mahkeme 2023/178 E. 2023/937 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/178
2023/937
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/178 Esas
KARAR NO:2023/937
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :14/03/2023
KARAR TARİHİ:28/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı Mehmet Anıl Kara'nın, eşi ...'nın ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Müh. Med. Tic. Ltd. Şti.'nin üzerine kayıtlı olan ... numaralı gsm hattını şahsi hattı olarak uzun yıllardır kullandığı, resmi ve banka vs. gibi tüm özel kurumlardaki bilgilerinde de bu telefon numarasının kayıtlı olduğu, davacının 29.10.2022 tarihinde eşi ile birlikte iş dolayısı ile gittikleri İstanbul'dan Ankara'ya dönüş yaparken cep telefonuna "sim kart değişikliği tanımlanmıştır." şeklinde mesaj geldiği ve hemen ardından davacının kullanmış olduğu hattın servis dışı olduğunu anladığı, davacının eşinin kullanmakta olduğı ve ... Müş. Mad. Müh. Med. Tic. Ltd. Şti.'üzerine kayıtlı ... numaralı hattan kendi kullandığı numarayı aradığında arama sesinin duyulduğunu ve fakat kendi telefonunun çalmadığını tespit ettiği, bunun üzerine eşi ile birlikte olan davacının davalı ... şirketinin müşteri hizmetlerini arayıp "sim kart değişikliği tamamlanmıştır" şeklinde gelen mesaja yönelik talebin kendilerine ait olmadığını, bilgileri dışında olduğunu, hattın kapatılmasını talep ettikleri, talebinin yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmek amacı ile başka bir numaradan kapatılmasını talep ettiği numarayı aradığında geçici olarak kapatıldığına dair otomatik ses kaydı ile karşılaştığı, tedirginliği devam eden davacının yaklaşık on dakika sonra tekrar başka bir numaradan kendi numarasını aradığında ise arama işleminin gerçekleştiğini, arama sesi aldığını fakat çalan telefonun yanında olan telefon olmadığını tespit ettiği, bunun üzerine davalı ... şirketinin müşteri hizmetlerini tekrar aradığı, 3. madde de belirtilen durumu anlatmış ve eşi ile birlikte hattının tekrar kapatılmasını talep ettiği, davacının eşi tarafından ikinci defa kapatılma talebinde bulunulan hat, tekrar kontrol edildiğinde yine açık olduğu fakat kendi telefonunun çalmadığı tespit edilince eşi ile üçüncü defa davalı GSM şirketi aranarak hattın kapatılmasını ve şirkete ait bir abonelik merkezine eşi tarafından bizzat başvurulmadığı sürece, online veya müşteri hizmetleri telefonu aracılığı ile kesinlikle açılmamasının talep edildiği, davacı ve hat sahibi şirket yetkilisi olan eşinin defalarca talep ve uyarılarına rağmen, davalı ... şirketinin hattı kapatmadığı veya yetkisiz olarak geri açtığı tespit edildiği, GSM şirketine yapılan tüm talepler yasal hat sahibi şirketin yetkilisi olan müvekkilinin eşi tarafından yapıldığı, açık talepleri GSM şirketince yerine getirilmeyen ve işin içinde illegal bir şey olduğunu anlayan müvekkilinin, kaygı ile bu hattın tanımlı olduğu kendine ait banka hesaplarını, sanal para borsa hesaplarını kontrol etmeye başladığı, müvekkilinin hesaplarında 30.10.2022 saat 03:00 civarında yaptığı kontrollerde, hattın tanımlı olduğu, diğer davalı ... A.Ş.'nin sahibi olduğu ... adındaki kripto para borsasındaki o günkü değerlere göre 1.059.321,84 TL (Bir milyon elli dokuz bin üç yüz yirmi bir Türk Lirası seksen dört kuruş) karşılığı olan 20,7872 ...(...),1,08832 ...(...), 307.888,55 ... ve 7300 BUSD 'un hesabında olmadığı fark ettiği, yapılan araştırmalar neticesinde; müvekkilinin eşine ait firma adına olan ve fakat müvekkilinin kullanımında olan ... numaralı hat, bilgimiz ve talebimiz dışında davalı ... şirketinin bir bayisine gidilerek kopyası sim kartı çıkarıldığı ve ayrıca adres değişikliği yapılarak hattın Adana'ya gönderildiğinin tespit edildiği, Sim kartın ele geçirilmesinden sonra müvekkiline ait hat üzerinden, mail adresi şifresi değiştirilerek müvekkilinin ... hesabına giriş yapılmış ve hesapta bulunan kripto paraların başka hesaplara gönderildiğinin tespit edildiği, bu durum karşısında, müvekkili tarafından ... müşteri hizmetleri aranıp, yapılan işlemlerin hangi güvenlik aşamalarından geçirilerek yapıldığı, hesaptaki paranın nereye aktarıldığı, aktarılan para ile şirkete ait bu borsada başka alımlar yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi hesaptan yapıldığının sorulduğu ancak, davalı ... tarafından herhangi bir cevap verilmediği, davalı ..., böylesine yüksek miktarlı işlemler öncesi ne gibi tedbirler aldığına ve müvekkilinin bilgisi dışında yapılan işlemlere ilişkin bilgi vermediği, davalı ... A.Ş.'nin bünyesinde bulunan bayi tarafından müvekkilinin eşinin bilgisi, izni ve talebi olmadan aynı hattın çıkarılarak başka bir yere gönderilmesi ve müvekkilinin eşinin davalı ... operatöründen ısrarlı taleplerine rağmen, hattı kapatmayarak ve/veya sahte bilgiler ile yasal hat sahibinin bilgisi dışında tekrar tekrar kullanıma açarak kocası olan ve hattı şahsi olarak kullanan müvekkilin büyük bir zarara uğramasına sebep olduğu, diğer davalı ... A.Ş. 'de bu büyüklükte bir işlem için başta müvekkili ile iletişime geçip şahsi bilgi sormak gibi gerekli güvenlik önlemlerini almayarak, hesapları tedbir amaçlı bloke etmeyerek böylesi büyük bir zararın meydana gelmesine sebep olduğu, davacının o günkü değerlere göre 1.059.321,84 TL uğramasında her iki davalıda kusurlu ve müteselsilen sorumlu olduğu, müvekkilinin zarara uğraması nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası nezdinde suç duyurusunda bulunulduğu, dosyanın halen derdest olduğu, bu nedelerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; Davanın kabulü ile; 20,7872 ...(...),1,08832 ...(...), 307.888,55 ... ve 73,00 BUSD 'un ödeme tarihi itibari ile Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Her ne kadar davacı tarafın kullandığı hattın bir süre servis dışı kaldığı, hattına yönelik arama ve mesajların kendisine ulaşmadığı ve sim kartının bilgisi ve izni olmadan kopyalandığı gerekçesi ile huzurdaki davayı müvekkili şirkete aleyhine yöneltmiş olsa da, davaya konu SIM kart değişikliği müvekkili şirket tarafından değil, müvekkili şirketin bayisi ... İlt. Mobılya İnş. San. Ve Tıc. Ltd. Ştı tarafından yapıldığı, davacı tarafın sim kartın kopyalanması ve adres değişikliği işlemlerini yapan bayiye yönelik hiçbir talep yöneltmeksizin, yalnızca Müvekkili Şirketin sorumluluğu olduğunu iddia etmesinin haksız ve mesnet olduğu, huzurdaki ihtilafta, sim kart değişimiyle ilgili olarak bayi sahibi ya da çalışanı hakkında ceza yargılaması neticesinde verilen kesinleşmiş aleyhe bir karar da mevcut olmadığından, işlemi yapan bayinin de sorumluğundan/kusurundan bahsedilemeyeceği, Sim kart değişikliğini yapan bayinin kusurlu olduğu varsayımında dahi müvekkili ... A.Ş.'nin, bayisinin yaptığı herhangi bir işlemden sorumlu tutulabilmesi için gerekli olan sıkı nitelikteki bağımlılık ilişkisinin mevcut olmadığı, sim kart değişikliğini yapan bayinin, meydana geldiği iddia edilen zarardan sorumlu olduğuna hükmeden herhangi bir kesinleşmiş mahkeme kararı mevcut olmadığını, değişikliği yapan bayinin bahsedilen olayda bir an için kusurlu olduğu farz edilse dahi, bayinin şahsi kusurlarından Müvekkil Şirketin sorumlu olamayacağını ve bayinin kusurunun Müvekkili Şirket ile ilişkilendirilemeyeceği, mevcut koşullar altında müvekkil şirketin bir bayide gerçekleşen SIM kart değişiklik işlemini tespit etmesi ve ilgili değişikliğin sahte kimlikle yapılıp yapılmadığını kontrol etmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, müvekkili şirketin kusursursuz sorumluluğundan da bahsedilemeyeceği, bayilerin sim kart değişiklik taleplerini fraud (sahtecilik) olaylarına karşı değil, doğası itibariyle abonelik işlemleri ve sözleşmeleri bağlamında incelediği, kriminal inceleme yapma gibi bir sorumluluğu ve yetkisi olmadığı, kripto para dolandırıcılığı yapan kişilerin profesyonel dolandırıcı olmaları ve iğfal kabiliyeti yüksek sahte kimlikler hazırlamalarının muhtemel olduğu, müvekkili şirketin bu sahte evrakların iğfal kabiliyeti çıplak gözle anlaşılamamasına rağmen dolandırıcılığı tespit etmesi ve suçun önüne geçmesinin mümkün olmadığı, meydana geldiği iddia edilen zarar ile, müvekkil şirkete atfedilen fiil arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu sebeple işbu zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, huzurdaki olayda ise iddia edilen zararlı sonuçla Müvekkil Şirkete atfedilen fiil arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, zira; iddia edilen sim kart değişikliğinin meydana gelmesi, otomatik olarak davacı tarafın e-posta şifresinin değiştirilmesi ve akabinde Binance hesabına girilerek hesabındaki kripto paraların başka hesaplara aktarılması sonucunu doğurmadığı, Müvekkili Şirketin işlemlerinin olayda gerçekleşen türde bir zararı meydana getirmeye elverişli olmamasına ek olarak, Müvekkili Şirket ne abonelerine ne de kripto para hesap sahiplerine hesaplarını koruma taahhüdü vermediği, müvekkili Şirketin yalnızca iletişim hizmeti veren bir şirket olduğu, kişisel bilgilerini korumanın bizatihi davacının sorumluluğunda olduğu, müvekkili şirketin kripto para transferi işlemlerine taraf olmadığı gibi, bu işlemlere ilişkin herhangi bir sözleşmesi ya da taahhüdü bulunmadığı, ülkemizde kripto para borsalarını düzenleyen herhangi bir mevzuat da bulunmadığı, davacı tarafın yapılan uyarıları göz ardı ettiği, denetim ve gözetiminin mümkün olmadığı bilinen kripto paralarını muhafaza etmek adına hiçbir önlem almayarak ihmalkar ve kusurlu davrandığı, bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın, öncelikle usuli itirazları gözetilerek davanın müvekkili şirket bakımından reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. 'nin savunmasının özeti: müvekkili şirketin müşterilere kripto para alım ve satım imkanı sunan bir platform işletmekte olup, gerek üyelik gerekse alım-satım ve transfer işlemleri üst düzey güvenlik önlemleri ile gerçekleştirildiği, ... A.Ş.nin (Türkiye'de bilinen ismi ile ...) müşterilere Türk Lirası karşılığında kripto para alım-satım imkanı sunan, bu alım-satım işlemleri karşılığında komisyon alan bir şirket olduğu, müşterilerin üst düzey güvenlik önlemleri neticesinde ... üyeliklerini tamamlayıp yine üst düzey güvenlik önlemleri ile kripto para alım-satım, transfer işlemlerini Müvekkilinin internet sayfası üzerinden veya telefon uygulaması ile gerçekleştirdikleri, Müvekkili Şirket tarafından işletilen Borsa'nın web sitesine ilk olarak kayıt aşamasında müşteri tarafından oluşturulan "Kullanıcı Adı" ve yine müşteri tarafından oluşturulan "Şifre" girildiği, daha sonra ise ikinci güvenlik katmanı olarak ya sms ile ya da e-mail ile gönderilen işleme özel şifre veyahutta müşterinin kullandığı ... ile oluşturulmuş işleme özel bir şifrenin girilmesi suretiyle hesaba ulaşıldığı, yani hesaba ulaşmak için birbirinden tamamen farklı 1 kullanıcı adı ve 2 şifre olmak üzere 3 bileşene aynı anda sahip olmak gerektiği, bunun için de dolaylı olarak müşterinin cep telefonuna ve e-mail hesabına sahip olmak gerektiği, hesaba girildikten sonra transfer için ise yine ayrıca 2 bileşenli bir doğrulama yapıldığı, dava konusu olayda müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacının dava konusu işlemlerin bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştirildiğini iddia ettiği, o halde davacının bilgi ve iradesi dışında işlemleri gerçekleştiren kişilere karşı husumet yöneltmesi gerektiği, davacının uğradığı bir zarar varsa bu durumdan fayda sağlayanın dava konusu işlemi gerçekleştiren üçüncü kişiler olduğu, bu üçüncü kişilerin davacının zararını doğuran fiilleri ile kendilerine menfaat sağladıkları, müvekkilinin dava konusu işlemlerde kusuru olmayıp, üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, kullanıcı adı ve şifrenin korunma sorumluluğunun Davacıda olduğu, bu bilgilerin paylaşılmaması gerektiği, aksi durumda oluşacak zararlardan ve kayıplardan doğacak sorumluluğun, yetkisiz bir kişinin hesaba erişim sağlaması ve hizmetleri kullanması sonucunda ortaya çıkacak zararlardan sorumluluğun Davacıda olduğu, Davacı dava konusu işlemleri kendisi gerçekleştirmekle birlikte, davacının korumakla yükümlü olduğu kullanıcı adı-mail adresi ve şifresini 3. kişilerle paylamış ya da 3. kişilerin erişimine sebebiyet verdiği, kullanıcı adı ve şifre paylaşımına ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatları koruma sorumluluğun Müşteride/Kullanıcıda olduğu yönünde olup huzurdaki davaya konu işlemlerin bir üçüncü kişi tarafından gerçekleştirildiği düşünüldüğünde dahi Davacı şifresini ve kişisel bilgilerini koruyamadığından kusurun kendisinde olduğu, Müvekkili Şirketin bir güvenlik zafiyeti de söz konusu olmadığından haksız ve kötüniyetli davanın reddi gerektiği, davacının 30 Ekim 2022 tarihinden sonra da müvekkili Şirket nezdindeki hesabına para yatırma işlemi olup, müvekkil şirket sisteminin Türk Lirası açısından sadece kendi adına kayıtlı banka hesabı ve kullanıcı hesabı arasında para yatırma ve çekme işlemine izin verdiği düşünüldüğünde davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı, dava konusu işlemlerin, davacının bildiği şifreler ve kullanıcı adı ile sisteme giriş yapılması neticesinde verilen hukuken geçerli talimatların yerine getirilmesinden doğduğu için müvekkilinin hukuki sorumluluğu bulunmadığı, kripto varlıklarla yapılan işlemlerin doğaları gereği iptal edilemeyeceği ve geri alınamayacağı, davacının da bilgisinde olan bu husus nedeniyle müvekkilinin konunun ilgilisine ulaşmak ya da işlemi iptal etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı gibi böyle bir şeyin teknik olarak da mümkün olmadığı, bu nedenlerle;
Husumet itirazı doğrultusunda davanın husumet yönünden reddine,
Esasa ilişkin beyanları doğrultusunda haksız hukuka aykırı ve kötüniyetli dolarak açılan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Davalı ... Şirketi ile 29/30.10.2022 tarih saat 19:00-06:00 saatleri arasında numaradan aranılarak yapılan görüşme kayıtları, müvekkilinin eşi ...'nın kullanımında olan ... numaralı hatta ait 29-30.10.2022 tarihleri arası işlem kayıtları, müvekkilinin bilgisi ve izni dışında kopyası çıkarılan ... numaralı hatta ait 01.10.2022 tarihi ile 05.11.2022 tarihleri arası Wİ-Fİ ve baz istasyonları gösterir HTS kayıtları, davalı ... A.Ş. ile yapılan yazışmalar, 17.01.2023 tarihli arabuluculuk son tutanaklar, tanık, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası, bilirkişi, yemin ve her türlü yasal delil.e dayanmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; haksız fiilden kaynaklanan alacağın maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı yanın, davalı GSM operatörü ...'ne ait sim kartın bilgisi dışında değiştirilerek diğer davalı ... A.Ş.'nin sahibi olduğu ... adındaki kripto para borsasındaki hesabında bulunan 20,7872 ...(...),1,08832 ...(...), 307.888,55 ... ve 7300 BUSD'nin başka hesaplara gönderildiğini ileri sürerek zararının giderilmesi için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 4.maddesine göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Tarafların sıfatına ve işin ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticari sayılan davalar (mutlak ticari davalar), yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar ve TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları (nispi ticari davalar) ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. TTK'nın 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticari sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ''ticari iş'' esasına göre değil, ''ticari işletme'' esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması tek başına davayı ticari dava haline getirmez.
Kripto varlıklar fiilen finansal varlık olsa dahi yasal olarak tanımlanmadığından kripto para alım satımına ilişkin işlemin de finansal hizmet sayılması mümkün değildir. Ayrıca davacının yatırım amaçlı kripto para alım satımı yaptığı, bu yönüyle tüketici olmadığı görünmektedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 14. Hukuk Dairesi Dosya No:2022/...-Karar No: 2022/...).
Kripto para varlıklarının satışına ilişkin bir düzenlemenin TTK'da yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalılar ticaret şirketi, davacı ise gerçek kişi olup davacının tacir olmadığı, TTK'da düzenlenen tacir sıfatını taşımadığı gibi, davacının gelir ve kar elde etme gayesinin olması davayı kendiliğinden ticari dava haline getirmeyeceği, buna göre mutlak ve nispi ticari dava bulunmayan uyuşmazlıkta Ticaret Mahkemesinin görevli olmayacağı, davacı tarafın işlemi dijital paralardan gelir elde etmeye yönelik olduğundan, davalının yatırım amacıyla gerçekleştirdiği işlemden doğan uyuşmazlıkta 6502 sayılı TKHK 'na göre davacının "tüketici" olarak kabulü de mümkün olmadığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmakla mahkememizin görevsizliğine yönelik aşağıdaki gibi karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/12/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.