Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/613
2024/615
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/613 Esas
KARAR NO : 2024/615
DAVALI : ... - ... Gülbahar Mah. Bıldırcın Sok. No:18/2 Şişli İstanbul
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2019
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Davacı taraf davasını 18/03/2019 tarihinde .... İş Mahkemesine açmış olup, bu mahkemenin 2019/... Esas, 2024/... Karar sayılı ve 06/06/2024 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olup, kararın 24/09/2024 Tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği, davacı tarafın 27/09/2024 Tarihinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.08.2016 tarihinde çalışmaya başlayan Davacı , ticari sır niteliğindeki içerik denetim alt yapısı erişiminde bulunması işe iş sözleşmesi gizlilik hükümlerine uymadığı, uzaktan çalışma ile iş ilişkisini devam ettirdiği, daha sonra rakip firma ... (...) bünyesinde çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle fesh edildiğini, yargılama süreci başlatıldığını tahsis edilen bilgisayarında sır niteliğindeki bilgiler ... nun ortakalrı ile paylaşıldığını, sözleşme de ki cezai şarta istinaden ... İcra Müd.2018/... E.sayı dosyası ile takip başlatıldığını, sözleşmenin 5.2 maddesine aykırı davranılması nedeniyle 50.000 USD cezai şart bulunduğun, ödenmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı ile davanın kabulü talep edildiği, 09.02.2022 tarihli uyap üzerinden Av.... tarafından gönderilen yazılı beyanda; “Şirketin iç işleyişi dair gizli bilgi ve belgeleri 3.kişilerce paylaştığı, hizmet akdinden kaynaklanan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, sözleşmede kararlaştırılan sözleşme yasağını ihlal ettiği, mail adresinden haksız rekabet oluşturacak ticari sır kapsamında kalan bilgi ve belgeleri paylaştığı tespit edildiği, taraflar arasındaki vaki sözleşmede belirlenen hususlar ve cezai şart belirlendiğini iddia etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin 20.06.2018 Tarihinde istifa ettiğini,01.08.2018 tarihinde ... firmasında işe başladığını, 02.10.2018 tarihinde ... Firmasına polis baskını olduğunu bilgisayar ve cep telefonlarına el konulduğunu, firmaların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, işbirliği ile çalışma yürüten iki firma olduğunu, ticari sırlara vakıf olmadığını, kayıtlara erişiminin olmadığını ,icra takibinin dayanaktan yoksun olduğunu. .davanın reddi talep edildiği anlaşılmıştır.
.... İş Mahkemesine açmış olup, bu mahkemenin 2019/... Esas, 2024/... Karar sayılı ve 06/06/2024 tarihli kararı ile görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize gönderilerek 2024/... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava, davalının imzaladığı “rekabet yasağı taahhüdü” ile işten ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl süreyle rekabet etmemeyi taahhüt etmesine karşın; akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayanmaktadır.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Tüm dosya kapsamına göre;
Rekabet yasağına ilişkin 6098 sayılı TBK'nun 444-447 maddeleri hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler için de düzenlenmiştir. İşçinin çalışma hakkı rekabet yasağına ilişkin sözleşmelerin yer, süre ve konu itibariyle sınırlandırılmasını gerektirmektedir. İşçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça Borçlar Kanunu'ndaki hükümler tek başına işverene talep hakkı vermez. Başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir.
Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan TBK 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda İş Mahkemeleri görevlidir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonrası dönem bakımından rekabet yasağına ilişkin olarak cezai şart ve tazminat davaları bakımından ticari dava olduğu belirtilmiş ise de; konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlenmekle bu karardan dönüldüğü anlaşılmıştır.(İstanbul BAM 30. HD 2023/2452 Esas-2024/171 Karar, İstanbul BAM 29. HD 2024/857 Esas-2024/965 Karar) Yine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/3076 Esas 2021/9789 karar sayılı ilamında da aynı şekilde fesihten sonra gündeme gelen rekabet yasağına ilişkin emsal bir uyuşmazlıkta İş Mahkemesi'nin görevli olduğu, görevsizlik kararına konu edilen içtihattan rücu edildiği belirlenmiştir. Gerçekten de dava konusu uyuşmazlıkta gizlilik ilişkisinin de ön plana çıktığı, uyuşmazlığın çözümü için en başta iş akdini fesih şartlarının yerinde olup olmadığının İş Mahkemesi yerine Mahkememizce değerlendirilmesi adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olacaktır. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1- Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğuna,
3-Dosya hakkında daha önce .... İş Mahkemesince verilen 2019/... Esas 2024/... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan ve Mahkememizce işbu dosya hakkında görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin karşı görevsizlik kararının kanun yolundan geçmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın re'sen 6100 sayılı HMK madde 21/1-c gereği yargı yeri belirlenmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
4- Yargılama giderleri, vekalet ücreti vs. hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 01/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.