mahkeme 2020/224 E. 2023/948 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/224
2023/948
29 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/224 Esas
KARAR NO :2023/948
DAVA:Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Tahsil İstemli)
DAVA TARİHİ:23/04/2020
KARAR TARİHİ:29/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Tahsil İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... A.Ş.(...) davalı ile akdetmiş olduğu 16.11.2015 tarihli “Bayilik Protokolü” uyarınca akaryakıt istasyonunu işletmekte ve davalıdan düzenli biçimde akaryakıt temin etmekte olduğunu, müvekkil tarafından işletilmekte olan akaryakıt istasyonunun hemen önünde yer alan köprü ve yol çalışmalarının çok yakınında yer alan ... ili İstanbul- Ankara otoban gişelerinin 2 yılı aşkın süre boyunca kapalı kalması sebebiyle müşteri araçları akaryakıt istasyonuna uğrayamamış olduğunu, bu sebeple müvekkilin akaryakıt satış faaliyetlerini sürdürmesinin imkansız hale gelmiş olduğunu, aynı dönemde ülkede mevcut ekonomik krizin de etkisiyle müvekkilin ekonomik durumunda oldukça ciddi zararlar meydana gelmiş olduğunu, müvekkilin, mücbir sebebe dayalı duraksamalı faaliyet göstermesine karşılık davalı taraf “... 17. Noterliği'nin 29.08.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi” ile “Bayilik Sözleşmesi'nin feshedildiğini ihbar ederek” müvekkilin, herhangi bir akaryakıt borcu herhangi bir akaryakıt borcu olmamasına karşın 5.565,57 TL cari hesap borcu bulunduğunu, taahhüt ettiği m3'te akaryakıt ürünü almaması sebebiyle 284.831,18 TL, cezai şart ve aynı zamanda 114.221,67 TL'lik sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı borcuyla beraber toplamda 404.618,42 TL tutarında borcu bulunduğunu ileri sürmüş olduğunu, işbu ihtarnameye müvekkil tarafından cevaben gönderilen “.... Noterliği'nin 05.09.2019 tarihli ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi” ile köy yol çalışmaları ve mevcut ekonomik kriz nedeniyle faaliyetlerin geçici durdurulduğu ancak yol çalışmaları tamamlandığından derhal mal alımına devam edileceğini bildirmiş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı yönünde çeşitli müzakereler gerçekleştirilse de bu esnada davalı taraf işbu müzakerelere aykırı tutumla herhangi bir bildirimde bulunmaksızın kendisine önceden verilmiş olan “... bankasına ait 06.01.2016 tarihli, ... referans numaralı ve 240.000,00 TL bedelli teminat mektubu” ihtarname ile müvekkile verilen 3 günlük süre biter bitmez derhal haksız ve kötü niyetli biçimde paraya çevirmiş olduğunu, müvekkilin mal alımından kaynaklanan hiçbir ana para borcu bulunmamakta olduğunu, davalı tarafça teminat mektubunun nakde çevrilmesi sırasında müvekkile hiçbir bildirim yapılmamış hiçbir gerekçe gösterilmemiş olduğunu, davalı tarafla haricen yapılan görüşmelerde bu bedelin taahhüt edilen miktarlarda mal alınmamasına binaen kar kaybı ve cezai şart gerekçeleriyle uhdelerinde tutulduğu bilgisi temin edilmişse de paraya çevrilme anında müvekkile paylaşılmayan bu gerekçenini hukuken bir geçerliliği bulunmamakta olduğunu, Yargıtay ilgili dairelerinin kökleşmiş içtihatlarında da yer aldığı üzere ...'a herhangi bir ihtirazi kayıt ihtarı göndermeyerek her yıl mal verilmeye devam edilmiş ve müvekkil tarafından ilişkinin bu yönde devam edeceğine ilişkin haklı bir güven oluşturulmuş olduğunu, somut olayla doğrudan örtüşen olayların gündeme geldiği davalara ilişkin Yargıtay görüşü de istikrarlı biçimde bu yönde olduğunu, davalıdan ürün alımının durmasına sebebiyet veren karayolu, köprü, gişe çalışmalarının müvekkil faaliyetleri bakımından mücbir bir sebep oluşturduğu hususunun da dikkate alınması gerektiğini, bu durum göz önüne alınarak dava aşamasına varılmadan uyuşmazlığın çözümü için “.... Noterliği'nin 16.12.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi” keşide edilerek hukuka aykırı olarak paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesinin talep edilmiş olduğunu, netice alınamayınca ticari dava şartının yerine getirilmesi bakımından bu kez taraflarınca 06.01.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuşsa da 13.02.2020 tarihinde bu süreç anlaşamama ile son bulmuş olduğunu, müvekkilin zararına sebep olan davalı aleyhinde ihtiyati haciz talep zaruretinin hasıl olduğunu, ancak bu ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat olmadığını, mahkemenin, alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesinin yeterli olduğunu, davalının teminat mektubunu haksız yere nakde çevirerek bakiye bedeli haksız biçimde uhdesinde tuttuğu dolayısıyla alacağın muaccel olup rehinle temin edilmediği hususlarının açık olduğunu, izah olunan nedenlerle borçlunun gerek yedindeki; gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmazlarıyla birlikte hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyaten haczini talep zorunluluğu hasıl olduğunu, kısmi dava biçiminde olacak şekilde şimdilik 10.000 TL'nin teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının gerek yedinde gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmazlarıyla birlikte hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan ile ...A.Ş. arasında 16.11.2015 tarihinde Bayilik Sözleşmesi ve eki niteliğinde protokoller akdedilmiş olduğunu, ...A.Ş. ile müvekkil şirket ... A.Ş., 14.02.2019 tarihli genel kurul kararı ve 25.02.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi uyarınca müvekkil şirket bünyesinde birleşmiş olduğunu, ...Dağıtım A.Ş., ... A.Ş. altında infisah etmiş olduğunu, ...A.Ş. tüm hak ve alacakları ile birlikte Müvekkil Şirket'e devrolmuş olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasındaki bayilik ilişkisi de aynı şart ve koşullar ile devam etmiş olduğunu, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi devam ederken davacı tarafın bayilik lisansı Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17.maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 23.08.2019 tarih ve 38482 sayılı karar ile EPDK tarafından sonlandırılmış olduğunu, davacı yanın bayilik lisansının EPDK tarafından Sonlandırılmasına dayanak oluşturan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17.maddesinin 1.fıkrasının g bendinin:“Lisanslar... bayilik faaliyeti kapsamında haklı ve mücbir sebepler hariç altı aydan uzun süreli satış yapılmaması halinde...sona erdirilir.” bu kapsamda halihazırda davacı tarafın lisansı EPDK tarafından iptal edildiğinden taraflar arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmesi de müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan 24.05.2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin “sözleşmenin feshi' başlıklı 21.maddesi şu şekildedir: “Ayrıca Bayi'nin; Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili sair mevzuat hükümlerine aykırı harekette bulunulması, akaryakıt istasyonu için geçerli olan lisans, ruhsat ve izinlerinin iptali veya herhangi bir sebeple hükümsüz hale gelmesi... halinde TP, işbu sözleşmeyi ve buna bağlı olarak yapılacak sair sözleşmelerden dilediklerini, mehil vermeye ve hüküm istihsaline gerek kalmaksızın tek taraflı olarak feshedebilir.” Bu kapsamda davacı yanın lisansının iptal edilmesi, müvekkil şirket bakımından sözleşmenin feshi için haklı neden oluşturmakta olduğunu, davacı köprü ve yol çalışmaları sebebiyle istasyonun önünün kapandığını, İstanbul istikametindeki çevre ilçelere ulaşımın dahi imkansız hale geldiğini iddia etmiş olduğunu, bu durum halihazırda hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, mücbir sebep halinin 2 yıl boyunca sürmesinin imkansız olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan bayilik Sözleşmesi'nin 19.maddesinde mücbir sebep hallerinin düzenlenmiş olduğunu, yangın, infilak, doğal afet, su baskını, terör olayları, halk ayaklanması, sabotaj, savaş ve isyan halleri mücbir sebeplerden sayılmış olduğunu, yol çalışması tarafların özgür iradeleri ile akdetmiş olduğu sözleşme kapsamında bir mücbir sebep hali olarak kararlaştırılmamış olduğunu, buna ek olarak yine aynı maddenin devamında “Bayi, mücbir sebebe dayanarak, doğmuş ve doğacak parasal borçlarını ödemekten imtina edemeyeceği gibi, mücbir sebepten etkilenmeyen sair yükümlülüklerini de yerine getirmekten imtina edemez” denilmekte olduğunu, mücbir sebep halinin bayinin borçlarından kurtulabileceği bir müessese olmadığını, Davacı yanın ekonomik krizi bir mücbir sebep hali olarak göstermeye çalışması da hakkaniyete aykırı olduğunu, zira müvekkil şirket de aynı ekonomik ahvalde faaliyet göstermeye çalışmakta olduğunu, bayilik lisansı EPDK tarafından iptal edilen davacıya ... 17. Noterliği'nin 29 Ağustos 2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve müvekkil Şirket'e olan borçların ödenmesi gerektiği belirtilmiş olduğunu ve davacı temerrüde düşürülmüş olduğunu, bayi 'ye tanınan süre de sona erdikten sonra bayinin herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu bu halde müvekkil Şirket'e olan borçların teminatı olarak kendisine verilmiş olan 240.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubu nakde tahvil edilmiş olduğunu, davacı yanın müvekkil Şirket'e sebepsiz zenginleşme, cezai şart, cari hesap, ve kar mahrumiyetinden kaynaklı borçlarının bulunmakta olduğunu, davacı yanın müvekkil Şirket'e cezai şart borcu bulunmakta olduğunu, sözleşmenin bayi tarafından süresinden evvel feshedilmesi nedeni ile söz konusu menfaatlerinin bir nebze dahi olsun karşılanabilmesi adına, sözleşmelere asgari ürün alım taahhüdünün ihlali ve erken fesihten kaynaklı cezai şart maddeleri de eklenebilmekte olduğunu, bayilik sözleşmelerinde, bayinin sözleşme konusu ürünlerini satın alma ve işletmekte olduğu istasyonda satışa arz etme yükümlülüğü asli yükümlülükleri arasında olduğunu, söz konusu yükümlülük taraflarca sözleşmede kararlaştırılmasa dahi PPLY ile de kanuni düzenleme altına alınmış olduğunu, davacı yan taraflar arasında akdedilmiş olan Protokol süresince 5.000 m3 beyaz akaryakıt ürün alacağını taahhüt etmiş olduğunu, verilen taahhütler yerine getirilmez ise davacı, akaryakıtta m3 başına yıllık TEFE/ ÜFE ortalaması ile güncellenmesi kaydı ile birim başına 75,00-TL cezai şart ödemeyi taahhüt etmiş olduğunu, davacı yan, protokol süresince müvekkil Şirket'ten 1.202,25 m3 mal alımı yapmış olduğunu, 3.797,75 m3 eksik ürün alımı yapılmış olduğunu, bu kapsamda birim cezai şart miktarı, eksik ürün alımı yıllık TEFE/ÜFE ortalaması ile güncellenmeyen 75,00-TL olarak dikkate alındığında dahi davacının, 284.831,18-TL tutarında cezai şart borcu doğmakta olduğunu, davacının hem sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar doğmuş olan cezai şart borcunu hem de sözleşmenin sona ermesi gerektiği tarihe kadar doğmuş olan cezai şart borcunu müvekkil Şirket'e ödemesi gerekmekte olduğunu, davacı yanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı borcu bulunmakta olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan Protokol'ün 3.maddesi kapsamında davacı yana KDV hariç 225.000,00-TL tutarında ticari inkişaf bedeli verilmiş olduğunu, söz konusu inkişaf bedeli davacı yanın taahhütlerini tamamlaması ve bayilik sözleşmesinin 5 yıl süreceği inancı ile verilmiş olduğunu, bayi ne taahhütlerini tamamlayabilmiş ne de sözleşme süresi 5 yıl süre ile devam ettirebilmiş olduğunu, bu kapsamda davacı haksız olarak zenginleşmiş ve kendisine ödenen inkişaf bedeli kapsamında aldığı bedeli iade yükümlülüğü doğmuş olduğunu, müvekkil şirketin davacıdan 114.221,67-TL tutarında iade alacağı bulunmakta olduğunu, davacı yanın müvekkil şirkete cari hesap borcu bulunmakta olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye müstenit cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu, davacı yan tarafından, sözleşmenin feshine sebebiyet verilerek ticari ilişkinin sona erdirilmesine rağmen, bayi cari hesaptan kaynaklanan borcunun ödenmemiş olduğunu, davacının müvekkil şirkete 5.565,57-TL cari hesap borcunun bulunmakta olduğunu, bu husus müvekkil şirketin ticari defterleri incelendiğinde de açıkça görülmekte olduğunu, davacı yanın müvekkil şirkete kar mahrumiyeti borcu bulunmakta olduğunu, taraflar arası akdedilen akaryakıt bayilik Sözleşmesi'nin 21.maddesinde fesih sonuçlarının düzenlenmiş olduğunu, söz konusu maddede yer alan “bayi, TP'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil sair zarar ve ziyanını tanzim eder” ibaresi gereği Müvekkil Şirketi'in, Sözleşme'nin davacının kusurundan kaynaklı bir nedenle sona ermesi neticesinde, kar mahrumiyeti talep etme hakkının bulunmakta olduğunu, alacak taleplerinin tespitinde müvekkil şirketin defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiğini, bayilik sözleşmesinin 10.maddesinde “işbu sözleşme ve buna bağlı olarak yapılmış ve yapılacak sair sözleşmeler kapsamındaki ticari ilişkiler sebebiyle, tarafların birbirlerinden olan alacak ve borçları ile mahsuplaşmalar, alım satımı yapılacak ürünlerin niteliği, miktarı, maliyeti ve teslimat tarihi, bayinin taahhütleri kapsamındaki ürün alım miktarları, TP'nin defter ve kayıtlarına göre belirlenecektir. Bu nedenle, taraflar, aralarındaki ihtilaflarda TP defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193/ 1.maddesine göre delil sözleşmesi hükmünde olmak üzere kabul ederler.” hükmüne havi olduğunu, huzurdaki davaya konu uyuşmazlıkta, yalnızca müvekkil şirketin ticari defterlerine itibar edilmesi, hem sözleşmesel hem de kanuni zorunluluk olduğunu, taraflar arasındaki bu delil anlaşması müvekkil şirket kayıtları nezdinde az önce izah edilen sözleşme ve protokol maddeleri mucibince kesin delil teşkil eden müvekkil şirket kayıtlarındaki meblağların davacıdan tahsilinin gerekmekte olduğunu, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; taraflar arasında bayilik sözleşmesi düzenlendiği mücbir sebep ve cezai şart koşulunun yerine getirilmemiş olması iddiasına dayalı olarak açılan, davalı tarafın uhdesinde bulunan teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesinden kaynaklı alacak davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Karayolları 4. Bölge 26.11.2021 tarih ve ... sayılı yazısı “ Davacı , ... Anonim Şirketi ile Davalı, ... Anonim Şirketi arasında mahkemenizde görülmekte olan banka teminat mektubunun iade edilmesi ve depo edilmesi (Tahsil İstemli) davası nedeniyle idaremizden istenen bilgiler; ... ... Köprüsü Bağlantı Yolları Yapımı, ... (Sol) ile ... (Sol) Köprülerinin Genişletilmesi ve Bağlantı Yollarının Yapım İşi kapsamında 01.07.2016 tarihinde başlamış ve 15.12.2019 tarihinde geçici kabulü yapılmıştır.Ayrıca "... — ... Otoyolunda ... Kavşağı (Km:84738) Ve Kaynaşlı Kavşağında (KM 294570) Kavşak Kolu Genişletilmesi Ve Kaynaşlı Kavşağı d100 Bağlantısına Farklı Seviyeli Kavşak Yapılması İşi ” kapsamında farklı seviyeli kavşak yapımı nedeniyle ... gişeleri, 07.06.2018 tarihinde araç trafiğine kapatılmış.09.07.2019 tarihinde yapım çalışması tamamlanarak açılmıştır...denildiği, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünün göndermiş olduğu yazıda 01.07.2016 tarihinde yol yapım işine başlandığını, ... gişelerinin 07.06.2018 tarihinden 09.07.2019 tarihinde çalışma olduğunu bildirildiği, anlaşıllmıştır.
SMM Bilirkişi 29/12/2021 tarihli raporunda özetle; Davacı yan vekili tarafından incelemeye sunulan 2015,2016,2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalı yan vekili tarafından incelemeye sunulan 2015,2016,2017,2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünün göndermiş olduğu yazıda 01.07.2016 tarihinde yol yapım işine başlandığını, ... gişelerinin 07.06.2018 tarihinden 09.07.2019 tarihinde çalışma olduğunu, davalının iddiasının iddiasının kabul edilmesi halinde hesaplama yönünden, Cari Hesap Borcu : 932,20 TL, Asgari Alım taahhütlünü ihlalinim toplamının : 232.112,19 TL, İnkişaf Bedeli Alacağının 114.221,67 TL olmak üzere toplam (232.112,19 TL + 114.221,67 TL- 932,20 TL-) 354.401,66 TL alacaklı olabileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi 26/04/2022 tarihli raporunda özetle; Davalı tarafın sözleşme hükmüne dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı olduğu ancak yol yapım çalışmasının sona erip davacı tarafın daha fazla satış yapma imkanı elde etmesinden kısa bir süre sonra sözleşmenin feshinin hakkın kötüye kullanılması şeklinde değerlendirmesinin yapılarak feshin haksız olup olmadığının takdirinin mahkemede olduğu, mahkeme feshi haksız görürse davalı tarafın cezai şart talep edemeyeceği, eğer Mahkemece aksi kanaate ulaşılır ve feshin haklı sebebe dayandığı sonucuna ulaşırsa; sözleşmenin kurulduğu 16.11.2015 tarihinden 3.9.2019 tarihine kadar alınması gereken yıllık 1.000 m* baz alınarak hesaplanacak miktardan, bu tarihe kadar alımı yapılmış olan akaryakıt miktarı düşülerek hesaplanacak sayı üzerinden cezai şartın hesaplanması gerektiği, İnkişaf bedeli bakımından, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu 3.9.2019 tarihine kadar hesaplanacak bedel bakımından sebepsiz zenginleşmenin meydana gelmediği, ancak sözleşmenin sona erdiği tarihten 16.11.2020 tarihine kadar olan bölüm için hesaplanacak miktarın sebepsiz zenginleşme teşkil edebileceği, belirtilen bu hususlar çerçevesinde mali bilirkişinin tekrar bir hesap yapması gerektiği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili ile davalı vekilinin itirazlarının tek tek ve gerekçelendirilerek değerlendirilmesi kapsamında ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 15/11/2022 tarihli ek raporlarında özetle; önceki raporlarda yapılan değerlendirmelerde değişiklik yapmayı gerektirecek bir hususun olmadığı, dosyaya sektör bilirkişisinin atandığı, itirazları esas itibari ile sektörel olduğu, sektör bilirkişi değerlendirmelerinin takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, itirazlarda belirtilen hesaplamalar sektör bilirkişisi tarafından gerçekleştirilmesi gerekmekte olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporları göz önüne alındığında dosyanın SMM Bilirkişisi ... ve Akaryakıt Sektör Bilirkişisi Mühendis ...'e tevdi edilerek rapor tanzimine karar verildiği, Bilirkişi heyeti 16/06/2023 tarihli raporlarında özetle; Davacı şirketin lisansının EPDK tarafından iptal edilmesi, davalıya bayilik sözleşmesini, sözleşmenin 21. maddesi gereği tek taraflı fesih hakkı verdiği, Davacının inkişaf bedeline ilişkin yükümlülüğü sözleşme süresi ile sınırlıdır. Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde belirtilen süreden, fiilen gerçekleşen süre düşüldükten sonra kalan süreye tekabül eden inkişaf bedeli olarak -mali bilirkişi raporunda hesaplanan- 116.238,08 TL davacının davalıya sebepsiz zenginleşmeye konu borcu olacağı davalının talebine bağlı kalınarak bu tutarın 114.221,67 TL olacağı, Davacının cari hesap borcu -932,20 TL, Sebepsiz zenginleşme sebebi sayılan inkişaf bedeli borcu 114.221,67 TL olup davalının nakde dönüştürdüğü 240.000,00 TL banka teminatından tahsil ettiği paradan davacıya 126.710,53 TL yi Dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte iade etmesi gerektiği, söz konusu yol ve köprü çalışmalarının yapıldığı 01.07.2016- 09.07.2019 dönemde bayinin taahhüt ettiği akaryakıt miktarını alamadığı, davalı şirketin de 29.08.2019 fesih tarihine kadar sözleşmesindeki yaptırım haklarını kullanmaya gerek duymadığı -mücbir sebep sayılabilecek değerde görerek- bu durumu zımnen kabul ettiği tartışmasızdır. Çünkü derdest davanın açılmasına kadar davalı taraf elde edilen ticari sonuçlardan memnuniyetsizliğine ilişkin bir bildirim yapmamış, bayisine taahhüdünü yerine getir dememiş, sözleşmenin yaptırım hükümlerini kullanmamıştır. TBK'nun 179. maddesinde '' Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı hakkından feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Taraflar 3 yıl boyunca pazarın koşullarına boyun eğerek durumu kabul etmişlerdir. Bu nedenlerle davacının taahhüt ettiği akaryakıt miktarını almamasından dolayı davalının kar kaybı ya da cezai şart olarak m³ başına bir bedel talep etmesinin haklı görülmediği, Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin, davalı ... A. Ş.’nin, davacı ... Turizm Otelcilik işletmecilik Yatırım San. ve Tic. A. Ş.’nin banka teminat mektubunu nakde çevirme hakkı vermediği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 01/11/2023 tarihli ek raporlarında özetle; 16.11.2015 tarihinde İmzalanan 5 yıllık süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin sona erme tarihinin 16.11.2020 tarihi olduğu hususunda ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin, davalı tarafından, davacıya keşide edilen ... 17.Noterliğinin 29.08.2019 tarih ... yevmiyeli İhtarname ile 29.08.2019 ihtarname tarihi itibariyle Fesih edildiği hususunda da her hangi bir ihtilaf olmadığı, bu halde; Taraflar arasında imzalanan 16.11.2015 - 16.11.2020 tarihleri arasındaki 5 yıllık sözleşme (1.827 gün) süresinin, Sözleşmenin davalı tarafından 29.08.2019 tarihinde Fesih edilmiş olmakla, Sözleşmenin yürülükte kaldığı 16.11.2015 - 29.08.2019 tarihleri arasındaki gün sayısının 1382 güne tekabül ettiği ve Sözleşmenin İfa Edilemeyen süresinin de 29.08.2019- 16.11.2020 tarihleri arasındaki gün sayısının 445 gün olduğunun hesaplanabileceği, Taraflar arasında imzalanan Sözleşme kapsamında, 5 yıllık süre (1827 gün) boyunca Davalı tarafından davacıya KDV hariç 225.000.00 TL İnkişaf bedeli altında ödeme yaptığı hususunda da her hangi bir ihtilaf olmadığı, sözleşmeyi 29.08.2019 tarihli ihtarname ile davalının fesih ettiği tarihin, inkişaf bedeli hesabında dikkate alınması sayın mahkemenin takdrinde olup halinde İnkişaf bedelinden iade edilmesi gereken tutarın hesabı; Sözleşmenin ifa edilemeyen 445 günlük süreye teakbül eden inkişaf bedelindeki (225.000.00 TL / 1827 gün — 123,15'TL gün x 445 gün —) 54.801.75 TL'nın % 18 KDV ilavesiyle toplamda 64.666.07 TL'nın, davacı tarafından davalıya iadesi gerekeceği, Davacı tarafından, davalı şirkete verilen 240.000.00 TL bedelli Banka teminat Mektubunun 13.09.2019 tarihinde tazmin edildiği (Davalı ticari defter kayıtlarından) hususunda da her hangi bir ihtilaf olmadığı, davalı tarafından, Sözleşmenin fesihine ilişkin keşide edilen 29.08.2019 tarihi itibariyle Cari hesap bakiyesinin de 5.565.57 TL olduğu ve işbu cari borcun da ödenmesi aynı ihtarname ile talep edildiği ve işbu tutarın davalı şirket ticari defter kayıtlarında tespit ve rapor edildiği, ihtarname sonrası davalı tarafından davacı cari hesabına 10.09.2019 tarihinde 670.24 TL, 15.09.2019 tarihinde 719.80 TL borç kaydı yapıldığı ve cari hesap borcu 6.955.61 TL'na baliğ olduğu (Davalı ticari defter ve muvin kayıtlarından), Davalının, Eksik ürün alımı nedeniyle cezai şart talebinin, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, davalı tarafından ... 17 Noterliğinin 29.08.2019 tarih ... yevmiyeli ihtarname ile fesih edilen 29.08.2019 tarihine kadar Eksik Ürün alumina ilişkin her hangi bir talepte bulunulmadığı, Davalının, Cezai şarta ilişkin talebi hususunda ; 16.06.2023 tarihli kök raporun Sayfa 6.”Değerlendirme “ başlığı altında (3) nolu maddesinde yapılan değerlendirme çerçevesinde eksik ürün alımına ilişkin cezai şart bedeli talebinin yerinde olmadığı yönünde yapılan değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, iş bu ek değerlendirme sonucunda: Davacı tarafından davalıya verilen 240.000.00 TL bedelli Teminat Mektubunun Tazmin edildiği 13.09.2019 Tarihi İtibariyle: 6.955.61 TL Cari hesap bakiyesi 64.666.07 TL İnkişaf bedeli (KDV dahil) 71.621.68 TL toplam tutarda; Davalının davacıdan talep edebileceği alacağı bulunduğu, buna Karşılık, Davacı tarafından Davalıya teslim edilen ve 13.09.2019 Tarihinde tazmin edilen 240.000.00 TL tutardan davacı alacağının mahsubu sonrasında: 240.000.00 TL - 71.621.68 TL- 168.378.32 TL tutarın Davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği, Davacının, davalıdan talep edebileceği 168.378.32 TL'nın Dava (23.04.2020) tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine uygun olarak % 13,75 ve değişen oranlarda işleyecek Ticari temerrüt faizi ile birlikte talebinin Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, tamamen Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere: Davacının Teminat mektubunun tazmin edildiği 13.09.2019 tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinin Mahkemenizce benimsenmesi halinde; 168.378.32 TL için % 19,50 ve değişen oranlarda ticari faiz işletilmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 07/09/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; kısmi olarak açtığı davada 10.000 TL olan talebi 166.774,55 TL daha artırarak talep sonucunu 176.774,55 TL olarak ıslah ederek, 176.774,55 TL' nin teminat mektubunun haksız bozdurulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini, mahkeme aksi kanaatte ise itiraz sebeplerimizden "inkişaf bedeli hesabıyla sınırlı" olarak müvekkilin teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte ne kadar alacağı olduğu yönünden dosyanın hesap bilirkişisine tevdiine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şırket ile davacı taraf arasında” ... Mah. D-100 ... Cad. no: 582 Merkez ... (Ada 101, Pafta 34G3B, Parsel 4)" taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun İleticiliği hususunda 16.11.2015 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, 10 maddelik protokol olduğu, taraflar arasındaki hukuki ihtilaf davacı yanın mücbir sebebin varlığı ve cezai şart koşulunun yerine getirilmemiş olmasına rağmen davalı tarafın uhdesinde bulunan teminat mektubunun haksız olarak aniden nakde çevrilmesi sebebiyle davacının alacaklı olduğu iddiası üzerine çıkmış bulunduğu,
Dava dosyasına sunulan Karayolları Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü 26.11.2021 tarih ve ... sayılı yazı ile “01.07.2016 tarihinde yol yapım işine başlandığımı, ... gişelerinin 07.06.2018 tarihinden 09.07.2019 tarihinde çalışma olduğunu” bildirildiği, sunulan belgeden yaklaşık üç yıl süre ile yol yapım işinin devam ettiği, bir yıla yakın süre ile de gişelerde çalışma olduğunu, yol yapını çalışmasının 9.7.2019 tarihinde bittiği, sözleşmenin ise 29.8.2019 tarihinde feshedildiği anlaşıldığı, ancak yol yapını çalışmasının bitmesine müteakip davacının akaryakıt satışlarını artıracağı zaman diliminde davalı tarafça sözleşme feshedildiği, sözleşmenin feshedilmesi için gerekli koşullar Temmuz 2019 döneminde meydana gelmekle birlikte bir yılı aşkın süre boyunca sözleşme feshedilmemiş, sözleşmenin feshedileceğine dönük irade beyanında bulunulduğuna dair bir belgeye de rastlanılmadığı, aksine davalı taraf davacı sözleşmesel ilişkiye aynı şekilde devam ettiği, yol yapım çalışmasının sona erip davacı tarafın daha fazla satış yapma imkanı elde etmesinden kısa bir süre sonra sözleşme davalı tarafından feshedildiği, her ne kadar davalı tarafın sözleşme hükmüne dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı olduğu düşünülebilse de bu fesih hakkına dayanılması TMK m.2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması şeklinde yorumlanarak feshin haklı olmadığı sonucuna varıldığı,
16.11.2015 tarihinde İmzalanan 5 yıllık süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin sona erme tarihinin 16.11.2020 tarihi olduğu hususunda ihtilaf olmadığı,
Taraflar arasındaki sözleşmenin, davalı tarafından, davacıya keşide edilen ... 17.Noterliğinin 29.08.2019 tarih ... yevmiyeli İhtarname ile 29.08.2019 ihtarname tarihi itibariyle Fesih edildiği hususunda da her hangi bir ihtilaf olmadığı,
Bu halde; Taraflar arasında imzalanan 16.11.2015 - 16.11.2020 tarihleri arasındaki 5 yıllık sözleşme (1.827 gün) süresinin, Sözleşmenin davalı tarafından 29.08.2019 tarihinde Fesih edilmiş olmakla, Sözleşmenin yürülükte kaldığı 16.11.2015 - 29.08.2019 tarihleri arasındaki gün sayısının 1382 güne tekabül ettiği ve Sözleşmenin İfa Edilemeyen süresinin de 29.08.2019- 16.11.2020 tarihleri arasındaki gün sayısının 445 gün olduğunun hesaplandığı,
Taraflar arasında imzalanan Sözleşme kapsamında, 5 yıllık süre (1827 gün) boyunca Davalı tarafından davacıya KDV hariç 225.000.00 TL İnkişaf bedeli altında ödeme yaptığı hususunda da her hangi bir ihtilaf olmadığı,
İnkişaf bedelinden iade edilmesi gereken tutarın hesabının Sözleşmenin ifa edilemeyen 445 günlük süreye teakbül eden inkişaf bedelindeki (225.000.00 TL / 1827 gün = 123,15'TL gün x 445 gün ) 54.801.75 TL'nın % 18 KDV ilavesiyle toplamda 64.666.07 TL'nın, davacı tarafından davalıya iadesi gerekeceği,
Davacı tarafından, davalı şirkete verilen 240.000.00 TL bedelli Banka teminat Mektubunun 13.09.2019 tarihinde tazmin edildiği (Davalı ticari defter kayıtlarından) hususunda da her hangi bir ihtilaf olmadığı,
Davalı tarafından Sözleşmenin fesihine ilişkin keşide edilen 29.08.2019 tarihi itibariyle Cari hesap bakiyesinin de 5.565.57 TL olduğu ve işbu cari borcun da ödenmesi aynı ihtarname ile talep edildiği ve işbu tutarın davalı şirket ticari defter kayıtlarında tespit edildiği, ihtarname sonrası davalı tarafından davacı cari hesabına 10.09.2019 tarihinde 670.24 TL, 15.09.2019 tarihinde 719.80 TL borç kaydı yapıldığı ve cari hesap borcu 6.955.61 TL'na baliğ olduğu (Davalı ticari defter ve muavin kayıtlarından), davalının, eksik ürün alımı nedeniyle cezai şart talebinin, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, davalı tarafından ... 17 Noterliğinin 29.08.2019 tarih ... yevmiyeli ihtarname ile fesih edilen 29.08.2019 tarihine kadar eksik ürün alımına ilişkin her hangi bir talepte bulunulmadığı, eksik ürün alımına ilişkin cezai şart bedeli talebinin yerinde olmadığı,
Davacı tarafından davalıya verilen 240.000.00 TL bedelli Teminat Mektubunun Tazmin edildiği 13.09.2019 Tarihi İtibariyle 6.955.61 TL Cari hesap bakiyesi, 64.666.07 TL İnkişaf bedeli (KDV dahil) 71.621.68 TL davalının davacıdan talep edebileceği,
Davacı tarafından Davalıya teslim edilen ve 13.09.2019 Tarihinde tazmin edilen 240.000.00 TL tutardan davacı alacağının mahsubu sonrasında 240.000.00 TL - 71.621.68 TL-=168.378.32 TL tutarın Davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli 01/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
168.378,32-TL' nin 10/09/2019 tarihinden itibaren % 19,50 ve değişen oranlarda ticari faiz işletilmek sureti ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 11.501,92-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL harç ile 2.848,09-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.483,05-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 54,40 -TL başvuru harcı, 170,78-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı, 2.848,09-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.081,07- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 126,60-TL tebligat/tezkere ücreti, 4.800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.926,60- TL yargılama giderinden 4.692,60 -TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 26.940,53- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.396,23- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.