Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/714
2025/115
18 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/714 Esas
KARAR NO:2025/115
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/11/2024
KARAR TARİHİ:18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu ihtiyati haciz talepli dava dilekçesini özetle; ...'a ait ... plakalı 08.03.2024 tarihinde bir kazaya karıştığını ve 09.03.2024 tarihinde tamir işlemi yapılmak üzere ...- ... Anonim Şirketi'ne ait servise bırakıldığını, tamir işleminin eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, söz konusu mal/hizmetin karşılığının öncelikli olarak davalının sigorta şirketi olan ... ... Şirketi'nden tahsili, hasarın poliçe kapsamı dışında olması ya da başkaca bir yasal engel doğması halinde hasar onarım bedelinden müvekkil şirkete karşı borçlunun şahsen sorumlu olacağı ve bu bedeli müvekkili şirkete ödeyeceği, yine poliçede muafiyet uygulanması halinde de bakiyenin davalı tarafça ödeneceğinin yazılı olarak akit altına alındığını, bu kapsamda müvekkili şirketin fatura bedelinin öden- mesi için ... Sigortaya başvurduğunu ve sigorta şirketi tarafından kullanım şekli klozu gerekçe gösterilerek % 80 oranında muafiyet uygulandığını, davalının da borcu ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun itiraz ederek takibi durduğunu, ticari dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını , alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile teminat altına alınmadığını, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlandığını ve diğer koşulların da oluştuğunu, beyanla; öncelikle teminatsız olarak, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise münasip bir teminat karşı- lığında borçlunun malvarlığının ihtiyaten haczine, yargılama sonunda borçlunun.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına vaki kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin aynen devamına, borçlunun %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile mahku- miyetine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 08.03. 2024 tarihinde, davalının sigortalı çalışanı X'in sevk ve idaresinde iken maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını , müvekkilinin işbu kazaya binaen 15.03.2023 tarihinde ... Sigorta Şirketi ile tanzim etmiş olduğu ... poliçe numaralı kasko poliçesi gereğince, ... ... Şirketi'ne başvurduğunu, ilgili sigorta şirketince müvekkilinin davalı yanın servisine yönlendirildiğini, araçta oluşan hasar bedelinin taraflarınca karşılanacağı, aracın tamirinin davacının servisinde yapılması gerektiğini belirttiklerini, müvekkilinin aracının kaskolu olması, ayrıca sigorta şirketinin direktif ve yönlendirmeleri ile aracını davacının servisine bıraktığını, davacı ... Sigorta Şirketi ile anlaşmalı bir servis olup aracın tamiratını kasko sigortası kapsamında yaptığını ve çıkan faturayı sigorta şirketine gönderdiğini, davacının sigorta şirketi görüşmeleri sırasında aracın yapım işleminin tamamlandığını ve aracın davacı tarafça müvekkiline teslim edildiğini, araç teslim edilirken müvekkilinden hiçbir talepte bulunul- madığını , hasar bedelinin ... Anonim Sigorta Şirketi'nce karşılanacağının belirtildiğini, ancak Davacı yanca, ... Sigorta Şirketi ile yapılan görüş- meler sonucunda, sigorta şirketinin 23.05.2024 tarihli mail ile;" İşbu poliçede sigortalı araç, hiçbir şekilde kiralık araç (rent a car), uzun süreli kiralık araç, servislerin müşterilerinin kullanımına tahsis ettikleri ikame araç veya test sürüşü aracı, taksi / dolmuş olarak, kargo / kurye taşımacılığında, mobil uygulamalar / internet aracılığı ile yolcu/yük taşımacılığında veya bunların dışında kalan taşımacılıklarda kullanılamaz. Sigortalı aracın kısa veya uzun süreli araç kiralama hizmetlerinde kullanılıyor olduğunun veya sigorta ettiren/ sigortalı/ruhsat sahibinin bu işlerle iştigal ettiğinin veya servislerin müşterilerine ikame araç veya test sürüşü aracı olarak tahsis ettiğinin, aracın taksi/dolmuş ya da korsan taksi olarak tabir edilen taşımacılıkta, kargo / kurye taşımacılığında, mobil uygulamalar / internet aracılığı ile yolcu/yük taşımacılığında kullanıldığının tespit edilmesi durumunda, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.2. ve C.3. maddelerinde yer alan hükümlerin uygu- lanması hakkı saklı kalmak üzere, her hasarın %80'i, sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazmi- nat bedelinden indirilir. Unvanında kiralama geçen şirketlere veya şahıs şirketi olduğu halde kiralama faali- yetinde bulunanlara ait araçlar sadece sigortalı, eşi, annesi, babası, çocukları, şirket ortağı ve bu şirkette bordrolu çalışan personel tarafından kullanılabilir. Sigortalı araç bu kişiler dışında üçüncü şahıslar tarafından kullanılırken hasar oluşursa, her hasarın %80'i, sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir.
" denildiğini ,bu kapsamda ... Sigorta Şirketi'nce davacı yanca fatura edilen 152.387,53-TL tamirat bedelinin % 20'si olan 30.477,51 TL'nin davacıya ödendiğini, davacı sigorta şirketinin ödemesini yapmadığı kısım için müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış ise de; işbu borcun müvekkilin önce ... Anonim Sigorta Şirketi'nden tahsilinin gerektiğini, sigorta şirketinin müvekkiline ve anlaşmalı olduğu davacı yana karşı hukuka aykırı olarak borçlarını yerine getirmekten kaçındığını, müvekkilinin işbu borçtan sorumlu olmadığını, Müvekkilinin aracını ticari olarak kullandığını, aracın arkasında buzdolabı bulundu- ğunu, bu durumun aracın ruhsatında da belirtildiğini, ... Anonim Sigorta Şirketi, poliçe de bulu- nan Kullanma Şekli Klozu'na dayanarak davacı yana hasar bedelinin %20'lik kısımını ödemiş geriye kalan kısmını ise ödemeyeceğini bildirmiş ise de, Kullanma Şekli Klozu'nun son kısmının "Unvanında kiralama geçen şirketlere veya şahıs şirketi olduğu halde kiralama faaliyetinde bulunanlara ait araçlar sadece sigortalı, eşi, annesi, babası, çocukları, şirket ortağı ve bu şirkette bordrolu çalışan personel tarafından kullanılabilir. Sigortalı araç bu kişiler dışında üçüncü şahıslar tarafından kullanılırken hasar oluşursa, her hasarın %80'i, sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir." şeklinde olduğunu, şahıs şirketi olduğu halde kiralama faaliyetinde bulunanlara ait araçların bu şirkette bordrolu çalışan personel tarafından kullanılabileceğini, sigortalı araçlar bu kişiler dışında üçüncü şahıslar tarafından kullanılırken hasar oluşursa, her hasarın %80'i sigortalının kendisi tarafından karşı- lanacağını, işbu kaza gerçekleşirken aracın müvekkilinin sigortalı çalışanı olan ...'un kontrol sevk ve idaresinde iken kazaya uğradığını, müvekkilinin aracına kaskosunu yaptığını ve bu bedeli de ödediğini, hal böyle olunca davacının muhatabının müvekkili değil dava dışı sigorta şirketi olduğunu, müvekkilinin aracının ... ... marka, 2022 Model ... ve kullanım amacının yük nakli-ticari olduğunu, müvekkilinin ticari bir faaliyet yürüttüğünü gizlemediğini, zaten aracın ruhsatında da kullanım amacının açıkça görüldüğünü; ... Anonim Sigorta Şirketi'nin bu hususu bilmediği hususunun gerçek durumu yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla , kazayı gerçekleştiren ...'un da kaza sonucu oluşan maddi hasar bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olup tarafların arasındaki rücu ilişkisi gereği şirket çalışanı ...'un da davaya davalı olarak eklenmesi ve davanın kendisine ihbar edilmesinin gerektiğini, diğer yandan davacı yanca araçta oluşan hasar nedeniyle yapılan işçilik, parça ve deği şim bedelleri piyasanın çok üzerinde olup adeta şişirilme bir tutar olduğunu, sadece kaldırıma çıkmış bir araçta 152.387,53-TL maddi hasar oluştuğunun kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dava araç tamir işleminden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, bu kanundu düzenlenen ve diğer yasalarda düzenlenmekle birlikte ticari dava olduğu belirtilen davaların ticari dava olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 5. Maddesinde ise ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler olarak, aksine bir hüküm bulunmadıkça dava olan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak ifade edilmiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya verilen araç tamir işleminden kaynaklanan alacağın tahsili isteminden kaynaklandığı, iş bu davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davalı tarafın tacir olduğuna ilişkin hiçbir emare bulunmadığı anlaşılmakla bu yönde bir iddia bulunmadığı anlaşıldığından davalının bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olduğu, davalı tarafından araç tamir hizmetinin alındığı anlaşılmakla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğu kanaatiyle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.