Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/245
2024/930
20 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/245 Esas
KARAR NO:2024/930
DAVA:Menfi Tespit - Alacak
DAVA TARİHİ:26/09/2012
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:01/10/2012
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:30/10/2013
KARAR TARİHİ:20/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit - Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda ;
Davacı vekili harç tarihli dava dilekçesi ile, Taraflar arasında 16.03.2012 tarihli Eser Sözleşmesi yapıldığı, Sözleşmeye göre davalının ... adlı konut ve otopark inşaatının A ve B blokları olarak inşa edilecek daire, dükkan vs. ortak alanlarının elektrik tesisat imalat işinin müvekkili tarafından yüklenildiğİ, taraflar arasında aync BK, 282-283 Md gereğince Baiter “Mal değişim Sözleşmesi” yapıldığı. Sözleşme kapsamında Barter kapsamında olan dairelerin A- Blok 2,normal kal 1+1 B tipi 46 nolu bağımsız daire, A- Blok 4.normal kat 1+1 B tipi 69 nolu daire, A-Blok 6.normal kat 1+1 B tipi 91 nolu bağımsız daire olarak belirlendiği, Hak ediş bedelleri 46 vc 69 nolu daire fiyatlarına ulaştığında beklenmeksizin mülkiyet yükleniciye devredileceği, 91 nolu daire ise kesin hak edişten sonra mülkiyetinin devredileceğinin kararlaştırıldığı, İnşaat vc elektrik projeleri davalı ... Ltd Şti tarafından yapıldığı ve uygulanmak üzere müvekkili şirkete verildiği, Sözleşmede işin bedeli 1.700.000 TL olduğu toplam değerin %10 170,000 TL teminat senedinin davalı şirkete verildiği. Senet vadesi olarak 31.12.2012 vadeli olduğu 16,03.2012 tanzim tarihli olduğu, İşveren davalı şirket tarafından verilen talimatlar doğrultusunda gösterilen bir kısmı yerlerin imalatı için Müvekkili şirket tarafından 80 gün çalışıldığı, akabinde davalı işveren müvekkili çalışanları inşaata hiçbir gerekçe gösteriImeksizin sokulmadığı 70 günü aşkın bir süre bekletildiği ve magdurite uğratıldığı, müvekkili şirketin daha fazla mağduriyetinin önlenmesi için girimde bulunduğu, Müvekkil şirket İstanbul Büyükşehir nezdindc araştırma yaptığı alınan bilgilerle İnşaatın muhtelif tarihlerde mühürlendiği, ve mühürlerin kısmen fek edildiğinin öğrenildiği, mühürlenme sebebinin amme intizamına aykırı olarak imara aykırı projelendirme ve yapılaşma sebebiyle iki kez mühürlenme işleminin devam ettiğinin anlaşıldığı, ...
... Müvekkili şirket yetkilisi ...: davalı şirket yetkilisi ve şantiye yetkilisi ... ... ve Şantiye şefi ... gönderilen e.posta mesajına aldığı cevapta “Belediye ile anlaşmazlık bizi bağlamaktadır” cevabını verdiği, ancak anlaşmazlığın ne olduğunu konusunda bilgi vermediği, Müvekkili şirket ... 15 Noterliğinin 28.08.2012 tarih ... yevmiye ııolu ihtarname çekerek, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde yasalara, yönetmeliklere, sözleşmeye uygun çalışılabilecek bir ortamın sağlanması için süre verildiği aksi halde BK.485 maddesi gereğince akdin feshi ihtar edildiği, Davalı İhtarnameyi 04.09.2012 tarihinde teblğ aldığı verilen 15 günlük süre dolduğundan işbu dava ikame edildiği, Davalı ... Noterliğinin 29,08,2012 tarih ... yev nolu cevabı ile talep edilen yasa, sözleşme ve yönetmeliklere uygun üretimin mümkün olup olamayacağı hususunda cevap vermediği sadece müvekkiline hukuki tehditlerde bulunduğu, BK.476 Md göre Eserin ayıplı olması yüklenicinin açıkça yaptığı İhlara karşın iy sahihinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenecek olursa iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan hakları kullanamaz'* Denilmesine rağmen davalı 10,09.2012 tarih ... yev. Nolu ihtarnamenin 9.maddesinde akdi fesih ettiğini ve kendisine verilen 31.12,2012 tarihli 170.0 TL teminat senedinin irat kaydedildiğini ve daha birçok talepler ileri sürülmüş ancak müvekkilinden mühürü fek ederek inşaata girip çalışmasını sağlayamadığı, Müvekkil, davalının amme intizamına aykırı olarak imar kanunlarına aykırı proje ve yapılandırma işi için kendisinden gizlenerek bu sözleşmenin yapıldığı, müvekkilinin belediyeden yaptığı araştırma sonucunda imara aykırılık sebebiyle inşaatın mühürlendiğinin öğrenildiği, İmara aykırılık nedeniyle mühürlenen ve kaçak yapının düzel t il memesi halinde, belediyenin yıkım kararı verebileceği ve ceza uygulayabileceği, Mührün fek edilmesi ceza kanunda suç olduğu, sanığın cezalandırılması gerektiği, müvekkilinin buna zorlanamayacağı, ayrıca barter sözleşmesi sebebiyle müvekkiline isabet eden daireler imara aykırılıktan yıkılma tehlikesi gösterdiği, bu şekildeki dairelerin satışının zorluğu sebebiyle müvekkilinin mağduriyetinin daha da artmasına neden olacağı, ayrıca, BK 485 -476 Md gereğince irat kaydedilen 170.0 TL bedelli senedin davalı tarafından icraya konmasının önlenmesi içiıı ihtiyari tedbir talebinde bulunduğu, Açıklanan ve hukuki sebelere göre ağır kursu nedeniyle müvekkilinin zararına sebebiye veren davalıdan, 170.000 TL bedelli senet ile ilgili olarak ihtiyati tedbiren takibinin durdurulmasına. Müvekkili şirketin alacaklıya senet ile 170.000 TL borcunun bulunmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın %40 ındarı az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, 12.968.69 TL Barter kesintisi ile 1.020.70 TL teminat kesintisinin tahsiline karar verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin saklı tutularak ağır kusuru nedeniyle 50.000 TL lık kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline karar verilmesi, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini belirterek, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini bilvekale talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile, Görülmekte olan dava ile dava sebebi ve konusu aynı olan .... ATM ... E Sayılı dosyası ile huzurdaki davanın birleştirilmesi gerektiği, Tedbir talepli olarak açılan işbu davada, davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı mevcut olmadığından, davanın dava şartı noksanlığından hukuki yarar-usuldcn reddi gerektiği, Davacının tedbir talebinin haksız ve mesnetsiz olduğu ve reddi gerektiği, Esasa İlişkin verilen cevapta ise: Taraflar arasında 16.03.2012 tarihli "Konut İnşaatına ait Elektrik Tesisat İmalat lan Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığı, Sözleşmeye göre müvekkili-iş veren tarafından ... İLÇESİNDE inşa edilmekte olan projesinin Elektrik Tesisat İmalatlarını Yapma İŞLni taşeron-karşı taraf tarafından yapılması kararlaştırıldığı, davacı- taşeron sözleşme ile yükümlendiği edimleri ifa etmemeye, sözleşmeye aykırı davranmaya bilhassa noksan İşler yapıp sözleşme ile belirlenen Kesin Vadeler, Sözleşmenin Eki İş Programının çok gerisinde kalacak şekilde çalışmaya başladığı, müvekkilinin ihtar ve ikazlarına rağmen devam ettiği, Sözleşme konusu projeden daire alan müşterilere belirli-kesin vade ile satış vaadi sözleşmesi ile daire satışı yapıldığı, inşaatta kat irtifakı tesis edilerek projeden daire alan müşterilere tapuları verildiği, ancak 2 Blok 376 daireden oluşan ... Projesinin elektrik tesisat boruları döşenmeden inşaatın, ...
... İlerleyemeyeceği bilindiği halde müvekkilinin zarara uğratacak şekilde, Şantiyede inşaatın durmasına sebebiyet verecek şekilde işi aksattığı, sözleşme île eki iş proğram1na aykırı olarak üstlendiği işi savsakladığı, Temmuz 2012’den sonra da yetersiz sayıda çalışmalarım şantiye sahasından çekmek sureti ile Sözleşme ile üstlendiği işi fiilen bıraktığı. Şantiye sahasını habersiz ve haksız olarak terk ettiği ve taşerona uzun bir süre ulaşılamadığı, Taraflar arasında imzalanan Eser Sözleşme hükümlerinin uygulanmasına dair akdi talepleri, davacı tarafça hukuki tehdit olarak nitelendirdiği, davacının akde aykırı davranışları ile müvekkilini zarar uğrattığı, (Şantiyeyi terk etmek, akdi yükümlülüğe uymamak, haksız ve şişirilmiş hak edişlerle haksız kazanç oluşturmak ve bedelini tahsil etmek,...) Davacı şirkete ... 23 Noterliğinin 29,08,2012 tarih ... yevmiyeli ihtarname ile ihtarda bulunulduğu, Şantive Yönetimince çok savıda tutanak tutulduğu, davacı tarafın akde aykırılıkları , borçlu temerrüdü oluşturan hususların bertaraf etmediği aksine Müvekkile ... 15 Noterliğinin 28.08.2012 tarih ... yevmiyeli ihtarname gönderilerek şantiye alanının terk edildiği kabulle bir takım haksız ve asılsız bahaneler ileri sürülerek akdin fesih edileceğinin bildirildiği, Müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... 28 Noterliğinin 10.09.2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamede, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin akde açıkça aykırılık, borçlu temerrüdü sebebiyle haklı sebeplerle fesih edildiği (Sözleşmeden dönüldüğü) Sözleşmenin fesih sebebiyle, Sözleşme Madde 9.1 Cezaî şartın ödenmesi, 9.2 Md. Gereğince inşaatın durmuş olması, davacı tarafın 40 gündür şantiye alanını terk etmesi, bononun irat kaydedildiği, durumun aciliyeti de dikkate alınarak Sözleşme konusu işin başkasına yaptırılıp bu bedelin %30 ‘nun ilave edilmesi İJc bulunacak tutarın talep edildiği ve sözleşme gereğince düçar olunan Tüm Menfi ve Müspet zararların talep edildiği İhtar ve ihbar edildiği, Davacı taraf tüm bu talepleri hukuki tehdit olarak gösterip, kendisini mağdur gösterme gayreti içine girdiği, Sözleşme ile kararlaştırılan bononun irat kaydedileceği hükmü ahde vefa ilkesine rağmen yok sayıp mahkemeden tedbir talepli haksız ve mesnetsiz davayı İkame ettiği, Müvekkili tarafından ikame edilen ... ATM ‘deki davada taşeronun inşaattaki işi bırakıp kaçması ile başka bir taşeron ile daha yüksek fiyattan eser sözleşmesi yapılması ile müvekkilinin bariz bir şekilde mağdur olduğu, Taraflar arasında imzalanan 16,03,2012 tarihli eser sözleşmesinin haklı nedenlerle fesih edildiği ve sözleşmedeki bir takım Cezai şartlar ve müspet tazminatlar kararlaştırıldığı gibi BK 123 Md ile eser sözleşmesini düzenleyen 470 186 Md akdin bu şekilde feshi-dönme halinde iş sahihinin haiz olduğu hakların belirlendiği, ... ATM ... E Sayılı dosyasında akdi cezai şart ve müeyyidelerin tahsili dava ve talep edildiği, davacı tarafın menfi Lespite dair talep ve iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğu, Davacı tarafça işin hangi aşamada bırakıldığının tespiti için Müvekkili tarafından ... Sulh Huk. Mhk.... D,İş Sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığı, davacı tarafın itirazda bulunmadığı bilirkişi raporundan, ayıplı, geç ve noksan ifada bulunulduğu ve akde aykırı olarak şantiyeyi terk ettiğinin anlaşıldığı, Davacı tarafın delil olarak gösterdiği internet köşe yazısında, müvekkili şirketin ismi/ünvam geçmediği, müvekkili zan altına bırakacak, karalama, töhmet altına bırakacak gayret içine girdiği, davacı tarafça delil olarak sunulmak istenenlerin dava İle ilgisinin bulunmadığı, kişisel yorum niteliğindeki köşe yazının muhatabı, konusu Kamu İdaresi ... Belediyesi olduğu, İnşaatın hiçbir şekilde ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı inşaat olmadığı. Yetkili İdare tarafından Usule uygun olarak verilen Yapı Ruhsatına göre İnşaatın devam ettiği, halihazırda da İnşaat devam ettiği ve 24 normal kat seviyesinde olduğu, Davacı tarafın kötü niyetli olarak iddia ettiği gibi 3191 sayılı İmar Kanunun 30 ve 32 Md belirtilen şekilde usule uygun bir yapı tatil tutanağı, mühürlenme ve yılım kararı ve 3194 sayılı yasanın 40.Mad. öngörülen idari para cezası dahi bulunmadığı, müvekkili ve şantiyede bulunan taşeronlar hakkında ikame edilmiş mühür fekkine dayalı ceza davası ve/veya ceza soruşturma dosyası bulunmadığı, müvekkilin ticari itibarını, manevi haklarını zedeler şekildeki ağır ihmalleri ispata davet edildiği, ... D İş sayılı dosyasında verilen 01.10.2012 tarihli bilirkşi raporunda belirtildiği üzere yapmayan ve ayıplı yapılan imalatların hak ediş raporlarına sokularak fatura kestiği ve bu fatura bedellerini tahsil ettiği, Davacı tarafın 42,828. TL fatura kesmesine rağmen, yaptığı imaların bedelinin, ...
... 11,578,33 TL olduğu, 31,252,00 TL fazla tahsilat yaptığı, bu durumun varlığının dahi davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiği arz ve izah edilen nedenlerle ve resen nazara alınacak sebeplerle öncelikle usulü itirazların kabulü ile haksız ve kütü niyetli davanın reddine, davacı tarafın %20 dcn az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddi ile yagrılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir.
Dava, barter kesintisi, teminat kesintisi ve kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline yönelik açılan alacak ile taraflar arasındaki senedin menfi tespitine ilişkindir.
Birleşen .... ATM ... Esas sayılı davasında yapılan açık yargılaması sonunda ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili şirket ile davalı taşeron arasında 16,03,2012 tarihinde Konut İnşaatına ait “Elektrik Tesisat İmalatları Yüklenici Sözleşmesi “ imzalandığı. Sözleşmeye göre: ... Projesinin elektrik tesisat imalatlarını yapma işinin davalı taşeron şirket tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, ancak davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları ve temerrüdü sebehiyle müvekkilinin müspet vc menfi olarak zarar gördüğü, bu zararların tespiti ile uğranılan zararlardan şimdilik 40,000 TL ‘nîtı tahsili vc yine taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince akdi cezai şartlardan olan oranında günlük gecikme cezasının tespiti ile karşı taraftan tahsiline, akde konu işin başka müteahhide daha yüksek bedelle ihale edilmesi sebebiyle iki ihale arasındaki fark sebebiyle müvekkilinin gördüğü zarar ve ziyanın tespiti ile karsı taraftan %30 fazlası ile tahsilinin talep ve dava edildiği görülmüştür.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile, Taraflar arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye dayalı olarak müvekkili firmanın elektrik tesisat işinin üstlenildiği, ancak inşaatın imara aykırı olması nedeniyle mühürlenmesi neticasınde. Müvekkilinin işe başlayamadığı, olayların basına yansıdığı, mühürleme nedeniyle inşaata girip çalışma durumu olmadığından müvekkili tararından davalıya ihtarname çekilerek imara aykırılık durumunun giderilmesinin talep edildiği, ancak her hangi bir cevap verilmeyince müvekkilinin işi bırakmak zorunda kalındığı, söz konusu işlem nedeniyle müvekkilinin de zarar gördüğünü, müvekkili tarafından İstanbul 26 ATM ... E sayılı dava dosyası ile dava açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu, her iki dava konusunun yine taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi olması nedeniyle yargılamaların kolaylığı ve ucuzluğu ilkesi gözetilerek her iki dosyanın birleştirilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dosyada yapılan Ön inceleme duruşmasında, davalı vekilinin birleştirme talebinin kabulü ile tarafların aynı olduğu ve aynı sözleşmeye istinaden açılan davalarda yargılamaların kolaylığı ve çabukluğu ilkesi ile usul ekonomisi göz önünde bulundurularak her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın .. ATM ... E dosyası üzerinden yürütülmesine 15.04.2013 tarihinde karar verilmiştir.
Birleşen .... ATM ... Esas sayılı davasında yapılan açık yargılaması sonunda ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı şirket hakkında 17.04.2013 tarihinde... İcra Md ... E sayılı dosyasında 21,473 TL alacağın tahsili için davalı ... ... San vc Tie A.Ş aleyhine icra takibi başlattığı, davalının borca ve yeiki itirazı ile takibin durduğu, Tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalın borçlu olduğunun görüleceği,16.03.2012 tarihli konut ... ATM ... E„ Sayılı dosyasında mevcut inşaatına ait elektrik tesisat imalatlarının yüklenici sözleşmesi haklı olarak fesih edildiği, bu nedenle barter ve nakit teminat kesintisi olarak miktarların iade alınması gerektiği, işbu davanın ilgili dava ile birleştirilmesinin talep edildiği, nolu hak edişten barter kesinti toplamı 12,968,69 TL ve 1,020.70 TL nakit kesinti ile ... İnşaatın ... i’de yeni başlayacağı konut projesi için Satış Ofisinin Elektrik işleri bedeli 28.08.2012 tarih onaylı hak edişe göre 01.09.2012 tarih ... nolu 7.484.36 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 21.473.00 TL olduğu, ...
... İşbu dosyanın ... ATM ... E Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalının itirazının iptali ile ... E sayılı takibin devamına, %20 inkar tazminatına hükmedil meşine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline kara verilmesi talep edilmiştir. Dava dosyasına davalı yan tarafından verilen her hangi bir savunma olmadığı görülmüştür. Sayın Mahkemenin 11.12.2013 tarihli kararında, dosyanın hukuki ve fiili irtibat nedeniyle .. ATM ... E sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın ... E Sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl dava konusu uyuşmazlık teminat senedi bakımından borçlu olunmadığının tespiti talebi, kesinti alacakları vc kar mahrumiyeti talebine ilişkindir. Birleşen davalarda ilki sözleşmenin ihlalinden kaynaklı alacağa ilişkin olmakla, diğer birleşen davanın konusu ise İtirazın İptalidir.
Mahkememizce 21/01/2016 tarih 2014/... E ... K sayılı kararla "....1-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında A-Dava konusu 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesintisi olmak üzere toplam 13.989,39 TL alacak bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,B-Dava konusu 116.100,75 TL kar mahrumiyeti tutarının davalıdan dava tarihi olan 25/09/2012 tarihinden itibaren 3095 SK.nun 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine ,C-Davacının davalıya 16/03/2012 tanzim tarihli 31/12/2012 vadeli 170.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı şirket lehdarı davalı şirket olan senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ,D-Davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
2-Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucu ;A-Davanın tümden reddine ,
3-Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucu ;A-Davanın 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesinti talebi yönünden mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında daha önceden açılmış dava bulunduğundan ve derdestlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine ,B-Dava konusu 7.484,36 TL alacak talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazının 7.484,36 TL üzerinden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 7.484,36 TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 SK.nun 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına , C-Kabul edilen miktar üzerinden %20 olarak hesaplanan 1.496,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,...." karar verilmiştir.
Hüküm davalı/birleşen davacı yüklenicisi vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 15 . HD'nin 2016/5440 E, 2018/1884 K Sayılı 10/05/2018 tarihli ilamı ile "..... Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yüklenicinin birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davalara yönelik tüm temyiz itirazlarının, asıl dava bakımından ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir. Davalı-birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya davacısı yüklenicinin asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yanlar arasında imzalanan 16.03.2012 günlü sözleşme ile davalı yüklenicinin yapacağı ... adlı konut ve otopark inşaatının A ve B Bloklarında inşa edilecek daire, dükkan, otopark v.s. alanların malzeme ve işçilik dahil elektrik tesisatı imalâtları işinin davacı taşeron tarafından üstlenildiği, sözleşmenin davalı yüklenici tarafından 10.09.2012 tarihli ihtarname ile feshedildiği her iki tarafın kabulünde olup, ihtilâfsızdır. Mahkemece ilki mahallinde tatbiki keşif icrası sonucu, ikincisi ise dosya üzerinden yapılan inceleme ile tanzim edilen iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan raporda, sözleşme konusu inşaatın İmar Kanunu'nun 32. maddesindeki ruhsat ve eklerine aykırı olup, mühürlenerek yapı tatil tutanağı düzenlendiği, davacı taşeronun mühürlü işyerinde mührün konuluş amacına aykırı şekilde sözleşme konusu elektrik tesisatı işini ifa etmesinin beklenemeyeceği ve sözleşmenin feshinde davalı yüklenicinin kusurlu ve haksız olduğunun kabulüne ilişkin saptama doğrudur. Ne var ki mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında, davacı taşeronun dosyaya sunduğu kâr kaybı hesabıyla ilgili belge aynen benimsenmiş olup, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle yüklenicinin uğradığı kâr mahrumiyeti alacağının, sözleşme tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı BK'nın 325. maddesi ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 408. maddesindeki kesinti yöntemine uygun ve denetime elverişli biçimde hesaplandığından söz edilemez. Türk Borçlar Kanunu 112. maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Düzenleme kapsamına göre tazminat istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması gerektiğinden, uğranılmış bir zarar karşılığı olmayan miktara tazminat olarak hükmedilemez. Burada zarar kapsamı net ve gerçek zarar olarak düzenlenmiştir. Net ve gerçek zarar, malvarlığındaki gerçek eksilmeyi ifade eder. Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir."Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur (Prof. Dr. H. Tandoğan Türk Mesuliyet Hukuku 1961 s. 426 vd.).Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir." (Örnek: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.07.2006 tarihli, 2006/13-499 Esas, 2006/507 Karar sayılı ilâmı).Müspet zarar olan kâr kaybı, yukarıdaki hükümlerin de sonucu olarak kâr elde edememek nedeniyle malvarlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirlenmelidir. Gerçek eksilmenin belirlenmesi konusunda hizmet sözleşmeleriyle ilgili olarak TBK'da düzenlenen 408 ve 438. maddelerdeki kesinti yöntemi esas alınmalıdır. 408. maddede iş sahibinin temerrüdü nedeniyle istenebilecek ücret hesabı, 438. maddede ise iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle istenebilecek zarar hesabı düzenlenmiştir. 408. madde işverenin engellemesi sebebiyle yapmaktan kurtulunulan giderler ile başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesini, 438. madde ise sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile başka bir işten elde edilen veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin indirileceğini düzenlemiştir. Her ikisi de indirim unsurları olarak benzer düzenleme içermekte olup, öğreti ve uygulamada bu hesaplama, kesinti yöntemi olarak adlandırılmaktadır. TBK'daki kesinti yöntemi hizmet sözleşmelerine ilişkin olmasına rağmen, diğer sözleşmelerin haksız feshi halinde de kıyasen uygulanması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12.05.2010 tarih, 2010/14-244 Esas, 2010/260 Karar sayılı ilâmında da iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde, kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanunundaki kesinti yönteminin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Kesinti yöntemine göre yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının, öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarlar belirlenip, bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak hesaplanması gerekir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen ilke ve kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında kâr kaybı hesabı yönünden kesinti yöntemine uygun inceleme yapıldığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece 6100 sayılı HMK 281. maddesi gereğince kesinti yöntemine göre hesaplama yapılması için hükme esas alınan raporu düzenleyen son bilirkişi heyetinden ek rapor alınması; alınan ek raporun yeterli olmaması halinde, gerekirse bu yönde önceki bilirkişilerden farklı yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınması gerektiği halde, kesinti yöntemine uygun olmayan hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak yazılı şekilde kâr kaybına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; asıl davada davacı taşeron dava dilekçesinde 50.000,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının tahsilini talep etmiş; 28.11.2014 günlü ıslahla, davadaki 50.000,00 TL kâr mahrumiyetini 66.100,75 TL arttırarak toplam 116.100,75 TL'nin akdin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece kâr kaybı alacağı yönünden asıl davada istenen 50.000,00 TL'ye dava tarihi 26.09.2012 gününden, ıslahla talep edilen 66.100,75 TL'ye ise ıslahın yapıldığı 28.11.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir iken, ıslahla arttırılan kısım da dahil toplam 116.100,75 TL kâr mahrumiyeti alacağının tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması da hatalı olmuştur. Sonuç:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı-birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya davacısı yüklenicinin, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davalara yönelik tüm, asıl dava yönünden ise sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı-birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya davacısı yüklenicinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yüklenici yararına bozulmasına..." verilen bozma ilamı doğrultusunda dosya yeniden esas numarasına kaydı yapılıp incelemeye alınmıştır.
Mahkememizin 08/04/2022 tarih 2019/... E 2022/... K sayılı ilamı ile davanın "..A-Dava konusu 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesintisi olmak üzere toplam 13.989,39 TL alacak bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-Davacının kar mahrumiyeti talebi yönünden: 50.000,00 TL'nin dava tarihi olan 26/09/2012 tarihinden 63.310,82 TL'nin ıslah tarihi olan 28/11/2014 tarihinden itibaren 3095 SK.nun 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C-Davacının davalıya 16/03/2012 tanzim tarihli 31/12/2012 vadeli 170.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı şirket lehdarı davalı şirket olan senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ,
D-Davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine ,
2-Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucu ;
A-Davanın tümden REDDİNE,
3-Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucu ;
A-Davanın 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesinti talebi yönünden mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında daha önceden açılmış dava bulunduğundan ve derdestlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine ,
B-Dava konusu 7.484,36 TL alacak talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazının 7.484,36 TL üzerinden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 7.484,36 TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 SK.nun 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına ,
C-Kabul edilen miktar üzerinden %20 olarak hesaplanan 1.496,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verildiği, davalı birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edildiği,
Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 13/02/2024 tarih 2022/3697 E 2024/605 K sayılı ilamı ile; "...1.Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında 16.03.2012 tarihinde inşaatın elektrik tesisatının yapımı konulu sözleme düzenlenmiş olup, davacı-birleşen davada davalı alt yüklenici, davalı-birleşen davada davacı ise yüklenicidir.
Usuli kazanılmış hak, 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında tanımlanmış olup, içtihadı birleştirme kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hukuka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe giren ilk halinde usuli kazanılmış hakka yer verilmemişse de bu ilkenin uygulanması, Yargıtayın içtihatları ile HMK’nın 177/2. maddesine 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile yapılan ek düzenlemeye kadar devam etmiştir. Bu ek düzenleme ile “Yargıtayın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” maddesi ile HMK’da hüküm altına alınmış olup usuli kazanılmış hakların korunacağı bu şekilde hükme bağlanmıştır.
Usuli kazanılmış hak kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle Yargıtayca da re'sen dikkate alınır. Yargıtayın bozma kararı nedeniyle doğan hak iki çeşit olup, mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına kazanılmış hak, bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalması ile doğan usuli kazanılmış haklardır. Mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymuş olması halinde bu uyma kararı ile bağlı olup, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapması zorunludur.
Bu anlatımlar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 10.05.2018 tarih ve 2016/5440 Esas, 2018/1884 Karar sayılı bozma ilâmında mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme ve araştırma yapılması ve karar verilmesi zorunludur.
Eldeki davada ise; davacının kâr mahrumiyeti alacağı bakımından mahkemece, bozma ilâmında belirtilen hesap yöntemini içeren ara karar oluşturulmamış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26.10.2021 tarihli ek raporda kâr mahrumiyeti alacağı bozma ilâmına uygun şekilde sözleşme tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı BK'nın 325. maddesi ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 408. maddesindeki kesinti yöntemine uygun ve denetime elverişli biçimde hesaplanmamış, özellikle alt yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarlar belirlenmemiş, mahkemece yeterli inceleme taşımayan rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan raporu düzenleyen son bilirkişi heyetinden hükmüne uyulan bozma ilâmında açıklandığı şekilde gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilmek ve bozma ilâmları kapsamında kalarak kesinleşen hususlar da dikkate alınarak ulaşılacak sonuca uygun karar vermekten ibaretttir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur...." gerekçesi ile bozulduğu; mahkememizin işbu esasına kaydedildiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 24/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kar mahrumiyetine ilişkin olarak Yargıtay 6.HD 2022/3697 E, 2024/605 K sayılı 13.02.2024 Tarihli İlamı esas alınmak üzere yapılan hesaplamada, davacının kar mahrumiyetinin, 26.10.2021 tarihli heyet raporundaki hesaplamadan 10,61 TL fazlasıyla 113.321.42 TL olarak hesaplandığı, davacı fazlaya ilişkin kar mahrumiyet talebinin şimdilik 50.000 TL olarak talepte bulunduğu, ısalh talebinin ise 28.11.2014 olduğu, diğer hususlarda 26.10.2021 tarihli Rapordaki tespit ve değerlendirmelerde her hangi bir değişiklik olmadığı ve mahkemeniz takdirlerinde olduğu, tespit ve rapor edilmiştir.
Öncelikle sözleşmenin davalı iş sahibi ... Grup tarafından feshedilmesi nedeniyle feshin haklı olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Asıl dava konusu uyuşmazlık teminat senedi bakımından borçlu olunmadığının tespiti talebi, kesinti alacakları vc kar mahrumiyeti talebine ilişkindir. Birleşen davalarda ilki sözleşmenin ihlalinden kaynaklı alacağa ilişkin olmakla, diğer birleşen davanın konusu ise İtirazın İptalidir . Davaların tarafları arasında 16.03.2012 tarihli sözleşme ile ... Parsel adresinde yapılacak olan ... adlı konut ve otopark inşaatının elektrik tesisat işinin yüklenici tarafından yapılması karşılığında sözleşme ile belirlenen bedel ve taşınmazların yükleniciye teslimi konusunda anlaşıldığı hususu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinde ... ... Ltd.Şti. .... Noterliğinin 28.08.2012 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile iş sahibinin taşınmazı sözleşme konusu işin ifasına uygun hale getirmesi; 15 gün içerisinde bunun sağlanmaması halinde sözleşmenin feshini ihbar etmiştir. Olağan fesihte sözleşme ilişkisi, fesih beyanının muhataba ulaşmasının üzerinden belirli bir süre geçtikten sonra ortadan kalkar. Bu nedenle, olağan feshe, “süreli fesih” de denilmektedir. Olayda yüklenici firma, iş sahibinin sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmesi için, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 günlük mehil tayin etmiş ve süreli fesih beyanında bulunmuştur. Sözleşmede yüklenici taraf olan ... Elektrik mehil tayini zorunlu olmamasına rağmen 28.08.2012 tarihinde noter marifetiyle feshi ihbarda bulunmuş, bu kapsamda sürenin sonunda sözleşmenin feshedileceği ihtar etmiştir. Ancak, bahse konu mehlin sonu beklenmeden ve sözleşme yürürlükte iken, bu kez ... Grup tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ... 28. Noterliği 10.09.2012 Tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ileriye yönelik olarak feshedilmiştir. Bu sebeple olayda, sözleşmenin iş sahibi ... Grup tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda sözleşmenin 32/d maddesi ile iş sahibine teknik, idari ve diğer sebeplerle işin devam etmeyeceğine karar vermesi halinde 10 gün önceden bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi fesih hakkı tanınmış ise de, somut olayda iş sahibinin fesih beyanı bu madde kapsamında değildir ve sözleşmeye aykırılığa dayanmaktadır. Sözleşmedeki 10 günlük süre koşuluna da uyulmamıştır. Yine sözleşmenin 32/d maddesine göre iş sahibinin bu feshi halinde yüklenicinin herhangi bir tazminat talebi olmayacağı yönünde bir düzenleme yoktur.
Dosyadaki delillerin incelenmesi ve bilhassa ilgili Yerel Belediye ve Büyükşehir Belediyesi yazılarından anlaşılacağı üzere, sözleşme konusu elektrik işinin yapılacağı inşaat hakkında dayanak ... 12.03.2012 tarihli kararı ile işin durdurulmasına vc mühürlenmesine karar verilmiştir. İş bu karara istinaden işyerinde 04.04.2012 tarihinde mühürleme yapılmış olmakla, bu tarihten sonra geçen süreçte mühürlemenin kaldırılmadığı ve mevzuata uygunluğun uzun bir süre daha iş sahibi tarafından sağlanamadığı aşikârdır. Zira idare tarafından 12.07.2012 tarihinde yapılan tespitte de, bölgede inşaat faaliyetlerine mevzuata aykırı olarak devam edildiği ifade edilmiştir. Yine dosya içerisinde idarelerin bahse konu İmar Mevzuatına uygunluğun sağlandığı vc inşaatın durdurulması ve mühürlemenin ortadan kalktığına dair bir belgeye de rastlanamamıştır.
Bu kapsamda olayda yüklenici tarafından elektrik işlerinin yapımında inşaat faaliyetinin tamamlanmasına yönelik olmakla beraber, yüklenici tarafından mühürlü işyerinde mührün konuluş amacına aykırı şekilde sözleşme konusu işi ifa etmesi beklenemez. Taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre iş sahibinin mühürleme olayını kabulle; bu hususun Belediye ile aralarında uyuşmazlık olarak nitelendirilmesi, yüklenicinin hukuka aykırı bir fiil ile bölgede faaliyet bulunmasını gerektirmez ve bu husus hukuk düzeninde korunamaz. Somut olayda, ... Grup 16.03.2012 tarihli sözleşme konusu işin ifası için ... ... Ltd. Şti.' ye işe konu mahalli teslim etmekle ve sözleşme ile belirlenen işin süresi boyunca bu mahallin ifaya uygunluğunu sağlamakla yükümlüdür. Oysaki olayda, 04.04.2012 tarihinden itibaren inşaat faaliyetleri durmuş olup 12.07.2012 tarihine kadar dahi idari merci kararının devam ettiği açıktır. Davacı ... Elektrik' te işin ifasının kesintilere uğradığını beyan etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında da, yüklenicinin idari mercinin mühürleme ve durdurma işlemi sebebiyle beklemesi gereken bir süre düzenlenmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşme md. 30 ile belirtilen süre uzatımı halleri somut olaya uymamakla beraber, sözleşme maddesi yüklenicinin iş sahibinden talepte bulunmasına yöneliktir. Bu aşamada yüklenici bakımından akde tahammül süresi (mühürlemenin en az 3 ay süresince devam ettiği açık olduğundan) aşılmış olup, yüklenicinin iş sahibinin işyerini ifaya uygun hale getirmesini beklemesi hakkaniyete uygun değildir. Sözleşme kapsamında inşaatın sözleşmeye, projelerine ve kamu düzeni ile ilgili imar mevzuatına uygun yapılması asildir. Bu sebeple iş sahibi ... Grup idari merci olan belediyece inşaat faaliyetinin durdurulmasına neden olduğundan kusurludur. Yukarıda da açıklandığı üzere, yüklenici ... bakımından akde tahammül süresi açılmış olup, iş sahibinin sözleşmesel teslim yükümlülüğü bakımından temerrüt halindeyken sözleşmeyi kendisinin feshettiği görülmektedir. Bir başka deyişle, yüklenicinin sözleşmeye aykırı bir davranışı ve iş programına uymaması ve kusurlu davranışı söz konusu olmadığından ... Grup tarafından yapılan fesih haklı değildir. Netice itibari ile taraflar arasındaki 16.03.2012 tarihli sözleşmenin yüklenici ... Grup tarafından feshedildiği, fesihte haklı olunmadığı, iş sahibinin sözleşme süresi boyunca işyerini ifaya uygun olarak bulundurma yükümlülüğüne uymadığı kanaatine varılmıştır.
Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sonucu ise , iş sahibi olan ... Grup' un sözleşme yürürlükte iken sözleşmeyi feshinin haklı olmadığı, tam tersine sözleşmenin ifasına işlerin yapılmasına inşaatın mühürlenmesine kendisinin sebebiyet vererek engel olduğu, kalan işlerin yapılmamasında yukarıda açıklandığı üzere kendisinin kusurlu olduğu, bu sözleşmenin feshine dayalı menfi ve müsbet zarar talep edemeyeceği anlaşılmakla davacı ... Grup tarafından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda ise bu dava .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davacı ... Elektrik tarafından davalı ... Grup aleyhine yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İcra takibine ve davayı konu 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesintisi talebi mahkememizin ... esas sayılı asıl davadaki 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesintisi talebi ile aynı nitelikte olup aynı alacağa ilişkindir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasındaki davanın açılışı tarihi 25/09/2012 tarihi olup, birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın açılış tarihi ise 30/10/2013 tarihidir. Yani ... esas sayılı dosyadaki dava daha önce açılmıştır. Bu nedenle ... esas sayılı davaya konu 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesinti talebi yönünden mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında daha önceden açılmış dava bulunduğundan ve derdestlik nedeni ile bu iki talep yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davadaki 7.484,36 TL ' lik alacak talebinin yapılan incelemesi sonucunda ise ; alacak Güneşli satış ofisi elektrik işlerine ait olup, taraflar arasındaki 16.03.2012 tarihli sözleşme ilişkisi dışındadır. Bir başka deyişle bu işe ilişkin taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı ... Elektrik' in bu alacak talebi 01/09/2012 tarihli ve ... seri nolu faturaya dayanmaktadır. Ayrıca 28/08/2012 tarihli hak ediş raporu bulunmaktadır. Bu hak ediş raporu davacı ... Elektrik ve davalı iş sahibi ... Grup şantiye elektrik şefi ve elektrik mühendisi ... tarafından imzalanmıştır. Dolayısıyla her ne kadar bu fatura davalı ... Grup ticari defterlerinde kayıtlı olmasada hak ediş raporunun davalı ... Grup şantiye şefi tarafından imzalanmış olması nazara alındığında davacı ... ' nin bu faturaya ve hak ediş raporuna dayalı olarak alacak hakkının da doğduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle bu birleşen ... esas sayılı dosyada davalının itirazı kısmen haksız görüldüğünden itirazının kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. Alacağın faturadan kaynaklı olması nedeniyle alacak likit olarak kabul edildiğinden şartları oluşmakla davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir.
Yargıtay 6. HD'nin 13/02/2024 tarihli bozma ilamındaki kar mahrumiyeti alacağı yönünden Taraflar arasında İmzalanan taahhüt işi ile ilgili olarak iş bedelinin 1.700.000.00 TL olduğu,
Her iki tarafında kabulünde olduğu üzere ve 1. Ve 2.ci hak ediş raporları ise sabit olduğu üzere, Proje bedelinin % 2,4’üne tekabül eden 40.828.46 TL’lık kısmının yüklenici tarafından tamamlandığı,
Taahhüt edilen işin Malzeme maliyeti, işçilik, sigorta, vergi vs diğer masraflar dahil, proje bedelinin %93,17’lık kısmının Maliyet olarak (Davacı yüklenici tarafından yapılması muhtemel harcamalar toplamı) gerçekleşeceği,
Buna göre; Proje bedelinin gerçekleşmeyen (ifa edilemeyen) 1.700.000.00 TL – 40.828.46 TL = 1.659.171.54 TL’nın % 93.17’lık kısmının Maliyet (Davacı yüklenici harcamaları) = 1.545.850.12 TL’lık maliyet oluşacağı,
Taraflar arasındaki Sözleşmenin Davalı/işveren tarafından 10.09.2012 tarihinde feshedilmesi üzerine, Projenin ifa edilemeyen 1.659.171.54 TL’lık kısmına ilişkin olarak Davacı yüklenicinin 1.545.850.12 TL’lık harcamalardan kurtulmuş olduğu,
Davalı İşveren Sözleşmeyi 10.09.2012 tarihinde feshetmemiş olsa idi, Davacı yüklenici İfa edilmeyen 1.659.171.54 TL’lık kısmına isabet eden 1.545.850.12 TL’lık maliyet üzerinden hesaplanması gereken % 7.33 kar marjı (sektörel ortalama kar marjı) üzerinden 113.310.81 TL kar elde etmesi gerekeceği,
Yargıtay 6.HD 2022/3697 E, 2024/605 K sayılı 13.02.2024 Tarihli İlamı nazara alındığında da: Sözleşme Davalı Yüklenici tarafından 10.09.2012 tarihinde feshedilmemiş olsa idi, Fesih tarihi itibariyle Projenin ifa edilemeyen 1.659.171.54 TL’nın tamamına hak kazanılacağı, İşbu bedel için davacı/yüklenici tarafından yapılması muhtemel masraflar toplamı (Malzeme, İşçilik, sigorta, vergi vs masraflar toplamı) 1.545.850.12 TL tutarda masrafın yapılmayacağı, dolayısıyla davacı/yüklenici tarafından yapılmasından tasarruf edilen işbu 1.545.850.12 TL’nın, Projenin İfa edilmeyen 1.659.171.54 TL tutardan kesinti (düşümü) yapıldığında; Davacı/yüklenicinin muhtemel kar kaybının ise 1.659.171.54 TL – 1.545.850.12 TL = 113.321.42 TL olabileceği,
Davacı Yüklenici şirketin, davalı yüklenici şirket ile olan ve 10.09.2012 tarihinde feshedilen proje dışında farklı projeleri birlikte yürüttüğü, işbu farklı projeler için taahhüt edilen iş bedelleri, projeler için yapılması gereken harcamalar ve işbu farklı projelerden davacı/yüklenicin sağladığı veya sağlayacağı karlar konusunda gerekli ve yeterli somut belgeler ibraz edilmemiş olduğundan, davacı/yüklenicin bu yönden kesinti yapılabilecek bir tutarının bulunmadığının kabulünün gerekeceği,
Kar mahrumiyetine ilişkin olarak Yargıtay 6.HD 2022/3697 E, 2024/605 K sayılı 13.02.2024 Tarihli İlamı esas alınmak üzere yapılan hesaplamada, davacının kar mahrumiyetinin, 26.10.2021 tarihli heyet raporundaki hesaplamadan 10,61 TL fazlasıyla 113.321.42 TL olarak hesaplandığı, davacı fazlaya ilişkin kar mahrumiyet talebinin şimdilik 50.000 TL olarak talepte bulunduğu, ıslah talebinin ise 28.11.2014 olduğu hususunun tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememizin asıl dava dosyası kapsamında bu dosyasında açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucu ;
A-Dava konusu 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesintisi olmak üzere toplam 13.989,39 TL alacak bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-Davacının kar mahrumiyeti talebi yönünden: 50.000,00 TL'nin dava tarihi olan 26/09/2012 tarihinden 63.310,82 TL'nin ıslah tarihi olan 28/11/2014 tarihinden itibaren 3095 SK.nun 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C-Davacının davalıya 16/03/2012 tanzim tarihli 31/12/2012 vadeli 170.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı şirket lehdarı davalı şirket olan senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ,
D-Davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
E-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 20.308,57 TL karar harcının davacıdan peşin alınan 3.474,75 TL ve 1.129,00 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 15.704,82 TL karar harcının davalıdan tahsiline , (Bozma öncesi verilen karar üzerine davalı 17/03/2016 tarihli 2016/114 harç sayılı tahsil müzekkeresinin infazsız olarak geri istenmesine ),
F-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 47.568,03 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
G-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 2.789,93 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
H-Davacı tarafından yapılan bozma öncesi yapılan toplam 11.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.257,80 -TL davetiye ve tezkere gideri olmak üzere toplam 13.007,80 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
I-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan masrafın karar kesinleştiğinde talep halinde ve başkaca masraf yapılmadığı takdirde davacıya iadesine ,
2-Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucu ;
A-Davanın tümden REDDİNE,
B-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcının davacıdan peşin alınan 594,00 TL harcın mahsubu ile 166,40 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine ,
C-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,
3-Birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucu ;
A-Davanın 12.968,69 TL Barter kesintisi ve 1.020,70 TL teminat kesinti talebi yönünden mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında daha önceden açılmış dava bulunduğundan ve derdestlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine ,
B-Dava konusu 7.484,36 TL alacak talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazının 7.484,36 TL üzerinden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 7.484,36 TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 SK.nun 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına ,
C-Kabul edilen miktar üzerinden %20 olarak hesaplanan 1.496,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
D-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 511,26 TL karar harcının davacıdan peşin alınan 366,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 144,51 TL karar harcının davalıdan tahsiline , (Bozma öncesi verilen karar üzerine davalı 17/03/2016 tarihli 2016/114 harç sayılı tahsil müzekkeresinin infazsız olarak geri istenmesine ),
E-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 7.484,36 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
F-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 13.989,39 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,
G-Davacı tarafından yapılan ilk dava gideri 394,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde ilamın tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . 20/12/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.