mahkeme 2024/740 E. 2025/706 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/740
2025/706
7 Ekim 2025
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/740 Esas
KARAR NO :2025/706
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/11/2024
KARAR TARİHİ:07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Mülkiyeti müvekkil şirkete ait ... plakalı araç, dava dışı ... sevk ve idaresindeyken 12.09.2014 tarihinde müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile kazaya karışmış ve müteveffanın yakınları tarafından dava dışı ... ve müvekkil şirket aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile maddi ve manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, Müvekkil şirketin tüm taleplerine ve sigorta poliçeleri teminat limitlerine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde ödemelerin yapılmadığını, ve müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesinin geciktirildiğini, bu nedenlerle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının tebellüğ edilen ödeme emrine haksız ve davacı müvekkili şirketinin alacağının tahsilini geciktirme amacıyla borca ve ferilerine itiraz edildiğini, dava şartı arabuluculuğun gerçekleştirildiğini ancak davalı ile anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile davalının takip konusu asıl alacak ve ferilerine karşı haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin tüm ferileriyle birlikte tamamı yönünden devamına, dava ve takip konusu alacağın likit olması nedeniyle kötü niyetli davalı aleyhine dava ve takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; konu dosyada davacı tarafın dava konusu talebi zamanaşamına uğramış olup, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın ödemelerini 30.11.2020, 17.05.2022, 20.05.2022, 23.05.2022 tarihlerinde gerçekleştirdiğinden ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşamı süresinin dolduğunu, anılan köklü yargıtay kararları ile maddi hasarlı trafik tespit tutanağının kazanın ne şekilde meydana geldiği hususunda somut delil niteliğinde olduğunun vurgulanmakta olduğunu, yine yargıtay yerleşik içtihatlarında belirtiği üzere kaza tespit tutanağının aksi, ancak aynı derecede kesin delillerle ispatlanabildiğini, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen %50 kusur oranını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, sayılan bu sebeplerle ve kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net olarak tespiti gerektiğini, davacının, müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlaması gerektiğini, zararın kanıtlanmaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, bu sebeple öncelikle kusur oranının netleştirilmesi gerektiğini, ayrıca müteveffanın kaza tarihinde öğrenci olmasına rağmen raporda müteveffanın okulunu bitireceği ve çalışacağı varsayılarak müteveffanın asgari ücretin 1,15 katı tutarının net aylık ücret olarak elde edeceği kabul edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, alınan ücretlere ilişkin olarak somut belge ve delil sunulamadığından ve müteveffa kaza tarihinde öğrenci olduğundan yasal asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminat talebi açısından da müvekkili şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesi teminatı ile sınırlı olduğunu, müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiği iddia edilen kaza ile ölüm olayı arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece tazminata hükmedilmesi durumunda müvekkil şirketin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve tRafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava sonunda davanın kabulü halinde icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; aleyhe açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, dava dışı üçüncü kişilere yapılan ödemenin, ihtiyari mali mesuliyet ve ferdi kaza poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 443.087,60-TL asıl alacak, 95.199,26 asıl alacak 2, 372.518,30-TL asıl alacağın değişen oranlarda işlemiş avans faizi, 57.197,15-TL asıl alacak 2'nin değişen oranlarda işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 968.002,31-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 17/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/09/2025 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
TTK.nun Zamanaşımı başlıklı 1420.maddesi gereğince, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Zarar sigortalarında, tazminatın ne zaman muaccel olacağı hususunda ise 6102 sayılı TTK'nın 1446 ve 1427. maddeleri uygulanır. Bu madde hükümlerine göre, zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın muaccel olduğu gün, yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan beş günlük ihbar tarihinin son günüdür. Ayrıca TBK'nın 154.maddesi uyarınca, alacaklının dava açmasıyla zamanaşımının kesileceği, 156. madde de zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Ancak zamanaşımının kesilmesi sadece dava konusu alacak için söz konusudur. Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir.
TTK'nun 1446. maddesinin 1. fıkrası ise "(1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir." şeklinde düzenlenmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından maliki olduğu ... plakalı aracın neden olduğu trafik kazası nedeniyle .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde yapılan ödemenin, ihtiyari mali mesuliyet ve ferdi kaza poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tazmininin talep edildiği, davalı tarafça süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile zaman aşımı itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davacının sigorta poliçesinden kaynaklanan zararının tazminin talep edildiği, TTK 1420. Maddesi uyarınca sigorta poliçesinden kaynaklanan istemlerin muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıl içinde zaman aşımına uğradığı, davacı tarafından dava dışı zarar görene .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 03/11/2022 tarihinde kesinleşmesi sonrasında çeşitli icra dosyalarında ödemeler yaptığı, son ödemenin ise 23/05/2022 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından zaman aşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, dolayısıyla dava konusu alacağın 23/05/2024 tarihinde zaman aşımına uğradığı, davacı tarafından davalı aleyhine zaman aşımı süresinden sonra 10/09/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşıldığından davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından, davalı tarafın kendilerini oyaladığını, "ödeme yapılması için davanın sonuçlanmasının beklenilmesi gerektiği" şeklinde cevaplar sebebiyle davacının kendi kusurundan kaynaklanan sebeplerle zaman aşımı süresinin geçirildiği iddia edilmiş ise de zaman aşımına ilişkin düzenlemelerin kanun ile düzenlendiği ve herkesçe bilindiği, basiretli tacir olan davacının davalının kendisini oyaladığı, ve davalının beyanı nedeniyle zaman aşımı süresi içerisinde alacağın talep edilmediğine ilişkin beyanına itibar edilmemiş aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 11.691,05-TL den düşümü ile kalan 11.075,65-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 147.520,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.