Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/465
2024/745
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/465 Esas
KARAR NO : 2024/745
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2019
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kendisine ait ... markası ile 1972 yılından bu yana faaliyette olduğunu sürekli kendini yenileyen gelişim eğilimini sürdüren ve gerek yurt içinde gerekse yurt dışında mağazalarıyla dünyaca tanınımış bir markaya sahip olduğunu, ...'un, tasarladığı ürünleri kendi yapısına uygun tasarladığını işletim sistemi, yazılım, donanım ve süreçleri ile özgün ve kendine özel olarak kurgulamış bir marka oluşumu olduğunu, Koleksiyo'nun yıllar içinde bedelini ödediği değeri ölçülemeyecek düzeydeki işletim yazılımının ...'a ait bir kurulum olduğunu, davalının kopyalayıp kullanmakta olduğunu, davalı firma tarafından müvekkilinin çalışanlarının ayartılması, müşterilerinin ve bayilerinin ayartılmaya çalışılması, potansiyel müşterilere müvekkilinin ürünlerinin kendi ürünleri ile aynı kalitede olduğunu iddia edip daha pahalı olduğu yönünde telkinlerde bulunarak müvekkilinin satış kabiliyetinin engellenmesi gibi fiiller ile haksız rekabet hükümlerinin ihlal etmekte olduğunu, müvekkilinin firma bünyesinde çalışırken davalı firmada çalışmaya başlayan genel müdür, satış kadroları, bayiler müdürü, fiyatlandırma yönetmeni, satın alma müdürü, planlama müdürü, teknik tasarım müdürü, lojistik müdürü, kurumsal iletişim uzmanı, uluslararası satış personeli, görsel sunum yönetmeni, satın alma bakım enerji müdürü şeklinde müvekkilinin teknik bilgi ve “know how” ına sahip olan çalışanların davalı firma tarafından işten çıkmaya ve istifaya zorlanmış olduğunu, büyük bir kısmının müvekkili tarafından işten çıkarılmaları için bilinçli bir şekilde görevlerini aksatmış, güven zedeleyici hareketlerde bulunmuş olduğunu ve iş akitlerine son verildiğini, müvekkili firmanın vekilinin ihtarname çektiğini, ihtarnameyi çeken vekilin davalı firmanın genel müdürü tarafından arandığını, gelen müdür tarafından personel transferlerinin devam etmeyeceğini, bu eylemlere son verileceğini sözlü olarak beyan edildiğini, ilgili görüşme esnasında personel transferinin 10 kişi kadar iken, dava açılış tarihi itibarıyla 21 kişiye ulaşmış olduğunu, müvekkilinin hizmet verdiği sektörlerden Eğitim Sektöründeki müşterisi olan ... Kurumlarının davalının ayarttığı çalışanların kurmuş olduğu iletişim sayesinde müvekkili ile olan 15 yıllık çalışmasını durdurduğunu, ... Üniversitesi ile davalı firmaya müvekkili firmadan transfer olan ... isimli çalışanın irtibatı sonucunda davalı firmanın aynı kalitede ürünleri daha düşük fiyatla satış yaptığını ileri sürerek müvekkilinden olağan üstü derecede indirim talep etmiş olduğunu ve müvekkilinin 20 yıllık müşterisini kaybetmemek adına standart ücretin altına inmek zorunda olduğunu, aynı şekilde ... müvekkilinin müşterisi iken ve davalı firmanın ... ile daha önce çalışması yok iken, müvekkilinde ayartarak istihdam ettiği personel olan ... 'un müvekkili firma bünyesinde çalışırken kurmuş olduğu ilişkileri kullanarak ...'nin açmış olduğu ihaleye girdiğini ve ihalede fiyat düşürerek müvekkilinin standart fiyatlardan daha aşağı bir rakamla ihaleyi almasına neden olduğunu, müvekkilinin kritik pozisyonlarda çalışanlarının davalı tarafça ayartılarak kendi bünyesinde istihdam ettirmiş olduğu ve davalının sırf bu eylemlerinin İlgili çalışanlarının müvekkili bünyesinde çalıştıkları dönemde elde etmiş oldukları bilgi-birikim, ticari sır, üretim tekniği, pazarlama ve fiyat stratejileri gibi bilgileri ele geçirmek amacı ile hareket ettiğinin izah edildiğini, davalının bu eylemlerinin bir sonucununda tasarım hakları müvekkiline ait olan ürün ve aksesuarların davalı firma tarafından üretilerek piyasaya sürülmüş olduğunu belirterek; TTK 56. Maddesi uyarınca haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için teminatsız olarak veya uygun görülecek olan bir miktar teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, TTK 56. Maddesi kapsamında davalının eylemlerinin haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin menine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, gideri davalı taraftan alınmak üzere TTK 59. Maddeye göre hükmün kesinleşmesinde sonra ilanına, belirsiz alacak davası hükümlerine göre zarar miktarı belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte 10.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davasının haksız rekabete dayanılarak açıldığını, haksız rekabet sebeplerinde birisinin de çalışanlarının ayartılmasının gösterildiğini, davacı şirketin ... Noterliği'nin 25.04.2017 tarih ve ... sayılı ihtamamesi ile bu eylemlere son verilmesini talep ettiğini, dolayısı ile bir haksız rekabet halinin olduğu düşünülse bile ihtarname tarihine kadar ayartıldığı düşünülen işçiler hakkında bu tarihte bilgi sahibi olunduğu sonucuna varıldığını, haksız rekabet iddialarının durumun öğrenilmesinden 1 yıl ve her halde oluşundan itibaren 3 yıl içinde mahkemeye başvurulmadığı taktirde zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin ... çalışanlarını ayartmadığını, ...'nın organizasyon değişikliği ve küçülmeye gittiği için Eylül 2016 ve Eylül 2019 tarihleri arasında 200'den fazla kişi işten çıkarttığını, ...'dan ayrılıp müvekkili şirket nezdinde çalışmaya başlayanların sayısının 21 olmayıp 19 olduğunu, bu 19 kişiden 4'ünün müvekkili şirketten de ayrılmış olduğunu ve başka iş yerlerinde çalışmakta olduğunu, ...'nın 25.04.2017 tarihinde haksız rekabetin yapıldığı iddiası ile çektiği ihtarnamede ismi belirtilen 7 kişi ile ilgili olarak TTK md 60'da belirtilen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolduğu için bu kişilere ilişkin olarak haksız rekabet iddiasında bulunulamayacağını, müvekkili şirketin davacı tarafın hiçbir işçisini ayartmadığını, işten atıldıkları veya işten istifa ettikleri için, kendisine yapılan başvuruları değerlendirmiş ve uygun gördüğü bazı kişileri bünyesine çalışan olarak aldığını, ancak bir an dahi başkasının işçisine iş teklif edildiği düşünülse bile başkasının işçisine iş teklifinde bulunmanın haksız rekabet hallerinden birisi olmadığını, çalışanların çalışma özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alınmış olan çalışma özgürlüğünden kaynaklanan temel ve engellenemez bir hak olduğunu, müvekkili şirketin kimseyi işten ayrılması için yöneltmediğini kimseye ...'da çalıştıkları süre içinde transfer etmeyi teklif etmediğini, müvekkili şirketi bünyesinde çalışmaya başlayan bazı kişilerin iş akitlerinin feshi bildiriminde açık bir şekilde “organizasyon değişikliği ve küçülme kararı nedeniyle” ifadelerinin bulunduğunu, haksız rekabetin söz konusu olması için müşterilerin sözleşmeyi ihlal etmesi gerektiğini, bir ihlal yoksa zaten haksız rekabetin olmadığını rekabet düzenine uygun hareket olduğunu, ...'nin ihale açmış olduğunu müvekkili şirketi de davet ettiğini, müvekkili şirketin ihaleyi kaybettiğini, ihale kaybedilmişken ve ... kazanmışken müşterilerin ayartılmasından bahsedilemeyeceğini, ... tarafından gelen teklif talebinin müvekkili şirketin davacı şirketin tasarımlarını taklit etmediğini, bu iddianın Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülecek bir davada incelenebileceğini ve bu konuda mahkemenin görevsiz olduğunu, müvekkili şirketin AR-GE konusunda büyük yatırımlar yaptığını 500'ün üzerinde tasarım tescilleri ve tescil süreci devam eden tasarımları bulunmakta olduğunu, davacının ürününün tescilli olmadığını tasarımın bir çok firma tarafından kullanılan harcı alem bir ürün olduğunu, davacının haksız rekabet sebebi olarak gösterdiği işçilerin ve müşterilerin ayartıldığı sebeplerinden hiçbirinin gerçekleşmediği için haksız ve mesnetsiz davanın reddini; tasarımlar ile ilgili tecavüz iddiaları haksız olmakla birlikte bu konuda mahkemenin görevsiz olduğunu ve bu talebin reddi ile, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
Tarafların tanıkları dinlenilmiştir.
Mahkememizce alınında uzman bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir.
Davacı tarafça, davalı şirketin birden çok eylem neticesinde haksız rekabet gerçekleştirdiği iddiasıyla birden çok iddia ileri sürülmüş olup; söz konusu iddiaların değerlendirilmesi gerekecektir.
TTK m. 54/2'de haksız rekabete ilişkin temel ilke düzenlenmektedir. Bu hükme göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabeti tanımlayan bu hüküm aslında TMK m. 2'nin özel bir görünümüdür. Bu düzenlemeye göre herkes rekabet hakkını kullanırken dürüstlük kuralına uygun davranmakla yükümlüdür. Dürüstlük kuralına aykırı davranış ve uygulamalar haksız rekabet teşkil eder. Davranışlar ve ticari uygulamalar, iş etiğine, doğruluğa ve dürüstlüğe ters, aldatıcı yanıltıcı ve kandırıcı olabilir. (ŞENER, Oruç Hami, s.610). Haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında yapılacak saptamada belirtilen ilkeler baz alınarak hareket edilmesi gerekir. Mahkememizce de bu ilkeler doğrultusunda hareket edilmiştir.
Davalı şirketin; “... A. Ş. tarafından düzenlenen belgede davalı şirketin ... yazılımın “ ... ” versiyonunu kullandığı”nın tespit edildiği görülmekle; davalının kimsenin tekelinde bulunmayan lisanslı yazılım kullanmasında dürüstlük kuralına aykırı bir yön olmadığından dolayı TTK m. 54 vd. öngörülen haksız rekabet koşullarının oluşmadığının kabulü gerekir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı kendi iş yerinde çalışmakta olan çalışanların işyerinden ayrıldıktan sonra davalının yanında çalışmaya başladığını ileri sürmektedir. Öğretide bu durum işletme personelinin ayartılması olarak ifade edilmektedir (ŞENOCAK, Kemal, İşletme Personelinin Ayartılma Meselesinin Haksız. Rekabet Hükümleri Çerçevesinde . 222 vd). Aslında ayartma serbest iktisadi rekabetin bir doğal sonucudur. Davacı şirketin 2016-2019 yılları arasında yoğun bir şekilde çalışanlarını işten çıkarması, davalının şirketinde çalışmaya başlayan kişilerin önemli bir kısmının davacı tarafından bizzat işten çıkarılmış olması, davalının yöneltme eyleminin tanık beyanlarından tespit edilememesi, çalışanların iş değişikliği yaparken yine aynı sektörde çalışmalarının hayatı olağan akışı içerisinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda işletme çalışanlarının ayartılması suretiyle haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediğinin kabul edilebilmesi gerekir.
Davalı şirketin ... Ltd. Şti'nin yetkilisi ... 'le irtibata geçtiğini; ... bayisi ... Ünvanlı firma yetkilisi ... ile iletişime geçtiğini ileri sürmüştür. Ancak ... 01.02.2022 tarihli ifadesinde davalı ... Mobilya'dan bayilik teklifinin gelmediğini beyan etmiştir. Bu itibarla, haksız rekabet koşullarının oluştuğuna ilişkin ispat külfeti üzerinde bulunan davacının davalının bayilerini ayarttığı yönündeki iddiasını somutlaştırması gerekmektedir, ancak; davacı tarafından bu yöndeki ispat külfeti yerine getirilmediğinden haksız rekabet şartlarının oluşmadığının kabul edilebilmesi gerekir.
Davacı şirket dava dilekçesinde; davalı şirketin ... ayarttığını; 1998 yılından beri çalıştığı ... Üniversitesi'yle iletişime geçtiğini; ...'nin açmış olduğu ihaleye girdiğini ileri sürmüştür. Bir şirketin potansiyel müşterileriyle görüşmesi ve onlara teklif vermesinin haksız rekabet teşkil edeceğinin kabul edilmesi piyasada rekabeti sınırlayıcı etki doğuracaktır. TTK m. 55 kapsamında önem arz eden husus üçüncü bir kişinin halihazırda geçerli bir sözleşmenin taraflarını sözleşmeyi ihlale yöneltmesidir. Yeni ticari işler için iktisadi teklif verilmesi rekabetin doğasında bulunmaktadır. Ayrıca davacı davalının ...'nin açmış olduğu ihaleye girdiğini ileri sürmüştür. İhalenin doğal amacı teklif toplamak olup teklifler toplandıktan sonra uygun teklif veren firma ile ihaleye çıkan kuruluş sözleşme imzalamaktadır. Bu bakımdan teklif verilmesi aşamasında henüz imzalanmış bir sözleşme olmadığından sadece davalının ihalede teklif vermesinin haksız rekabet teşkil etmesi mümkün değildir.
Benzer ürünlerin üretildiği iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ise; karıştırılmaya yol açma ve başkasının emeğinden haksız bir biçimde yararlanma TTK m. 54/2'nin kapsamında kalmasına rağmen, TTK m. 55/1(4)'te özel olarak düzenlenmektedir. Bu hüküm uyarınca, “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” haksız rekabet olarak kabul edilmektedir. Bu itibarla, bir kişinin haklı olarak kullandığı ürünlerin veya fikri mülkiyet hakları gibi iş ürünlerinin benzerini veya aynısını ticari amaçla kullanması, yani piyasaya sürmesi karıştırılmaya yol açar ve haksız rekabet teşkil eder. Başka bir ifadeyle, ihtilaflı tasarımın bir başkasının haklı bir biçimde kullandığı ayırt edici tasarımıyla karışıklığa sebebiyet vermesi gerekir. Bir kişinin haklı bir biçimde kullandığı tasarım ile ihtilaflı ürün arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı tespit edilirken orta düzeydeki bir müşteri/tüketici/alıcı dikkate alınır. Dolayısıyla, eğer ortada orta düzeydeki bir alıcının aldanmasına yol açacak derecede bir benzerlik bulunuyorsa haksız rekabetin varlığından söz edilebilecektir. Değerlendirmeler bu doğrultuda yapılacaktır. Davalı tarafa ait ... başvuru numaralı iptal edilmiş tasarımın tasarımcıları arasında ... ...'nun bulunduğu, tescil içeriğindeki tasarımın davacı tarafa ait “... Büfe” isimli ürünün tasarımı ile farklı olarak algılandığı, davalının tasarımı ile davacının tasarımı arasında bir benzerlik tespit edilmediğinden haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediği; Davalı tarafa ait “ ... ” olarak isimlendirilen ... numaralı tescil içeriğindeki tasarımların tasarımcısının ... ... olduğu, tasarımları davacı tarafa ait olduğu iddia edilen prototip çalışması ile farklı olarak algılandığı; davalının tasarımı ile davacının tasarımı arasında bir benzerlik tespit edilmediğinden haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediği, Davalı tarafa ait 2017/... başvuru numaralı iptal edilen tasarımların (Luta olarak ifade edilen) tasarımcısının ... ... olduğu, Davacı tarafa ait basılma yılı 2010 ve 2014 yılı olarak görülen kataloglardaki “... ” isimli ürünlerle ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları; teknik incelemede davacının ... tasarımının ayırt edicilik özelliğine sahip olmadığı tespit edildiğinden ve dosya kapsamında davacının söz konusu tasarım üzerinde hukuken haklı ve korunabilir nitelikteki bir öncelik hakkına dayanarak kullandığına dair delil tespit edilmediğinden davacının ... tasarımı ile Davalı tarafa ait 2017/... başvuru numaralı iptal edilen tasarımları arasındaki benzerliğin haksız rekabet teşkil etmediğinin kabul edilebileceği Davalı tarafa ait ... numaralı tasarımların (... olarak ifade edilen) tasarımcıları arasında ... ...'nun bulunduğu, tasarımların davacı tarafa ait ... numaralı tasarımlar (... olarak ifade edilen) ile ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, ancak davacı tarafa ait ... numaralı tasarımların davalı tarafa ait ... numaralı tasarım ve değerlendirme kısmında görselleri sunulan geçmiş tarihli diğer tasarımlar ile benzer tasarım unsurlarını barındırdığından yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir.
Değerlendirmeler ışığında; davalının haksız rekabet bağlamında eylemlerde bulunmadığı görülmekle, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 187,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 239,74-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 11.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davalının yapmış olduğu 159,00-TL tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.