Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/481
2025/88
10 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/481 Esas
KARAR NO :2025/88
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan istirdat
DAVA TARİHİ:07/12/2020
KARAR TARİHİ:10/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin kendisine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilen 3.şahıs olduğunu, yasal süresi içinde bahsi geçen 89/1 haciz ihbarnamesine posta yoluyla itiraz ederek cevap verilerek icra dairesince teslim alındığını, ancak dilekçenin dosyaya girmemiş olması nedeniyle 89/2 ve 89/3 gönderilerek müvekkilinin dosyaya borçlu olarak eklendiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün sehven vaktinde dosyaya girmeyen cevap dilekçesinin kabul edilerek müvekkilinin 3. şahıs borçluluk sıfatının kaldırıldığını, ancak davalının adeta takip borçlusunu bırakıp 3. şahıs müvekkilinin peşine düşerek icra dairesinden verilen karara karşı şikayet yoluyla .... İcra Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, müvekkilinin borçlu olmadığını ve süresinde itiraz ettiğini bildiği halde alacağını müvekkilinden tahsil etme çabasına girdiğini iddia ederek; davanın kabulünü, .... İcra Müdürlüğünün yakalama kararının kaldırılarak müvekkiline ait aracın iadesini, haksız ve kötü niyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının .... İcra Hukuk Mahkemesinde de mahkememize yaptığı itirazın aynısında bulunduğunu ve davayı kaybettiğini, aynı konuda karar verilmesinin istendiğini, mahkemenize verdiği dilekçenin birebir aynısını .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E.-K. sayılı ilamına itiraz etmek amacıyla Bölge İdare Mahkemesine sunduğunu, davacının tüm amacının mahkememizden tedbir kararı alarak süre kazanıp mal kaçırmak olduğunu, aynı eylemi haksız olduklarını bilmelerine istinaden Temmuz 2020'de .... İcra Dairesine de yaparak hacizleri kaldırarak mal kaçırdıklarını, davacı vekili mahkememizce verdiği dava dilekçesinde borçlu olup olmadıklarından çok 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz ettiklerini belirttiklerini, hem davanın mahkememiz görev ve yetki alanına girmediğini hem de .... İcra Hukuk Mahkemesinin bu konuda karar vermiş olduğu dosyada iddia ettikleri gibi bir 89/1 haciz ihbarnamesine icra dairesi kayıt defterinde ve UYAP'ta kaydedilmiş bir itiraz dilekçesi olmaması nedeni ile vermiş olduğu bir karar olduğunu, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin istinafa giden kararı hakkında üst yargı merci olan istinaf mahkemesinin kararının dosyamızda menfi bir karar vermemiz durumunda kadük kalacağını beyan ederek; davanın görevsizlikle reddini, davanın arabuluculuk koşulu gerçekleşmemesi hasebiyle usulen reddini, davanın derdestlik yönünden reddini, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davanın görülmesi halinde esastan reddini, İİK 72. maddesine göre %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı taraf davasını 07/12/2020 tarihinde.... Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, bu mahkemenin ... Esas, ... Karar sayılı ve 22/06/2021 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın 08/09/2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği, davacı tarafın 21/07/2021 tarihinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği ve dosyanın mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği, Mahkememizin ... Esas 2021/749 Karar ve 15/09/2021 tarihli kararı ile karşı görevsizlik kararı verildiği ve verilen kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 37. Hukuk Dairesinin 2021/2509 Esas, 2022/1879 Karar sayılı ve 01/07/2022 tarihli ilamı ile, ''Dava İİK’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. İhbarnamenin gönderildiği takip, davalı alacaklı ... tarafından, takip borçlularına karşı kambiyo senedine istinaden yapılmış bir takiptir. Bu itibarla ticari iş niteliğindeki takip dosyasından gönderilen ihbarnameye karşı açılan menfi tespit davasının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/1500 Esas, 2019/4799 Karar)'' karar verildiği, dosyanın Mahkememize iade edilerek, Mahkememizin ... Esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 04/03/2024 tarih ... Esas 2024/124 Karar sayılı kararı ile davanın menfi tespit talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2024 tarih 2024/821 Esas 2024/1332 Karar sayılı kararı ile Mahkememizin 04/03/2024 tarih ... Esas 2024/124 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın Mahkememizin 2024/682 Esas Sayılı sıra kaydına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2024 Tarih 2024/821 Esas 2024/1332 Karar Sayılı Kararının Bozma Gerekçesinde; "Dosya kapsamında 12/12/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunun belirlenmesi sırasında, davacı vekilinin " dava ödeme sebebiyle istirdat davasına ilişkindir", davalı vekilinin " başlangıçta açılan menfi tespit kapsamında karşı tarafın tedbiren yatırdığı nakdi teminatın tedbirin kalkması ile ödeme gerçekleştirdiğinden istirdat davasına dönüşmüştür" şeklindeki beyanlarından sonra, mahkemece uyuşmazlık konusunun; "Uyuşmazlığın, 89 haciz ihbarnamelerine ilişkin yasal karine sonucu borçlu sayılan davacının menfi tespit istemi ile başlayan talebini ödeme nedeniyle yasa gereği istirdat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı." şeklinde tespit edilerek yargılamaya istirdat davası olarak devam ettiği, davacının davalının muvaffakatı ile iddia ve savunmasını genişletmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, artık bu aşamadan sonra yargılamaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerekirken ve davanın İİK 89 maddeye göre, ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldığından, mahkemece davacıya istirdat davasının nispi harca tabi olduğu gözetilerek, nispi harç tamamlatıldıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, anılan gerekçe ile davanın İİK 89/3 maddesine dayalı menfi tespit davası olduğundan bahisle davanın reddine dair verilen karar yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır" şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası
-Davalı tarafından sunulan 20/10/2015 tarihli Gayrimenkul Alım Satım Protokolü
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 89. maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnameleri uyarınca davacı tarafından ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Davalı alacaklı tarafından icra dosyası kapsamında gönderilen haciz ihbarnameleri hakkında .... İcra Hukuk Mahkemesinde tebliğ usulsüzlüğüne dair uyuşmazlık yargılama sürecinde giderilmekle 31/10/2019 tarihli 1., 17/02/2020 tarihli 2., 06/03/2020 tarihli 3. haciz ihbarnamelerinin davacıya tebliğ edildiği, süresinde ve usulünce bir itiraz görmediği, netice olarak tebligat usulsüzlüğünün incelenme yeri olan icra mahkemesince bu hususun şikayet yoluyla incelenip karara bağlandığı anlaşılmıştır. Davacı İİK 89 ihbarnamelerinin muhatabı olmamasına rağmen yapılan ödemenin yersiz olduğunu ileri sürmektedir.
.... İcra Müdürlüğü .... sayılı takip dosyası kapsamında borcun dayanağı ... ve ... numaralı iki adet 60.000,00 TL bedelli, 30/06/2016 ve 30/07/2017 tarihli çeklerden oluşmaktadır. Bu çekler takip borçlusu ... Elektrik Şirketi ve davalı alacaklı arasında imza edilen 20/10/2015 tarihli gayrimenkul alım protokolünden doğmaktadır. Sözleşmedeki 18 adet çekten ikisi takip ve davamızın konusu olup karşılıklarını mülkiyeti davalıya ait olan taşınmaz devirleri oluşturmaktadır. Bu sözleşmede borçlu ... Elektrik şirketinin temsilcisi ...'in aynı zamanda müteselsil kefil sıfatı bulunmaktadır. Bu suretle borç doğduktan sonra davalı, uhdesindeki taşınmazları sözleşme gereği ... Elektrik şirketine devretmiş, bu şirket de taşınmazları iktisap eder etmez dava dışı ... A.Ş.'ye 20-25/11/2015 tarihlerinde satış yoluyla devretmiştir. Davalının açtığı .... AsHM .... sayılı dava dosyası ile bu taşınmazlara dair borcun ödenmediği ve her iki şirketin tasarruflarının muvazaalı olduğundan bahisle tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiş ve Mahkemece şirketler arasındaki organik bağ ve para çıkışlarının, defter veya kayıtlardan taşınmaz girişlerinin olmadığı gerekçeleriyle davayı kabul edilmiş, aynı taşınmazların borca yetecek kısmını satış için davalıya yetki verilmiştir.
... şirketinin tasarrufunun iptal edilmesi üzerine davalı alacağından, muvazaalı tasarrufun sonuçları bakımından cebri icra ile satışı yapılacak taşınmazların maliki olan dava dışı ... A.Ş de Mahkeme ilamı uyarınca borçlu konumuna düşmüştür.
Celp edilen sicil kayıtları ve ortaklık yapısına dair bilirkişi raporları incelendiğinde ... A.Ş'nin tek hissedarı, davacı şirket gibi dava dışı ...'ye aittir. Yine ...'nin YK başkanı ve temsilcisi olduğu dava dışı hakim şirket ... Holding A.Ş.'nin %53,31 hissesi hakim ortak konumda olan borçlu ... Şirketine aittir. Davacı ... şirketi, halka açık olan ... A.Ş.'de bulunan dava dışı ... A.Ş.'nin %53,31 hissesini 22/08/2017 tarihinde 10.000.000,00 TL bedelle satın almıştır. Dolayısıyla davacı ... Şirketi, ... şirketinin tüm hisselerini satın almakla hakim şirket olan ... A.Ş.'nin hakim ortağı haline gelmiştir.
Görüldüğü gibi Kap'a bildirildiği şekilde grup içinde yapılan bu devir sonucu hakim şirkette dava dışı borçlu ... adlı şirketin hissesi kalmamıştır. ... ve ...'deki hisselerin tek bir kişiye aidiyeti, grup içinde yapılan pay alımının yönetim kontrolü ile sağlandığı dikkate alındığında tasarrufun iptali yoluyla borçlu konumunda olan dava dışı bağlı şirket konumundaki ... şirketinin, hakim şirketteki menfaatlerinin adeta ... şirketi bünyesinde toplandığı, topluluk menfaatlerini bu suretle devrettiği anlaşılmıştır. TTK 202/1-c maddesi kapsamında alacaklıların, birleşme, kaynak, fon, personel aktarma gibi önemli işlemlerde alacaklarını takip etmeleri farklı usul ve esaslara tabi olsa da davalı alacaklı bu yollara girmeden borçlusu olan şirketin, şirketler toplululuğu bünyesindeki davacı gibi birkaç şirkete ve dolaylı hakim ortak ...'ye 2019 yılında İİK 89 ihbarnamesi göndermiştir. Hakimiyetin bu suretle kullanılması halinde denkleştirme taleplerinin gündeme gelebileceği aşikardır. Zira 3. kişilere zarar verebilecek nitelikte hakimiyet kullanımı, kötüye kullanım olacaktır. Bu yola gitmeden varsa borçlu şirket alacağının İİK 89 ihbarnamesi ile devralan davacı şirketten istemesi de olağan karşılanmalıdır. Davalı alacaklı devir işleminden etkilenmemek adına ... şirketinin sorumluluğundan yola çıkarak varsa bu şirket lehine doğan alacakların haczedilmesini talep etmiş davacı da süresinde itiraz etmeyerek hacze muhatap olmuştur. Yapılan hisse devirleri şirketler topluluğu lehine hakimiyetin kullanılması suretiyle yapılmıştır ve karşılığının da 10.000.000,00 TL bedelle davacı şirket tarafından ödeneceği bildirilmiştir. En azından devredilen hisselerin bu karşılığının ödenip ödenmediği veya bundan ayrı olarak TTK 202 kapsamındaki denkleştirme ihtimalinin bulunduğu bir hukuki ilişki kapsamında İİK 89'a dayalı alacak iddiası dayanaklı hale gelmektedir. Davacı yan bu iddialar karşısında sessiz kalmış ve süresinde itirazda bulunmayarak borçlu haline gelmiştir. Dava dilekçesinde veya devam eden aşamalarda farklı bir iddia ya da borcun bulunmadığına, devrin karşılığının ödendiğine dair savunma davacı yanca ileri sürülmemiştir. Bu gerekçelere dayalı olarak ileri sürülen alacak iddiasının sübut bulduğu, takipte kesinleşen durumun aksini ortadan kaldıran bir dayanağın davacı tarafça ileri sürülemediği kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK 89 veya bundan kaynaklı istirdat talebi bakımından davalının talep ettiği tazminatın yasal şartlarının mevcut uyuşmazlıkta oluşmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davalının yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL maktu harcın peşin alınan 54,40-TL peşin harç ve 3.510,01-TL tamamlama harcı toplamı 3.564,41-TL'den mahsubu ile bakiye 2.949,01-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, (Kaldırma öncesi ... E. 2024/124 K. Sayılı dosya ile tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla)
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 3.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 208.720,09 TL'lik dava değeri üzerinden hesaplanan 33.395,21-TL nısbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.10/02/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.