mahkeme 2024/781 E. 2025/397 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/781
2025/397
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/781 Esas
KARAR NO : 2025/397
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. tarafından davalı... A.Ş. aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden bir icra takibi başlatıldığını, ancak davalının bu takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflar arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalıya çeşitli ticari malların satıldığı ve sevk irsaliyeleriyle birlikte teslim edildiğini, bu satışlar sonucunda cari hesap ekstresine göre davalının müvekkiline 296.757 TL borçlandığını, ayrıca davalının keşide ettiği 300.000 TL bedelli çeke ilişkin alacağın da mevcut olduğunu, çekin süresi içinde bankaya ibraz edilmesine rağmen karşılıksız çıktığını ve bu çek için ayrıca ... 31. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından kambiyo takibi başlatıldığını, bu durumun davalının borçlarını ödememekte ısrarcı olduğunu gösterdiğini, sevk irsaliyeleri, faturalar, cari hesap ekstreleri ve e-posta yazışmalarıyla borcun sabit olduğunu, faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediğinden Türk Ticaret Kanunu m. 21/2 uyarınca kabul edilmiş sayıldığını, dolayısıyla davalının icra takibine yönelik itirazının alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik kötü niyetli bir girişim olduğunu, takip konusu alacağın likit olduğunu ve tüm unsurlarının davalı tarafından bilindiğini, bu sebeple itirazın iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli itiraz sebebiyle davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın hem usul hem de esas bakımından hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun emredici hükümlerine aykırı şekilde eksik ve soyut beyanlarla delil listesi sunulduğunu, iddia edilen borcun dayanağının ve somut delillerin açıkça gösterilmediğini, sunulan belgelerin tebliğe çıkarılmadığını ve savunma hakkının ihlal edildiğini, bu eksikliklerin HMK’nın 119, 121, 140, 190, 194 ve 318. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle davacının delillere dayanma hakkının sınırlanması gerektiğini, dava dilekçesindeki eksiklerin tamamlanması için davacıya kesin süre verilmesini ve delillerin usulüne uygun şekilde sunulmasının sağlanmasını talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise müvekkillerinin davacıya dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtilen şekilde herhangi bir borcu bulunmadığını, hatta bu yönde açabilecekleri menfi tespit davası haklarının saklı olduğunu, ayrıca dava konusu edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu ve faize dair açıklamaların yetersiz olduğunu, davacının talep ettiği %20 oranında icra inkar tazminatının şartlarının da oluşmadığını, çünkü iddia edilen alacağın likit nitelikte olmadığını, bunun Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, davacı tarafından sunulan belgelerde müvekkili şirket yetkililerine ait geçerli bir imza bulunmadığını, dolayısıyla alacağın ispatlanamadığını, sunulan mutabakat ve fatura belgelerinin tek taraflı düzenlenmiş olduğunu ve herhangi bir sözleşmeye dayanmadığını, faturaların davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve itiraz süresi içinde sessiz kalınmasının borcu kabul anlamına gelmeyeceğini, sevk irsaliyelerinde dahi zorunlu bilgilerin eksik olduğunu, taşıyıcı veya şoför bilgileri ile malzeme açıklamalarının yer almadığını, bu nedenle irsaliyelerin geçersiz olduğunu, icra takibine dayanak yapılan belgelerin hukuken geçerli ve bağlayıcı nitelikte olmadığını, fatura, irsaliye ve e-posta çıktılarının tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yetmeyeceğini, müvekkili ile davacı arasında iddia edildiği gibi bir ticari ilişki kurulmadığını, bu nedenle borç bulunmadığını, alacak iddiasının ispat yükünün davacıda olduğunu ve bunun yerine getirilmediğini, tüm bu gerekçelerle davanın usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davada taraflar arasındaki hukuki ihtilaf, davacı yanın davalı aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 296.757,00 TL tutarındaki alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine, davalı yanın itirazı ile icra takibinin durdurulması sonucunda; davacı şirketin düzenlediği faturalardan kaynaklı cari hesap alacağını davalı yandan tahsil edemedikleri iddiası üzerine mahkememize açılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi tarafından hazırlanan 07.04.2025 tarihli raporda; incelenen davacı şirkete ait 2024 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı...Ticaret A.Ş. inceleme günü olan 26/03/2025 günü, saat 14:30'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacı ...A.Ş.’nin düzenlediği dört adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 08.11.2024 tarihi itibariyle davalı ... A.Ş.’den 296.757,00 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalı şirketin icra takip olan 08.11.2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; incelenen davacı şirkete ait 2024 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ... Ticaret A.Ş. inceleme günü olan 26/03/2025 günü, saat 14:30'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, mahkememizce yaptırılan mali incelemede; davacı şirketin düzenlediği dört adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 296.757,00 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davacı şirket ihtilafa konu olan dört adet faturayı e-fatura portal üzerinden davalı yana başarılı olarak ilettiği, bu nedenle ihtilafa konu olan e-faturaların davalı yana tebliğ edildiği , davalı şirket ihtilafa konu olan faturalara kanuni süre içerisinde itiraz ettiğine dair dava dosyasına herhangi bir ihtarname yada iade faturası ibraz etmediği, davalının dosya kapsamına somut, inandırıcı, hükme dayanak teşkil edebilecek bir delil sunulmadığı, ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur; düzenlemeleri de dikkate alındığında davalının iddiasını ispatlayamadığı, tüm bu gerekçelerle incelenen cari hesap ve mali incelemelere dair davacı ticari defterler de yer alan mevcut durum da gözetildiğinde; davalının davacıdan 296.757,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalının ... 33. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 296.757,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacak üzerinden takip talebindeki talep gibi devamına dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve alacak likid olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
Davacının davasının KABULÜ ile;
1-)Davalının ... 33. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 296.757,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin asıl alacak üzerinden takip talebindeki talep gibi DEVAMINA,
2-)Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 59.351,40- TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 20.271,47 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 3.584,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.687,39 TL harcın ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerektiğinden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacının yaptığı 427,60 TL başvuru harcı, 3.584,08 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 7.086,50 TL bilirkişi ücreti ile davetiye masrafı olmak üzere toplam 11.158,98 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 47.481,12 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının / vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.