Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/740

Karar No

2024/819

Karar Tarihi

20 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/740 Esas
KARAR NO:2024/819

DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:01/02/2016
KARAR TARİHİ:20/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından verilen 01.02.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; ”Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. arasında imzalanan Genel Kredi ve Bankacılık Hizmet Sözleşmelerine istinaden, firmaya Çek Taahhüt kredisi, Şirket Kredi Kartı ve Ticari Kredili Mevduat Hesabı kredilerin açılıp kullandırıldığını , dava dışı ... ve davalı ... ‘ün ise söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kullandırılan kredi borçlarının geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek nakit kredi borcun ödenmesi, gayrinakit borcun ise depo edilmesi için ....Noterliğinden keşideli 18.04.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri keşide edilerek borcun ödenmesinin ihtar edilse de ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhinde ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını , davalı ...'e gönderilen ödeme emrinin usulsüz olduğu ve takibi öğrendiği tarih 18.05 2015 olduğunun tespitine dair ....İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/... Esas -2015/... K. Sayılı ilamı neticesinde takibin davalı açısından durduğunu diğer hukuk gerekçelerini beyanla, Davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik vaki itirazlarının iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı - borçlunun itiraz ettikleri nakit alacağı üzerinden % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesinin “ talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu 20.05.2016 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacaklı bankaya iddia edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını müvekkilinin davacı banka ile “tüzel kişi kredili mevduat hesabı ,bir çek hesabı ve kredi kartı hesabına ilişkin” sözleşme imzalamadığını, itirazın iptali istenen alacak kalemlerinin gerek asıl alacakları yönünden gerekse masraf ve faiz talepleri yönünden kabul edilemez nitelikte olduğunu, müvekkilinin asıl borçlu ... ... Şirketinin kredi başvurusuna ilişkin sözleşmesine kefil sıfatıyla imzaladığını, anacak bu sözleşme kapsamında “sözleşmenin konusu olan 700.000.-TL kredinin zaten kullanılmadığını” bu şirket kredi kullandırma vaadi ile öncelikle müvekkilinin 450.000-TL parayı hesap açarak mevduat olarak yatırdığını, bankanın bir müddet bu parayı kullandığını, anacak kefalet sözleşmesine ilişkin 700.000-TL lik krediyi vermediğini ve kullandırmadığını, sonrasında müvekkilinin bankaya ve hesaba ilişkin kayıtlarının kapattığını, bankanın o zamana kadar doğan bütün alacaklarını bizzat yatırdığı paradan ödediğini ve alacak - borç ilişkisini sonlandırdığını, daha sonradan dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredilerin banka tarafından müvekkiline yapılan usulsüz icra takibi ile öğrenildiğini, bütün bu ilişkilerin içinde müvekkilinin taraf olmadığını, bu sözleşmelerde müvekkilinin imzasının bulunmadığını , bu kredilerden kaynaklanan müvekkilinin bir kefilliği ve sorumluluğunun olmadığını , tebligata yönelik itirazlarının olduğunu, yapılan bankacılık hizmetleri kapsamında gerek rehin işlemlerinde gerekse kefalet işlemlerinde müvekkilinin eşinin banka huzurunda bir kabul ve ilgili sözleşmelerde de bir imzasının bulunmadığını beyan etmiş, sonuç olarak, davanın reddine, müvekkili lehine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış olup takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ... AŞ, borçluların ... ... Tic Ltd Şti, ... ve Günay Aras olduğu, takibin 26.757,45 Tl Kredi Kartı asıl alacağı, % 36,36 temerrüt faizi 39,72-Tl, ile 26.577,32 Tl Kredili Mevduat hesabı asıl alacağına % 100 temerrüt faizi tutarı 1.747,55 Tl Çek karşılıksız ödemeleri ile ihtar gideri ve % 5 Gider Vergisi tutarı 135,66 Tl olmak üzere toplam 63.027,15 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 18/04/2014 tarihli ihtarname olduğu, ödeme emrinin borçlulardan ...'e 28/05/2014 tarihinde tebliğ edildiği,borçlunun 25/05/2014 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizin 2016/99 esas sayılı dosyasında alınan 24.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Davacı Bankanın ... Şubesi ile dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. ' nin müşteri ve aşağıdaki tabloda gösterilen davalı ... ile yine dava dışı ...'ın ise müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfat ile imzalamış oldukları ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde İmzalandığı görülmüş olup bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır, ancak ; Kat İhtarname ve İcra Takip konusu olan dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. firmasına kullandırılan Nakit Kredili Mevduat Hesabı ile Şirket Kredi Kartı ve Çek Taahhüt Kredilerinin dayanağı olan bila tarihli dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. ” nin müşteri sıfat ile imzalamış olduğu ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi mukabilinde dava konusu kredilerin kullandırıldığı tespit olunmuştur. Söz konusu ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde bölüm 2 -özel hükümler başlıklı bölümünde yer alan; söz konusu sözleşmenin 22. sayfasında bulunan ek;3 çek ile işleyen hesaplara ilişkin hükümler başlıklı madde ile çek karnesinin tanzimi ve kullandırımı ile ilgili maddelerin bulunduğu, Söz konusu sözleşmenin 29 sayfasında bulunan EK;8 destek hesaba ilişkin hükümler başlıklı madde ile ticari kredili mevduat hesabına yönelik kullandırımı ile ilgili maddelerin bulunduğu, söz konusu sözleşmenin 34. sayfasında bulunan ek' 10 kurumsal kredi akrtına (şirket kredi kartına) ilişkin hükümler başlıklı madde ile dava konusu şirket kredi kartının tanzimi ve kullandırımı ile ilgili maddelerin bulunduğu ve dava konusu kredi kullandırırıma yönelik davacı banka ile dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ arasında akdi sözleşmenin bu olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu 2. maddede ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde ile ilgili dava konusu kredilerin kullandırmı aşamasında dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. ile yapılan sözleşmede davalı ...'ün herhangi bir sıfat ile imzasının bulunmadığı davacı banka şubesinde yapılan inceleme aşamasında .banka yetkililerince sunulan ve raporumuz ekinde bulunan ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde incelenmesi sonucu tespit edilmiştir. Davalı ...’ün Kat ihtarname ve İcra Takip konusu olan ve dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC LTD.ŞTİ. firmasına kullandırılan Nakit Kredili Mevduat Hesabı ile Şirket Kredi Kartı ve Çek Taahhüt Kredilerinin dayanağı olan BİLA tarihli dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. ' nin müşteri sıfatı ile imzalamış olduğu. ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde her hangi bir sıfat ile İmzasının bulunmaması nedeni ile davacı bankanın ...,icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 15,05.2014 takip tarihi itibariyle talep etmiş olduğu 63.027,25TL toplam nakit alacağı ile 39.200,00 TL çek depo talebi ile ilgili banka borcundan kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığı tespit ve rapor edilmiştir. Rapora davacı vekilinin itirazları üzerine itirazların değerlendirilmesi için dosya yeniden bilirkişiye ek rapor düzenlenmek üzere verilmiştir.
Mahkememizin 2016/99 esas sayılı dosyasında alınan 21.03.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; “davacı bankanın dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. firması arasında imzalanan 700.000.-TL tutarındaki genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davalı-KEFİL ...’ün mahkemece Kefaletinin kabulü halinde .tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ,15.05.2014 takip tarihi itibariyle; 4393 nolu ŞİRKET KREDİ KARTI HESABI ile ilgili olarak ; TALEP GİBİ 26.757,45TL Asıl Alacak, Tespitimiz olan %24,24 Akdi Faiz oranından hesaplanan 522,48TL Akdi faiz , 26,12TL faizin %5 gider vergisi ve 908,82TL İhtarname masrafı olmak üzere toplam 28.214,87TL alacaklı olduğu hususunun tespit edildiği. Davacı bankanın , davalıdan olan 26.757,45TL Asıl alacağının tamamı ödeninceye kadar ; 5464 Sayılı Kredi Kartları Kanunun 26. Maddesi Hükmü Gereği T.c. Merkez Bankasınca her 3 ayda bir yayınlanmakta olan faizin uyğulanması gerekir. gecikme faiz oranları ile bu faizlerin % 5 BSMV sinin talep edilebileceği hususunun tespit edildiği, keyfiyetin Sayın Mahkemenin takdirlerinde kaldığı, ... hesap nolu tüzel kredili mevduat hesap kredisi ile ilgili olarak ; Davacı banka şubesinde yapılan inceleme aşamasında banka yetkilerince dava dosyasına sunulan ve dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. nin ... nolu ticari mevduta hesap ekstrelerinin 08.05.2013 -06.02.2014 tarihleri arasında hesap hareketlerinin içeren ekstrelerin sunulduğu ve söz konusu hesap ekstrelerinden 06.02.2014 tarihi itibariyle 0 (SIFIR) bakiye verdiği ve davacı banka asıl alacağının mevcut olmadığının tespit edilmesi nedeni ile bu aşamada bir değerlendirme yapılamadığı, cek taahhüt kredisi ile ilgili olarak 4.814,83TL Asit Alacak, % 50 Akdi Faiz oranından hesaplanan 193,93TL Akdi faiz ve 9,70TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 5.018,46TL alacaklı olduğu hususunun tespit edildiği, Davacı bankanın davalıdan olan 4.814,83TL Asıl alacağının tamamı ödeninceye kadar tespitimiz olan ve davacı banka icra takip talebi ile de uygunluk arz eden % 100 temerrüt faizinin ve faizin % 5 gider vergisinin istenebileceği hususunun tespit edildiği. davacı bankanın depo talebi davacı banka ile ,dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ.’ nin müşteri sıfatıyla imzalamış oldukları 08.05.2013 tarihli, Burganbank Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ve Genel Kredi Sözleşmesi hükmü ve 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 10. maddesindeki hükmü ve fP Merkez Bankasının 17.01.2007 tarihli 26406 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2006/1 sayılı TCMB tebliğinin 1. maddesi gereği, tespit edilen 35 adet çek yaprağı karşılığı toplam 39.200,00TL tutarındaki ÇEK bedellerinin faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesini talep hakkının doğduğunun tespit edildiği” kanaati ile ek raporunu sunmuştur.
Mahkememizin 2016/99 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 11/07/2018 tarih 2018/673 Karar sayılı ilamında "...Davacı Bankanın Pendik Şubesi ile dava dtşı kredi asıl borçlusu ... ... Tic Ltd Şti'nin müşteri sıfat ile imzalamış oldukları ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi mukabilinde; Davacı bankaca dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... Tic Ltd Şti ne Türk Lirası Nakit Kredili Mevduat Hesabı ile Şirket Kredi Kartı ve Çek Taahhüt Kredisi tespit edilerek krediler kullandırılmıştır, Söz konusu ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde davalı ...’ün kefil sıfatı İle imzasının bulunmadığı tespit olunmuştur.
Davalının 1 ADET 700.000.-TL sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Davalı ...’ÜN yukarıda belirtilen sözleşmenin 43 sayfasındaki bölümde açıkça kefil sıfatıyla imzasının bulunması nedeniyle: kefalet limitinin; 700.000.-TL olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca davalı ...’ün eşi ...'ten 08 05 2013 tarihi itibariyle kendi el yazısı ve imzası ile EŞ MUVAFAKATNAMESİ belgesinin alındığı görülmüştür.
Kefalet akdi, bilindiği üzere, asıl borç akdinden ayrı ikinci derecede bağımsız bir sözleşmedir. Davalı kefillerin Genel Kredi sözleşmelerinde, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunmaktadır (TBK 586 m / mülga B.K487. mad.)
Bilindiği üzere, kefaletin şartları TBK 583m. (Mülga BK. 484 - 465 ) maddelerinde; Bir Kefaletin Geçerli Olabilmesi İçin, Yazılı şekilde yapılması, Kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın açıkça gösterilmesi, Kefalet edilen borcun geçerli bir borç olması, Kefilin medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunması icap eder denilmektedir.
Yargıtay içtihat kararı: 19. HD 13 04.1999 T, 1999/1901 E 1999/2434 s, K. ,+ Yasaya göre kefalet akdinin geçerliliği için yazılı şekilde yapılması ve kefil sorumlu olacağı muayyen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir." denildiği,
Kefillerin Sözleşme ile Düzenlenen Sorumluluğu; Taraflar arasında akdedilen ve kredilerin verilmesine neden olan Sözleşme içeriğinde ; Kredinin Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Kefillerin Sorumluluğu ile ilgili bir madde hükmü tespit edilememiştir.
Ancak Kat İhtarname ve İcra Takip konusu olan dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. firmasına kullandırılan Nakit Kredili Mevduat Hesabı ile Şirket Kredi Kartı ve ÇEK Taahhüt Kredilerinin dayanağı olan BİLA tarihli dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... TİC. LTD.ŞTİ. ” nin müşteri sıfat ile imzalamış olduğu ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi mukabilinde dava konusu kredilerin kullandırıldığı tespit olunmuştur.
Davalı ...’ün Kat ihtarname ve İcra Takip konusu olan ve dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... Tic Ltd Şti firmasına kullandırılan Nakit Kredili Mevduat Hesabı ile Şirket Kredi Kartı ve ÇEK Taahhüt Kredilerinin dayanağı olan tarihli dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... Tic Ltd Şti'nin müşteri sıfatı ile imzalamış olduğu. ... ... Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde her hangi bir sıfat ile İmzasının bulunmaması nedeni ile davacı bankanın ...,icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 15,05.2014 takip tarihi itibariyle talep etmiş olduğu 63.027,25TL toplam nakit alacağı ile 39.200,00TL çek depo talebi ile ilgili banka borcundan kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığı..." gerekçesiyle Kanıtlanamayan davanın Reddine, Davacının kötüniyeti kanıtlanamadığından, kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz 2016/... esas 2018/... karar sayılı kararının temlik alan davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 26/11/2020 tarih 2018/2521 esas 2020/1233 karar sayılı ilamında; "...Somut olayda; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 08.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ile bila tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, davalının da genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet sözleşmesinde kefalet limiti gösterildiği gibi eş rızasının da alınmış olduğu, sözleşmeler gereğince asıl borçluya kredili mevduat hesabı açıldığı, ayrıca şirket kredi kartı tahsis edildiği ve çek taahhüt kredisi kapsamında çek kullandırıldığı, oluşan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 17.04.2014 tarihi itibariyle kat edildiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edilemediği, davacı tarafından 15.05.2014 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584. maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur. Bu kapsamda davalının imzaladığı kefalet sözleşmesinin yasanın aradığı tüm şekil şartlarını taşıdığı ve geçerli olduğu sabittir. Dolayısıyla müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalı, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ile ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur.
Davalı tarafından takip ve dava konusu borçtan davalının sorumlu olmadığı ileri sürülmüş, mahkemece de bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de davalının asıl borçlu ile imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunmamaktadır. Ancak bu sözleşmenin dayanağı, çerçeve sözleşme niteliğinde bulunan genel kredi sözleşmesi olup, davalının da bu sözleşmede geçerli bir kefaletinin bulunduğu yukarıda açıklanmıştı. Genel kredi sözleşmesinin 5. maddesinde bankanın müşteriye krediyi bir veya birden fazla kredi türü için kullandırmaya yetkili olduğu, 9 ve 10. maddelerine göre krediyi çek keşidesi ve açık kredi şeklinde kullandırabileceği, 23. maddesinde bankanın nakit ve gayrı nakit kredi alacaklarının (meri mektup, aval, akreditif, çek yaprağı sorumluluk tutarı gibi) bedellerinin depo edilmesini müşteriden ve kefillerden talep edebileceği hususlarının düzenlendiği; asıl borçluya açılan kredili mevduat hesabı, tahsis edilen şirket kredi kartı ve çek taahhüt kredisinin de bu kapsamda bulunduğu, dolayısıyla bu kapsamda oluşan nakit alacaklar ile çek yaprağı sorumluluk bedeline ilişkin depo talebinden davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
Davacı vekilince, davalı kefilin kat ihtarının ulaştığı tarih itibariyle temerrüde düştüğü ileri sürülmüştür. Ancak kefilin temerrüde düşürülmesi için kat ihtarının tebliği zorunludur. Bu nedenle asıl borçlu açısından geçerli olan, kredi sözleşmelerindeki "adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde kredi sözleşmesindeki adrese gönderilecek tebligatın yapılmış sayılacağına" ilişkin hükmün ve İİK'nın 68/b-1. maddesi hükmünün kefil bakımından uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle davalının temerrüdünün takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
TBK'nın 183. maddesine göre, kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. 184. maddesine göre ise, alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu haliyle alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir sözleşmedir.
Eldeki davada yargılama sırasında dava konusu nakit alacak, davacı banka tarafından davacı ... Şirketine yazılı sözleşmeyle temlik edilmiş olup, sözleşme geçerlidir. Ancak temlik sözleşmesinde açıkça banka tarafından nakit alacağın temlik edildiği, gayrı nakit alacağın ise hariç tutulduğu görülmektedir. Bu durumda temlik alan davacının gayrı nakit alacak yönünden aktif husumet ehliyeti yoktur. Buna rağmen ve gayrı nakit alacak yönünden aktif husumet ehliyeti bulunan davacı banka tarafından davanın takip edilmediği de gözetilmeksizin, gayrı nakit alacak yönünden alacak davacıya temlik edilmişcesine davanın reddine karar verilerek, davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi doğru değildir.
Bu bakımdan gayrı nakit alacak yönünden davacı bankaya tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanarak,ehil bir bilirkişi aracılığıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının talep edebileceği nakit ve dava takip edildiği takdirde gayrı nakit alacak miktarlarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle Mahkememizin 2016/... Esas 2018/... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kesin olarak verilen kaldırma ilamı üzerine dosya Mahkememizin 2020/740 esas sırasına kaydedilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 26/11/2020 tarih 2018/2521 esas 2020/1233 karar sayılı ilamı doğrultusunda Mahkememizin 2020/740 esas sayılı dosyasında alınan 26/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Temlik veren Davacı banka ... ile asıl borçlu Dava dışı taraf ... ... Tic Ltd Şti arasında usulüne uygun Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, Davalı ...'ün kefalet sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla usulüne uygun imzaladığı, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan Ticari Kredilerin belirlenen /öngörülen süre içinde ödenmemiş olduğu nazara alındığında, alacaklı temlik veren Davacı bankanın asıl borçlu şirket ve kefiller hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, Temlik veren Davacı bankanın Dava dışı taraf asıl borçlu şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefil Davalıdan olan alacaklarının sarih ve likit olduğu, Davalının takibe yaptığı itiraza ilişkin Dava dosyasına herhangi bir banka ödeme dekontu veya başkaca yazılı bir ödeme belgesi sunmadığı, Davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ...'ün Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki kefillik şartlarının oluştuğu, Davalı kefil ile temlik veren Davacı banka arasında, yazılı şekilde ve mevcut ve Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ileride doğacak geçerli asıl borç için düzenlenen, kefilin sorumlu olacağı azami tutarın, kefalet verilen tarihin ve müteselsil kefil olunduğunun Davalı kefil tarafından kendi el yazısı ile yazıldığı,TBK 584. Madde gereği evli olan Davalı kefil için yazılı eş rızasının alındığı, kefaletin şekil şartlarının geçerli olduğu, kefalet sözleşmesinin yasanın aradığı tüm şekil şartlarını taşıdığı ve geçerli olduğu, 08.05.2013 Tarihli Kefalet sözleşmesini 700.000,00 TL limit ile imzalayan Davalı kefil ...'ün, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olduğu, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere, temerrüt tarihine kadar işlemiş olan akdi faiz ve fer’ilerinden dolayı da ayrıca sorumlu olacağı, Temlik veren Davacı bankanın, karşılıksız işlemi görmüş, henüz ibraz edilmemiş ve bankaya iadesi olmamış çek yaprakları için tespit edilen yasal sorumluluk tutarını, riskinin teminatı olarak, çekin basım tarihinden itibaren 5 yıl süresince, asıl borçlu şirket ve Davalı kefilden müştereken ve müteselsilen depo talebinde bulunması yasal hakkı olduğu, takip tarihi dikkate alındığında temlik veren Davacı bankanın çek yapraklarından kaynaklanan gayri nakdi alacağının süre nedeniyle konusuz kaldığı, Likit olan alacaklar için, T.C. ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibin, temlik alan Davacı ... Şirketinin lehine;
KREDİ TÜRÜ TUTAR (TL) FAİZ (%) FAİZ (TL) BSMV (TL)
Kredi Kartı 26.757,45 30,24 516,95 25,85
Kredili Mev. 26.577,32 30,24 513,47 25,67
Karşılıksız Çek 4.814,83 100,00 307,61 15,38
Karşılıksız Çek 1.120,00 100,00 9,33 0,47
Toplam 59.269,60 1.347,38 67,37
Masraf Alacağı 908,82 Yasal 0,00 0,00, Nakit tutarlar ve temerrüt faizi oranları ile devam etmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı tespit ve rapor edilmiştir.
İtiraz üzerine ek rapor için dosya yeniden bilirkişiye verilmiş olup, Bilirkişi 20/10/2022 tarihli ek raporunda özetle; Temlik veren Davacı banka ... ile asıl borçlu Dava dışı taraf ... ... Tic Ltd Şti arasında usulüne uygun Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, Davalı ...'ün kefalet sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla usulüne uygun imzaladığı, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan Ticari Kredilerin belirlenen /öngörülen süre içinde ödenmemiş olduğu nazara alındığında, alacaklı temlik veren Davacı bankanın asıl borçlu şirket ve kefiller hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, Temlik veren Davacı bankanın Dava dışı taraf asıl borçlu şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefil Davalıdan olan alacaklarının sarih ve likit olduğu, Davalının takibe yaptığı itiraza ilişkin Dava dosyasına herhangi bir banka ödeme dekontu veya başkaca yazılı bir ödeme belgesi sunmadığı, Kefilin kefaleti herhangi bir borç için verilmiş soyut bir kefalet olmadığı, Davalı kefil, Genel Kredi Sözleşmesi’nin düzenlendiği tarihten itibaren 10 yıl süresince; sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden ve bunun faiz ve ferilerinden, asıl borçlunun temerrüdünden müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, Davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ...'ün Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki kefillik şartlarının oluştuğu, Davalı kefil ile temlik veren Davacı banka arasında, yazılı şekilde ve mevcut ve Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ileride doğacak geçerli asıl borç için düzenlenen, kefilin sorumlu olacağı azami tutarın, kefalet verilen tarihin ve müteselsil kefil olunduğunun Davalı kefil tarafından kendi el yazısı ile yazıldığı, TBK 584. Madde gereği evli olan Davalı kefil için yazılı eş rızasının alındığı, kefaletin şekil şartlarının geçerli olduğu, kefalet sözleşmesinin yasanın aradığı tüm şekil şartlarını taşıdığı ve geçerli olduğu,08.05.2013 Tarihli Kefalet sözleşmesini 700.000,00 TL limit ile imzalayan Davalı kefil ...'ün, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olduğu, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere, temerrüt tarihine kadar işlemiş olan akdi faiz ve fer’ilerinden dolayı da ayrıca sorumlu olacağı, Temlik veren Davacı bankanın, karşılıksız işlemi görmüş, henüz ibraz edilmemiş ve bankaya iadesi olmamış çek yaprakları için tespit edilen yasal sorumluluk tutarını, riskinin teminatı olarak, çekin basım tarihinden itibaren 5 yıl süresince, asıl borçlu şirket ve Davalı kefilden müştereken ve müteselsilen depo talebinde bulunması yasal hakkı olduğu, takip tarihi dikkate alındığında temlik veren Davacı bankanın çek yapraklarından kaynaklanan gayri nakdi alacağının süre nedeniyle konusuz kaldığı, Likit olan alacaklar için, T.C. ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibin, temlik alan Davacı ... Şirketinin lehine; 59.269,60 Asıl Alacak Nakit tutarlar, 1.347,38 TL temerrüt faizi, 67,37 TL BSMV alacağı, 908,82 TL Masraf Alacağı ile devam etmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı bildirilmiştir.
Davalı tarafın davalı adına kredi belgeleri arasında bulunan eş muvafakatnamesinde bulunan imzanın davalının eşi ...'ün eli ürünü olmadığını iddia etmesi üzerine MAhkememizce davalının dava dışı eşinin imza örnekleri toplanmış ve imza incelemesi için dosya ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin 09/07/2024 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu belgede ... adına atılı imza ile ...'ün mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ün eli ürünü olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 583/1. Maddesine gör, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Bunun yanı sıra TBK'nın 584/1. Maddesinde, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğu düzenlenmiştir. Davalının kefalet tarihi olan 08/05/2013 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerininde eş rızasının bir istisnası bulunmamaktadır.
Davalının uyap sistemi üzerinden nüfus kaydı alındığında 19/08/1975 tarihinden itibaren ... (...) ile evli olduğu görülmüş ve kefalet tarihi itibariyle davalı evli olup, kredi sözleşmesine kefaletinin geçerli olabilmesi için eş rızası şarttır. Davalının imza inkarı üzerine temlik eden davacı Banka'ya müzekkere yazılarak eş muvafakat belgesinin aslı istenmiş ve davalının eşi olan ve imzası inkar edilen ... (...)'in imza örnekleri toplanarak dosya ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiştir.
Mahkememizce, eş muvafakatine ilişkin belgedeki imzanın, davalının eşine ait olup olmadığı hususunda ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmış ve bu raporda imzanın davalının eşinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafça ATK'da yapılan imza incelemesinin nasıl yapıldığı, imzaların fiziki örneklerinin ve emsal olarak incelenen belgelerin evrak aslı olup olmadığının belli olmadığı hususunda itieraz edilerek ATK raporunun kabul edilemez olduğunu iddia ederek yeniden inceleme yapılmasının talep edildiği görülmüş. Davacı itirazı üzerine yapılan incelemede, ATK raporunda;
"...4.1. İNCELEME KONUSU
Numune Alma Metodu: Numuneler gönderen makam sorumluluğunda alınmıştır
Numunenin Tarifi:
08/05/2013 tarihli ... ... Genel Kredi Sözleşmesi, ''Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesidir'' başlıklı ek belge aslı, (...),
4.2. MUKAYESE BELGELER
Numune Alma Metodu: Numuneler gönderen makam sorumluluğunda alınmıştır
Numunenin Tarifi:
...'e ait mukayese yazı/imzalarını içerir;
03/05/2011 tarihli, ... ... müşteri bilgi formu, (...),
18/07/2014 tarihli, veraset ve intikal vergisi beyannamesi, (...),
08/07/2013 tarihli, veraset ve intikal vergisi beyannamesi, (...),
28/02/2013 tarihli, veraset ve intikal vergisi beyannamesi, (...),
1047 numaralı sandık seçmen listesi, (...),
18/08/2014 tarihli, perakende satış sözleşmesi, (...),
İstiktab Tutanakları, (...),
...'e ait kimlik kartı fotokopisi ve ...'e ait sürücü belgesi fotokopisi, (...),
11/10/2022 düzenlenme tarihli, ... yevmiye numaralı imza beyannamesi fotokopisi, (...),
...'e ait Belçika pasaportu fotokopisi, (...),
4.3. DİĞER24/08/2023 tarihli ... sayılı raporumuz, (...),
08/05/2013 tarihli ... ... genel kredi sözleşmesi fotokopisi, (...),
Diğer belgeleri içerir 2020/740 ve ... esas sayılı 2 adet adli dosya, (...),
5. İNCELEME YÖNTEMLERİ (Metod Adı/No):
5.1. Teknik Yöntemler
Adli Belge İnceleme Şubesi El Yazısı/İmza İnceleme Deney Metodu ...
5.2. Yazılım ve Donanım
5.2.1. Laboratuvarda Bulunan Cihazlar
...
...
...
5.2.2. Optik Aletler
Büyüteç, Stereo Mikroskop..." denilmek suretiyle hangi belgelerin incelendiği, evrakların asıllarının olup olmadığı, hangi cihazların ve hangi inceleme yöntemlerinin kullanıldığı belirtilerek incelemenin yapıldığı ve raporun düzenlendiği görülmüştür. ATK raporunda incelemeye esas alınan evraklar ve inceleme yöntemi kullanılan cihazlar vs belirtildiği görüldüğünden ve davacının itiraz dilekçesinde bu husustaki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış ayrıca imza incelemesinin usulüne uygun yapılmadığına ilişkin başkaca somut bir iddia ve delil ileri sürülmemiştir. Bu halde, ATK'dan alınan raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Buna göre, eş muvafakat belgesindeki imza davalının eşine ait olmadığına göre, davaya konu kefalet geçersiz olduğundan davalı ödenmeyen kredi borcundan sorumlu değildir. Netice olarak Mahkememizce ATK Fizik İhtisas Dairesi aracılığıyla yaptırılan inceleme sonucu imzanın davalının eşinin eli ürünü olmadığı tespit edilmesi üzerine bu rapor hükme esas alınarak davalının davaya konu takibe dayanak sözleşme uyarınca kefaletinin geçerli olmadığı ve sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın davalı aleyhine açtığı eldeki davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 1.076,35-TL harçtan mahsubu ile fazla 648,75 -TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı /temlik eden vekili, davacı/temlik alan vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/11/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim