Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/783
2025/6
9 Ocak 2025
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/783 Esas
KARAR NO : 2025/6
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı firmalar arasında 17.09.2012 tarihli alt yüklenici sözleşmesi ile müvekkilinin Palu-Genç-Muş demiryolunun bir kısmında su yalıtım işini malzeme ve işçilik olarak yüklendiğini, müvekkilinin sözleşmesel borçlarını tam olarak yerine getirdiğini, kesilen faturaların ağırlıklı olarak işçilik ve bir kısmının malzeme faturaları olduğunu, davalı tarafın söz konusu faturaları defterlerine işlediğini, itirazı olmadığını, bedellerini ödemediklerini, alacağa kavuşulmasına engel olunmak için borçları bulunmadığını bildirerek yapılan takibe itiraz edildiğini, icra takibinden sonra 100.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalı firmaların itirazının kısmen iptaline, takibin 603.540.00 TL üzerinden devamına, davalı firmaların 100.000,00 TL tutarındaki harici ödemesi, mezkur takipten sonra gerçekleştiğinden dava konusu dosyada icra vekalet ücreti hesaplanırken 703.540,00 TL üzerinden hesap yapılmasına, davalının takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın tümüyle haksız olduğunu ve müvekkili şirketlerden herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacı tarafın Alt Yüklenici Sözleşmesine konu işi zamanında ve kaliteli olarak yapmadığını, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmede yer alan müvekkili şirketlerin ücret ödeme borcunun henüz doğmadığını, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Kaldırma: Mahkememizin ... Esas... Karar sayılı dosyası ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin 2017/1418 Esas 2018/1724 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak Mahkememizin... Esasına kaydedilmiştir.
Kaldırma; İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin 2017/1418 Esas 2018/1724 Karar kararının kaldırma gerekçesinde "Mahkemece gerektiğinde idareden ilgili hakedişler getirtilip, yapılan iş konusunda uzman teknik bilirkişilerin de dahil edilmesi suretiyle oluşturulacak bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp, sözleşmenin 36. Maddesine göre bir inceleme yapılarak rapor düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde hiç durulmadan, yalnızca tarafların defter incelemeleri ile yetinilerek düzenlenen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklinde karar verilmiştir.
Bozma üzerine Mahkememizce yeniden oturum günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilmiş, tayin edilen gün, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devamla esas hakkında hüküm tesis edilmiştir.
Kaldırma sonrası Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda alınan Yüksek İnşaat Mühendisi ve Mali Bilirkişisinin 22/10/2019 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; davacının 2014 yılı defter incelemesine dair talimat raporu ve davalı sunulan kayıtları kapsamında; kök raporda sunulan görüşü değiştirecek nitelikli bir evrak sunulmamış olduğu, davacının 23.06.2014 takip tarihinde davalıdan kayıtlarında 678.466,71 TL alacak kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında ise 654.386,50 TL davacı alacağı mevcut olduğu bildirilmiştir.
Kaldırma sonrası Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda alınan Yüksek İnşaat Mühendisi ve Mali Bilirkişisinin 01/04/2021 tarihli 5 sayfadan ibaret 2.ek raporunda özetle; davacının 20l4 yılı defter incelemesine dair talimat raporu ve davalı sunulan kayıtları ile ek rapora konu davalı dilekçesi ekinde bulunan dökümler ve T.C.D.D.'den gelen koli içeriği incelemeleri sonucunda, davalı tarafından kök rapor incelemesine sunulan 2014 yılı kayıtlarında davacının faturalarına ilişkin yapılan ödemelerin dışında davacıya dekont edilen kesinti vs. davacı alacağını düşürücü eksik iş ve yapılmayan iş bedeli adı altında 2014 yılında kayıt olmadığı, dava konusu edilen ve kök ve ek raporda belirlenen faturaya dayalı tespite ilişkin, bu alacağı düşüren ve/veya eksilten davalının sunmuş olduğu tabloda ve TCDD'den gelen koli içeriğinde bir kesinti göstergesi mali ve teknik bir belgeye dayalı kaydın olmadığı, ayrıca konu ile ilgili ihtar, uyarı, tutanak da olmadığı göz önüne alınarak davacının fatura konusu işi yapmış olduğu, kök ve ek raporda sunulan görüşü değiştirecek nitelikli bir evrak sunulmamış olduğu, davacının 23.06.2014 takip tarihinde davalıdan kayıtlarında 678.466,71-TL alacak kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında ise 654.386,50-TL davacı alacağı mevcut olduğu, takip sonrası yapılan ödemeler ile ilgili kök rapor tespiti kapsamında 26.06.2014 dava tarihinde 597.746,84-TL asıl alacak ve 2.738,56-TL faiz alacağı olduğu bildirilmiştir.
Kaldırma sonrası Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda alınan Yüksek İnşaat Mühendisi ve Mali Bilirkişisinin 03/02/2023 tarihli 11 sayfadan ibaret 3.ek raporunda özetle; davalı şirketin ... ile olan hakediş faturaları ve tevkifat kesintisi sonrası net tutara ilişkin aldığı ödemelerin aşağıda tablo olarak verildiğini,
¸
¸
Aşağıdaki tabloda her bir hak ediş faturası karşılığında hangi tarihlerde ödemeleri aldığının eşleştirmesinin yapıldığını,
¸ ¸
sözleşme, davacının 2014 yılı defter incelemesine dair talimat raporu ve davalı sunulan kayıtları kapsamında ; kök raporda sunulan görüşü değiştirecek nitelikli bir evrak sunulmamış olduğu, davacının 23.06.2014 takip tarihinde davalıdan kayıtlarında 678.466,71 TL alacak kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında ise 654.386,50 TL davacı alacağı mevcut olduğu, takip sonrası yapılan ödemeler ile ilgili kök rapor tespiti kapsamında 26.06.2014 dava tarihinde 597.746,84 TL asıl alacak ve 2.738,56 TL faiz alacağı hesaplandığı, davalı tarafından kök rapor incelemesine sunulan 2014 yılı kayıtlarında davacının faturalarına ilişkin yapılan ödemelerin dışında davacıya dekont edilen kesinti ve sair davacı alacağını düşürücü eksik iş-yapılmayan iş bedeli adı altında 2014 yılında kayıt olmadığı, heyetin genel temayüllere bağlı kalarak, yapılan işin takip eden ilk hakedişe girmesi gerektiğine göre oluşturduğu görüşünü korumaktadır. Mali incelemede; davalının DDY ile yapmış olduğu hak edişler sonrası kestiği faturalar ve 17.18.19. hakediş bedellerini yukarıdaki tespit edilen tarihlerde takip tarihinden önce DDY’larından almış olduğu, dava konusu bu işin özelinde genel uygulama dışına çıkılarak yapılan işin takip eden hakedişlere parça parça konulması, bu parçalanmanın hangi usul ve esaslara göre yapıldığı ile ilgili bir teknik ve hukuki mevzuat olmadığından, tahmine ve varsayıma dayalı teknik bir çalışma yapmanın mümkün olmadığı, mahkemece taraf beyanı olarak tavsiye edilen tablonun hazırlanması ve tek taraflı olarak hazırlanacak bu belgenin delil olarak sayılması halinde teknik olarak tabloya konu hakedişler ile eşleştirme yapılabileceği aksi durumda bu tür bir çalışma yapılamayacağı bildirilmiştir.
Sözleşmenin incelenmesinde; davacı ile davalı adi ortaklık arasında 17/09/2012 tarihli, Demir yolu İnşaatı Güzergahı üzerinde bulunan tünellerin 1 kat Geotekstil +1 kat 2 mm membran ile su yalıtımının (malzeme+işçilik) yapılması işlerinin alt yüklenici davacı tarafça yapılması hususunda "Alt Yüklenici Sözleşmesi" akdedildiği, Sözleşmenin 36.maddesinin;
"Alt yüklenicinin hakedişinin işverence onaylanan bedeli, işverenin aylık hakedişini idareden almasını müteakip 1 hafta sonra (yaklaşık 45gün) brüt hakediş tutarındaki malzemeler EURO, işçilikler TL faturası karşılığı ödenecektir. Hakedişin faturası, hakedişin ait olduğu ayı takip eden ay için kesilecektir. KDV ödemeleri ise, fatura kesilen ayı takip eden ayın 25'inde yapılacaktır. Alt Yüklenici'nin hakediş ödemeleri ihtiyat kesintisi, KDV tevfikatı ve varsa diğer kesintiler düşüldükten sonra yapılacaktır. İşbu alt yüklenici sözleşmesindeki tüm diğer şartlar geçerli kalmak koşuluyla, Alt Yüklenici İşveren tarafından kabul edilebilir Banka Kesin Teminat Mektubunu vermeden, varsa sigorta yaptırma mükellefiyetini, bir önceki hakediş devresine ait işçi ücretlerinin ödendiğini gösterir puantaja uygun işçilerce imzalı ücret bordrosunun suretini yine bu devrede Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilmiş aylık sosyal bildirgesini, aylık SGK dönem bordrosu, emekli çalıştırıyorsa SGK onaylı sosyal güvenlik destek prim bordrosu ile tahakkuk fişlerini veya makbuzlarını ve primlerin ödendiğini gösteren makbuz suretlerini ve diğer tüm yükümlülüklerini yerine getirmeden Alt Yüklenici'ye hiçbir ödeme yapılmayacaktır." şeklinde olduğu görülmüştür.
2.Kaldırma: Mahkememizin 06/04/2023 tarih ve 2019/13 Esas 2023/301 Karar sayılı dosyası ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin 11/10/2023 tarih ve 2023/1156 Esas, 2023/1033 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak Mahkememizin yukarıda belirtilen ... Esasına kaydedilmiştir.
İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin 11/10/2023 tarih ve 2023/1156 Esas, 2023/1033 Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde "Dosya kapsamına göre, davacı taraf, sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, düzenlenen 11 adet fatura bedelinin ödenmediğini belirterek, bakiye iş bedeli alacağının tahsili için giriştiği icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmektedir. Sözleşmenin "Ödeme Zamanı" başlıklı 36. Maddesinde, yüklenici tarafından hazırlanan hakedişin iş sahibince onaylanan miktarı, iş sahibinin kendi hakedişini idareden almasını takiben 1 hafta sonra, brüt hakediş tutarındaki malzemelerin Euro işçiliklerin ise TL faturası karşılığı ödeneceği, bu faturaların hakedişin ait olduğu ayı izleyen ay için düzenleneceği, KDV ödemelerinin ise fatura düzenlenen ayı takip eden ayın 25'inde yapılacağı, alt yüklenicinin hakediş ödemelerinin ihtiyat kesintisi, KDV tevkifatı ve varsa diğer kesintiler düşüldükten sonra yapılacağı ... hükme bağlanmış olup, bilirkişiler tarafından bu düzenlemeye uygun olarak inceleme ve araştırma yapılması gerekmektedir. Dairemizce yerel mahkeme kararı, bu madde hükmüne uygun hesaplama yapılması gereği yönünden kaldırılmıştır. Bilirkişi kurulunca bu araştırmanın kesin hesap çıkarır gibi fazla emek ve mesai sarfedilmesini gerektirdiği gerekçesiyle sözleşmede öngörülen hesaplama yöntemi yerine getirilmeden bilirkişi raporu düzenlenmesi ve mahkemece de bu rapor esas alınarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Bu durumda, gerektiğinde taraflarca sunulan deliller kapsamında bilirkişi tarafından kesin hesap çıkarılmak suretiyle mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, davacı talepleri hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Dairemizin kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde karar verilmiştir.
Kaldırma üzerine Mahkememizce yeniden oturum günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilmiş, tayin edilen gün, yargılamaya devamla esas hakkında hüküm tesis edilmiştir.
Kaldırma sonrası Mahkememizce alınan İnşaat Yüksek Mühendisi ve Mali bilirkişi heyetinin 05/11/2024 tarihli 28 sayfadan ibaret raporunda özetle; kullanılan malzeme açısından uygulama hakedişlerinin 178.267,07 m2, yüklenici malzeme faturalarının 478.504,75 m2 ve TCDD hakedişlerinin 211.136,74 m2 olduğu, 1 m2 Poz No 2022 Tünelde Su Yalıtımı Yapılması işi kapsamında 1.1 m2 geoteksil keçe, 1.1 m2 pvc esaslı membran kullanıldığı, bu doğrultuda TCDD tarafından onaylanan uygulama metrajına göre, analizdeki malzeme miktarı hesaplandığında toplam 464.498,62 m2 yalıtım malzemesi kullanılması gerektiği, bu hesap yüklenici malzeme faturaları ile karşılaştırıldığında kesilen faturalarda iki malzeme toplamının; 478.504,79 m2 olduğu, TCDD hakedişlerine göre 464.498,62 m2 olduğu, bu doğrultuda yüklenicinin malzeme faturaları miktarının doğru olduğu, tüm malzemenin sahada kullanıldığı ve zayiatın söz konusu olmadığı, bunun yanı sıra Davacı tarafından kesilen faturaların içerik ayırımında karışıklık olduğu anlaşılmakla, bu farkın bu çapta bir işte kabul edilebilir olduğu, detaylarına rapor içerisinde yer verilen gerekçelerle, yapılan işin malzeme ve işçilik bedelleri üzerinden KDV hariç olarak toplam 3.919.502,32 TL olarak hesaplandığı, bu toplam bedelden kesintiler toplamı (53.570,21 TL) düşüldüğünde (20.948,34 TL kesim 1 kesintisi + 32.621,87 TL kesim 2 kesintisi) toplam tutarın KDV hariç 3.865.932,11 TL olduğu, ayrıca bu değer ile ilgili olarak kdv ilave edilerek ve sonrasında gelir vergisi stopajı, damga vergisi kdv tevkifat düşülmesi ile nihayi sonuca ulaşılabileceği, davalıların borca itirazlarına dayanak olarak gösterdiği sözleşmenin ilgili madde metninde, hak edişin faturasının, hak edişin ait olduğu ayı takip eden ay için kesileceğinin belirlenmiş olduğu, bu durumda işverence onaylanan hak ediş belgesine istinaden düzenlenecek hak ediş faturasının bu sözleşme hükmüne uygun olması gerektiği, bununla birlikte, madde metninde ayrıca alt yüklenicinin hak ediş bedelini, İŞVEREN in aylık hak edişini idareden almasını müteakip | hafta sonra (yaklaşık 45 gün) brüt hak edişteki malzemeler için Euro, işçilikler için ise TL karşılığı ödeneceğinin de belirlenmiş olduğu, adi ortaklık tarafından incelemeye sunulan, ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu anlaşılan muavin hesap ekstresi üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, adi ortaklığın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran takip tarihi itibarıyla davacı yana 654.386,50 TL borçlu olduğu, heyetiin teknik üyesinin tespit ve değerlendirmeleri ışığında yapılan nihai hesaplama sonucu teknik yönden tespit edilen KDV dahil (3.865.932,11 x 1,18 =) 4.561.799,89 TL - 55.764,62 (konsorsiyuma ait ticari defter kayıtlarında yer alan gelir vergisi stopajı, damga vergisi ve kdv tevkifatı toplamı) = 4.506.035,27 TL ile konsorsiyuma ait ticari defter kayıtlarına dayalı muavin hesap ekstresi altında gösterilen özet tabloda yer alan malzemeler + hak ediş faturaları toplamı arasındaki fark 4.506.035,27 -4.315.038,09 =190.997,18 TL olup, yapılan hak ediş hesaplamasının ticari defter kayıtlarındaki malzeme + hak ediş faturaları toplamı ile büyük oranda uyumlu olduğu,
Teknik yönden yapılan kesin hesap sonucuna göre davacının yapmış olduğu toplam iş bedeli 4.506.035,27 TL den konsorsiyum tarafından davacı yana yapılan ödemeler toplamı 3.680.201,56 TL nin düşülmesi sonucunda, takip tarihi itibarıyla davacı yanın 825.833,71 TL alacaklı olacağı, ancak takibin 703.540,80 TL üzerinden açılmış olması karşısında, talep ile bağlılık ilkesi gereği alacak tutarının takip talebi ile sınırlı olması gerektiği, dava dosyasında davalıların oluşturduğu adi ortaklığının dava dışı esas işveren TCDD ile aralarındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin hesap ekstresinin de yer aldığı görülmekle, ekstrede esas işveren TCDD nin davacı hak edişlerinin de başladığı (davalılar beyanı gibi) 5 no.lu hakedişten itibaren 6 ve 7 nolu hak ediş arasındaki süre göz ardı edildiğinde, adi ortaklığın her ay esas işverene hak ediş faturası düzenlediği ve fatura düzenlenmesini müteakip 1 hafta içerisinde de hak ediş bedelini tahsil ettiği, bu durum, adi ortaklık ile davacı yüklenici arasındaki hak edişler yönünden de benzer nitelikte olup, davacı yanın adi ortaklığa her ay hak ediş faturası düzenlediği, adi ortaklığın da TCDD den hak ediş tahsilatı yapmasını müteakip davacı yana ortalama 20-25 gün aralığında, ilgili dönemde keşide edilen malzeme fatura bedellerini de kapsar şekilde ödeme yaptığı, gerekçeleri rapor içerisinde açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu hak ediş tablolarından, münhasıran davacı yanca yapılan hak edişlerin ne kadarlık kısmının hangi TCDD hak edişine girdiğinin tespitinin, teknik ve muhasebesel olarak mümkün olmadığı, hal böyle olunca davacı yanın adi ortaklığa yapmış olduğu hak edişlerin ve buna dayalı tahsilat sürelerinin, adi ortaklık tarafından esas iş veren TCDD ye yapmış olduğu hak edişler ve buna dayalı tahsilat süreleri mukayese edilerek değerlendirme yapılması gerektiği,
Buna göre, adi ortaklığın her ay esas işverene hak ediş faturası düzenlediği ve fatura düzenlenmesini müteakip 1 hafta içerisinde de hak ediş bedelini tahsil ettiği davacı yanın adi ortaklığa her ay hak ediş faturası düzenlediği, adi ortaklığın da TCDD den hak ediş tahsilatı yapmasını müteakip davacı yana ortalama 20-25 gün aralığında, ilgili dönemde keşide edilen Malzeme fatura bedellerini de kapsar şekilde ödeme yaptığı göz önünde bulundurularak, sözleşme hükümleri dışında devam eden uygulama gereği davacı yanın takibe konu ettiği faturaların, takip tarihi itibarıyla geçerli bir alacak olduğu değerlendirilmiş olmakla, davacı yanın tüm malzeme ve uygulama tutarlarının teknik yönden yerinde olduğu tespit edildiğinden, davacı yanın icra takibine konu fatura alacaklarının takip tarihi itibariyle muaccel olduğu, bu anlamda davalılardan takip talebi gibi 703.540,80 TL alacaklı olduğu, takipten sonra 100.000,00 TL, dava tarihinden sonra 200.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmekle, davacı yanın dava tarihi itibarıyla alacağının 703.540,80 + 688,88 - 100.000,00 = 604.229,68 TL olacağı,
