mahkeme 2022/769 E. 2024/522 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/769
2024/522
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/254 Esas
KARAR NO:2024/487
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/04/2022
KARAR TARİHİ:05/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalı aleyhine icra takibi yapıldığını davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yasal süresi içinde borca ve yetkiye itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesinden ... Esas sayılı dosyasına kayden itirazın iptali davası ikame edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 28/05/2021 tarihinde HMK 114/2 uyarınca icra dairesinin yetkisizliği nedeni ile davanın reddine karar verdiğini, ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyayı yetkili İstanbul Nöbetçi İcra Müdürlüğüne gönderdiğini, dosyanın .... İcra Dairesi ... Esas numarası ile kayda alındığını ve davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalının 15/11/2021 tarihinde yasal süresi içinde borca itiraz ettiğini, ... numaralı dosya üzerinden yürütülen arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını, takibe ve borca yapılan itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası kapsamında " 25/01/2018 tarih, 304.650,00 TL tutarındaki (30/04/2018 tarihli ... İli İkinci İhbarname Dağıtım Sözleşmesi ve 30/04/2013 tarihli ... İli Sayaç Okuma Sözleşmesi Kapsamında davalı bünyesinde bulunan nakit teminat bedelini " talep ettiğini, davalının 15/11/2020 tarihli borca itiraz dilekçesinden anlaşılacağı üzere Davalının taraflar arasındaki ilişkiyi kabul ettiğini, nakit teminat bedelinin varlığını kabul ettiğini, ödemeden "alacak iddiasında bulunulan miktar karşı taraf sözleşmeye hükümleri uyarınca nakit teminat olarak bloke tutulmakta olup ........" şeklinde açıklama ile imtina edildiğini, kısaca davalının " sözleşme hükümleri uyarınca nakit teminat olarak bloke tutulmakta " şeklindeki beyanı ödemezlik defi olarak tanımlanabileceğini, Türk Borçlar Kanununda yer verilen düzenleme uyarınca taraflara karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde karşı edimin yerine getirilene kadar borçlunun edimin ifasından kaçınması ödemezlik defi olarak adlandırıldığını, def'i borçlunun borçlu bulunduğu bir edimi özel bir nedene dayanarak sürekli veya geçici olarak yerine getirmekten kaçınma hakkını tek taraflı irade beyanı ile kullandığı bir savunma yolu olduğunu, ödemezlik def'isinin geçici (kesin olmayan ) def'i olduğunun açık olduğunu, karşılıklı borçları içeren bir sözleşmede borç altına girenin karşı edimin ifasına kadar yükümlü olduğu edimi ifadan kaçınma hakkı veren ödemezlik def'isinde davalının müvekkilin edimini ifa etmediğini ispatlaması gerektiğini, bu kapsamda taraflar arasında yapılan sözleşmelerin kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi başlıklı 12.3.1 maddesi "Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicin bu işten dolayı şirkete herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten ve Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların, alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı işin bitiminden bir yıl sonra yükleniciye iade edilir." şeklinde olduğunu, aynen aktarılan hükümden de anlaşılacağı üzere teminatın iadesi için, Şirkete herhangi bir borcun bulunmaması, Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirilmesi şartları mevcut olduğunu, 19/01/2018 tarih 406 sayı ile davalı kayıtlarına geçen yazıda teminat iadesi talep edilmiş personelin özlük haklarının ödendiğine dair evraklar, davalı tarafından düzenlenen kesin hakediş ve SGK ilişkisiz belgesi davalıya sunulduğunu belirterek, öncelikle ihtiyati haciz talebinin ve davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, haksız itiraz nedeni ile davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçsinde alacak talebine ilişkin gerekli açıklamaların yer almadığını, hangi sözleşme bakımından ne miktarda talepte bulunduğunun anlaşılamadığını, icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilen dosyada da aynı yönde itirazları bulunmasına rağmen yeterli ve gerekli açıklamalara dilekçesinde yer vermeyen davacının bu aşamadan sonra sunacağı açıklamaların ve delillerin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında yargılama konusu edilmemesini talep ettiklerini, basit yargılama usulünde Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 319 uyarınca iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla, savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye sunulmasıyla başladığını, davacının alacak talebinin icra dosyası ile dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla 30.04.2018 tarihli ... ili ikinci ihbarname dağıtım sözleşmesi ve 30.04.2013 tarihli ... ili sayaç okuma sözleşmesi kapsamında verilen teminatın iadesi olduğunu, söz konusu hizmet alım sözleşmeleri yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığını, dava dilekçesinden davacının hangi sözleşme için ne kadar bedel talep ettiği anlaşılamadığını, oysa ki davacının tüm taleplerini HMK 119. maddesi kapsamında delillendirmek suretiyle ortaya koymak zorunda olduğunu, anlaşılan o ki, alacak iddiasında emin olmayan davacı bu iddiasını temellendirmekte zorlandığını, öncelikle dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan dilekçeler teatisinin cevap dilekçesinin dosya sunulması ile sona erdiğini, dolayısı ile bu aşamadan sonra davacının iddiasını genişletmesi ve değiştirmesinin mümkün olmadığını, somut olayda teminatın iadesi şartlarının gerçekleşmediğini, davacının hangi sözleşme bakımından talepte ulunduğunun müphem olduğuna ilişkin itirazları saklı kalmak kaydı ile taraflar arasındaki 30.04.2013 tarihli Sayaç Okuma ve Bildirim/Fatura Tebliğ Hizmet Alımı Sözleşmesi m. 12.3.1. uyarınca;“Taahhüdün sözleşme ve ekte bulunan hükümlere uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicinin bu işten dolayı Şirkete herhangi bir borcu olmadığı tespit edildikten ve Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların, alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi görülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı işin bitiminden bir yıl sonra yükleniciye iade edilir.” şeklinde düzenlendiğini, buna göre teminat iadesi veya başka bir nam altında alacak iddiasında bulunabilmesinin ancak davacının işi sözleşme ve eklerine uygun şekilde ifa etmesi ve müvekkili şirkete karşı hiçbir borcu olmadığı halde mümkün olabileceğini, ancak somut olayda davacının alacak iddiasını temellendiremediğini hatta açıklayamadığını, davacının kendi edimlerini / yükümlülüklerini yerine getirdiğini kanıtlayamadığını ve ayrıca davalının davacı şirket ile birlikte müvekkili şirket aleyhine açılan işçilik alacakları talepli davalarda müteselsil sorumluluk gereğince müvekkili şirketin tazminat ödeme riski olduğundan müvekkilinin teminatı iade etmemesinin haklı olduğunu, davacının iddialarını yaklaşık olarak ispat ettiği yönünde yeterli kanaat oluşturmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek üzere davacının işlemiş faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerekmekle birlikte müvekkili şirketin takibe itirazı haklı olduğundan davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek, müvekkil şirketin teminat iadesi bakımından hukuken gerekli şartlar oluşmadığından ve müvekkil şirketin davacıya teminat iadesi veyahut başka bir ad ve nam altında herhangi bir borcu bulunmadığından davacının haksız, dayanaksız ve kötüniyetli davasının REDDİNE, davacının alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz yönünden taleplerinin de reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 341.677,49 TL alacağa istinaden .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu görülmüştür.
....İcra D airesinin ... esas sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmiştir.Alacaklı ... ... Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından borçlu ... ... Anonim Şirketi aleyhine 304.650,00-TL asıl alacak + 37.027,49-TL faiz olmak üzere toplam 341.677,49-TL alacağın tahsili için 03/11/2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun vekili aracılığı ile 15/11/2021 tarihinde borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faiz, masraf, vekalet ücreti gibi tüm fer'ilerine itiraz ettiği, anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinden ... Esas sayılı dosyası, 01/01/2013-31/12/2016 tarihleri arasında ...- ...- ... illeri endeks okuma kesme-açma ve sayaç değişikliği işlerine ait sözleşme, teknik şartname, hakedişler, 11/03/2022 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Teminatın İade Edilmesinde Sakınca Olmadığına Dair SGK Kayıtları, Teminatın iadesi talebini içeren 19/01/2018 tarihinde 406 sayı ile davalı kayıtlarına geçen 18/01/2018 tarihli yazı, Taraflara ait ticari kayıtlar, Bilirkişi incelemesi ve her türlü delile dayanmıştır.
Davacının ticari defterlerinin ...'da bulunması sebebi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. SMM Bilirkişisinin 12/10/2022 tarihli raporunda özetle; dosya muhteviyatı evraklar ile davacı şirketin 2015-2016 Yıllarına ait Kağıt ortamındaki Yevmiye Defterleri ile 2017-2018-2019 Yılları için e defter ortamında tutulan Yevmiye Defterleri incelenerek, raporumun “B” bölümünde tablolar eşliğinde maddeler ve ayrımlar halinde sıralamış olduğum çıkarımlarımın ışığı altında: Davacı şirketin, 304.650,00 TL. tutarında Nakit Teminatının, davalı kurum nezdinde bulunduğu, davacının 18.01.2018 tarihli yazısı ile nakit teminatının iadesini talep ettiği, talep yazısı ekinde (Personel Kıdem Dekontları, Kesin Hesap Hak-Edişleri ve SSK İlişiksizlik Belgelerini) sunulduğunun belirtildiği, iş bu dosya ekinde, yukarıda dokümanı tablo halinde belirtilen SSK ... İl Müdürlüğü ve SSK ... İl Müdürlüğünden, alınmış ilişiksizlik belgelerinde nakit teminat tutarlarının iadesinde sakınca olmadığının taraflar arasında yapılan sözleşmenin 12.3. maddesinde kesin teminatın iade şartlarının tanımlandığı şekilde yerine getirilmiş olmasına karşılık, davalı cevap dilekçesinde somut olayda teminatın iade şartlarının gerçekleşmediği iddia edilmiş ise de davacı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığı SSK İl Müdürlüklerinden alınma ilişiksizlik belgelerinin dosya kapsamında açık olup, davalı ... ... A.Ş.'nin, davacı ... Elektrik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. 'ne 304.650,00 TL'sı tutarındaki nakit teminatlarını iade etmesi gerektiği sonuç ve kanaatine vardığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davalının ticari defterlerinin Trabzan'da bulunması sebebi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. SMM Bilirkişisi ve Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti 24/02/2023 tarihli raporlarında özetle; taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık konusu teminatların iadesi için SGK'dan alınacak ilişiksiz belgelerinin ibraz edilmesi ve sözleşme kapsamında yüklenicinin tüm borçlarını ifa etmesi şartına bağlı tutulduğu, bunun dışında vade öngörüldüğü (işin bitiminden itibaren 1 yıl ) anlaşıldığı, SGK ... İl Müdürlüğü ve SGK ... İl Müdürlüğünden alınmış ilişiksiz belgesinin ibraz edildiği ve dolayısıyla bu koşulun gerçekleştiği anlaşıldığı, diğer taraftan dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ticari defterlerde tespit edilen ve esas itibariyle davacıya düşen ancak davalı tarafından ödenen işçilik alacaklarına yönelik ödemeler dışında davacının her iki sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmediğine ve halen daha sözleşme kapsamında ifa etmesi gereken bir takım yükümlülüklerinin bulunduğunu işaret eden bir husus tespit edilmediğini, her iki sözleşmenin de 31/12/2015 tarihinde sona ermesinin kararlaştırıldığı (her iki sözleşmenin de 10.maddesinde bu konunun düzenlendiği) dolayısıyla sözleşmelerin sona erdikleri tarihten sonra 8 yıl gibi esaslı bir zaman dilimi geçmiş olup sözleşme kapsamında yapılan işlere yönelik olarak garanti süresi öngörüldüğüne dair bir hususa da rastlanmadığını, dolayısıyla teminatın iadesi için sözleşmede öngörülen vadenin geldiğinin kabulü gerektiği, netice itibarı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ticari defterlerde tespit edilen (sözleşmeler kapsamında davacıya düşen ancak davalı tarafından karşılanan işçilik alacağı) ödemeleri dışında kalan bakiye teminat miktarının davacıya iadesi gerektiği, davalı şirketin 2015-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin GİB Elektronik Defter olduğu, defter beratlarının yasal süresinde GİB sisteme yüklendiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile davalı ticari defterlerin T.T.K. hükümlerine göre kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı şirketin, davacı şirket adına takip ettiği cari hesap ekstresi ve muhasebe kayıtları incelendiğinde; taraflar arasında cari hesaba dayalı işlemlerin olduğu görüldüğü, ... nolu cari hesap ekstresinde davalının, davacıya 31.12.2020 tarihi itibari ile 297,535,440 TL borcunun olduğu, ... Nolu Hesap Dökümüne göre ise çalışan personellerin tazminat ödemelerinin yapıldığı ve rücu edilmek üzere ilgili hesapta takip edildiği görüldüğü, İcra takip talebi öncesinde personel tazminatlarından kaynaklı davalı tarafça ödenen rücu hesabından kaynaklı 162.756,96 TL alacağının olduğu, bu itibarla takip tarihi (03.11.2021) itibari ile davalı ticari defter kayıtlarında görünen borcun (297.535,40 TL - 162.756,96TL=134.778,44)134.778,44 TL olduğu hususu tespit ve rapor edilmiş,
Bilirkişi heyeti 22/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; mahkemece verilen yerinde inceleme yetkisine
istinaden, dosyada bulunan tüm belgeler ve davalıya ait 2015-2021 yıllarına ait ticari defterler
üzerinde yaptıkları incelemeler neticesinde;
davalı şirketin 2015-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin GİB Elektronik Defter
olduğu, defter beratlarının yasal süresinde GİB sisteme yüklendiği, defterlerin usulüne uygun
tutulduğu, dolayısı ile davalı ticari defterlerin T.T.K. hükümlerine göre kendi lehine delil olma
özelliğine sahip olduğu,
davalı şirketin, davacı şirket adına takip ettiği cari hesap ekstresi ve muhasebe
kayıtları incelendiğinde; taraflar arasında cari hesaba dayalı işlemlerin olduğu görüldüğünü, ... nolu cari hesap ekstresinde davalının, davacıya 31.12.2020 tarihi itibari ile
297.535,40 TL borcunun olduğu, ... Nolu Hesap Dökümüne göre ise çalışan
personellerin tazminat ödemelerinin yapıldığı ve rücu edilmek üzere ilgili hesapta takip edildiği
görüldüğü, icra takip talebi sonrasında personel tazminatlarından kaynaklı davalı tarafça
ödenen rücu hesabından kaynaklı 162.756,96 TL alacağının olduğu tespit edildiği, takip tarihi olan 27.11.2018 itibari ile davalı ticari defter kayıtlarında görünen borcun
299.685,40 TL olduğunun tespit edildiği, 19.04.2016 itibariyle borcun davaya konu teminat alacağı
miktar olan 304.650,00 TL olduğu, 30.12.2016 tarihinde “... hesaptan
virman malzeme bedeli” kaydı açılarak 4.964,60 TL bedel düşülmek suretiyle 299.685,40 -TL bakiye borcun bırakıldığı anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede, uyuşmazlık konusu teminatların iadesi için SGK’dan
alınacak ilişiksiz belgelerinin ibraz edilmesi ve sözleşme kapsamında yüklenicinin tüm borçlarını
ifa etmesi şartına bağlı tutulduğu; bunun dışında vade öngörüldüğü (işin bitiminden itibaren 1
yıl) anlaşıldığını, SGK ... II Müdürlüğü ve SGK ... il Müdürlüğünden alınmış ilişiksiz
belgesinin ibraz edildiği ve dolayısıyla bu koşulun gerçekleştiği anlaşıldığı, her iki
sözleşmenin de 31/12/2015 tarihinde sona ermesi kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin m. 12.3.1. uyarınca;
“Taahhüdün sözleşme ve ekte bulunan hükümlere uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicinin
bu işten dolayı Şirkete herhangi bir borcu olmadığı tespit edildikten ve Sosyal Güvenlik
Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve
varsa ek kesin teminatların, alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi görülmesi halinde
yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı
işin bitiminden bir yıl sonra yükleniciye iade edilir.”
hukuki nitelik itibariyle alt işverenin işçilerinin işçilik, kıdem, ihbar, fazla mesai vb.
türden alacaklarının asıl işverenden istenebilmesi doğrudan Kanundan doğan bir haktır ve işçiyi
korumak için getirilmiş bir düzenleme olduğu, alt ve üst işverenler, işçilik alacaklarından dolayı
kanunen müşterek ve müteselsil sorumlu tutuldukları, alt işverenin işçilerinin söz konusu
alacaklarının kimin tarafından üstlenildiği ise yalnızca taraflar arasında hüküm ve sonuç
doğuracağından rücu ilişkisinde dikkate alınması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede,
sözleşme kapsamındaki işlerin görülmesinde ... ... Müh.Tic.Ltd.Şti tarafından istihdam edilen personelin her türlü ücret, iaşe, yol hatta yılda iki sefer giyecek
masraflarının ... ... Müh.Tic.Ltd.Şti. tarafından karşılanacağının açıkça
kararlaştırıldığı, buna karşın davalı şirket aleyhine alt işverenlik ilişkisi kapsamında ve uyuşmazlık konusu sözleşmeler çerçevesinde çalışan işçilerin dava açtığına/takip yaptığına veya
yapabileceğine ilişkin 19 adet kesinleşmiş, 2 adet ise ilk derece safhasında aleyhe karara
bağlanmış ve toplamda da takibe ve işbu davaya konu teminat miktarının çok üzerinde davalı
şirketin davacı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tazminata mahkum
olunduğu, bahsi geçen işçi davalarının işbu rapora konu davadan da takipten de önce açıldığı
görüldüğü, açılan davalar neticesindeki toplam 851.690,588 TL tazminata mahkum olunduğu, bunun önemli bir kısmının işçilik alacağı olduğundan uygulanacak olan faizin bankalarca
mevduata uygulanan en yüksek faiz oranından teşekkül ettiği, haliyle bu faizin de işlemesiyle
ödenebilecek miktarın daha da artabileceği, nitekim davalıya karşı davacıyla birlikte muhtelif
ilamlı icra takiplerinin başlatıldığı, bu çerçevede davalının 1.545.893,03 TL ödeme yapma
durumunda kaldığı, her ne kadar bu miktardan kısmen de olsa davalı şirketin sorumluluğunda
olabilse de bunun ancak karşılıklı rüculaşma neticesinde ortaya çıkabileceği, KİK kurumundaki
39/4-e maddesi kapsamındaki değişikliğin de bu durumu değiştirmediği, tüm bu hususlar
dikkate alındığında davacının takibe konu teminat alacağının muaccel hale gelemeyeceği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilaf davacı yanın, 03/11/2021 tarihinde davalı borçlu ... ... Anonim Şirketi aleyhine ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile toplam 341.677,49-TL alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu,
Davacı şirketin 2015-2016 Yıllarına ait ticari defter ve belgelerde davacı şirketin, 304.650,00 TL. tutarında Nakit Teminatının, davalı kurum nezdinde bulunduğu, davacının 18.01.2018 tarihli yazısı ile nakit teminatının iadesini talep ettiği, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu,
Davalıya ait 2015-2021 yıllarına ait ticari defterler üzerinde yaptıkları incelemeler neticesinde;
davalı şirketin 2015-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin GİB Elektronik Defter
olduğu, defter beratlarının yasal süresinde GİB sisteme yüklendiği, defterlerin usulüne uygun
tutulduğu, dolayısı ile davalı ticari defterlerin T.T.K. hükümlerine göre kendi lehine delil olma
özelliğine sahip olduğu,
Davalı şirketin, davacı şirket adına takip ettiği cari hesap ekstresi ve muhasebe
kayıtları incelendiğinde; taraflar arasında cari hesaba dayalı işlemlerin olduğu görüldüğünü, ... nolu cari hesap ekstresinde davalının, davacıya 31.12.2020 tarihi itibari ile
297.535,40 TL borcunun olduğu, ... Nolu Hesap Dökümüne göre ise çalışan
personellerin tazminat ödemelerinin yapıldığı ve rücu edilmek üzere ilgili hesapta takip edildiği
görüldüğü, icra takip talebi sonrasında personel tazminatlarından kaynaklı davalı tarafça
ödenen rücu hesabından kaynaklı 162.756,96 TL alacağının olduğu tespit edildiği, takip tarihi olan 27.11.2018 itibari ile davalı ticari defter kayıtlarında görünen borcun
299.685,40 TL olduğunun tespit edildiği, 19.04.2016 itibariyle borcun davaya konu teminat alacağı
miktar olan 304.650,00 TL olduğu, 30.12.2016 tarihinde “... hesaptan
virman malzeme bedeli” kaydı açılarak 4.964,60 TL bedel düşülmek suretiyle 299.685,40 -TL bakiye borcun bırakıldığı,
Taraflar arasındaki sözleşmede, uyuşmazlık konusu teminatların iadesi için SGK’dan
alınacak ilişiksiz belgelerinin ibraz edilmesi ve sözleşme kapsamında yüklenicinin tüm borçlarını
ifa etmesi şartına bağlı tutulduğu; bunun dışında vade öngörüldüğü (işin bitiminden itibaren 1
yıl) anlaşıldığını, SGK ... II Müdürlüğü ve SGK ... il Müdürlüğünden alınmış ilişiksiz
belgesinin ibraz edildiği ve dolayısıyla bu koşulun gerçekleştiği anlaşıldığı, her iki
sözleşmenin de 31/12/2015 tarihinde sona ermesi kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin m. 12.3.1. uyarınca;
“Taahhüdün sözleşme ve ekte bulunan hükümlere uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicinin
bu işten dolayı Şirkete herhangi bir borcu olmadığı tespit edildikten ve Sosyal Güvenlik
Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve
varsa ek kesin teminatların, alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi görülmesi halinde
yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı
işin bitiminden bir yıl sonra yükleniciye iade edilir.”
hukuki nitelik itibariyle alt işverenin işçilerinin işçilik, kıdem, ihbar, fazla mesai vb.
türden alacaklarının asıl işverenden istenebilmesi doğrudan Kanundan doğan bir haktır ve işçiyi
korumak için getirilmiş bir düzenleme olduğu, alt ve üst işverenler, işçilik alacaklarından dolayı
kanunen müşterek ve müteselsil sorumlu tutuldukları, alt işverenin işçilerinin söz konusu
alacaklarının kimin tarafından üstlenildiği ise yalnızca taraflar arasında hüküm ve sonuç
doğuracağından rücu ilişkisinde dikkate alınması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede,
sözleşme kapsamındaki işlerin görülmesinde ... ... Müh.Tic.Ltd.Şti tarafından istihdam edilen personelin her türlü ücret, iaşe, yol hatta yılda iki sefer giyecek
masraflarının ... ... Müh.Tic.Ltd.Şti. tarafından karşılanacağının açıkça
kararlaştırıldığı, buna karşın davalı şirket aleyhine alt işverenlik ilişkisi kapsamında ve uyuşmazlık konusu sözleşmeler çerçevesinde çalışan işçilerin dava açtığına/takip yaptığına veya
yapabileceğine ilişkin 19 adet kesinleşmiş, 2 adet ise ilk derece safhasında aleyhe karara
bağlanmış ve toplamda da takibe ve işbu davaya konu teminat miktarının çok üzerinde davalı
şirketin davacı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tazminata mahkum
olunduğu, bahsi geçen işçi davalarının davadan da takipten de önce açıldığı
görüldüğü, açılan davalar neticesindeki toplam 851.690,588 TL tazminata mahkum olunduğu, bunun önemli bir kısmının işçilik alacağı olduğundan uygulanacak olan faizin bankalarca
mevduata uygulanan en yüksek faiz oranından teşekkül ettiği, haliyle bu faizin de işlemesiyle
ödenebilecek miktarın daha da artabileceği, nitekim davalıya karşı davacıyla birlikte muhtelif
ilamlı icra takiplerinin başlatıldığı, bu çerçevede davalının 1.545.893,03 TL ödeme yapma
durumunda kaldığı, her ne kadar bu miktardan kısmen de olsa davalı şirketin sorumluluğunda
olabilse de bunun ancak karşılıklı rüculaşma neticesinde ortaya çıkabileceği, KİK kurumundaki
39/4-e maddesi kapsamındaki değişikliğin de bu durumu değiştirmediği, tüm bu hususlar
dikkate alındığında davacının takibe konu teminat alacağının muaccel hale gelemeyeceği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporuna göre davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 4.126,61-TL harcın mahsubu ile fazla 3.699,01-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 53.251,62 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.