mahkeme 2025/260 E. 2025/394 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/260

Karar No

2025/394

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/260 Esas
KARAR NO : 2025/394

DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 11/05/2012
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekiledeninin amcası ...'ün, vekiledenini 20.12.2010 tarihinde arayarak; arkadaşı ...'ın kendisini aradığını,167.000-USD para istediğini,iş bu paranın ...'ın yetkilisi olduğu ... ile ... şirketi arasındaki anlaşmaya istinaden ... Bankası .... Şubesi'ne 1.000.000.000-€ ve 500.000.000- € para aktarılacağını ve iş bu paranın akabinde, tüm havalelerinde ... Bankası A.Ş. ... Şubesi üzerinden yapılacağını,bu işlem için 167.000-USD eksikleri olduğunu,833.000-USD'nin hazır olduğunu,bu anlaşmaya ilişkin tüm bankacılık işlemlerinin ... Bankası A.Ş.... Şubesi müdürü ... tarafından yürütüldüğünü,167.000-USD nin verilmesinin üzerine bir hafta ile 10 gün içinde paranın %15 faizi ile tarafına iade edileceğini,yapılacak işlemin hiçbir riski olmadığını, vekiledeninde para var ise banka müdürü ile görüşüp, faiz getirisi oldukça yüksek bu işe yatırabileceğini beyan ettiğini, vekiledeninin de amcası ... ile birlikte ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne giderek banka müdür ile konuştuğunu, banka müdürünün vekiledenine : '' ... Şubesi müşterisi ...-... ile ... arasındaki sözleşmeye istinaden şubelerine 1.000.000.000-€ ve 500.000.000-€ Para aktarılacağını, iş bu işlemin masrafı olan 833.000-USD lik bölümünün hazır olduğunu, geriye kalan masraf 167.000-USD nin kendileri tarafından yatırılması halinde iş bu paraya hiçbir zarar gelmeyeceğini, paranın yatırılmasını müteakip bir hafta ile 10 gün arasında %15 faizi ile paranın kendisine iade edileceğini, yatırılacak bu paranın banka güvencesinde olduğunu, banka müşterisi ...-... ile ... arasında anlaşma sağlanamamış olsa dahi yatırılacak paraların kendilerine iade edileceğini, yapılacak bu işlemin hiçbir riskinin olmadığını'' beyan ettiğini, vekiledeninin banka müdürüne güvenerek 167.000-USD sini bu işlem için yatırmaya karar verdiğini, davalı banka ... şube müdürü ...'nun ,banka müşterisi ... ile görüştüğünü ve karşılıklı mailleşerek ... adına ... şubesinin : ... nolu hesabına ŞARTLI para havalesi işlemini gerçekleştirdiğini, vekiledeninden hiçbir havale bedeli talep etmediğini, sonrasında banka müdürünün vekiledenine havale işleminin şartlı yapıldığını.paranın muhabir bankaları kanalıyla ... Şubesine gönderildiğini, bankalarından anlaşmaya onay alınmadan kesinlikle paranın çekilemeyeceğini, banka müşterisi ... ile ... arasında anlaşma sağlanamaması halinde bankalarınca paranın geri isteneceği bilgisini verdiğini, bir hafta kadar sonra amcası ... tarafından arandığını ve dava dışı ... 'ın kendisini arayarak anlaşmanın olmadığını, havale edilen paranın iadesi konusunda davalı banka ... Şubesi müdürü ...' nun tam yetkili olduğunu beyan ettiğini, vekiledeninin bu bilgi üzerine amcası ile birlikte bankanın ... şubesine giderek müdür ile görüştüğünü, paranın iadesini talep ettiğini, iadenin gerçekleşeceği cevabını aldığını, sözlü başvuruya rağmen parasını iade alamayınca 19.01.2011 tarihinde para iadesinin yapılması için davalı banka ... Şubesi'ne yazılı başvuruda bulunduğunu, buna rağmen ... Şube müdürü ...'nun para iadesini gerçekleştirmeyince ... Bankası A.Ş. ... şubesine ve davalı ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne parasının iadesi için ... 55.Noterliği'nin ...tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen hiçbir cevap verilmediğini; vekiledeninin parasının banka tarafından iade edilmediğini ve vekiledenin büyük bir zarara uğradığını beyanla, vekiledeni tarafından banka kurumuna ve banka müdürüne olan güven sebebiyle şartlı olarak yatırılan 167.000-USD' nin 19.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vekiledeni banka tarafından davacının talimatı doğrultusunda ve davacı talimatına uygun bir şekilde talep edilen para transferi işleminin gerçekleştirildiğini, davacı yanın havale işlemi gerçekleştikten, yani tutar alıcı hesabına aktarıldıktan sonra havale şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle havale bedelini bankadan istediğini, ancak davacının işbu talebinin vekiledeni bankaya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, vekiledeni bankanın yapılan işleme yalnızca aracılık edebileceğini, havale edenin havaleyi geri almasının mümkün olmadığını, havaleyi geri almakta haklı bir nedene dayanıyorsa, havale alıcısıyla arasındaki temel ilişkiye dayanarak iade talebinde bulunabileceğini, dolayısıyla davacı talebi yönünden vekiledeni bankaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, gerek yapılan işlemde vekiledeni bankanın bir kusurunun bulunmaması, gerekse davacı yanın vekiledeni bankaya vermiş olduğu 24.12.2010 tarihli yazı ile yapılan işlemden dolayı bankanın herhangi bir sorumluluğu olmadığını kabul etmesi karşısında davalı bankaya husumet yöneltilemeceğini, beyanla davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, banka müdürünün yapmış olduğu işlem nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Mahkememize açılan dava üzerine yapılan yargılama sonunda, mahkemenin... E.K. sayılı 23.10.2014 tarihli kararı ile:''... Alıcının hesabına girmiş olan havale tutarının, banka tarafından havalenin geri alındığı gerekçesiyle, tek taraflı olarak çekilmesi ve havale edenin hesabına geri gönderilmesinin mümkün olmadığı, havale edenin havaleyi geri almakta haklı bir nedene dayanıyorsa, havale alıcısıyla arasındaki temel ilişkiye dayanarak havale alıcısından iade talep edebileceği, (TBK 559/2(BK 461/2)) bu nedenle davacının talebini ancak havale alıcısına karşı ileri sürebileceği, davalı bankaya husumet yüklenemeyeceği .'' gerekçesiyle HMK 114(1)-d maddesi uyarınca iş bu davada davalı yanın taraf ehliyeti (husumet) bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş,
Davacı vekilinin temyizi üzerine Mahkememiz kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E. K. sayılı, 08.12.2015 tarihli ilamı ile ;''..Dava, Banka Müdürü'nün yaptığı işlem nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı 24.12.2010 tarihli talimat yazısına göre havaleyi şartlı yaptığını, Banka Şube Müdürü'yle de görüştüğünü, şart gerçekleşmeden paranın karşı yana ödenmemesi gerekirken davalı Banka'nın talimatı tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle kendisini zarara uğrattığını iddia ederek temyize konu işbu davayı açmıştır. 818 sayılı B.K 100. ve 6098 sayılı TBK'nın 116. maddesi gereğince davalı Banka ifa yardımcısının eyleminden doğan zarardan tamamen sorumludur. Bu nedenle, Banka Şube Müdürü, davacının talimatına rağmen talimata aykırı davranmak suretiyle bir zarara sebebiyet vermiş ise, bu zarardan davalı Banka sorumludur. Bu durumda, mahkemece davalı Bankaya davada husumet düştüğü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu kez davalı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E.K. Sayılı 23.11.2017 tarihli ilamı ile davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce 03/04/2018 tarih 2017/1100 Esas 2018/253 Karar sayılı kararı ile verilen 23.10.2014 tarihli kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19/04/2022 tarih ... Esas... Karar sayılı kararı ile özetle ; "Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğuna göre davalı Banka 818 sayılı BK’nın 100. (6098 sayılı TBK’nın 116.) maddesi gereğince ifa yardımcısının eyleminden doğan zarardan tamamen sorumludur. Başka bir deyişle davalı Banka Şube Müdürü, davacıya yanlış bilgi ve tavsiyelerde bulunmak ve davacının talimatına rağmen talimata aykırı davranmak suretiyle bir zarara sebebiyet vermiş ise güven sorumluluğu kapsamında bu zarardan davalı Banka sorumludur. Bu itibarla mahkemece, davacının yukarıda belirtilen iddiaları karşısında davalı Banka’ya husumet yöneltilebileceği kabul edilerek işin esasının incelenmesi gerekmektedir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilerek 2022/501 Esas sayılı dosyaya kaydedilmiştir.
Mahkememizden 19/03/2024 tarihinde 2022/501 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucu verilen kararda özetle; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları,mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; 24.12.2010 tarihinde davacının, ... Bankası A.Ş ... şubesindeki ... nolu hesabına 167.000 USD yatırdığı, 24.12.2010 tarihinde davacı el yazısı ile ... Bankası A.Ş ... şubesinden ...ile ... arasındaki sözleşmeye istinaden anlaşma şartlarının yerine getirilmesi durumunda geçerli olmak kaydıyla şartlı olarak gönderilmektedir açıklama ile .. adına ... şubesinin ...nolu hesabına yatırım amacıyla 167.000 USD’ın transferini talep ettiği ve 24.12.2010 tarihinde ... Bankası A.Ş. davacının talimatı ile 167.000 USD’ı ... üzerinden yurtdışındaki alıcıya aktardığı, yurt dışı transfer .... kısmına... ile ... arasındaki sözleşmeye istinaden anlaşma şartlarının yerine getirilmesi durumunda geçerli olacaktır ibaresinin eklendiği 24.12.2010 tarihinde ... Bankası A.Ş.’nin muhabir bankası ... 167.000 USD’ı yukarıda belirtilen açıklamalar ile ... Bankasına aktardığı, 19.01.2011 tarihinde davacı el yazısı ile ... Bankası A.Ş ... şubesinden 24.12.2010 tarihinde göndermiş olduğu 167.000 USD’ı geri iadesini talep ettiği , 26.01.2011 tarihinde ... Bankası A.Ş. muhabir bankası ...’dan 167.000 USD’ın geri iadesini istemiş ve iade talebi ... Bankasına iletildiği, 02.02.2011 tarihinde ...lehdara ulaşılamadığını ... Bankası A.Ş.’na iletildiği ,davacı ... para iadesinin yapılması için davalı banka ... Şubesi'ne yazılı başvuruda bulunduğunu, ancak para iadesi yapılmayınca, ... 55. Noterliği'nden ... tarihli ... yevmiye no ile. ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü ve T. ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ihtarname göndererek parasının iadesini istediği ancak olumlu yanıt alınamaması üzerine mahkememize iş bu davanın açıldığı , dava dilekçesinde açıklanan gerçekleşmeyen işlemler için parasının iadesini istediği ; davacı tarafça sunulan tercüme edilen evraklar ,mailler, dinlenen tanık beyanları ve alınan raporda da tespit edildiği üzere ; davacı ...'ün ... Bankası A.Ş ... şubesindeki hesabına 167.000 USD yatırdığı, 24.12.2010 tarihinde davacı el yazısı ile ... Bankası A.Ş ... şubesinden İfa ... ile ... arasındaki sözleşmeye istinaden anlaşma şartlarının yerine getirilmesi durumunda geçerli olmak kaydıyla şartlı olarak gönderildiği, bu haliyle davacının şartlı para transferi gerçekleştirdiği, yargılama aşamasında davalı vekilince her ne kadar ... arasındaki sözleşme uyarınca, sözleşme koşulları uygulanıp uygulanmadığının davalı Bankaca belirlenebilecek bir husus olmadığı şartlı para transferi yapılmasının mümkün olmadığı belirtilse de, sonuç olarak bu para aktarımının gerçekleşmiş olduğu, davalının dilekçesinde, “bankacılık uygulamasında "şartlı havale " gibi bir hususun mevcut olmadığı da herkesçe bilinmektedir…..” ifadeleri karşısında, eğer “şartlı havale”nin mevcut olmadığı herkesçe, mesela eldeki olayda havaleyi gerçekleştiren davalı Bankanın çalışanlarınca biliniyorsa, davacı tarafından bu yönde yapılan talebin reddedilmesi gerekirken reddedilmeyerek havalenin yapılması, başka bir ifadeyle davacının “şartlı havale”nin mevcut olmadığı, en azından davalı Banka tarafından yapılamayacağı, konusunda bilgilendirilmemesi, üstlenilen iş ve hizmeti sadakat ve özenle yürütme yükümlülüğünün yerine getirilmediği ,davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığı, bilindiği üzere davalı bankanın sözleşmeye göre üstlendiği edimlerinden bir çoğunu çalışanları aracılığıyla yerine getirdiğinden, ilgili havale işlemini gerçekleştiren çalışanları ifa yardımcısı olarak (TBK m.116) nitelendirileceği, davalı banka, yardımcı kişilerin, yani çalışanlarının fiillerinden sorumlu olduğu , davacının davalı banka şube müdürü ile diğer banka çalışanlarının verdiği bilgiler doğrultusunda, banka kurumuna güvenerek, parasını şartlı olarak gönderdiği, ancak şartın gerçekleşmemesine karşılık davacının parası kendisine iade edilmediği, davacının banka müdürünün verdiği bilgi ve belgeler doğrultusunda yapılan ve güven kurumu olan bankaya güven ile banka yetkililerinin kusuru nedeniyle zarar uğradığı , Türk Borçlar Kanunu 115/ 3 maddesi 3. Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk kısmı ise “Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.” şeklindedir.Dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; davalı banka Şube Müdürü davacıya yanlış bilgi ve tavsiyelerde bulunmak ve davacının talimatına rağmen talimata aykırı davranmak suretiyle davacının zararına sebep verdiği güven sorumluluğu kapsamında bu zarardan davalı bankanın TBK 116 maddesi kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmakla; davacının davasının kabulü ile 167.000,00-USD alacak üzerinden 19/01/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce verilen 19/03/2024 tarihli kısa kararda sehven faizin başlangıç tarihi belirtilmemiş olmakla; 167.000,00-USD alacağın 19/01/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair ; kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki hasıl olmaması açısından 6100 sayılı HMK 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması yoluna gidilmiştir.
Mahkememizden verilen 19/03/2024 tarih ve 2022/501 Esas 2024/206 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.01.2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilerek mahkememize gönderilmesi sonucu 2025/260 Esas sayılı dosya numarasını almıştır.
Mahkememizin 19/03/2024 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı kararında aşağıda açıklanan nedenlerle DİRENİLMESİNE, karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.01.2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı oy çokluğuyla verilen ilamında özetle ; somut olayda; davacı ile davalı Banka arasında 24.12.2010 tarihli sözleşme bulunduğu, anılan sözleşme gereğince davacıya dolar hesabı açıldığı ve aynı gün davacı tarafından hesabına 167.000,00 USD yatırıldığı, yine aynı gün davacı tarafından hesabındaki 167.000,00 USD’nin ... isimli kişinin ... şubesinde bulunan hesabına transfer edilmesi için yazılı talimat verildiği ve talimata “İfa ... ile ... arasındaki sözleşmeye istinaden anlaşma şartlarının yerine getirilmesi durumunda geçerli olmak kaydıyla şartlı olarak gönderilmektedir.” açıklamasının yazıldığı, davalı banka tarafından davacının talimatı gereği talimat dilekçesinde yazan açıklama doğrultusunda paranın dava dışı kişiye gönderildiği ve bu açıklamanın da dekonta not düşüldüğü gözetildiğinde; davalı bankanın davacı talimatına uygun şekilde davranarak hareket ettiğinin açık olduğu, dekontta ve talimatta yazılan şartlı açıklama kısmının davacının dava dışı şirketlerle arasındaki sözleşme ilişkisi ile ilgili olup bu şarttan kaynaklanan bir zarar var ise bu hususun bankaya izafe edilemeyeceği, dosya kapsamında davalı bankanın müdürünün şartlı havaleye yönelik kusurunun bulunduğuna dair yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla banka müdürünün kusurunun ispat edilemediği anlaşıldığından, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamında; davalı bankanın davacı talimatına uygun şekilde davranarak hareket ettiğinin açık olduğu, dekontta ve talimatta yazılan şartlı açıklama kısmının davacının dava dışı şirketlerle arasındaki sözleşme ilişkisi ile