Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/63

Karar No

2024/815

Karar Tarihi

20 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/63 Esas
KARAR NO:2024/815

DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/05/2016
KARAR TARİHİ:20/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize verdiği 06.05.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davacı ile ... ... arasında 01.01.2015 yürürlük tarihli ... Distribütörlük sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme gereğince Davacı’nın Türkiye genelinde söz konusu ürünlerin ... tek satıcılık hakkını elinde bulundurduğunu, Davacıya ... distribütörlük hakkı tanıyan sözleşme hükmünce; “.... ...’e ait ürünlerin Türkiye’de tanıtımı, kendi adına ve kendi hesabına satışını, satışın artırılması için gerekli çalışmaları ve yatırımı yapma, garanti, bakım ve yedek parça bulundurma gibi edimleri üstlendiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacının ürünlerin pazarda tanıtımı için reklam yaptığını, fuarlara katıldığını ve ürünün Türkiye’de tanınmasını” sağladığını, ancak söz konusu ürünlerin Davalı tarafından Davacı’nın bilgisi dışında haksız ve kötü niyetli olarak piyasaya sunulduğunu, Davalının aldatıcı ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak davacının yaptığı tanıtımdan ve pazarlamadaki özel çabalarından elde ettiği başarıdan yararlanarak gelir elde ettiğini, davalının Almanya’dan sağlayıcı firma ile tek satıcılık ya da lisans sözleşmesi dahi bulunmayan firmalardan temin ettiği ürünleri Türkiye’ye getirerek piyasaya sürdüğünü, Davacının sözleşmeden ve mevzuattan doğan haklan elinde bulunduran tek yetkili kişi olduğunu, davalının “Almanya menşeli ... firması ile başladıkları temsilcilik faaliyeti ..., ... firmaları ile devam edip, her geçen gün yeni distribütörlükler ile genişlemekteyiz” ifadelerini kullandığını, söz konusu ifadelerin tamamen yanlış olduğunu ve müşteriyi aldatma kastı taşıdığını belirterek, öncelikle Davacının zararının artmaması amacı ile ... Ticaret tarafından gümrükten geçirilen ürünlere ve satışa arz edilen ürünlerin satışının durdurulmasına yönelik tedbir karan verilmesine, haksız rekabetin menine, Davacının şimdilik 1.000,-TL maddi ve 10.000,-TL manevi zararının giderilmesine, tecavüze ilişkin mahkeme kararının masraflan tecavüz eden Davalı tarafından karşılanarak ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya ilan yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 23.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile dava dışı firma arasında düzenlenen tek satıcılık sözleşmesinin Davalıyı değil, sözleşmenin taraflarını bağladığını, anılan sözleşmenin 1. maddesi uyarınca; “Bu vesile ile ... Makine tam yetkisi olmayan distribütör olarak tayin edilmiştir. Bu anlaşmadaki hiçbir şey ... Makineye ... ...’nin ajanı olarak hareket etmesini veya ... ... temsilcisi olarak hareket etme hakkım vermemektedir. ... Makine’nin ... ... adına herhangi zorluklara girme yetkisi yoktur" şeklinde düzenlendiğini, Davacı’nın dosyaya sunduğu sözleşmeden, Davacının tam yetkisi olmayan distribütör olarak tayin edildiği ve Davacıya dava dışı ... ...’nin temsilcisi olarak hareket etme hakkının verilmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla tek satıcılık sözleşmesinin davacıya münhasırlık hakkı vermediğini, bu sözleşmede yer alan edimlerin ve yükümlülüklerin sözleşmenin tarafları olan Davacı ve dava dışı şirketi bağladığını; üçüncü kişi olan Davalıya herhangi bir yükümlülük getirmediğini, Davacının münhasırlık hakkı içermeyen tek satıcılık sözleşmesinin Davalının yasal yollarla temin ettiği malların satışına engel teşkil etmediğini, Davalının aldatıcı veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir rekabetinin bulunmadığını, ... markasının tanınmış ve dünyanın her yerinde satılan bir ürün olduğunu, dünyada ve Türkiye’nin her yerinde herkesin bu ürünü ithal etmekte ve satmakta olduğunu, Davalının söz konusu ... markalı ürünleri Davacıdan önce 2014 yılı Haziran ayında Almanya’dan ... firmasından