mahkeme 2022/182 E. 2023/779 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/182

Karar No

2023/779

Karar Tarihi

2 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/182 Esas
KARAR NO : 2023/779
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2017
KARAR TARİHİ : 02/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket tarafından düzenlenen 06/02/2015 tarihli, 17.099,80TL bedelli, ... nolu, 31/07/2015 tarihli, 39.862,50TL bedelli, ... nolu, 17/08/2015 tarihli, 25.441,54TL bedelli ... nolu, 15/09/2015 tarihli 42.730,20TL bedelli ... nolu, 26/10/2015 tarihli 10.721,70TL bedelli, ... nolu toplam 5 adet fatura kesildiği ve borçluya tebliğ ettiği, borçlunun ise bu fatura bedellerinden kalan 61.755,75TL bedeli ödemediğini, alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı sonucu borcun sürüncemeye bırakıldığını, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %40' ınden az olmamak üzere icra inkar tazminatı mühkum edilmesine, dava harç masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu faturalar mesnet yapılarak .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davalıya borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu durumun görüleceği, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibi üzerine davacının kendini alacaklı ve haklı göstermek amacıyla icra takibi başlattığı, tek taraflı olarak teslimi yapılmayan ve olmayan bir ticaret ile ilgili fatura yoluna gidildiğini, beyanla davanın usulden ve esastan reddine, davacı tarafın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin haksız ve kötüniyetli davacı karşı tarafa yükletilmesien karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2017/... Esas, 20119/... Karar sayılı ve 2/11/2017 tarihli ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilince kararın istinaf edildiği, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2019/..., 2022/... Karar sayılı ilamı ile, ''Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 13.12.2014 tarihli adi yazılı belge davacı tarafça benimsenmekle, davalı vekili davaya konu edilen iplik tesliminin müvekkiline 13.12.2014 tarihli adi yazılı sözleşme gereğince teslim edildiğini ve davacı tarafça bahsi geçen bu sözleşme kapsamında teslim edilmiş iplikler için fatura keşide edilerek müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, esasen bu ipliklerin sözleşmede kararlaştırılan makinenin davacı tarafından müvekkilinden satın alınması karşılığında davacı tarafından müvekkiline teslim edildiğini iddia etmektedir. Davacı vekili bahsi geçen bu belgedeki makine alım satımının karşılığında davalıya teslim edilen 17.300x 6.30 TL tutarındaki ipliğin dava konusu dışında farklı bir ticari ilişki kapsamında verildiğini öne sürmekte olduğundan, ispat yükünün buna göre belirlenmesi gerekir. İlk derece mahkemesince her iki tarafın ticari defterleri üzerinde 13.12.2014 tarihinden sonraya ilişkin yeniden inceleme yapılarak bu döneme dair ticari ilişki bütün olarak değerlendirilmelidir. Bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle varlığı ihtilafsız olan 13.12.2014 tarihli adi yazılı belgeye konu 17.300 kg x 6.30 TL tutarındaki iplik alım satımının tarafların ticari defterlerinde ne şekilde kayıtlı olduğu; sözkonusu miktar ve tutarda ipliğin 13.12.2014 tarihli sözleşme kapsamında mı davalıya teslim edildiği, yoksa davaya konu faturalara esas ticari alım satım ilişkisi çerçevesinde davalı yanca satın mı alınmış olduğu hususlarındaki belirsizlik giderilmelidir. Bu noktada, ispat yükü davacı üzerinde olmakla; davacı vekilinin iddia ettiği gibi dosya içerisindeki varlığı tartışmasız belge dışında taraflar arasında başka bir alım satım ilişkisi bulunduğuna dair delil olup olmadığı belirlenmek suretiyle davaya konu faturanın hangi hukuki ilişki kapsamında keşide edildiği tam olarak saptanarak sonuca ulaşılmalıdır. Açıklanan bu gerekçelerne, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine'' karar verilerek, dosyanın Mahkememize iade edildiği ve Mahkememizin 2022/... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
BAM Kaldırma kararı sonrası Mali Müşavir ... bilirkişiden aldırılan 06/05/2022 tarihli ek raporunda özetle; Taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, davacı firmanın davalıya şirkete; 2015 yılında 137.855,75-TL'lik iplik sattığı, bunun karşılığında, davalı firmadan, 59.000,00-TL değerinde Menasatto marka büküm makinesi satın aldığı, 2014 yılında da 5.000,00-TL'si nakit 12.100,00-TL'si çek olmak üzere 17.100,00-TL tahsilat yaptığı, bu işlemler sonucunda davalıdan 61.755,75-TL alacağının olduğu, Davacı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine; .... İcra Müdürlüğü 17.01.2017 tarih 2017/... Esas sayılı ödeme emriyle icra takibi başlattığı, 30.01.2017 tarihinde davalı vekili tarafından borcun tamamına itiraz edilip durdurulduğu, Uyuşmazlıktaki bahse konu faturaların iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının BA formları ile de davacıdan aldığı faturaları beyan ettiği, davacının mal/hizmet teslim fiilini gerçekleştirildiği, tarafların ticari defterleri ile muhasebe hesap ve kayıtlarına göre ödeme emri tarihinde davacının, davalıdan; 61.755,75-TL alacağının olduğu, Taraflar arasında düzenlenen 13.12.2014 tarihli adi yazılı sözleşme karşılığının, davalı tarafından davacıdan ayrıca senet karşılığı tahsil edildiği, adi yazılı belgenin taraflar arasındaki resmi ticaretle bağdaştırılamayacağı, İcra inkar tazminatı hükmünün yalnızca; Yüce Mahkemenizin takdirinde olduğu sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Mali Müşavir ... ve Sözleşme Uzmanı Prof. Dr. ... bilirkişi heyetinin 07/04/2023 tarihli raporunda özetle; İstinaf kararında belirtildiği şekli ile ispat yükü üzerine düşen davacı tarafın başkaca ticari işe yönelik dava konusu faturaların düzenlendiği iddiası kapsamında dava dosyasına herhangi bir belge sunmadığı, 13.12.2014 tarihli adi yazılı belgeye konu 17.300 kg x 6,30 TL tutarındaki mal veya hizmet tanımının, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı faturalar alan cins, miktar ve birim fiyatları ile uyumlu olmadıkları, davacı yan 13.12.2014 tarihinden sonra davalı yana toplamda 137.855,75TL bedelli 5 adet fatura keşide etmiş ise de fatura içerikleri dikkate alındığında, mal ve hizmet tesliminin, 13.12.2014 tarihli adi sözleşmede belirlenen ürünler olmadıkları, Bu bağlamda, 13/12/2014 tarihli sözleşme kapsamdaki ilişkiye dair dosya içerisinde yer alan taraf defter kayıtları incelendiğinde, anılan sözleşmede belirlenen çerçevede yer alması gereken kayıtların, her iki taraf ticari defterlerinde yer almadığı, Rapor içerisinde detaylıca açıklandığı gibi, taraf ticari defterlerinde yer alan kayıtlar mahsuplaşma içerdiğinden, esas itibarıyla ticari ilişkinin 13.12.2014 tarihli sözleşme kapsamında devam ettirildiğini göstermekle birlikte, yargılamada gelinen aşama itibarıyla dosyaya kazandırılan belge ve ticari defter kayıtlarına göre davalı yanın davacı yana borçlu olmadığından bahsedilemeyeceği, davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiş olmakla, takdirinin mahkemeye ait olduğu, Tüm bunların yanı sıra, davacı yanın dava dosyasına sunmuş olduğu irsaliyeli faturalardaki “teslim alan” kısımlarında imzaların yer aldığı görülmekle, imzaların davalı şirket yetkilisi ya da çalışanına ait olup olmadığı hususunun tarafımıza tespit edilebilir nitelikte olmadığı, şayet imzalar davalı şirket vekili ya da çalışanına ait ise, davaya konu fatura ve muhteviyatı ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, aksi halde davacı yan dava konusu fatura muhteviyatı ürünleri davalı yana teslim ettiğini ispat edememiş olacağından, takip talebinin karşılıksız kalacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari alım satımdan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali talebine ilişkindir.
Davaya esas .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun Modatekstil, asıl alacak tutarının 61.755,75TL olduğu, borç sebebi olarak cari hesap ekstresi ve faturaların gösterildiği anlaşılmaktadır. Borçlu vekilinin icra dosyasına itirazında, müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, aksine müvekkilinin alacaklı konumda olduğunu ileri sürerek tüm borca ve faizlerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya fatura içeriğindeki iplikleri satarak teslim ettiğini, davalının dilekçe ekinde görülecek tahsilat makbuzlarından da anlaşılacağı üzere nakit ve çek olarak faturalara ilişkin bir kısım ödeme yaptığını beyan ederek dosyaya iki adet çek ve tahsilat makbuzları ibraz etmiştir.
Davalı vekili ise müvekkili tarafından davacıdan iplik satın alınmadığını, esasen müvekkilinin davacıya makine satmış olduğunu, davacının kalan son senedi ödemediğini, davacının dosyaya muhtelif sayıda fatura sunarak faturadan kalan bakiye alacaklarının 61.755,75 TL olduğunu iddia ettiğini, ancak söz konusu faturalarda toplam alacağın 135.855,74 TL tutarında olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden tahsil ettiği ve beyan ettiği yani ödeme karşılığında düzenlediğini iddia ettiği belgelerdeki tutarın 17.100 TL olduğunu, bu durumda toplam ödenen miktar 74.100.04 TL olduğu için davacının 57.000,04 TL tutarındaki kısma ilişkin herhangi bir ödeme makbuzu sunmadığını beyan ederek esasen karşı tarafın müvekkilinden satın aldığı makineleri ödemesi için sıralı senetler verdiğini, davacının KDV açığını kapatmak adına fatura kestiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 13.12.2014 tarihli adi yazılı belge suretinin incelenmesinde; ... ve ... isim ve imzaların yer aldığı, söz konusu belge üzerinde "İki adet ... Marka ... makineyi karşılıklı anlaşarak görerek mutabakata vararak yapılan iş ve fason karşılığı takribi 17.300 kg (on yedi bin üç yüz kg), likralı/naylonlu 6,30 TL kg olarak toplamda 109.000 TL (yüz dokuz bin tl) yaklaşık on dört ay iş garantisi karşılığı ve on beş senet karşılığı aldık ve sattık." kaydını içerdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 07.08.2018 tarihli delil listesinde belirttiği, beş adet faturada, teslim alan kısmında bulunan imzaların davalı ...'e ait olduğuna dair beyanda bulunduğu, yine davalının müvekkiline ödeme olarak verdiği iki adet çeklerin bilgilerini aynı dilekçede ibraz ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce verilen ilk karar üzerine istinaf ilamında "... her iki tarafın ticari defterleri üzerinde 13.12.2014 tarihinden sonraya ilişkin yeniden inceleme yapılarak bu döneme dair ticari ilişki bütün olarak değerlendirilmelidir. Bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle varlığı ihtilafsız olan 13.12.2014 tarihli adi yazılı belgeye konu 17.300 kg x 6.30 TL tutarındaki iplik alım satımının tarafların ticari defterlerinde ne şekilde kayıtlı olduğu; sözkonusu miktar ve tutarda ipliğin 13.12.2014 tarihli sözleşme kapsamında mı davalıya teslim edildiği, yoksa davaya konu faturalara esas ticari alım satım ilişkisi çerçevesinde davalı yanca satın mı alınmış olduğu hususlarındaki belirsizlik giderilmelidir. Bu noktada, ispat yükü davacı üzerinde olmakla; davacı vekilinin iddia ettiği gibi dosya içerisindeki varlığı tartışmasız belge dışında taraflar arasında başka bir alım satım ilişkisi bulunduğuna dair delil olup olmadığı belirlenmek suretiyle davaya konu faturanın hangi hukuki ilişki kapsamında keşide edildiği tam olarak saptanarak sonuca ulaşılmalıdır." şeklindeki gerekçe ile kaldırma kararı verilmiştir.
Kaldırma ilamından sonra ilam kapsamındaki hususlar dahilinde yeniden bilirkişi raporu alınmış ve alınan 07/04/2023 tarihli raporda "...13.12.2014 tarihli adi yazılı belgeye konu 17.300 kg x 6,30 TL tutarındaki mal veya hizmet tanımının, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı faturalar alan cins, miktar ve birim fiyatları ile uyumlu olmadıkları, davacı yan 13.12.2014 tarihinden sonra davalı yana toplamda 137.855,75TL bedelli 5 adet fatura keşide etmiş ise de fatura içerikleri dikkate alındığında, mal ve hizmet tesliminin, 13.12.2014 tarihli adi sözleşmede belirlenen ürünler olmadıkları, Bu bağlamda, 13/12/2014 tarihli sözleşme kapsamdaki ilişkiye dair dosya içerisinde yer alan taraf defter kayıtları incelendiğinde, anılan sözleşmede belirlenen çerçevede yer alması gereken kayıtların, her iki taraf ticari defterlerinde yer almadığı, Rapor içerisinde detaylıca açıklandığı gibi, taraf ticari defterlerinde yer alan kayıtlar mahsuplaşma içerdiğinden, esas itibarıyla ticari ilişkinin 13.12.2014 tarihli sözleşme kapsamında devam ettirildiğini göstermekle birlikte, yargılamada gelinen aşama itibarıyla dosyaya kazandırılan belge ve ticari defter kayıtlarına göre davalı yanın davacı yana borçlu olmadığından bahsedilemeyeceği, davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiş olmakla, takdirinin mahkemeye ait olduğu, Tüm bunların yanı sıra, davacı yanın dava dosyasına sunmuş olduğu irsaliyeli faturalardaki “teslim alan” kısımlarında imzaların yer aldığı görülmekle, imzaların davalı şirket yetkilisi ya da çalışanına ait olup olmadığı hususunun tarafımıza tespit edilebilir nitelikte olmadığı, şayet imzalar davalı şirket vekili ya da çalışanına ait ise, davaya konu fatura ve muhteviyatı ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, aksi halde davacı yan dava konusu fatura muhteviyatı ürünleri davalı yana teslim ettiğini ispat edememiş olacağından, takip talebinin karşılıksız kalacağı sonuç ve kanaatine varıldığı" bildirilmiştir.
Uyuşmazlığın temeli kapsamında dava taraflarının makine alım satımı şeklinde ticari ilişkiye girdikleri, bunun yanında davacı ayrıca iplik satışından dolayı ödenmeyen faturalar kapsamında takibe konu bedeller bulunduğunu, bunların makine satımından farklı olduğunu beyan etmiş istinaf ilamında ise özetle taraflar arasında makine satımından ayrı başkaca ticari ilişki bulunup bulunmadığının araştırılarak bu savunmayı ileri süren davacı yanın ispat yükünü üzerine aldığını kabul etmiştir. Ne var ki davalı yan "2. cevap dilekçesi" adı altında sunmuş olduğu 19/03/2018 tarihli dilekçesinde makine karşılığı olan senet bedellerinin ödendiğini, taraflar arasında iplik alım satımı olmadığını ileri sürmektedir. Bunun yanında davacı taraf da makine satımının ayrı ilişki olduğunu ve sona erdiğini, dava konusu iplik parasının ise ödenmediğini ileri sürmüştür. Dolayısıyla davalı yanın makine alım satımına ilişkin mezkur sözleşme kapsamında ödeme nedeniyle borcu bulunmadığını bu yönden borcun senetler ile ödenerek kapatıldığına dair savunması ile davacının beyanları uyuşmaktadır. Yine makineye dair ödemeler iki tarafça da muhasebeleştirilmemiş ve aynı zamanda iki taraf da makinelerden dolayı borç kalmadığını kabul etmiş, bu husus uyuşmazlık olmaktan çıkmıştır. İstinaf ilamı kapsamında alınan bilirkişi raporunda "taraf ticari defterlerinde yer alan kayıtlar mahsuplaşma içerdiğinden, esas itibarıyla ticari ilişkinin 13.12.2014 tarihli sözleşme kapsamında devam ettirildiği" şeklindeki tespit ile birlikte mezkur sözleşmede taraflar arasında iş taahhüdü bulunmakla ticari ilişkinin devam edeceği kararlaştırılmış olup makine kapsamındaki ödemenin son bulduğu, makine satımından farklı ticari ilişkinin devam ettiği, nitekim dava konusu faturaların mezkur sözleşmedeki birim fiyatları ile de aynı olmadığı,
farklı ticari ilişkinin defterlerden anlaşılması üzerine davacının istinaf ilamındaki ispat yükünü yerine getirdiği, ancak davalının defterine kaydettiği ve BA formu ile vergi dairesine bildirdiği fatura karşılığının ödendiğini ispat edemediği gibi defterde borç kaydının bulunduğu, deftere kaydedilen fatura kapsamında mal teslimine dair imza itirazının sonuç doğurmayacağı, davalı defterindeki 78.855,74 TL'lik davacı yararına borç kaydının da takipteki 61.755,75 TL'lik miktarla uyumlu olduğu, davalının fatura karşılığı mal aldığının kabulü gerektiği, aksini yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, ancak davalı yanca herhangi bir ödeme belgesi veya delil ibraz edilmediği anlaşılmakla davanın kabulüne, itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; Dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 12.345,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline ile, takibin 61.755,75 TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl olacak olan 61.755,75 TL'ye yasal faiz uygulanmasına, takibin aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 inkar tazminatı 12.345,15 -TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 4.218,53-TL karar ve ilam harcından 745,86-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.472,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 31,40-TL başvuru harcı, 745,86-TL peşin harç olmak üzere toplam 777,26-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.260,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
8-Karar kesinleştiğinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/...E. sayılı icra takip dosyasının iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.02/10/2023

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim