Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/643

Karar No

2025/84

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/643 Esas
KARAR NO :2025/84

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/10/2024
KARAR TARİHİ:10/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalının çeklerden kaynaklanan alacaklarının tahsili istemiyle, borçlusu dava dışı ... Tekstil İnş. ... A.Ş. hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün; ... E. sayılı dosyaları ile icra takipleri başlattığını, bu dosyalarda üçüncü şahıs konumundaki müvekkilin "..." adresine haciz ve muhafaza işlemi için gelindiğini, müvekkilinin işlem esnasındaki istihkak iddiası üzerine, iddia ile ilgili esas icra müdürlüğü tarafından karar verilmek üzere, müvekkiline menkullerin istihkaklı olarak haczedildiğini, esas icra müdürlüğü tarafından istihkak iddiasıyla ilgili karar vermek üzere dosyaların İcra Hukuk Mahkemelerine gönderildiğini ve dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, takiplerin devamına, istihkak iddiası ile ilgili dava açmak üzere müvekkiline 7 günlük süre verildiğini ancak sürenin dolması dahi beklenmeden davalının talebi ile ek haciz ve muhafaza işlemleri için müvekkilinin adresine gelindiğini, üretimin durdurulmaması için cebri icra baskısı altında icra borçlarını ödemek zorunda kaldıklarını, yapılan ödeme ile menkullere ilişkin istihkak iddiasının ödenen para üzerinden devam ettiğini, bu nedenle müvekkilinin her bir dosya için istihkak davaları açtığını ve kazanılarak kesinleşen davaların olduğunu, bunun sonucunda müvekkilinin işyerinde yapılan haciz ve muhafaza işlemlerinin haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunu, yapılan ödemelerde döviz bozdurulduğundan zararlarının fazla olduğunu, yine işbu olayda davalının sebepsiz zenginleştiğini, sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesiyle temerrüt oluştuğunu ve icra dosyalarına ödenen paraların da ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile müvekkil şirkete iadesi gerektiğini iddia ederek; müvekkilinin icra dosyalarına ödemek zorunda kaldığı bedellerin davalının faizsiz iade etmesi nedeniyle hem müvekkilinin temerrüt faizinden dolayı uğradığını zararın hem de temerrüt faizini aşan munzam zararlarına karşılık 1.000,00.-TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine ve denkleştirici adalet ilkesine istinaden, icra dosyalarına yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Dava konusu ödemelerin yapıldığı icra dosyalarının taraflarınca temlik alınan çeklerin karşılıksız çıkması sonucunda açıldığını, işbu çeklerin müvekkili ile dava dışı ... arasındaki 02.05.2027 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi'nin imzalanması sonucunda taraflarına temlik edildiğini, alacağın temliki ile ..., ..., ... ve ... seri numaralı çeklerin müvekkiline ciro edilerek şeklerin meşru ve yetkili hamili olduğunu, müvekkilinin çekleri Faktoring Kanununa uygun şekilde temlik aldığını, 6361 sayılı yasanın 9/3. maddesi gereği çekteki diğer borçlular kendi aralarında şahsi defileri faktoring şirketi olan müvekkile karşı ileri süremeyeceğini, aksi kabul edilse dahi davacının müvekkilinin kötüniyetli olduğunu ispatlaması gerektiğini, diğer yandan işbu davanın açılması için oluşması gereken şartların oluşmaması nedeniyle munzam zarardan bahsedilemeyeceğini, son olarak davacının takip işlemlerinin yasaya ve usule aykırı yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflarınca alınan ihtiyati haciz kararının ve yapılan fiili haczin İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 82. vd ve İİK 257/1. maddesi kapsamında yapıldığını iddia ederek; davanın reddini, davacının % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğü'nün; ... E. Sayılı dosyaları
-.... İcra Müdürlüğü'nün; ... E. Sayılı dosyaları
-.... İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...) E. sayılı dosyası
-.... İcra Müdürlüğü'nün; ... Talimat Sayılı dosyaları
-.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin; ... E. Sayılı dosyaları
-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası
-Davalı tarafından sunulan Alacak Bildirim Formu/Kambiyo Senetlerinin Tevdii-Ödeme Talimatı, 02/05/2018 tarihli Faktoring Sözleşmesi ve
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, istihkaklı haciz ve cebri icra baskısıyla davacı tarafından yapılan ve mercilerince iadesine karar verilen ödemelerin geç yapılmasından doğan munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK.nın aşkın zararı düzenleyen 122. maddesinde “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Kanun hükmünün açık lafzından da anlaşılacağı üzere, munzam zarar; borçlunun temerrütü nedeniyle uğranılmış olan ve temerrüt faizini aşması nedeniyle borçlu tarafından karşılanmayan zarardır. Alacaklı, temerrüt nedeniyle uğradığı ve temerrüt faizini aşan bakiye zararının borçludan tahsilini talep edebilir. Munzam zarar sorumluluğu, kusur sorumluluğuna dayanır. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Diğer bir anlatımla fiilen uğranılan zararın somut veri ve belgelerle tevsik edilmesi gerekir. Zira munzam zarar, alacaklının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içerisindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan, somut olgular nedeniyle uğramış olduğu fiili zarardır (HGK'nın 31.10.2007 tarih ve 2007/11-668 E.-2007/798 K. ilamı).
Davacı tarafından haksız ödenen paranın enflasyon ve döviz kurları karşısındaki değer kaybından bahisle temerrüt faizini aşan munzam zararının tazmini talep edilmiş ise de yerleşik Yargıtay içtihatları da nazara alındığında TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Davacının sadece yüksek enflasyon, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu hususları alacaklının faizi aşan zarar iddiasına ilişkin ispat yükünü ortadan kaldırmayacağı, davacının kendi duruma özgü şekilde somut olarak zararını ispat etmesi gerektiği, (Yargıtay HGK., 2021/11-938E., 2022/401K; Yargıtay 11. HD., 2019/101 E., 2022/7803K.,Yargıtay 11. HD., 2021/4165 E., 2022/8361 K. Yargıtay 11. HD., 2021/4970 E., 2022/8362 K.), davacının somut olarak gerçek zararını ispata yönelik delil sunmadığı, vakıa da bildirmediği, munzam zarar iddiasının salt yargılama sürecine ve bu süreçteki enflasyonist ortama işaret ettiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre soyut ispat yönteminin benimsenmediği anlaşıldığından munzam zarar isteminin ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde alınması gereken 615,40-TL maktu harçtan peşin alınan 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 10/02/2025

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim