Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/730

Karar No

2024/885

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/730 Esas
KARAR NO:2024/885

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/05/2021
KARAR TARİHİ:10/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 05/02/2018 tarihinde araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin işbu sözleşmede kiracı, davalının ise kiralayan olduğunu, sözleşmenin Ek - 2 kısmında yer alan sözleşme öncesi bilgilendirme formu bölümünün 5 .maddesinde davaya konu senedin teminat senedi olarak düzenlendiğinin açıkça görüldüğünü, sözleşmenin 3 yıl süre ile geçerli olacağının taraflarca imza altına alındığını, sözleşmenin sona erdiği tarihin 05/02/2021 olduğunu, resmi mail adresleri aracılığıyla müvekkilinin kendilerine borçlu olmadığını ve araçların sözleşme bitiminde iade edilebileceği hususunda taraflar arasında mutabık kalındığını, araçların 05/02/2021 tarihinde sözleşmeye uygun olarak davalı şirkete iade edildiğini ve fatura kesilerek müvekkiline gönderildiğini, ancak senetleri iade etmeyerek usul ve yasaya aykırı şekilde icra takibine konu edildiğini, senet metinlerinin incelendiğinde tanzim tarihlerinin, taraflarının ve bedellerinin aynı olduğunun görüleceğini, takibe konu her iki senedin de sözleşme ile birlikte teminat senedi olarak imza altına alındığının açıkça görüleceğini, takibe konu edilen senedin, taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak alacaklı tarafından borçludan alındığının ve bunun da kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinin kabulü gerektiğini, davalı şirketin konkordato sürecinde olup; komiserlerin bilgisi dahilinde olup olmadığının sorulmasına karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek davanın kabulü ile 2.949,82 Euro ve 5.400 Euro bedelli senetler bakımından borçlu olmadığının tespitini, %20 den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu bonoların TTK'da yer alan tüm unsurları ihtiva eden kayıtsız şartsız ödeme tarihi içeren bono hükmünde olduğunu, nitekim söz konusu bonolar üzerinde ne teminat ibaresi yer aldığını ne de herhangi bir ilişkinin teminatı olarak belirttiğini, içtihatlarda da belirtildiği üzere bir senedin teminat senedi sayılabilmesi için senet üzerinde hangi ilişkinin teminatı olduğunu açıkça belirtilmesi yahut başkaca yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiğini, taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşme bulunuyor olmasının bu sözleşme haricinde keşide edilmiş bonoları kendiliğinden teminat senedi haline getiremeyeceğini, aksi durumun kabulünün ticari hayatı kilitleyeceğini, zira esasen her bononun taraflar arasında bir borç alacak ilişkisini tezahürü olarak düzenlendiğini ,davacının önündeki iddiaların hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için senedin teminat senedi olduğu varsayımında bulunulsa dahi davacı tarafın senedin teminatını teşkil ettiği sözleşmedeki borcun doğmadığını, başka bir ifadeyle teminatı teşkil eden hususun gerçekleşmediğini de huzurdaki davada ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin ticari defter kayıt ve belgelerinin bilirkişi marifeti incelemesi neticesinde müvekkilinin davacılardan alacağı olduğu ve davacıların borçlu olmadıkları yönünde iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkça anlaşılacağını, yine kabul anlamı gelmemekle birlikte davacı tarafından gönderilen müvekkili şirket çalışanı tarafından gönderdiği maili ve sözde teminat senedinin paraya çevrilmesinin gerektirecek hukuki durumun oluşmadığını ispatlamaya yönelik olarak delil sunduğu mailin borçlu olmadığına dair bir delil olarak ileri sürmeye çalışmasında taraflar önce anlaşılamadığını, söz konusu mailde müvekkili şirket çalışanının 02 Ekim 2020 tarihinde araçların geri dönüşünü talep ettiği, araçlar süresinden önce Şubat 2021'den önce iade alınacağı için sözleşmenin 5/h maddesinde düzenlenen kilometre aşımı faturalamasını yapılmayacağı, yalnızca araç dönüşlerinde varsa hasarlarını yaptırılması gerektiğinin belirtildiğini, bu mailde açıkça görüleceği üzere müvekkili şirket çalışanının araçları sözleşme süresinden önce iade edilmesi koşuluna bağlı olarak sözleşmede düzenlenen aşkın kilometre faturasının düzenlenmeyeceğinin belirttiğinin açıkça görüleceğini oysa ki davacı tarafından araçların sözleşme bitiş tarihinde yani 5 Şubat 2021 tarihinde iade edilmiş olup bu hususun dava dilekçesinde ikrarla da sabit olduğunu, davacının mailde bildirilen erken iade imkanın kullanmadığını, dolayısıyla mailin dava ile bağlantısı olmamasına rağmen açıklama ihtiyacı hasıl olduğunu bildirerek davanın reddini, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan ve icra takibine konu edilen senedin kira sözleşmesi nedeniyle verildiği iddiası ile açılan menfi tespit/istirdat davasıdır.
Mahkememizin 04.06.2024 tarih 2021/... E - 2024/... EK sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği,
İstanbul BAM 54. HD nin 25.11.2024 tarih 2024/4380 E - 2024/2525 K sayılı ilamı ile;"...HMK'nın 4. maddesine göre, kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalarda Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir.Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Davacının, davalı şirket ile yaptığı araç kiralama sözleşmesi uyarınca verildiğini iddia ettiği bono nedeniyle açılan menfi tespit/istirdat davasında, temel ilişkinin taraflar arasındaki taşınır kira sözleşmesine dayalı olduğu iddiası nedeniyle, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinin hatalı olduğu, istinaf sebeplerinin kamu düzenine ilişkin olarak değişik gerekçe ile yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, açıklanan nedenler ile mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi değişik gerekçe ile yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
..." karar verilerek dosyayı mahkememize göndermiş ve işbu esasa kaydedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve İstanbul BAM kaldırma kararı birlikte değerlendirildiğinde;
davacının, davalı şirket ile yaptığı araç kiralama sözleşmesi uyarınca verildiğini iddia ettiği bono nedeniyle açılan menfi tespit/istirdat davasında, temel ilişkinin taraflar arasındaki taşınır kira sözleşmesine dayalı olduğu iddiası nedeniyle, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-)İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-)H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-)Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair tarafların / vekillerinin yokluğunda; gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 10/12/2024

Katip ...
(E-İmzalı)

Hakim ...
(E-İmzalı)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim