacı tarafça; olay tarihinde tutulduğu iddia edilen tutanakta yer alan tanık dinletilmemiştir. Söz konusu mahalde kazı yapıldığına ilişkin belediyeden gelen herhangi bir resmi kayıt mevcut değildir. Salt davacı iddiaları ışığında; davalı tarafça kazı yapıldığı ve bunun akabinde davacı şirket kablolarının zarar gördüğü ve hasarın meydana geldiği sonucuna ulaşılacak olması hukuken korunabilir nitelikte olmayacaktır. İspat yükümü üzerinde bulunan davacı tarafça dava ispatlanamamıştır. Buna ek olarak davacı tarafın kötü niyetinden de bahsetmek orantılılık ilkesine aykırı olacağından davalı tarafın kötü niyet tazminatı muteber addedilmemiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından peşin alınan 179,90-TL nispi karar harcının mahsubu ile kalan 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 1.282,73 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.10/12/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.