Başlama tarihi
Bitiş tarihi
Gün sayısı
Oran %
Tutar
23.06.2014
26.06.2014
3
11,75
688,88
Aksi iddia ve itirazların ileri sürülmesi halinde ise, ilişkinin başladığı tarihten itibaren davalılar tarafından oluşturulan adi ortaklıkça, davacıya yapılan tüm hak ediş ve buna dayalı ödemelerin, sözleşmenin “ödemeler” başlıklı 36. Maddesi hükmünde gerçekleştirildiğinin ispat edilmesi, bunun için de davalıların 05.06.2024 tarihli dilekçesinde yer verdiği yönerge ve metodoloji kapsamında, tartışmaya mahal vermeyecek şekilde, davacının hangi yaptığı işin davalı şirketlerin idareye sunulan hangi hak edişe girdiğini ve o hak edişin parasının ne zaman davalı şirketlere ödendiği ve bu kapsamda, parça parça yapılan ödemelerin, ilk hak ediş faturasından karşılaya karşılaya, tamamlaya tamamlaya hangi hak edişin ödemesinin hangi tarihte tamamlandığı, ödendiği hususunda çalışma yaparak dosyaya sunması gerektiği, bu hususta da takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre somut olaya gelindiğinde, Davacı ile davalı arasında 17.09.2012 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca davacının yüklendiği işi tamamlayarak davalı adi ortaklığa sözleşme uyarınca fatura düzenlediği, davalı adi ortaklığın düzenlenen faturaları ticari defterlerlerine işlediği, davacı defterlerinde davacının davalıdan 678.486,21-TL alacaklı olduğu, takipten sonra davadan önce davalı ödemesi nedeniyle davacının 578.466,71-TL alacaklı olduğu, davadan sonra davalı adi ortaklıkça 200.000-TL ödeme yapılması nedeniyle davalıdan 378.466,71-TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede takip tarih itibariyle davalıların davacıya 654.386,50-TL borçlu gözüktüğü, 26.06.2014 tarihinde davadan önce takipten sonra 100.000-TL ödeme nedeniyle 554.386,50-TL borçlu gözüktüğü, dava tarihi 09.07.2014 tarihinden sonra yapılan 200.000-TL nedeniyle davalı adi ortaklığın davacıya 354,386,50-TL borçlu gözüktüğü, defterler arasındaki 24.100,20-TL farkın davacının vade farkı faturası nedeniyle oluştuğu tespit olunmuştur.
Davacı taraf İstanbul ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında takibini 703.540,00 TL üzerinden yapmış, takipten sonra 100.000,00-TL davalılarca ödenmesi nedeniyle itirazın iptali davasını 603.540-TL üzerinden harçlandırarak açmıştır.
Davalı tarafça sözleşmenin 36. Maddesi uyarınca borcun vadesinin gelmediği itirazında bulunulmuş ve gerek 1. gerek ise 2. kaldırma kararı ile yapılan iş konusunda ek rapor alınıp, sözleşmenin 36. Maddesine göre bir inceleme yapılarak rapor düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi yönünde kaldırma kararı verilmiştir.
Mahkememizce uyulan BAM 1. Kaldırma ilamı kapsamı itibari ile mahkememizce davalı ortaklık ile TCDD arasında yapılan tüm hak edişler, hak ediş tahakkuk ve mahsup fişleri ile ödeme emirleri, hakediş ödeme listesi, birim fiyat tarifleri ve imalat kalemlerinin icmal listesi (1. Kaldırma kararı gereği zaten daho önce celp edilmiş olan) ile bilirkişi kurulundan raporlar alınmıştır.
Mahkememizce uyulan BAM 2. Kaldırma ilamı kapsamı itibari ile, Mahkememizce, öncelikle kesin hesap çıkarılması, gerekli belgelerin taraflardan talep edilmesi ve bilirkişi ücretinin belirlenmesi hususlarında görüş bildirmek üzere bilirkişi kurulundan ön rapor talep edilmiştir. Ön raporda kesin hesap için gerekli belgelerin: Davacı ile davalı arasında yapılmış tüm hak edişler ve ekleri (imzalı ve dijital suretler) İşlere ait projeler (dijital suretler) Ek işler, iş artış/azalışlarını gösteren ataşmanlar ve imzalı tutanaklar Tarafların birbirlerine kestikleri tüm faturalar ve defter kayıtları Varsa ayıp, eksik iş vb. tespit tutanakları Sözleşmeye göre kesilmesi gereken gider vb. kalemlerin dökümleri olduğu bildirilmiştir.
Ön rapor sonrası kök rapor düzenlenebilmesi için tayin edilen defter inceleme günü için ; "
-6100 sayılı Yasanın 222.maddesi gereğince, DAVALI tarafa,
a) Davacı ile davalı arasında yapılmış (davalının idare ile yapılan hakedişi talep edilmemektedir.) tüm hak edişler ve ekleri, imzalı suretleri ve digital suretleri
b) Davacı ile davacı arasında yapılan işlerin projeleri (digital suretleri)
c) Davacı ile davalı arasında yapılan işler ile ilgili varsa ek işleri , iş artış ve/veya azalışını gösteren ataşmanları, imzalı tutanakları ve digital suretleri
d) Davacı tarafı ve davalı tarafın birbirlerine kestiği tüm faturaları ve bunlara ait tüm defter kayıtları,
e) Yapılan işle ilgili ayıp , eksik iş vb tespit var ise bunları gösteren tutanaklar,
f) Sözleşmeye göre kesilmesi gereken gider v.b. kalemler var ise bunlara ait dökümleri
inceleme gününde ve saatinde sunmaları için kesin süre verilmesine;
Kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde HMK 222. madde gereğince karşı tarafın HMK 222/2. belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceğinin ihtarına,
İncelemesinin Mahkememiz kaleminde 02/07/2024 günü, saat 14:10 tarihinde yapılmasına, bilirkişiye inceleme gününün bildirilmesine, defter ve kayıtların sunulması hususunun hazır bulunan taraflara ihtarına (ihtarat yapıldı)," şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davalı tarafça da Davacının Tüm Hakedişleri ve Eki Metraj Cetvelleri, Davacının Davalı Şirketlere Kesmiş Olduğu Tüm Hakediş ve Malzeme Faturaları , Malzeme Faturalarının, Davacının Hakedişine Giren Malzemelerin, Davalıların Hakedişine Giren Malzemelerin Metrekare Tablosu ve Hakediş Takip Tablosu , TCDD ile Müvekkil Şirketler Arasındaki Ödemeleri Gösterir Muhasebe Kaydı , Sözleşme ve Delme Tünel Tip En Kesiti Alanlarına ilişkin belgeler sunulmuştur.
Davalı taraf 26.06.2024 tarihli dilekçeleri ile "her ne kadar muhasebe defter ve kayıtları ile diğer belgeler söz konusu inceleme gününde hazır edilecekse de eksiklik ya da tam hazır edilememe ihtimaline binaen bilirkişilere müvekkil şirketlerin merkezi olan "Altunizade Mah. ... Cad. No: ..., 34662 Üsküdar/İstanbul" adresinde yerinde inceleme yetkisi verilmesi" talep edilmiş ise de, istenen kesin süre ile istenen belgelerin açık olduğu gibi, hangilerini eksik veya tam hazır edilmediğine ilişkin esasa ilişkin savunmalardaki gibi bir somutlaştırmanın olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında işin yapılmadığına ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır.
BAM kaldırma kararında da karar bağlandığı gibi tartışılması gereken husus; "taraflar arasında düzenlenen 17/09/2012 tarihli sözleşmenin 36. Maddesinde "taşeronun hakedişinin yüklenici tarafından onaylanan bedeli, yüklenicinin aylık hakedişini idareden almasını müteakip 1 hafta sonra (yaklaşık 45 gün) brüt hakediş tutarındaki malzemeler Euro, işçilikler TL faturası karşılığı ödenecektir. Hakedişin faturası hakedişin ait olduğu ayı takip eden ay için kesilecektir. KDV ödemeleri ise, fatura kesilen ayı takip eden ayın 25'inde yapılacaktır." olup buna göre Davalı tarafın, davaya konu alacağın hak edişlere girdiği ve o hakedişlerin parasının ne zaman davalı şirkete ödendiğinin tespitinin biraz mesai ile gayet mümkün olduğu savunması doğrultusunda araştırma yapmaktır.
İnşaat sektöründe yerleşik teamül ve uygulamaya göre hakediş sisteminin belirli bir sistematik içinde işlemesi gerekmektedir. Bu sistematik uyarınca öncelikle alt yüklenici kendisine verilen işi tamamlar, akabinde yapılan işin metrajı ölçülür, bu ölçüm sonucunda hakediş düzenlenir ve hakedişe dayalı olarak fatura kesilir. Ana yüklenici de alt yüklenicinin yaptığı bu işi kendi hakedişine dahil ederek idareden ödeme alır. Bu teorik sistem, alt yüklenicinin hak edişlerinin takibini, hangi işin hangi hakedişe girdiğinin tespitini ve ödemelerin hangi hakedişe ilişkin olduğunun belirlenmesini mümkün kılar niteliktedir.
Ancak somut uyuşmazlıkta davalı konsorsiyumun uygulaması, bu teorik sistemden tamamen farklı işlemiştir. Şöyle ki; bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere, alt yüklenicinin tek bir iş kalemi dahi parçalanarak farklı hakedişlere dağıtılmış, aynı tünele ilişkin işler farklı hakedişlerde gösterilmiş, alt yüklenici hakedişleri ile TCDD hakedişleri arasında miktar bakımından önemli farklılıklar oluşmuş ve ödeme tarihleri ile hakediş tarihleri arasındaki ilişki tamamen kopmuştur.
Bu farklılık özellikle T9-a tüneli örneğinde somut olarak görülmektedir. Alt yüklenici tarafından yapılan 21.967,20 birimlik işin, davalı tarafından TCDD'ye sunulan hakedişlerde nasıl 37.614,76 birime ulaştığı anlaşılamamaktadır. Bu durum, teorik sistemin öngördüğü şeffaf ve takip edilebilir yapının tamamen dışına çıkıldığını göstermektedir.
Davalının hakediş sistemini bu şekilde karmaşık hale getirmesi ve teorik sistemden uzaklaşması, ispat faaliyetini imkansız hale getirmiş ve hakediş-ödeme ilişkisinin kurulmasını engellemiştir. Buna göre 17/09/2012 tarihli sözleşmenin 36. Maddesine göre alacağın muaccel hale gelmediğini ispat yükü davalı üzerine düşmekte olup, bu ispatı yerine getirememiş sayılması gerekmektedir.
Bu hususa ilişkin;
Gerek BAM 1. Kaldırma kararı sonrası alınan Bilirkişi 3. Ek Heyet Raporunun 4, 5 ve 6. Sayfalarda açıkça anlatıldığı üzere davacının yaptığı işe ait pozun hangi miktarda hangi ay davalı ile idare arasında yapılan hangi hakedişe girdiğinin belirlenemediği; davalının dahi bu belirlemenin yapılabilmesi için bir somutlaştırma yapamadığı sadece "söz konusu davacı taraf hakedişinin içeriğinin T-9A tünele ilişkin metrakareler" olarak hesaplanan miktarların "... Ortaklığı'nın 16,18,19,20,21,22 nolu hakedişlerine girmiş" olduğu açıklaması gibi bir kaç örnek ile açıklamaya çalıştığı;
Gerek ise 2. kaldırma kararı sonrası aldırılan bilirkişi raporunda 25 ve 26. Sayfalarında teknik ayrnıtısı açıklandığı üzere T9-a tüneli örneğinde somut olarak görüldüğü üzere, davacı alt yüklenici tarafından 21.967,20 birim hakediş yapılmasına rağmen, davalı konsorsiyum tarafından TCDD'ye aynı tünel için 37.614,76 birim hakediş yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum ya birden fazla taşeronun imalatının aynı hakedişte birleştirildiğini ya da yapılmamış imalat için ihzarat bedeli alındığını göstermektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi kurulunun açıkça beyan ettiği gibi davalının hakediş sisteminin hakediş düzenleme ve takip yöntemlerinden çok farklı bir uygulama ile yapıldığı, davalının dayandığı BAM kararında da bahsedilen sözleşmenin 36. Maddesi gereğince inceleme yapılması imkanının davalının sorumluluğunda olan bu nedenlerle mümkün olmadığı, her ne kadar bu incelemenin "dava konusu işin içinde çalışan hakediş ofisi çalışanı olmayı gerektirdiğini" beyan etseler de bunun anlamının, 3. kişi konumunda olacak bilirkişilik müessesi ile tespitinin mümkün olmadığı, DAVALININ DAHİ gelinen bu aşamaya rağmen ve de hakediş ve ölçümleri yapan/kontrol eden hangi kalemi hangi hakedişe neden koyduklarını bilen taraf olmasına rağmen ancak bir kaç örneklendirme ile davacının yaptığı işe ait pozun hangi miktarda hangi ay davalı ile idare arasında yapılan hangi hakedişe girdiğinin belirlemeye çalıştığı, bunun dışında davalının bir belirlemesinin , somutlaştırmasının olmadığı, ancak - hangi işteki hangi miktarın hangi taraflar arasındaki hakedişe girdiği, taraflar arasındaki hakedişteki kalemlerden hangisinin davalı ile idare arasındaki hangi hakedişe girdiğinin somutlaştırılması yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafça ki bu hakedişleri , ölçümleri yapan ekibince yapılabilecek olup bu somutlaştırmanın tamamen davalı tarafın kendi hakimiyet alanında kalması nedeniyle - bu savunmanın somutlaştırılması ve dolayısıyla kapsamının bilirkişi ve / veya mahkeme üzerine bırakılmasının usul sistemine aykırı olduğunun açık seçik olduğu anlaşılmıştır. Özellikle dikkat çekici olan husus, bizzat hakediş ve ölçümleri yapan, hangi kalemi hangi hakedişe neden koyduklarını bilen / belirlenebilir olduğunu iddia eden taraf olan davalının dahi, 2014 yılından bu yana geçen yaklaşık on yıllık süreçte bu belirlemeyi ve somutlaştırmayı yapamamış olmasıdır.
Tüm bunlara göre "Dolayısıyla bahse konu tablodan münhasıran davacı yanca yapılan hak edişlerin ne kadarlık kısmının hangi hak edişe girdiğinin tespiti, teknik ve muhasebesel olarak mümkün..." olmadığı tekraren anlaşılmıştır.
2. Kaldırma kararı sonrası bilirkişi raporu ile kesin hesap yapılmış olup, kesin hesabın yaptırılmasının asıl amacı, sözleşmenin 36. Maddesi gereğince muacceliyet incelemesi için gerekli olup bu hususa ilişkin yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere inceleme yapılması imkanının davalının sorumluluğunda olan nedenlerle mümkün olmadığı, ancak kesin hesabın teknik ayrıntısı 05.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda çıkartılmış olup, takip tarihi itibariyle 703.540,80 TL ve dava tarihi itibariyle 604.229,68 TL alacağın kesin hesap sonucunda da alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu hakediş ödemeleri sonrasında davalıya ödemelerin devam ettiğinin mali kayıtlarda tespit edilebildiği, genel teamüller gereği yapılan işin takip eden ilk hakedişe girmesi gerektiği kanaati edinilmiş olup davacının davalı adi ortaklıktan ticari defterlerde tespit edilen takipten sonra-davadan önce 604.229,68 TL alacaklı olduğu, davadan sonra yapılan 200.000,00-TL tutarındaki ödemenin infazda dikkate alınacağı, davanın davalı adi ortaklığın defterlerinde davacı lehine tespit edilen alacak miktarı olan 604.229,68 TL üzerinden kabulü gerekmekte ise de davalının kazanılmış hakkı nedeniyle 554.386,50-TL üzerinden davanın kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafça, yapılan işin kalitesi kapsamında hakedişlerden kesintiler yapıldığı iddia edilmiş ve davacının Alt Yüklenici Sözleşmesine konu işi kaliteli olarak yapmadığı savunması ileri sürülmüştür.
Alt yüklenici sözleşmesi kapsamında yapılan işte eksik imalat olduğunu iddia eden davalı taraf, bu iddiasını ispat ile yükümlüdür. Bu kapsamda davalının eksik imalata ilişkin tutanak, tespit raporu, teknik inceleme belgesi, idareye yapılan bildirimler ve idarece yapılan tespitler gibi belgeleri sunması gerekmektedir.
Davalı adi ortaklığı tarafından sunulan belgeler incelendiğinde eksik imalata ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmüştür. TCDD tarafından gönderilen belgeler içeriğinde de eksik imalata ilişkin tespit veya bildirim yer almamaktadır.
Alt yüklenici sözleşmesi kapsamında yapılacak kesintilerin hukuki dayanağının açıkça ortaya konulması, kesinti nedeninin somut olarak belirtilmesi, kesinti miktarının hesaplama yönteminin gösterilmesi ve karşı tarafa usulüne uygun bildirimde bulunulması gerekmektedir.
Davalı taraf 03.12.2012-12.05.2014 tarihi arası 35 adet fatura içeren bir tablo sunmuştur. Ancak dava konusu edilen faturalar 31.03.2014-14.05.2014 tarihleri arasındaki 11 adet fatura olup, beyana ek verilen tabloda bu faturalar bulunmamaktadır. Kesinti yapıldığına dair davalı tarafından kesinti kararı, kesinti bildirimi, kesinti tutanağı veya eksik iş tespiti gibi herhangi bir belge sunulmamıştır.
Dosya kapsamında kesintilerin davacıya bildirildiğine dair herhangi bir belge, yazışma veya tutanak bulunmamaktadır. Davalı taraf, kesintilerin davacıya ne zaman ve ne şekilde bildirildiğini de açıklayamamıştır.
İspat yükü kendisinde olan davalı taraf, eksik imalata ilişkin iddiasını destekleyecek hiçbir belge sunmamış olup, TCDD kayıtlarında da bu yönde bir tespit bulunmamaktadır.
Davalı taraf kesinti yapıldığını iddia etmekle birlikte, kesintinin hukuki dayanağını, nedenini, miktarının hesaplama yöntemini ve davacıya bildirildiğini gösteren hiçbir belge sunmamıştır.
Bu nedenlerle, davalı tarafın eksik imalat ve kesinti iddialarının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Kazanılmış hak dikkate alınarak davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul ... İcra dairesinin ... Esas sayılı takip sayılı dosyasında davalı adi ortaklığın yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 554.386,50-TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren alacağa avans faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile kabul edilen alacağın %20'si olan 110.877,30-TL'nın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 37.870,14-TL ilam harcından peşin alınan 7.290,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 30.580,14-TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 7.290,00-TL peşin harç ve 25,20-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.315,20-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 7.114,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 6.535,08-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... İnşaat tarafından yapılan 54.068,40-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 4.403,44-TL'nin davacıdan tahsili ile iş bu davalıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 78.982,52-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL ücret-i vekaletin davacıdan tahsili ile davalılar tarafına verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/01/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip .
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.