mahkeme 2020/419 E. 2023/764 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/419
2023/764
27 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/419 Esas
KARAR NO : 2023/764
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/08/2020
KARAR TARİHİ : 27/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından yapılan denetimlerde davacının davalı bankanın ... Şubesi'nde bulunan ... hesap numaralı mevduatında bilgisi dışında azalmalar olduğu tespit edildiğini, davacı şirket dava konusu mevduatın ne şekilde azaldığını öğrenmek ve inceleme amacıyla yapılan işlemlerin dökümü ve evraklarını davalı bankadan talep ettiğini, davacı şirket tarafından yapılan söz konusu incelemede sahte ve geçersiz talimatname tanzimi ile bankaya teslim edilmiş olan mevduatın azaltıldığı tespit edildiğini, söz konusu bu incelemede, 18.05.2016 tarihinde 3.000-TL, 07.10.2016 tarihinde 1.000-TL, 29.11.2016 tarihinde 1.500-TL, 02.12.2016 tarihinde 2.000-TL, 09.01.2017 tarihinde 7.000-TL, 10.01.2017 tarihinde 2.000-TL, 13.09.2017 tarihinde 4.000-TL, 29.11.2017 tarihinde 6.000-TL, 15.12.2017 tarihinde 12.000-TL, 20.12.2017 tarihinde 25.000-TL, 13.02.2018 tarihinde 2.500-TL, 13.03.2018 tarihinde 3.500-TL, 24.04.2018 tarihinde 3.000-TL, 29.05.2018 tarihinde 500-TL 08.06.2018 tarihinde 1.500-TL, 11.06.2018 tarihinde 1.000-TL, 21.06.2018 tarihinde 500-TL, 03.07.2018 tarihinde 2.000-TL, 06.07.2018 tarihinde 1.000-TL, 13.07.2018 tarihinde 2.500-TL, 17.08.2018 tarihinde 1.500-TL, 27.08.2016 tarihinde 1.500-TL, 24.09.2018 tarihinde 1.300-TL tarihli ve meblağlı talimatnamelerin sahte ve geçersiz olarak tanzim edildiğinin tespit edildiğini, söz konusu talimatnamedeki imzalar için ... Tarafından ... seri nolu sertifikalı grafoloji bilirkişisi ... 'den bilirkişi raporu hazırlanması istendiğini, 09.01.2019 tarihinde tanzim edilen bilirkişi raporunda belge örnekleri üzerindeki imzaların ... Kahveci'nin eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığını, davacı şirketin alacak talebi bir haksız fiile dayandığını, haksız fiillerde faiz olayın meydana geldiği tarihten itibaren talep edilebilir olduğunu, her bir haksız fiilin meydana gelmiş olduğu tarihten başlanılarak bankalarda mevduatlara uygulanan en yüksek faiz ile alacağının tespit edilmesini, fazlaya ilişkin her türlü haklı saklı kalmak kaydıyla, davasının külliyen kabulünü, ıslaha tabi olarak bu aşamada 85.800,00-TL haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek ticari temerrüt faizi ile hesaplanarak tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının mevduatına ilişkin azalmada davalı banka hiçbir şekilde taraf olmadığı gibi herhangi bir menfaati de söz konusu olmadığını, davacı yanın 2016 yılından 2018 yılına kadar olan bilgisi dışında mevduatın azalmasından kaynaklı davadaki talepleri davalı banka yönünden zamanaşımına uğradığını, sayın mahkemeden zamanaşımı yönünden de davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde ekli olmayan ve yasal süresi içinde sunulmayan herhangi bir delil bildirmesine muvafakat etmediklerini, usul hükümlerine aykırı delil ibraz edilmesi halinde ise delil olarak dosya kapsamına alınmamasını, bankanın imza sirkülerindekilerle aynı imzayı taşıyan dava konusu talimatları işleme koyması durumunda sorumluluğunun ortadan kalktığı görüldüğünü, işbu sebeple davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceğinden huzurunuzdaki davanın reddine karar verilmesini, davacının işbu usul ve yasaya aykırı davanın esas incelemesine geçilmeden davanın husumet itirazlarını nedeniyle usulden reddini, davacının işbu usul ve yasaya aykırı davanın esas incelemesine geçilmeden davanın zamanaşımı itirazlarımız nedeniyle usulden reddini, aksi kanaat halinde ise esas incelemesine geçilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Ticari müşteri sözleşmesi
2-Bilirkişi raporları
3-ATK raporu
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 15/02/2021 tarihli raporda özetle; davalı bankanın, banka olmasından mütevellit ağırlaştırılmış objektif özen yükümlülüğü altında olduğunu, ancak dava konusu işlemlerin verildiği talimatlarda yer alan imzaların, ilk bakışta davacı şirket yetkilisine ait olduğu izleniminin uyandığını, bu itibarla sayın mahkemece takdir olunması durumunda ayrı bir raporla ödeme talimatlarındaki imzaların davacı şirkete ait olmadığı yönünde bir tespit yapılması hali ayrık olmak üzere davalı bankanın bu ödeme belgelerindeki talimatlarda yer alan imzaların sahteliği dolayısıyla sorumlu tutulamayacağını, yine yapılan işlemlerin tutarı ile davacı şirkete ait hesaptaki bakiyelerin örtüştüğünü, davalı bankanın kusurunun, yapılan işlemler için davacı şirketten ayrıca teyit alınmaması noktasında gündeme gelebileceğini, bunun ise ancak dava konusu ilk birkaç işlem için söz konusu olabileceğini, zira bu biçimde ödeme yapılması noktasında taraflar arasında bir teamülün bulunmadığını, zira yapılan işlemlere yaklaşık 2,5 yıl boyunca itiraz etmemek suretiyle tacir sıfatını haiz davacının, ödemelerin bu biçimde yapılması noktasında bir teamül oluşturduğunun kabul edilebileceğini, bu bakımdan tazminatın tamamen kaldırılması ihtimalinin de gündeme gelebileceğini, ancak her durumda davalı bankanın kusurunun, davacının kusurundan az olduğunu, bu sonucun ödeme talimatlarındaki imzaların sahteliğinin tespiti durumunda geçerliliğini kaybedeceği bildirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 22/03/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu talimatlarda üzerinde yer alan imzaların, grafolojik ve grafometrik usullere göre optik cihazlar kullanılarak ve çıplak gözle yapılan incelemede davacı şirket yetkilisine ( ... Kahveci) eli mahsulü olduğu kanaatine varıldığını, bu nedenle davalı bankanın bu ödeme belgelerindeki talimatlarda yer alan imzaların sahteliği dolayısıyla sorumlu tutulamayacağını, tüm ödemelerde imzanın her defasında banka tarafından hesap sahibinden teyit alınıp sorulması her zaman mümkün olmadığından, ancak çıplak gözle bakıldığında imzanın kontrolü işlemi yapan personelin dikkati ile mümkün olduğunu, esasen bankanın yapacak olduğu ödeme miktarının büyük montanlı olduğu hallerde hesap sahibi kişi ya da kurumdan teyit aldığının görüldüğünü, bu uygulamanın bir mecburiyet olmadığı esasen bu şekilde ödeme yapılması hususunda taraflar arasında bir anlaşma ya da talebin bulunmadığını, bankanın özen ve sorumluluk yükümlülüklerini yerine getirme gayreti ve görevi olduğunun kabulü gerektiğini, davacı tarafın hesap hareketlerini zamanında kontrol edip dava konusu işlemlerin önüne geçmesi mümkün iken; Talimat mucibi muhtelif tarihlerdeki hesaptan para çekiş işlemlerinde aynı gün banka defterinin de “Gün Sonu Bakiyesi Kull. Defter İşleme" notu ile şirketin banka hesap defterine işlendiği, talimat mektubu ile bankaya yazılan ancak hangi maksatla -şirket personeli olduğunun kabulü halinde (bu hususun teyide muhtaç olduğu şerhi ile)- ilgili kişi tarafından bankadan çekilen bu paraların kime ya da kimlere teslim edildiği dosya kapsamında belli olmadığını, gün sonu hesap hareketlerinin deftere işlendiği ve şirkete Banka defterinin teslimi esnasında çekilen bu tutarların firma yetkililerince görüleceği yani haberdar olacağını, bunun aynı zamanda zarar görenin kusura katılımı anlamına da geleceğini, diğer bir ifade ile tüzel kişiliğe sahip sorumlu şirket yetkilisinin 2 yılı aşkın bir zaman içerisinde gerçekleşen ödemelerden haberi olmadığı ve oluşan zararın sorumluluğunu yalnızca davalı bankaya yüklenemeyeceğini, tazminat hukuku çerçevesinde müterafık kusur, zarar görenin zararın meydana gelmesinde veya zararın artmasında etkisinin bulunduğu durumlarda söz konusu olduğu kanaatiyle iş bu rapor ile bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Dairesinin 22/03/2023 tarihli raporunda özetle; inceleme konusu belgelerde ''... LTD. ŞTİ. " kaşe izi üzerinde atılı imzalar ile ... Kahveci'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... Kahveci'nin eli ürünü olmadığı, söz konusu imzalar atan şahsın tanı unsurlarını ... ... ve ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ... ve ... 'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık ; davalı banka nezdinde davacıya ait mevduat hesabından sahte imza ve yetkisiz temsil suretiyle çekilen paralardan ötürü bankanın sözleşmeden ve yasadan doğan gözetim ve objektif özen borcunu yerine getirip getirmediği, bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa davacı tarafında zararın artmasında etkili olacak TBK'nın 52. Maddesinde bağlamında müterafık kusur sayılacak eylem veyahut ihmallerinin bulunup bulunmadığı, konularında toplandığı görülmüştür.
Somut Olayda; Taraflar arasındaki ticari müşteri sözleşmesi, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesap hareketleri, Genel kredi ve teminat sözleşmesi, davacı şirketin imzalarına itiraz ettiği talimat evrak asılları imza incelemesinde mukayeseye esas teşkil edecek davacı şirket temsilcilerine ait başkaca kurum ve kuruluşlarda bulunan imza örnekleri dosyaya celp edilmiş, diğer taraftan davacı şirket yetkililerinin mahkeme huzurunda yazı ve imza örnekleri alınmıştır.
Davacı tarafın kabul etmediği ve imza inkarında bulunduğu talimat asılları üzerindeki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığının, davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal edip etmediği ve sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti için dosyada ayrı ayrı bilirkişi raporları alınmış bilirkişi raporları arasında çelişkiyi gideren ve denetime elverişli olan 25/03/2023 tarihli heyet raporunun hükme esas alınabileceği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Davacı şirketin dava konusu ettiği davalı banka nezdindeki hesaplarından iradesi dışında yetkisiz kişilerce harcama yapıldığını ve zarara uğradığını iddia ettiği tasarruf işlemlerinin talimat verilmek sureti ile yapıldığı uyuşmazlık dışıdır. Davacı şirket yetkililerinin söz konusu talimatlardaki imzalara itiraz etmiş ise de dosyada alınmış olan imza incelemesine ilişkin ATK' dan ve mahkemenin görevlendirdiği bilirkişilerden alınan raporlarda, davacı şirket yetkililerinin imza sirküsündeki imzalarla talimat evraklarındaki imzaların benzeştiği tespit edilmiş hükme esas alınan 25/03/2023 tarihli heyet raporunda ise talimatlardaki imzanın davacı şirket yetkilisi ... eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan bankacılık uygulamaları yönünden yapılan bilirkişi değerlendirmelerinde dava konusu talimatlarla davacının hesabında yapılan harcamalara ilişkin hesapların günü ve saatine uygun olarak hesaba ve defterlere işlendiği hesap hareketleri ve talimatların örtüştüğü bu uygulamanın iki yıl sürdüğü görülmüştür. Banka çalışanlarının ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü var ise de, davalı banka çalışanlarının özen yükümlülüğü ihlalinin imzalar arasındaki benzeşmeye yönelik ortalama bir banka çalışanının dikkat ve özeni kapsamında fark edilecek düzeydeki imza farklılıkları olması halinde gündeme geleceği bu halde ihmalden sorumlu tutulabileceği banka çalışanlarından grafoloji uzmanı gözü ile imza incelemesi yapması beklenemeyeceği ve özen yükümlülüğü ihlalinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Alınan raporlarda da belirtildiği üzere davalı banka çalışanlarının dolayısıyla da davalı bankanın kusur sorumluluğunun bulunmadığı görülmüş, diğer taraftan davalı bankanın davacının hesap hareketlerini günü gününe hesaba kaydettiği ve davacı şirketin hesaplarını günlük olarak kontrol etme imkanı bulunduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarından hükme esas alınan rapordaki tespite göre davalı bankaya verilen ödeme talimatlarındaki imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu, kaldı ki diğer raporlarda da imzaların benzeştiği bu hali ile davalı banka çalışanlarının teamül haline gelen talimatla işlem yapma uygulamasındaki imza kontrolününe ilişkin özen yükümlülüğünün ortalama banka çalışanın dikkat ve özeni kapsamında kalacağı ve mevcut deliller itibari ile de bu tarzda bir dikkat ve özen ihlali tespit edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-269,85-TL karar harcının peşin alınan 1.465,25-TL'den düşümü ile kalan 1.195,4-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair ; davacı vekilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi.27/09/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.