ilgili olup bu şarttan kaynaklanan bir zarar var ise bu hususun bankaya izafe edilemeyeceği, dosya kapsamında davalı bankanın müdürünün şartlı havaleye yönelik kusurunun bulunduğuna dair yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla banka müdürünün kusurunun ispat edilemediği gerekçesine dayanılmıştır. Bankaların objektif özen yükümlülüğü, tüm bankacılık hizmetleri yönünden ortaya çıktığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan davalı Banka 818 sayılı BK’nın 100. (6098 sayılı TBK’nın 116.) maddesi gereğince ifa yardımcısının eyleminden doğan zarardan tamamen sorumlu olacağı, davalı Banka Şube Müdürü davacıya yanlış bilgi ve tavsiyelerde bulunmak ve davacının talimatına rağmen talimata aykırı davranmak suretiyle bir zarara sebebiyet vermiş ise güven sorumluluğu kapsamında bu zarardan davalı Bankanın sorumlu olacağı hususunun mahkememizce daha önce husumetten redde ilişkin verilen karara dair bozma gerekçesi olduğu, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas ...Karar sayılı bozma ilamı) dava konusu olayda davalı bankaya husumet düştüğü konusunda uyuşmazlık olmadığı anlaşılmakla; tarafların iddia ve savunmaları, dinlenen tanık beyanı, bilirkişi raporu, tercüme edilen evraklar, mailler, dosya kapsamında toplanan tüm delillerin tetkik edilmesi sonucunda; davalı Banka Şube Müdürünün davacıya yanlış bilgi ve tavsiyelerde bulunarak davacıyı yönlendirdiği, davalının dilekçesinde, “bankacılık uygulamasında "şartlı havale " gibi bir hususun mevcut olmadığı da herkesçe bilinmektedir…..” ifadeleri karşısında, eğer “şartlı havale”nin mevcut olmadığı herkesçe, mesela eldeki olayda işlemi gerçekleştiren davalı Bankanın çalışanlarınca biliniyorsa, davacı tarafından bu yönde yapılan talebin reddedilmesi gerekirken reddedilmeyerek havalenin yapılması, başka bir ifadeyle davacının “şartlı havale”nin mevcut olmadığı, en azından davalı Banka tarafından yapılamayacağı, konusunda bilgilendirilmemesi, üstlenilen iş ve hizmeti sadakat ve özenle yürütme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığı , banka çalışanlarınca şartlı havalenin kabul edildiği, davalı Banka'nın üstlendiği işi sadakat ve özenle yerine getirmediği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı, en hafif kusurundan dahi sorumlu olan Banka'nın, davacıda oluşturduğu güven ilişkisi kapsamında, şartlı para transferini gerçekleştirdiği, davacının güvene dayalı olarak parasını şartlı olarak gönderdiği, ancak şartın gerçekleşmemesine rağmen davacıya 167.000,00 USD’nin iade edilmediği, bu şekilde 167.000,00 USD zararının gerçekleştiği ve davalı bankanın kusurlu olduğu sabit olup, mahkememizce verilen ilk hükümde direnilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Mahkememizin 19/03/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE,
Davacının davasının KABULÜ İLE;
1-)167.000,00-USD alacağa 19/01/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 17.558,81-TL harçtan peşin alınan 3.817,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.741,66 -TL harç UYAP sisteminden yapılan kontrolde daha önce yazılan harç tahsil müzekkeresine istinaden Hisar Veraset Vergi Dairesinden tahsil edildiği anlaşılmakla yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
3-)Davacının yaptığı 21,15-TL başvuru harcı, 3.817,15-TL peşin harç, 3,30-TL vekalet harcı, 8.551,80-TL bilirkişi ücreti ile davetiye masrafı olmak üzere toplam 12.393,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 41.127,36-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-)Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2025

Katip
(E-imzalı)

Hakim
(E-imzalı)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim