mahkeme 2025/399 E. 2025/526 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/399
2025/526
4 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/399 Esas
KARAR NO :2025/526
DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ:04/06/2025
KARAR TARİHİ:04/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil Şirketin, bağımsız denetçi seçimine ilişkin 20.05.2025 tarihli Olağan Genel Kurul Kararı’nın tescil talebinin, Davalı ... Sicil Müdürlüğünce reddedildiği, bu ret gerekçesinin ise yönetim kurulu süresinin sona ermiş olması nedeniyle şirketin organsız kaldığı şeklinde belirtildiği, Oysa ki, bağımsız denetçi seçiminin Türk Ticaret Kanunu’nun 408. maddesi uyarınca genel kurulun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında bulunduğu, yönetim kurulu süresinin dolmasının bağımsız denetçi seçiminin yapılmasına ve tesciline engel teşkil etmeyeceği, Kaldı ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları uyarınca yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin sona ermesiyle üyelik sıfatının kendiliğinden sona ermeyeceği, bu halde yönetim kurulunun acil ve zorunlu işleri yürütebileceği, dolayısıyla olağan genel kurul toplantısına davetin ve toplantının usulüne uygun olduğu, Davalı Müdürlüğün, tescil talebini TSY m.34/2 uyarınca iade işlemi kapsamında değerlendirmesinin de yerinde olmadığı, zira iade için öngörülen “eksikliklerin tamamlanması” müessesesinin burada uygulanamayacağı, yapılan işlemin TSY m.35 kapsamında ret işlemi niteliğinde bulunduğu, buna rağmen gerekçeli ret kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, Ayrıca gerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi gerekse Asliye Ticaret Mahkemelerinin emsal kararlarında da, davalı müdürlükçe iade olarak nitelendirilen işlemlerin gerçekte ret kararı hükmünde olduğunun açıkça ortaya konulduğu, Bu itibarla, 20.05.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan bağımsız denetçi seçimine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı müdürlüğün ret kararının Türk Ticaret Kanunu’na ve yerleşik içtihatlara aykırılık teşkil ettiği, Sonuç olarak, davalı müdürlüğün 23.05.2025 tarihli ve ... tahakkuk numaralı tescil talebinin reddine dair kararının kaldırılması, Müvekkili Şirketin bağımsız denetçi atamasına ilişkin genel kurul kararının ticaret siciline tescili ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, davaya konu şirket hakkında, ilgili mevzuat hükümlerinde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmadığı, müvekkili tarafından, dava konusu tescil talebinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 kapsamında incelenmiş ve tescil başvurusu da, saptanan eksikliklerin giderilerek tamamlanması için iade edilmiş olup; dava konusu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararı bulunmadığı, ticaret sicil müdürlükleri, ancak açık bir şekilde red kararı yazılması talep edildiğinde, red kararı yazmakta ve verdiği red kararlarını da posta yolu ile veyahut da elden ilgiliye tebliğ etmekte ve tescil başvuru evrakı ile birlikte, söz konusu red kararı da ilgili şirketin sicil dosyasına kaydedildiği, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, dava konusu tescil başvurusu hakkında herhangi bir red kararı yazılmadığı ve yalnızca, evrakın iade edildiği anlaşılmış olmakla; iade ile red kararının da aynı hukuki niteliği haiz bulunmadığı, red kararı yazılmadan dava açılmasının neticesi olarak ve red kararı bulunmasının dava neticesi olması gerektiğini ispatlar şekilde, dava konusu tescil başvurusu ile ilgili nihai karar niteliği bulunmayan iade ile ilgili eksiklikler giderilerek ve konu yeniden değerlendirilerek dava konusu tescil işlemi tamamlandığı için, huzurdaki davanın açılmasında herhangi bir hukuki yarar da kalmadığı, tescil başvurusunun iadesi ile reddine karar verilmesi hem usuli olarak hem de fiili sonuçları bakımından birbirinden farklı olduğu, red kararı, ticaret sicili müdürlüklerinin tescil ile ilgili nihai hükmü olduğu halde; red kararı verilmemiş ve davanın açıldığı tarihte yalnızca iade edilmiş bulunan dava konusu evrak-tescil başvurusu bakımından, iade sürecinde; konu, müvekkili tarafından yeniden değerlendirilerek, dava konusu tescil başvurusundaki mevzuata uygun iade gerekeçesi ilgili eksikliğin de giderildiği anlaşıldığından, tescil işlemi tamamlanmış olup; huzurdaki dava da konusuz kaldığı, dava konusu şirketin yönetim kurulu üyelerinin 2024 yılında süresinin bittiği tespit edilmiş olup; tescili istenen genel kurulda,yönetim kurulu seçilemediği için, organsızlık hali ortaya çıktığı değerlendirilerek tescil başvurusu mevzuata uygun olarak iade edilmişse de; gündemde yer aldığı halde, yönetim kurulu seçiminin yapılamamasının, finansal tabloların ertelenmesi ile ilgili olduğu ve yine, ertelenen finansal tabloların görüşülüp aynı zamanda yönetim kurulunun seçiminin yapılacağı yeni genel kurul ile ilgili gündem ilanına da çıkıldığı da, iade sonrası gelen şirket yetkilileri tarafından ortaya konulduğundan; yani yönetim kurulunun seçimi yapılarak organsızlık halinin giderilmesi için işlem yapıldığı kanıtlandığından ve bağımsız denetçi seçimi de zorunlu bir husus olduğundan; iade edilen dava konusu genel kurulun, bu kez müvekkili tarafından tesciline karar verildiği, bu nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Ek delil, başka delil, karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkı saklı kalmak kaydıyla ve sınırlı olmamak üzere: Müvekkil Şirket'in EPDK Üretim Lisansı, Olağan Genel Kurul Toplantısına Çağrı İlânı, 20.05.2025 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve Hazirun Cetveli, Bağımsız Denetçi'nin Görev Kabul Beyanı, Tescil Başvuru Dilekçesi, 30.05.2025 tarihli gerekçeli Ret Kararı Tebliğ Dilekçesi, 04.06.2025 tarihli Acil Durum Bildirimi, İTO İşlem Sorgu Ekran Görüntüleri, MERSİS Ekran Görüntüleri, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, Doktrin görüşleri, Yargıtay Kararları, BAM Kararları, İlk Derece Mahkemesi Kararları, Bilirkişi incelemesi, uzman görüşü, keşif, yemin, tanık ifadeleri ek delil, karşı delil ve yasal her türlü delillere dayanmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasıdır.
Davacı yan; 20/805/2025 tarihli olağan genel kurulunda alınan bağımsız denetçi seçimine ilişkin kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, davalı müdürlüğün 23.05.2025 tarihli ve ... tahakkuk numaralı tescil talebinin reddine dair kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yan ise; dava konusu tescil talebinın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 kapsamında incelendiğini, saptanan eksikliklerin giderilerek tamamlanması için iade edildiğini, dava konusu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü işlemine itirazı düzenleyen 6102 sayılı ...m.34;
“(1)İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.
(2)Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.”
Hükmünü içermekte olup, somut olayda davalı idarece tescil başvurusunun "Yönetim kurulu süresi bittiği için yönetim kurulu seçimi yapılmalıdır. TTK 407/2’ye göre en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaları şarttır" gerekçesiyle geri çevrildiği anlaşılmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 23.12.2021 tarihli, E. 2021/1661 K. 2021/1603 sayılı ilâmında; "TTK'nın 34. maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından henüz işlem tesis edilmeden ve Ticaret Sicil Müdürlüğünü uyarıcı nitelikte bulunan başvurunun Kanunun aradığı anlamda bir başvuru niteliği olmadığı açıktır. Bunun gibi ticaret sicil müdürlüğünün talebi reddedeceğinin düşünülmesinden hareketle, sicil memurluğuna hiç tescil başvurusu yapılmadan veya red kararı olmadan doğrudan doğruya mahkemeye başvurulması mümkün değildir. bir diğer ifadeyle mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurunca reddedilmiş bir istem dilekçesi olmalıdır.
Somut olayda her ne kadar davacı tarafça henüz dava konusu tescil işlemi yapılmadan Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmış ise de bu başvuru tescilin yapılmamasına yönelik olup tescil işleminden sonra yapılması gereken tescilin terkin edilmesi istemiyle aynı mahiyette değildir. Bu nedenle ticaret sicil müdürlüğünün tescil işleminin iptali için itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için gerekli olan dava şartı gerçekleşmemiştir. hal böyle olunca mahkemece davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir." denilmek suretiyle dava şartına işaret edilmiştir.
Bu bağlamda dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, tescil başvurusu ile ilgili olarak davalı müdürlükçe herhangi bir red kararı yazılmadığı, yalnızca işaret edilen eksikliklerin tamamlanması amacıyla evrakın iade edildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından henüz işlem tesis edilmediği, mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurunca reddedilmiş bir istem bulunmadığı, ticaret sicil müdürlüğünün tescil işleminin iptali amacıyla itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için gerekli olan dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle dosya üzerinde oybirliğiyle karar verildi. 04/09/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.