mahkeme 2024/314 E. 2025/499 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/314
2025/499
24 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/314 Esas
KARAR NO : 2025/499
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2024
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalı şirket almış olduğu taşıma hizmeti karşılığında müvekkili şirkete borçlandığını, söz konusu taşıma işleri müvekkili tarafından gerekli şekilde yerine getirilmiş olup, sunulan hizmetin karşılığı fatura edilmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkili şirketin 161,227,14TL alacağını ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak müracaat edilmiş olmasına karşın herhangi bir netice elde edilememiş ve bunun üzerine davalı tarafa karşı ... 32. Icra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, tarafça başlatılan icra takibine davalı tarafça itirazda bulunularak takip durdurulduğunu, davalı tarafın borca yönelik itirazları haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafça dilekçe ekinde yer alan faturalara yönelik olarak davalı tarafın faturalara ilişkin herhangi bir itirazın söz konusu olmadığı ve açık kanun hükmüne de istinaden fatura içeriğinin kabul edildiğinin anlaşıldığını, beyan ederek; İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalının %20'den aşağı olmamak üzere İcra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
Davacı - Takip alacaklısı 26.10.2023 tarihinde 161.227,14TL asıl alacağının tahsil tarihine kadar işleyecek, yıllık Reeskont Avans faizi, masraf, vekâlet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte tahsilini ... 32. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile talep etmiştir. Davacı takip alacaklısı takibe dayanak fatura alacağını göstermiştir. Takip borçlusu 03.11.2023 tarihli itiraz dilekçesinde, borca, takibe konu alacağın tamamına, anapara, ödeme emrine, işlemiş ve işlememiş faize, faiz oranına ve tüm ferileri ile birlikte takibe itiraz etmiştir. Yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Yapılan itirazın süresinde olduğu görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 08/08/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı, Davacının ticari defter kayıtları ile davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu nazara alınarak 26.10.2023 takip tarihi itibariyle davacının 161.227,14TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı, Davacının alacağının, toplamı 161.227,14TL olan 7 adet faturanın bakiyesinden kaynaklandığı, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 26.10.2023 takip tarihi itibari ile avans faizi oranın yıllık 631,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 031,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve HMK md. 220/3 uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır. Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığından, davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtlar HMK md. 222/3 gereği davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davalı taraf davacı lehine delil olan davacının defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle de ispatlayamamıştır. (Md. 222/3 son)
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, davacı tarafın lehine delil niteliği bulunan ticari defterleri, dosyaya sunulan cari hesap ekstreleri, irsaliye ve faturalar ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 161.227,14 TL alacağı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 32.245,42-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Kabul edilen 161.227,14 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 11.013,43 TL karar ve ilam harcından 1.947,22 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 9.066,21 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.947,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.374,82 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının karşıladığı, 5.060,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 5.060,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 161.227,14 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.