mahkeme 2020/31 E. 2024/358 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/31

Karar No

2024/358

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/31 Esas
KARAR NO :2024/358

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/01/2020
KARAR TARİHİ:21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili 13.01.2020 tarihinde açtığı dava dilekçesinde; Davalı ... ile müvekkili arasında 03.06.2015 tarihli ödeme ve ibra protokolü akdedildiğini, işbu protokol uyarınca müvekkili tarafından, davalı ...'nun Totale olan borçları (cezai şart ve diğer borçlarından kaynaklı) 30.000 USD karşılığında ...'e halef olunduğunu, protokole konu 30.000 USD protokolün imza tarihinde davalı ...'in banka hesabına gönderildiğini, Davalı ... tarafından müvekkiline 10.08.2016, 05.05.2016 ve 26.01.2016 tarihlerinde her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere 5,000 TL toplamda 15.000 TL ödeme yapıldığını, ödeme yapılırken “... A.Ş. cezai şart bedeli için ödemedir” yazıldığını, davalının borcun varlığını borcu kışmen ödeyerek zımnen kabul ettiğini gösterdiğini, Alacağın tahsili için ... aleyhine takip başlatıldığını, itirazı nedeniyle duran takibin, itirazın iptali için dava açıldığını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, her iki davalı yönünden işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, İhtiyati haciz talebinin kabulüne, alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ... (... ...) vekili 14.02.2020 tarihli davaya cevap dilekçesinde: Müvekkili ile diğer davalı ... arasında 08/10/2009 tarihinde bavilik sözlesmesi ve İstasyonlu Bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bayilik ilişkisinin sona ermesi ve tarafların ibralaşması bakımından 03.06.2015 tarihinde davacı ile müvekkili arasında İbra ve Ödeme Protokolü imzalandığını, söz konusu ödeme neticesinde müvekkili il diğer davalı arasında bayilik ilişkisinden kaynaklı alacak tazminat faiz vb. hiçbir alacağın kalmadığı konusunda mutabakata varıldığını, ibra edildiğini, davacının ibraya dair hükmü dikkate almayarak alacağın tahsilinin müvekkilinden istemesinin haksız bir talep olup, iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ,Davacı tarafın müvekkiline tüm alacakları bakımından halef olduğunu dava dilekçesinde beyan ve iddia ettiğini, ancak kanuni halefiyet hükümlerinin şartları gerçekleşmediğini, Davacı tarafın diğer davalı aleyhine icra takibi başlattığını ancak yetkisiz icra dairesinde takip başlatıldığı için takibin sonuçlanamadığını ve alacağın tahsilinin sağlanamadığını, davacı tarafın alacağın tahsili için diğer davalı aleyhine yetkili icra dairesinde takip başlatması gerekirken işbu davayı ikame etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davacı tarafın dava dilekçesinde alacağın tahsilini müvekkilinden sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri alma isteminde bulunduğunu, müvekkilinin alacaklı konumda olduğu için sebepsiz zenginleşmiş olmadığını, bir an için bu istemin haklı olacağı düşünülse dahi zamanaşımı sebebiyle bu istem hakkının reddedilmesi gerektiğini, bu sebeplerle eldeki davanın reddi gerektiğini belirterek, İhtiyati haciz talebinin reddine, şayet sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanacak ise davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle reddine, bu talebin uygun bulunmaması halinde ise davanın esaştan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 21.02.2020 tarihli davaya cevap dilekçesinde: Davacının , müvekkilinin on yılı aşkın süredir görüşmediği, husumet içerisinde olduğu herkesçe bilinen ağabeyi olduğunu, söz konusu protokolün kendisinden gizli imzalandığını, protokolün asıl amacının müvekkilinin işletme olduğu istasyona intifa veya benzeri ayni hak tesis etmek olduğunu, .... Asliye Ticaret mahkemesinin ... E ... K sayılı kararıyla davacının icra takibinin yetkisiz yerde açıldığı, taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmadığı, davaya konu edilen protokolde (işbu davada konu edilen aynı protokoldür) alacağın temlik edildiğine dair herhangi bir düzenleme olmadığı gerekçeleriyle geçerli olmayan ve yetkisiz icra dairelerinde başlatılan icra takibinin reddi ile davanın dava şartı yoksunluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, her ne kadar başlangıçta icra takibi olarak başlatılmış ve ardından itirazın iptali davasına dönüşmüş olsa da önceden kesinleşen hükme konu dava geniş yetkilerle donatılmış ticaret mahkemesinde görülmüş olan ve netice itibariyle işbu dava ile birebir aynı konuda, aynı hukuki dayanakla, aynı tarafların yer aldığı, aynı hedef, aynı alacakla ilgili talebi haiz dava olduğunu, farklı bir davaymış gibi gösterilmek suretiyle mevzuatı dolanma çabasıyla açılan davanın keşin hüküm nedeniyle reddi gerektiği kanaatinde oluklarını, her ihtimalde müvekkili davalı açısından işbu davanın İstanbul Mahkemeleri'nde görülemeyeceği kesin hükümle sabit olup; işbu dava kesin hüküm nedeniyle reddedilmeyecekse dahi usuli kesin hüküm nedeniyle reddedilerek davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi amacıyla davanın tefrik edilmesi gerektiğini, Sayın Mahkemenin müvekkili davalı açısından yetkisiz olması, her koşulda müvekkili davalının ikametinin, iş yerinin belirli olması, kaçma ihtimalinin bulunmaması nedeniyle ve de hiçbir surette muaccel olmayan alacak talebi nedeniyle talep edilen ihtiyati haczin koşullarının oluşmaması gerekçesiyle değerlendirmeye alınmamasını, reddedilmesini talep ettiklerini, Bu davanın müvekkili açısından yetkisiz mahkemede açıldığını, davalılar arasında hiçbir şekilde ne zorunlu ne de ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığını, taraflar arasında da hiçbir ticari bağ bulunmadığını, ... ile davacı arasında temlik ilişkisi bulunmadığını, icra takibine ve davaya dayanak gösterilen protokolün adi bir ödeme ve ibra protokolü olduğunu, nitekim alacaklıya halef olma koşullarının da oluşmadığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, Cezai şart adı altında kesilen faturalara müvekkilinin noter aracılığıyla itiraz ettiğini ve faturaları iade ettiğini, davacının müvekkilinin kabul etmediği salt totalin ileri sürdüğü borcu kimseye danışmadan kimsenin yönlendirmesi veya talebi olmadan kendiliğinden ödediğini, ve sonrasında müvekkiline karşı bu durumu kullanmak amacıyla ... firması ile protokol yaptığını belirterek, Diğer ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle usuli itirazların değerlendirilerek kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın esastan reddini, aksi görüşte olunması halinde yetkisizlik nedeniyle usule aykırı davanın reddine, davanın tefrik edilmesine, Koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, aksi görüşte olunması halinde bilirkişi incelemesi akabinde değerlendirmede bulunulmasına, bu aşamada davacı lehine ihtiyati haciz kararı verilecekse dahi davacı tarafından sunulacak USD bedel üzerinden belirlenecek teminata bağlanmasına karar verilmesine,Davacının dilekçesinde belirttiği hususları işbu cevap dilekçesinde cevap verilmeyen hususlar da dahil olmak üzere ispat edilemeyen borca ve temlik mahiyeti, dayanağı belli olmayan temlik iddiası ile tüm taleplerin ve dolayısıyla davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine
karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davanın; Alacak davası olduğu görülmüştür.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yolu ile aldırılan 31/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "......'nun tacir olduğu, diğer bir davalı; ... ... A.Ş. (... ... Türkiye A.Ş.) firmasının da tacir olduğu ve aralarındaki uyuşmazlığın konusunun ticari bir faaliyetin sonucunda oluştuğu, 08/06/2015 tarihi itibari ile aralarında borç alacak ilişkisinin kalmadığı bakiyelerin sıfırlandığı ...'ya ait defterlerden anlaşılmıştır,
Davacı; ...'nun tacir olmadığı ve davalı; ...'nun defterleri ve dava dosyasına sunulan evraklar incelendiğinde Davacı; ...'nun 10/08/2016 tarihi itibari ile davalı; ...'dan 50.400,00 TL ALACAKLI olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiden alınan 11/03/2022 tarihli raporunda; "..Dosya, Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu, davalı ... (... ...) 'in usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları ve sözleşme, protokol ve dosya mevcudu incelemeleri neticesinde ,
Davalı ... (... ...) ve , diğer davalı ... Küçüksulu ticari defterlerinde davacının davaya konu ettiği protokole konu ettiği 30.000 USD ödemesinin kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenizce davalı ... ticari defterlerine göre ve davacının bir kısmı kabulünde olan iade ödeme kayıtları kapsamında talimat bilirkişisi tarafından tespit edilen iade ödemeler uyarınca rapor içerisinde yer alan şekilde davacının 18.813,36 USD ... “dan alacaklı kaldığının belirlendiği..."
Bilirkişinin 06/03/2023 tarihli ek raporunda özetle; "...Taraf itirazları kök raporda tüm mevcut uyarınca yapılan tespitleri değiştirici mahiyette yeni bir husus içermediği itirazları karşılar hesaplamaların mevcut olduğu, Davalı ... (... ...) ve , diğer davalı ... ... ticari defterlerinde davacının davaya konu ettiği protokole konu ettiği 30.000 UsD ödemesinin kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenizce davalı ... ticari defterlerine göre ve davacının bir kısmı kabulünde olan iade ödeme kayıtları kapsamında talimat bilirkişisi tarafından tespit edilen iade ödemeler uyarınca rapor içerisinde yer alan şekilde davacının 18.813,36 USD ... “dan alacaklı kaldığı hususundaki ulaştığımız sonucu değiştirir yeni bir husus olmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27.11.2023 tarihli heyet raporunda özetle; "...Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Dava konusu uyuşmazlığın esası; taraflara arasında akdedilen 11.06.2015 tarihli “Ödeme ve İbra Protokolü” akdedildiği ve protokol uyarınca davacı tarafından davalı adına ödenen 30.000,00 USD nin, cezai şart bedeli olarak ödenen tutarlar mahsup edildikten sonra kalan tutarın ödenmesi talebine yöneliktir.

Davacı tarafından 03.06.2015 tarihinde 30.000,00 USD olarak davalı ...'nun ...'e olan borçları kapsamında ödendiği,
11.06.2015 tarihinde yani 30.000,00 USD ödemenin yapıldığı tarihten sonra, ibra protokolü düzenlendiği ve bu kapsamda bu tarihten sonra yapılan toplam 15.000,00 TL tutarında ödemenin mahsubu yapıldığında, USD karşılığının 24.957,33 USD olarak hesap ve tespit edildiği,
15.01.2015 tarihli ATM ödemesi için 5.000,00-TL, 31.01.2015 tarihli ... Ödemesi için 5.000,00-TL,10.03.2015 tarihli Kredi Kartı Ödemesi için 5.000,00-TL lik ödemelerin protokol öncesi ve de cezai şart bedeli niteliğinde olmadığından mahsup kapsamında değerlendirilemeyeceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın esası; taraflar Ferhan Küçüksulu ile ... (eski ünvan) ... ... arasında akdedilen 11.06.2015 tarihli “Ödeme ve İbra Protokolü” uyarınca davacı tarafından davalı adına ödenen 30.000,00 USD nin cezai şart bedeli olarak ödenen tutarlar mahsup edildikten sonra kalan tutarın halefiyet hükümleri gereği davalılardan ödenmesi talebine yönelik olduğu ,
Davalı ... (eski ünvan ... ...) ile diğer davalı ... arasında 08.10.2009 tarihinde bayilik sözleşmesi ve İstasyonlu Bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bayilik ilişkisinin sona ermesi ve tarafların ibralaşması bakımından davacı ... Küçüksulu ile ... ... arasında 03.06.2015 tarihinde ... ...'in ...'dan olan cezai şart bedeline ilişkin alacaklarına istinaden mutabakata varılarak 30,000 USD ödenmesi hususunda ödeme ve ibra protokolü akdedildiği, davacının ... ... firmasına 30.000 USD ödemeyi yapmış olduğu, davacı tarafından kendisine yapılan geri ödemeleri dışında kalan 22.000 USD tutarı talep ettiği,
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları, tarafların defterleri üzerinde yapılan tespitler, mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde ; davacı tarafça ... ... e yapılan 30.000,00 USD tutarındaki ödemeye ilişkin banka dekontunda "... adına borç ..." açıklaması yer almakta olduğu, her iki davalının sunulan kayıtlarında davacı tarafından ... ... firmasına yapılan 30.000 USD ödemenin kayıtlara alındığı , davalı ... Küçüksulu'nun kayıtlarında bir kısmı ödemeler yapıldığı da alınan talimat raporuyla tespit edildiği ,
Davalı ... vekili taraflar arasında .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyada itirazın iptali davası görüldüğü ve davacının davası reddedilerek kesinleştiği bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunmuş ise de ; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş yapılan incelemede , 6100 sayılı HMK nın 114/1i maddesinde aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmış olmasının bir dava şartı olduğu ve 115/2 maddesi gereğincede mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği hükmünün düzenlendiği , .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyanın itirazın iptali davası olup davacı tarafça davalı ...'ya yönlendirdiği davanın, yetkili icra müdürlüğünde açılmış geçerli bir icra takibi bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği bu haliyle kesinleştiği , mahkememiz dosyası tarafları konusu ve davanın niteliği dikkate alındığında kesin hüküm oluşturmadığından davalının bu itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davacı ile ... arasında akdedilmiş olan , ödeme ve ibra protokolü kapsamında yapılan ödeme nedeniyle diğer davalı ...'nun davalı şirket nezdinde herhangi bir alacak, tazminat, bakiye alacak, faiz ve benzeri hiçbir alacağı kalmadığı hususunda tarafların anlaşmaya vardığı , her ne kadar davalı ... taraflar arasındaki bu protokolden haberdar olmadığını,davalı şirket ile davacının haberi olmadan söz konusu protokolün imzalandığını iddia etmişse de ticari defter ve kayıtları gerekse dava öncesinde davacı tarafa yapmış olduğu ödemeye dair dekont açıklamaları nedeniyle davalının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Davacı ile davalı şirket arasında akdedilen ödeme ve ibra protokolü ile davacının davalı ...'nun davalı şirkete olan borcunu davacının üstlenmiş olduğu , davacı ve davalı şirketin protokol kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiklerinin anlaşıldığı bu haliyle davacı ile davalı ... arasında bir alacak ilişkisi söz konusu olduğundan ve yine protokolde taraflar söz konusu işbu protokolün imzası ile birbirlerini gayrikabili rücu olmak üzere tam ve kesin olarak ibra etmiş olacakları imza ile hüküm altına alındığından herhangi bir sorumluluğu kalmayan davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının davaya konu protokole konu ettiği 30.000 USD ödemesinin , davalıların defterlerinde kayıtlı olduğu kök ve ek raporlarda da belirtilmekle birlikte, davalı ...'nun diğer davalı şirkete karşı borcu olduğu ve borcun borcu üstlenen davacı tarafından davalı şirkete yapılan ödeme ile kapatıldığı, alınan talimat mahkemesi bilirkişi raporunda davalının defterlerinde yapılan incelemede de davalı ... tarafından davacıya toplam 15.000,00 TL tutarında "... Cezai Şart Bedeli için Ödeme" açıklamasıyla ödeme yapıldığı, dosya kapsamına uygun hükme dayanak son tarihli bilirkişi heyet ek raporunda , bu tutardan sonraki yapılan 26.01.2016 Tarihinde Cezai Şart Ödeme -5.000,00-TL. (1.649,73-USD.), 05.05.2016 Tarihinde Cezai Şart Ödeme -5.000,00-TL. (1.706,60-USD),10.08.2016 Tarihinde Cezai Şart Ödeme -5.000,00-TL. (1.686,34-USD) olmak üzere toplamda 5.042,67-USD nin 30.000,00 USD den mahsubu edilmesi gerektiği , cezai şart bedellerinin mahsubu yapıldıktan sonraki kalan tutar kadar davacı tarafın alacağı söz konusu olacağı , yani buna göre 30.000,00 USD - 5.042,67 USD-24.957,33 USD olacak ve davacının davalıdan cezai şart tutarı düştükten sonra 24.957,33 USD olarak tespit ve hesap edildiği , davacının dava dilekçesi ve talep edilen dava esas değeri olarak talebinin 22.000 USD olduğu anlaşılmakla davalı ... yönünden açılan davanın bu miktar yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce 21/05/2024 tarihli kısa kararında 2 nolu bendinde ; "davalı ... yönünden açılan dava yönünden 24.957,33- USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş olup dava dilekçesi ve talep edilen dava esas değeri 22.000 USD ( 129.000 TL) olduğu , sehven maddi hata yapılarak kısa kararda 22.000,00- USD yerine 24.957,33 USD yazıldığı hüküm taraflara tebliğ edilmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 304.maddesine dayalı olarak (Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir) işbu maddi hatanın Mahkememizce resen tashihi ile hükümdeki " 24.957,33 USD" kısmın " 22.000 USD'" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-)Davalı ... ... A.Ş yönünden açılan davanın REDDİNE,
2-)Davalı ... yönünden açılan dava yönünden 22.000,00- USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 8.811,99-TL harçtan peşin alınan 2.203,00-TL, mahsubu ile bakiye 6.608,99 -TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 54,40 -TL başvurma harcı, 2.203,00 -TL peşin harç, 7,80 -TL vekalet harcı, 983,00 -TL davetiye gideri 4.850,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.098,20 -TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.640,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davalı ... ... A.Ş duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.640,00 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-)Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim