mahkeme 2023/665 E. 2024/419 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/665

Karar No

2024/419

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/665 Esas
KARAR NO:2024/419

DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/10/2023
KARAR TARİHİ:06/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisi ...'ın eski eşi ile boşanma davasının yıllarca sürdüğü ve davalı şirket yetkilileri ile eski eşi arasındaki akrabalık bağı nedeniyle davacı şirket yetkilisi ...'a husumet besledikleri, davacı şirkete ait ... plakalı aracın camı kırılarak bir hırsızlık olayı gerçekleştiği ve bu aracın her iki ortak tarafından iş için kullanıldığı, davcıya ait birtakım çeklerin de araçta bulunduğu, bu çeklerde araçta bulunan diğer çekler ve sair kıymetli evraklarla birlikte çalındığı, müvekkilinin o dönemde bazen çeklere imza atıp çantada hazır bulundurduğu ve çekleri ise lazım olduğunda kendisi yada ortağı doldurarak tedarikçilerine verebildiği, araçta çalınan bu çeklerden ikisinin çok daha sonraki bir tarihte davalı şirketin ortaklarından ... tarafından .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile takibe koyulduğu, bu takibe konu çekler üzerindeki imzalar müvekkilimin imzasına benzemekte olduğu ancak çek üzerindeki yazıların asla müvekkiline ait olmadığı, hırsızlık olayı gerçekleştirildiğinde, davacı şirketin yetkilisi ... ın o dönemde başka bir şirketten dolayı ortağı bulunan ...'nun şikayette bulunduğu, soruşturmanın ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturama numaralı dosyası ile yapıldığı, Davaya konu ....İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinden dolayı müvekkilinin davalı taraf her ne ad altında olur ise olsun hiç bir borcu bulunmadığı belirtilerek takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz açılan işbu menfi tespit konulu davanın öncelikle arabuluculuk dava şartı dava açılmadan önce sağlanmadığından usulden reddine karar verilmesi, Mahkeme aksi kanaatte ile işbu davanın maddi vakıaların tespitine ilişkin olması nedeniyle menfi tespit davası olarak açılamayacağının kabulü ile hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi, yine Mahkeme aksi kanaatteyse işin işbu davanın esastan reddine karar verilmesi, davacının müvekkilimiz aleyhine talep ettiği kötüniyet tazminatı talebinin reddine ve haksız dava sebebiyle davacı borçlu aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı taleplerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Kamuoyunun 7. Yargı Paketi olarak adlandırdığı “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 3 (üç) maddesinde değişiklik içeren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan değişikliklerle beraber ticari davalar ve iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu düzenlenmiştir.
31. Madde uyarınca; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
43. Madde uyarınca; Bu Kanunun;
a) 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." şeklinde düzenlenmiştir.
"6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." hükmü uyarınca eldeki menfi tespit davası 11/09/2023 tarihinde açıldığından işbu davanın da zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2023/665 esas sayılı dosyasında 06/03/2024 tarihli celse ara karar ile davacı vekiline; arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, celse ara kararının duruşma sırasında hazır bulunun davacı vekiline ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı gibi ara karara istinaden herhangi bir beyan dilekçesi dahi sunulmadığı ve bu nedenle ara kararın gereğinin yerine getirilmediği gibi davacı tarafça dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmadığı ve zorunlu dava şartının yerine getirilmediği anlaşıldı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarih, 2019/1038 Es. ve 2019/869 K. sayılı ilamında "...TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı usul ve yasaya uygun olmakla ... " yönünde karar vermiştir.
6325 sayılı yasanın 18/A Maddesi- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)'; '(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.''
HMK 138(1) madde; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir...'' belirtilen istinaf kararı ve kanun maddeleri uyarınca dosya üzerinden 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda izah olunan nedenlerle;
1-6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 14.020,63TL harçtan mahsubu ile fazla 13.750,78-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı/ vekili ve davalı/ vekilinin yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiştir.06/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim