mahkeme 2024/428 E. 2024/760 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/428
2024/760
25 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/428 Esas
KARAR NO:2024/760
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:23/07/2024
KARAR TARİHİ:25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde davalı tarafından usulsüz kullanım yapıldığı iddiası ile 13/07/2024 tarihinde 79.490,51 TL tahakkuk edildiğini, davalı tarafın 10/06/2024 tarihinde müvekkil hakkında ... seri numaralı tutanak düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 20/06/2024 son ödeme tarihli ... seri numaralı 16.407,00 TL fatura düzenlendiğini, davalının tahsil birimi 23/07/2024 tarihine kadar tahakkuk edilen fatura borcunun ödenmesini aksi takdirde enerjisini kesmekle tehdit ettiğini, davalının elektrik dağıtım konusunda tekel konumunu kötüye kullanarak müvekkil üzerinden zorla haksız kazanç elde etmek istediğini , elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağını, davacının ağır ekonomik kayıplara sebep olacağını, hal böyle olmakla telafisi mümkün olmayan zararların oluşmasının önüne geçmek için elektrik enerjisinin kesilmemesi kesildiği takdirde tekrar sağlanması için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki yargılamada davacının ticarethane vasıflı işletmesinde kullandığı kaçak kullanımına ilişkin olup davanın ticari dava olduğu, bu kapsamda ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmemiş olması göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, müvekkili şirket tarafından ilgili mevzuat gereğince davacı tarafın kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve davacı hakkında mevzuata uygun biçimde gerekli işlemler yapılarak, kullanılan kaçak elektriğin bedeli mevzuat gereği hesaplanarak tahakkuk ettiril diğini, açıklanan bu nedenlerle davacının haksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya ait ... hizmet numaralı ticarethanede, müvekkil şirket görevlileri tarafından 13/07/2024 tarihinde yapılan kontrolde; "ilgili kullanım yerinde mevzuata uygun şekilde kesilen elektrik enerjisini kendi imkanları ile mühür sökerek mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" hususunun tespiti üzerine H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği hükümleri uyarınca dava konusu kaçak elektrik tüketim faturaları tahakkuk ettirildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin tespit edilen durumu açıklayan Kaçak elektrik enerjisi tüketim halleri başlıklı 42. Maddesinde, gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; "ç)Dağıtım lisansısahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması
" kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmekte olduğunu, açıklama ve mevcut bilgiler ışığında müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmamakta olmaktadır, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 13/07/2024 tarih ... seri numaralı 23/07/2024 son ödemeli 79.490,51-TL kaçak elektrik faturasından kaynaklı borçlu olunmadığı tespiti davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; dava konusu ... Seri numralı 23/07/2024 son odeme tarihli 79.490.51 TL fatura, 10/06/2024 tarihli ... seri numaralı 16.407,00 TL'lik fatura, Önceki ve düzenlenecek olan faturalar, tüketim rakamları, bilirkişi, keşif, tanık, teknik ve bilirkişi raporları ve her türlü yasal delile dayanmıştır.
Davacının dava açılışta dosyanın taraflarının aynı olan arabuluculuğa başvurulduğuna dair evrakın bulunmaması sebebi ile Mahkememizin 23/10/2024 tarihli 1 nolu ara kararının kurulduğu tarafları kapsar şekilde arabulucuğa başvurulduğuna dair evrakın sunulmadığı anlaşılmıştır.
Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/1743 E 2023/1362 K ilamında "...7155 sayılı Kanun ile TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır."Dava konusu bir miktar para alacağı" olan tüm talepler hakkında, alacaklı ve borçlu açısından bir ayırım yapılmadan ve bir sınırlama getirilmeden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Somut olayda; uyuşmazlık banka zararının tazmini ve tahsiline ilişkin olup, eldeki dava da; dava tarihi itibariyle arabulucuya başvuru zorunlu bir dava şartıdır. Mahkemece davacı vekiline arabuluculuk tutanağını sunması için süre verilmiş ise de; davacı vekili beyanında uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olmadığından ara karardan rücu edilmesini, aksi kanaatte ise arabuluculuğa başvurmak için süre verilmesini talep etmiş olup, arabuluculuğa başvurmadan davanın açıldığı anlaşılmıştır. O halde, eldeki dava arabuluculuğa tabii davalardan olup, dava öncesi arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. " şeklinde olduğu somut olay değerlendirildiğinde Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği anlaşılmakla..". Kararından da anlaşılacağı üzere davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Mahkememize açılan işbu davanın başlangıçta arabuluculuğa başvurulmadığından TTK 5/A-(1) ve 6325 sayılı ''Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'' nun 18/A(2) maddeleri uyarınca HMK 114(2) ve 115(2) maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 427,60-TL harcın başlangıçta peşin alınan 1.357,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 929,90 -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/10/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.