mahkeme 2022/198 E. 2023/706 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/198

Karar No

2023/706

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/198 Esas
KARAR NO:2023/706

DAVA:Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ:24/03/2022
KARAR TARİHİ:19/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Muris ...'ın 15.04.2015 tarihinde vefat etmiş olup, muris terekesinin en yakın mirasçıları tarafından reddedilmesi sebebiyle ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce terekenin tasfiyesine karar verilmiş ve muris terekesine tasfiye memuru olarak müvekkili ...'nun atanmış olduğunu, terekenin tasfiyesi kapsamında mahkemece yapılan araştırma sonucunda feshi talep edilen şirketin son tescil işleminin 2014ve vergi dairesince resen terk kaydının 2015 yılında yapılmış olup, şirketin hiç bir ticari faaliyetinin olmadığının anlaşılmış olduğunu, muris terekesinin tasfiyesi için şirketin haklı sebeplerle feshi ve ticaret sicil kaydının silinmesi gerektiğini beyan ederek; ...A.Ş. ünvanlı şirketin muhik sebeplerle fesih ve tasfiyesine, aksi durumda şirketin iflas hükümlerine göre fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...A.Ş. unvanlı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görünmesi nedeniyle davanın tarafı olduğunu, ancak uzun yıllardır yönetim kurulu üyeleri ile bir araya gelmemeleri sebebiyle şirketle ilgili hiç bir faaliyette bulunmadıklarını beyan ederek, uzun yıllardır faaliyetsiz olan şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şirket yetkilisi olarak gözükmesi sebebiyle davaya dahil edilmiş olduğunu, davanın şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin taraf sıfatı olmaması nedeniyle davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, yerleşik Yargıtay uygulaması gereği şirketin devamının sağlanıp sağlanamayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, feshin son çare olması ilkesi gereğince davacının ortaklıktan çıkarılması
veya başkaca çözüm yolu bulunması hususlarının öncelikle değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek; davanın reddi ile haklı sebebin varlığının tespit edilmesi halinde feshin son çare olması ilkesinin gözetilerek başkaca bir çözüm yolu bulunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Şirketlerin ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, bilirkişi inclemesi deliline dayanmışlardır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 03/05/2023 havale tarihli raporlarında: ''...... terekesi tasfiye memurunca feshi talep edilen şirketin 9 yıl gibi uzun bir süredir
faaliyetsiz durumda olup, şirket genel kurulunun toplanamadığı, dosyaya celp olunan 2014 yılına ait mali tablolarından şirketin sermayesinin tamamını kaybetmiş olması nedeniyle TTK 376. madde gereğince teknik iflas koşullarının gerçekleşmiş olduğunun anlaşıldığı, şirketin içinde bulunduğu tüm bu olumsuz tabloya rağmenşirket ortaklarınca şirketin devamına veya tasfiyesine yönelik her hangi bir gayret ve irade ortaya konulmadığı, yaklaşık 8 yıldır yönetim kurulu organı bulunmayan şirket açısından 6102 sayılı yasanın 530. maddesi gereği organ eksikliğinedeniyle fesih koşullarının mevcut bulunduğu, şirketin vergi borçları nedeniyle muris ... terekesinin sona erme ve tasfiyenin sonuçlarından etkilenmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, dolayısıyla muris ... terekesinin menfaati bulunduğundan TTK. m.376/no.2 hükmüne dayanarak şirketin sona erdiğinin tespiti davası açabileceği, bu kapsamda Davalı şirketin infisah ettiğinin tespitine karar verilebileceği, Talebi net olarak anlaşılamamakla birlikte şirket ortağı ve yetkisi sona ermiş yönetim kurulu üyesi ...'ın beyanları doğrultusunda, durumunu kanuna uygun hale getirmesi için şirkete süre verilip verilmeyeceğine ilişkin takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye ait bir husus olduğu ..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ... (...-0)'nin fesih ve tasfiyesine ilişkindir.
Toplanan tüm delillere, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre; TTK'nın 636. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın şirketin feshini isteyebileceğinin düzenlendiği, ancak söz konusu maddede haklı sebebe ilişkin bir tanıma veya haklı sebebin sınırına ve kapsamına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, anonim şirketlerde haklı sebeple şirketin feshinin düzenlendiği 531. maddede de aynı şekilde bir tanım, sınır veya haklı sebebe örnek gösterilmediği, bununla birlikte; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının sürekli azalmasının haklı sebep sayıldığı gerekçeden anlaşılmaktadır.
TTK'nun sona erme sebepleri ve sona erme sonuçları başlıklı 636.maddesinde; " .... Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir .... " hükmü düzenmiş olup, somut olayda davalı şirketin durumu doğrudan doğruya TTK 636 (2) maddeye temas etmekle ve artık şirketin durumunu düzeltmesi, amacını gerçekleştirmesi olanaklı görülmemekle, toplanan tüm deliller doğrultusunda davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak davacı ...'nun tayinine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.
Öte yandan, Hukuk Muhakemesi Kanunun 114/1-d fıkrası uyarınca tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları bir dava şartıdır. Eldeki davada, şirket yönetici olan davalılar ... ve ...'a husumet yöneltilemeyeceği, aynı yasanın m.115/2 hükmüne göre, dava şartı noksanlığı halinde davanın usulden reddine karar verileceği hüküm altına alındığından davanın adı geçenler yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davalılar ... ve ... hakkında açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-Davanın KABULÜNE, İstanbul Sicil memurluğunun Merkez ...-0 sicil numarasında kayıtlı ...’nin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine,
3-Tasfiye memuru olarak ...’nun seçilmesine,
4-Tasfiye Memuru için aylık 5.000,00-TL ücret takdirine, tasfiye işlemleri için 10.000,00-TL ve 3 aylık tasfiye memuru ücreti 15.000,00-TL olmak üzere toplam 25.000,00-TL tasfiye giderinin davacı tarafından depo edilmesine,
Karar kesinleştiğinde tasfiye memurunun göreve başlamasına,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 80,70 -TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 11,50 -TL vekalet harcı, 352,75-TL tebligat/ posta gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.525,65 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2023

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim