mahkeme 2025/938 E. 2026/5 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/938
2026/5
6 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/938 Esas
KARAR NO : 2026/5
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2025
KARAR TARİHİ : 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı ...Hiz. Tic. A.Ş. ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, davacı şirket, sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini, böylece üçüncü kişi tacirlere de ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, davacı şirket, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderildiğini, müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına davacı şirket aracılığı ile ödendiğini, davalı ile davacı şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, davalı, davacı şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... Limited Şirketi unvanı altında satış gerçekleştirdiğini, başlatılan icra takibine, davacı şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, yukarıda detaylıca izah edilen sebeplerle; davalının cari hesabına toplam 7.218,43 -TL borç kaydedildiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlattığını, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının davacı şirket’e 7.218,43 -TL borcu bulunduğu hususu sabit olduğunu, davalı tarafından T.C. İstanbul .... İcra Dairesi 2020/... E. Sayılı sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 06/01/2026 tarihli dilekçesinde; dosya kapsamında davadan feragat ettiklerini, davalıdan vekalet ücreti ve başkaca talebi olmadığını, işbu davadan feragat dilekçesi ile feragat ettiklerini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari nitelikteki komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davacı vekilinin 06/01/2026 tarihli dilekçesi ile, feragat etme yetkisinin bulunduğunu, davadan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davadan ön inceleme duruşması yapılmadan önce feragat edildiği, davanın serbestçe tasarruf edilebilecek davalardan olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, davacı vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunun 22. maddesine göre davadan feragatin ilk celseden önce ön incelemesi yapılmadan önce vuku bulduğundan 1/3 oranında hesaplanan karar tarihi itibariyle alınması gerekli 244,00-TL peşin harcın (karar tarihindeki 732,00-TL ilam harcının 1/3) başlangıçta yatırılan 615,40-TL'den mahsubu ile bakiye 371,40-TL'lik kısmın 492 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı vekilinin talebi bulunmadığından davacı tarafa vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.