yasal yollarla gümrük vergilerini ödeyerek temin ettiğini, Davalının satışın artması için ürünlerin tanıtımım yaptığını, kendi çabası ve emeği ile ürünleri piyasaya sattığını, davacının dava dilekçesinde davalının amatörce deneme amaçlı oluşturduğu internet sitesinde hakkımızda bloğunda yer alan ifadelerden farklı anlam çıkarmaya çalıştığını ve Davacı iddialarının ispata muhtaç olduğunu, davalının sattığı bir ürünün reklamını yapmasının, internet sayfasında belirtmesinin en doğal hakkı olduğunu, kullandığı ifadelerin hiçbir şekilde haksız rekabet oluşturmadığını, sitenin bloğunun bir yıl içerisinde 97 kez tıklandığını, bu sayı göz önüne alındığında, davalının ifadelerinin haksız rekabet oluşturacak bir durum olmadığını, davacının tek satıcılık sözleşmesine dayanarak tekel hakkı oluşturmaya çalıştığından kötü niyetli olduğunu, davalının 2014 yılında davacıdan önce “...” markalı ürünleri ithal ederek piyasaya satışını yaptığını, aynı piyasada olan davacının davalı tarafından söz konusu ürünlerin satışının yapıldığını bildiğini, bu hususun öncelikle davalıya ihtar ve ihbar edilmesi gerektiğini, davacının münhasırlık yetkisi vermeyen sözleşmeye dayanarak tekel yaratamayacağını, ürünün ithal edilmesini ve satışını engelleyemeyeceğini belirterek; davacının tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı yanın dava dışı şirketle yaptığı tek satıcılık sözleşmesine aykırı hareket eden davalının Haksız Rekabetin menni ile tazmini davasıdır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında alınan 18.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ve dava dışı şirket ... arasındaki sözleşmenin, davalıya sözleşmenin tarafı olmaması itibarı ile bir yükümlülük getirmediği ve tek satıcılık sözleşmesi çerçevesinde davalı fiillerinin sırf paralel ithalat nedeniyle haksız rekabet kuralları çerçevesinde korunmasının mümkün olmadığı. Davalının resmi internet sitesinde gerçeğe aykırı şekilde ... firması ile temsilcilik faaliyetinin var olduğunu belirtmesinin, TTK m, 55/I-a2 hükmü çerçevesinde davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil eden bir fiil olarak nitelendirilebileceği; ancak fiilin piyasaya ve davacının işletmesine etkisinin belirlenememesi sebebiyle haksız rekabetin oluşmadığı; Mahkemece haksız rekabetin oluştuğu sonucuna vanldığınd , davacının zararını ispat edemediği ve bu zararın ispatının da çok zor olduğu nazara alınarak TBK m.50 hükmüne göre hakkaniyet dahilinde maddi ve-veya manevi tazminata hükmedilebileceği tespit ve rapor edilmiştir. Davacı ve davalı vekilinin bu rapora yaptıkları itiraz üzerine ek rapor alınmasına karar verilerek dosya bilirkişi kuruluna ek rapor düzenlenmek üzere verilmiştir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında alınan 25.01.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Raporun inceleme, tespit ve değerlendirme bölümünde açıklaması yapılan nedenlerle, takdiri tamamen Mahkemeye ait olmak üzere; Kök Raporda varılan kanaatin değişmediği tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 11/04/2018 tarihinde 2018/281 karar sayılı kararında; "...davalının resmi internet sitesinde gerçeğe aykırı şekilde ... firması ile temsilcilik faaliyetinin var olduğunu belirtmesi gerçeğe aykın bir beyandır. Davalı internet sitesinde “Almanya menşeii ... firması iîe başladığımız temsilcilik faaliyetimiz, ..., ... firmalarıyla devam edip, her geçen gün yeni distribütörlükler İle genişlemekteyiz” ibaresi ile ... ürünlerinin sadece ithalatçı olmadığı ve fakat distribütörü de olduğunu ima etmektedir. Eğer gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarla kendisini öne geçirmek amacıyla yapılmış ise haksız rekabetten bahsedilebilir. Olayımızda davacı tek yetkili satıcı değildir. Diğer bir ifade ile Türkiye çapında tekel hakkına sahip değildir. ... yetkili satıcılık verilmediği hallerde üretici firma başkalarını da distribütör olarak tayin edebilir. Davalının bu internetteki yayım davalının hukuki durumunu ve ticareti doğrudan etkisi çok fazla olmadığı düşünülmektedir.
Haksız rekabet hukukunun konusunu rekabet ortamını, piyasayı, kısaca ticari hayatı etkileyen veya etkileme ihtimali bulunan davranış ve uygulamalar oluşturur. Somut olayda davranışın objektif bakımdan piyasaya etki edip etmediği, bir işletmenin müşterilerini artırmaya yönelik olup olmadığım bakılması gerekir Bu bakımdan davalının internet sitesindeki bu gerçek dışı beyanın etkisinin önemsiz olması sebebiyle haksız rekabetin oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Haksız rekabet sebebiyle bir zararın doğmuş olması ve haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin kusuru olması şartlarıyla maddi tazminat davası açılabileceği gibi, TTK uyarınca hak sahibinin haksız rekabet nedeniyle maddi zararının yanında, uğranılan maddi kaybın karşılığında BK m.58 ilkeleri çerçevesinde manevi tazminat isteme hakkı da öngörülmüştür. Davacı tarafından açılan bu davada, davalı fiilleri neticesinde 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Paralel ithalat sebebiyle haksız rekabetin oluşmayacağı gerek doktrin gerek Yargıtay kararlarında tartışmasız kabul edilmektedir. Internet sitesindeki gerçeğe aykırı beyamn haksız rekabet teşkil etmeyeceği mahkememizce düşünülmüştür.
Davacı ve dava dışı şirket ... arasındaki sözleşmenin, davalıya sözleşmenin tarafı olmaması itibarı ile bir yükümlülük getirmediği ve tek satıcılık sözleşmesi çerçevesinde davalı fiillerinin sırf paralel ithalat nedeniyle haksız rekabet kuralları çerçevesinde korunmasının mümkün olmadığı;
Davalının resmi internet sitesinde gerçeğe aykırı şekilde ... firması ile temsilcilik faaliyetinin var olduğunu belirtmesinin, TTK m, 55/1 - a2 hükmü çerçevesinde davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil eden bir fiil olarak nitelendirilebileceği; ancak fiilin piyasaya ve davacının işletmesine etkisinin belirlenememesi sebebiyle haksız rekabetin oluşmadığı..." gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin ...sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 11/09/2019 tarihli 2018/863 Esas 2019/1126 Karar sayılı ilamında; "...davalının internet sitesinde yer alan gerçek dışı açıklama her ne kadar yanıltıcı bu nedenle de haksız rekabet oluşturabilecek bir açıklama ise de yanıltıcı açıklamanın dava sırasında internet sitesinden kaldırıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bu gerçek dışı beyanın davacıya ve piyasaya etkisinin önemsiz olması ve bu beyan nedeniyle davacının ekonomik faaliyetlerinde kayba uğradığını ispatlayamaması karşısında ilk derece Mahkemesi kanaatinde hukuka aykırılık görülmediği..." gerekçesiyle Mahkememizin 11/04/2018 tarih ...sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14/10/2020 tarih 2019/4607 esas ... karar sayılı ilamında; "...Davalının yargılama sırasında anılan beyanları internet sitesinden çıkartmış olması, sadece haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılması yönünden davayı kısmen konusuz bırakmış olup, davacının dava tarihi itibariyle var olan haksız rekabetin tespiti ile davalının gelecekte benzer davranışlar sergilemekten men edilmesini isteme ve tazminat talepleri yönünden davanın konusu davacının hukuki yararı devam etmektedir. Davalının eyleminin tek bir somut taciri hedef almamış ve doğrudan onun üzerinde etki ve sonuç doğurmamış olması sadece tazminat verilip verilmemesi veya tazminatın miktarıyla ilgili bir husus olup, mahkemece haksız rekabetin varlığı tespit edildiği halde, hatalı gerekçeyle, davacının tüm istemleri yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış..." gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına, HMK'nın 373/1.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi olarak Mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14/10/2020 tarih 2019/4607 esas 2020/4111 karar sayılı bozma ilamı sonrası dosya Mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14/10/2020 tarih 2019/4607 esas 2020/4111 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup, 20/01/2021 tarihinde 2021/83 karar sayılı kararında "...bozma ilamında belirtildiği üzere; 6102 sayılı TTK’nın 54.maddesinde yer alan “(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, haksız rekabet eylemlerinin belirli tacirler arasında, yani bir tacirden diğer bir somut tacire yönelik olması şart olmayıp, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ticari ilişkileri etkileyen ve tek bir tacire yönelik değil, piyasadaki diğer bütün tacirlere yönelik, genel nitelikteki aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı eylemler de haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Keza TTK’nın 55.maddesinde yer alan “(1) Aşağıda sayılan haller haksız rekabet hallerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;… 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,” düzenlemesi uyarınca, bir tacirin, kendi ticari işletmesi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunması eylemi, dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet teşkil eden bir davranış olarak değerlendirilmektedir.
Davalının gerçekte, “... ve ...” gibi firmaların Türkiye temsilcisi olmadığı halde, kendisine ait internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak bu yönde beyanda bulunması, piyasada bulunan ve aynı işi yapan bütün tacirlere yönelik genel nitelikte bir haksız rekabet eylemi olup, TTK’nın 56.maddesi uyarınca, ticari piyasada rakip durumundaki bütün tacirlerin davalının haksız rekabet eyleminin tespit ve men’i ile haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması ile şartları varsa tazminat isteme hakkı bulunduğundan; davalının gerçekte dava dışı ... firmasının Türkiye temsilcisi olmadığı halde kendisine ait internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak bu yönde beyanda bulunmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve davalı ...'ın haksız rekabetinin men'ine karar vermek gerekmiştir.
Davalının yargılama sırasında anılan beyanları internet sitesinden çıkartmış olması, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılması yönünden davayı konusuz bıraktığından konusuz kalan maddi durumun ortadan kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davalının resmi internet sitesinde gerçeğe aykırı şekilde ... Firmasıyla temsilcilik faaliyetinin var olduğu belirtmesi davacı aleyhine haksız rekabet teşkil eden bir fiil olarak nitelendirilmekle birlikte fiilin piyasaya ve davacının işletmesine etkisi belirlenemediğinden davacının maddi ve manevi tazminat taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının internet sitesinde yer alan beyanları haksız rekabet teşkil ettiğinden ve beyanlarını yargılama sırasında internet sitesinden kaldırdığından konusuz maddi durumun ortadan kaldırılması talebi konusuz kalmakla birlikte davacının bu talebi yönünden dava tarihi itibariyle haklı olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının gerçekte dava dışı ... firmasının Türkiye temsilcisi olmadığı halde kendisine ait internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak bu yönde beyanda bulunmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı ...'ın haksız rekabetinin men'ine, davalının internet sitesinde yer alan haksız rekabet teşkil eden beyanlarını yargılama sırasında internet sitesinden kaldırdığından konusuz kalan maddi durumun ortadan kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin ... esas 2021/83 karar sayılı kararının davacı vekilinin temyiz edilmesi üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 27/09/2022 tarih 2021/4861 E 2022/6371 K sayılı ilamında; "...Dava haksız rekabetin tespit ve men’i de maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dairemizin 14.10.2020 tarih 2019/4607 Esas, 2020/4111 Karar sayılı bozma ilamında, davalının gerçekte, “... ve ...” gibi firmaların Türkiye temsilcisi olmadığı halde, kendisine ait internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak bu yönde beyanda bulunması, piyasada bulunan ve aynı işi yapan bütün tacirlere yönelik genel nitelikte bir haksız rekabet eylemi olup, TTK’nın 56. maddesi uyarınca, ticari piyasada rakip durumundaki bütün tacirlerin davalının haksız rekabet eyleminin tespit ve men’i ile haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması ile şartları varsa tazminat isteme hakkı bulunduğu, mahkemece, haksız rekabetin varlığı tespit edildiği halde, hatalı gerekçeyle, tüm istemler yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Yerel mahkemece, haksız rekabetin tespiti ile menine karar verilmesine rağmen, davacının maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden herhangi bir değerlendirme, araştırma yapılmaksızın maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda davacının maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti için gerekirse alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile Mahkememizin ... esas 2021/83 karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı üzerine dosya Mahkememizin 2023/63 esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin 2023/63 esas sayılı dosyasında Yargıtay 11. HD 27/09/2022 tarih 2021/4861 E 2022/6371 K sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, Bozma doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi 13/04/2024 tarihli raporunda özetle; a) Davacı Maddi zararını ispatlar nitelikte her hangi bir somut belge dosyaya sunmadığı, Mevcut deliller çerçevesinde davacının maddi zararının tespitinin çok zor olacağı, b) Ancak, Davalının 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştirdiği 250.520.61 TL'lık ürün alımı nedeniyle taraf beyanları da nazara alınarak ortalam % 10 kar hesabıyla Davacının 25.052.00 TL'lık bir kardan mahrum kalabileceği, diğer bir anlatımala Yargıtay bozma kararı gözetilerek, davacının muhtemel maddi zararının 25.052.00 TL olabileceği, c) Davacının manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirlerinde olduğu, d) Genel değerlendirme sonucunda davalının fiilinin TTK m. 54 hükmü bağlamında haksız rekabet teşkil ettiği; bu çerçevede davacının zararının tespiti noktasında ispat yükünün davacıya ait olduğu; davacının zararını veya zararının kapsamını ispatlamakta zorlandığı hâllerde TBK m. 50/2 gereğince hâkimin zararı, olayın akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri dikkate alarak hakkaniyete uygun olarak belirlemesi ve davacının ortaya koyduğu verilerin de hâkimin bir zararın ortaya çıktığına kanaat getirmesi için yeterli olması gerektiği,e) Tarafların diğer taleplerinin Mahkemenin takdirlerinde olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 17/10/2024 tarihli ek raporunda özetle; Taraf iddia ve savunması, Tarafların Ticari defter kayıt ve belgeleri, Taraflarca dosyaya sunulan deliller ve dosyaya alınan bilirkişi raporları ve En son Yargıtay Bozma Kararı Kapsamında “...davacının Maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden koşulların oluşup oluşmadığının tespiti için gerekirse alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi şeklindeki ilamı da gözetilerek yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda:Davacı yanın 2015 ve 2016 yılı Ticari defter kayıt ve defterleri incelendiği, Davacı yanın incelenen 2015 ve 2016 yıllarında ...ile yapılan ve 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren Sözleşme kapsamında ... Firmasından yapılan İthalatın 725.496,50 EUR (Türk Lirası karşılığı 2.348.212.93 TL ) olarak tespit edildiği, Davalı incelenen 2015 ve 2016 yılı ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitlerde ise: Dava konusu ... ürün ithalatının 20.05.2015 tarihinde 67.042.28 TL, 30.11.2015 tarihinde 57.884.52 TL, 24.02.2016 tarihinde 58.573.81 TL ve 09.11.2016 tarihinde de 67.020.10 TL olmak üzere toplamda 250.520.61 TL karşılığı ürün ithalatı yapıldığının tespit edildiği, huzurdaki işbu davanın ikamesinden sonra 09.11.2016 tarihindeki 67.020.10 TL'lık dış alım sonrasında ... marka ... marka ürün alımı ve satımı yapılmadığı, mali inceleme ve değerlendirme sonucunda ; İşbu ürünün alım/satımının piyasada farklı birim fiyatlar üzerinden yapıldığı, piyasa araştırması ve taraf kayıtlarda gözetilerek ortlama kar marjının 94 10-9615 seviyelerinde gerçekleştiği kabulüyle Davalı tarafından 2015 ve 2016 yılları içinde serbest piyasadan ithal ettiği ... Ürünlerinden sağlamış olabileceği Karın % 10 kabulüyle 25.052.00 TL olabileceği, diğer bir ifadeyle davacının 25.052.00 TL'lık tutarda kardan mahrum (zararı) kaldığının hesaplandığı ve işbu hususun Mahkemenin takdirlerinde olduğu mütalaa edildiği, Davalı yan, dava tarihinden sonra 09.11.2016 tarihinde 67.020.10 TL'lık ürün alımının hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği yönündeki itirazının, yerinde olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olacağı, kök raporun sonuç kısmında da özetlendiği üzere a) Davacı Maddi zararını ispatlar nitelikte her hangi bir somut belge dosyaya sunmadığı, Mevcut deliller çerçevesinde davacının maddi zararının tespitinin çok zor olacağı, b) Ancak, Davalının 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştirdiği 250.520.61 TL'lık ürün alımı nedeniyle taraf beyanları da nazara alınarak ortalama % 10 kar hesabıyla Davacının 25.052.00 TL'lık bir kardan mahrum kalabileceği, diğer bir anlatımala Yargıtay bozma kararı gözetilerek, davacının muhtemel maddi zararının 25.052.00 TL olabileceği, c) Davacının manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirlerinde olduğu, d) Heyetteki Nitelikli hesaplama uzmanı ve aynı zamanda hukukçu olan Doç.Dr. ... tarafından Kök raporun sayfa 8. “IV.-) Genel Değerlendirme “ ana başlığı altında yaptığı değerlendirmeler sonucunda da kök raporun sonuç kısmında da özetlenen: 5....davalının fiilinin TTK m. 54 hükmü bağlamında haksız rekabet teşkil ettiği; bu çerçevede davacının zararının tespiti noktasında ispat yükünün davacıya ait olduğu; davacının zararını veya zararının kapsamını ispatlamakta zorlandığı hâllerde TBK m. 50/2 gereğince hâkimin zararı, olayın akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri dikkate alarak hakkaniyete uygun olarak belirlemesi ve davacının ortaya koyduğu verilerin de hâkimin bir zararın ortaya çıktığına kanaat getirmesi için yeterli olması gerektiği, ...." Şeklindeki nihai değerlendirmenin Mahkemenin takdirlerine sunulduğu, f) Sonuç olarak; Gerek Mali inceleme, tespit ve değerlendirmeler, gerekse genel değerlendirme başlığı altındaki değerlendirmelere ilişkin Kök Raporun sonuç kısmında özetlenen ve heyet görüş ve kanaatini tekraren Mahkemenin takdirlerinde olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 21/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 25.052,00-TL maddi tazminatın ve 10.000,00-TL manevi tazminatın zararın doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalından tahsilini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Mahkememizce ... esas sayılı dosyasında uyulmasına karar verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14/10/2020 tarih 2019/4607 esas 2020/4111 karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere;
6102 sayılı TTK’nın 54.maddesinde yer alan “(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, haksız rekabet eylemlerinin belirli tacirler arasında, yani bir tacirden diğer bir somut tacire yönelik olması şart olmayıp, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ticari ilişkileri etkileyen ve tek bir tacire yönelik değil, piyasadaki diğer bütün tacirlere yönelik, genel nitelikteki aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı eylemler de haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Keza TTK’nın 55.maddesinde yer alan “(1) Aşağıda sayılan haller haksız rekabet hallerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;… 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,” düzenlemesi uyarınca, bir tacirin, kendi ticari işletmesi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunması eylemi, dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet teşkil eden bir davranış olarak değerlendirilmektedir.
Davalının gerçekte, “... ve ...” gibi firmaların Türkiye temsilcisi olmadığı halde, kendisine ait internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak bu yönde beyanda bulunması, piyasada bulunan ve aynı işi yapan bütün tacirlere yönelik genel nitelikte bir haksız rekabet eylemi olup, TTK’nın 56.maddesi uyarınca, ticari piyasada rakip durumundaki bütün tacirlerin davalının haksız rekabet eyleminin tespit ve men’i ile haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması ile şartları varsa tazminat isteme hakkı bulunduğundan; davalının gerçekte dava dışı ... firmasının Türkiye temsilcisi olmadığı halde kendisine ait internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak bu yönde beyanda bulunmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve davalı ...'ın haksız rekabetinin men'ine karar vermek gerekmiştir.
Davalının yargılama sırasında anılan beyanları internet sitesinden çıkartmış olması, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılması yönünden davayı konusuz bıraktığından konusuz kalan maddi durumun ortadan kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Bozma üzerine uyma kararı verilerek 2023/63 esas sayılı dosyada bilirkişi incelemesi yapılmış, alınan kök ve ek raporda davacının maddi zararını ispatlar nitelikte herhangi bir somut belge sunmadığı, ancak TBK 50/2 maddesi gereği zararın hakkaniyete uygun olarak belirlenmesinin mümkün olduğu ve davalının 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştirdiği ürün alımı nedeniyle ortalama %10 kar hesabı neticesinde davacının maddi zararının 25.052,00-TL olabileceği belirlenmiş, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, haksız rekabetin varlığı tespit edildiğinden ve davacı sözleşme akdettikten sonra davacının alım yaptığı tutarın yaklaşık %10'u kadar davalının alım yapması ve ithal edilen ürünlerin iç piyasada müşterilerine satışını gerçekleştirmesi nedeniyle davacının maddi zararının oluştuğu açık olup, bu tutar davalının yaptığı satış üzerinden hesaplanan %10 kar miktarı olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede, davalının haksız fiil mahiyetindeki eylemleri nedeniyle davacının manevi zarara uğradığı, talep edilen tutarın ise, davalının incelenen kayıtlarına göre dış alım yaptığı ürünlerin tutarı, bu ürünlerin iç piyasada müşterilere satılması ve talep edilen tutarın davacı açısından zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde olması dikkate alındığında davacının talep ettiği 10.000,00-TL manevi tazminatın da yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Dava dilekçesinde davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu ancak faize ilişkin herhangi bir talebinin olmadığı görülmüş, Mahkememizin 2023/63 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının maddi zararının 25.052,00-TL olduğunun belirlenmesi üzerine davacı vekili 21/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 25.052,00-TL maddi tazminatın ve 10.000,00-TL manevi tazminatın zararın doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalından tahsilini talep etmiş, yapılan incelemede davacı dava dışı ... ... ile 01/01/2015 tarihinde sözleşme akdettiği ve davacının sözleşme tarihi olan 01/01/2015 tarihinden sonra, davalının ilk alımının 20/05/2015 tarihinde yapıldığı ve devamında 30/11/2015, 24/02/2016, 09/11/2016 tarihlerinde de alım yaptığı ve ithal ettiği ürünlerin iç piyasadaki müşterilerine satışının gerçekleştirildiği hususu bilirkişi raporunda belirlendiğinden davalının haksız rekabet teşkil eden eylemi gerçekleştirdiği ilk tarihin 20/05/2015 olduğu ve haksız fiil mahiyetindeki eylemler nedeniyle davacının uğradığı zararlara ilişkin faiz başlangıç tarihinin de 20/05/2015 olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle 25.052,00-TL maddi tazminatın ve 10.000,00-TL manevi tazminatın 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, maddi durumun ortadan kaldırılması talebinin konusuz kalması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalının internet sitesinde yer alan beyanları haksız rekabet teşkil ettiğinden ve beyanlarını yargılama sırasında internet sitesinden kaldırdığından konusuz maddi durumun ortadan kaldırılması talebi konusuz kalmakla birlikte davacının bu talebi yönünden dava tarihi itibariyle haklı olduğu anlaşılmakla bu durum yargılama giderleri yönünden davacı lehine değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1- Davanın Kısmen Kabulüne;
A- Davalının gerçekte dava dışı ... firmasının Türkiye temsilcisi olmadığı halde kendisine ait internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak bu yönde beyanda bulunmasının HAKSIZ REKABET TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
B-Davalı ...'ın HAKSIZ REKABETİNİN MEN'İNE,
C-Davalının internet sitesinde yer alan haksız rekabet teşkil eden beyanlarını yargılama sırasında internet sitesinden kaldırdığından konusuz kalan maddi durumun ortadan kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
D-Davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden; 25.052,00-TL maddi tazminat ve 10.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 35.052,00-TL'nin 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.394,40-TL harçtan peşin alınan 187,86-TL ile 239,98-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.966,56-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 465,50- TL tebligat/ posta gideri, 10.600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.065,50-TL ile 29,20-TL başvurma harcı, 187,86-TL peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı, 239,98-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.526,84-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat yönünden; Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 25.052,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden; Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim