Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/129

Karar No

2026/112

Karar Tarihi

11 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/578 Esas
KARAR NO :2026/48

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/08/2025
KARAR TARİHİ:20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ili Merkez ilçesinde gıda esnafı olduğunu, Müvekkilin davalı şirket ile akdettiği aracılık sözleşmesi kapsamında müvekkilin ürettiği ürünler davalı şirketin ticari markası ve internet sitesi olan ... üzerinden müşterilere ulaştırılmakda bunun karşılığında da davalı şirket aracılık ödemesi aldığını, Taraflar arasındaki akdi ilişki 2023 yılı başından beri devam ettiğini, Bu kapsamda gerek ... yani davalı ... gerekse de müvekkilimiz belli zamanlarda belli şart ve koşullar dairesinde kampanya yaptığını, Davalının kendi inisiyatifi ile açtığı kampanyalara ilgili esnaflar ve resteurantlar kampanyaya katıl butonuna basarak dahil olabildiğini, davalı şirket 2025 yılı Mayıs ayının başında bir kampanya başlattığını, bu kampanyanın davalı şirketin tamamen kendi insiyatifi ile başlattığı bir kampanya olduğunu, müvekkiline haber verilmediğini, müvekkilinin kampanyayı müşterilerden öğrendiğini, bahse konu kampanyada davalı şirket yeni kullanıcılara minimum sepet tutarında 125 TL indirim yapılacağını deklare ettiğini, bu durumda minimum sepet tutarı 1 TL olan satışlarda 126 TL'lik alışveriş yapan bir kullanıcı bu alışverişini bedavaya getirebildiğini, davalı şirketin bu kampanyayı yürürlüğe koyarken yeni kullanıcı kriterinde bir zaafiyet gösterdiğini, aynı hat üzerinden alınan farklı farklı mail adreslerini de yeni kullanıcı gibi değerlendirdiğini, kampanya kapsamında müvekkilinin satışlarını yapmış, ürünlerini hazırlamış ve müşterilere teslim ettiğini, davalı şirketin bu kampanyanın işlevsel ve karlı olmadığını anlayınca müvekkiline hiçbir bildirimde bulunmadan kampanyayı geri çektiğini, davalı şirketin kendi koyduğu kampanyadan hasıl olan satışların bedellerini müvekkiline ödemediğini, bu hususta hiçbir yazılı açıklama yapmadığını, .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi açılmış ancak kötüniyetli davalı yan takibe itiraz ederek durdurduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, alacağımıza takip tarihinden itibaren ticari faizin tatbikine, lehimize vekalet ücreti ödenmesine, yargılama harç ve giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir ticar ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin işbu davanın muhattabı olmadığını, müvekkili ... ... ... A.Ş., 12.10.2009 tarihinde kurulmuş olup, ticari faaliyetlerini gerek tüketiciler gerek sektör çapında yüksek bilinirliğe sahip www...com ve ... isimli internet siteleri üzerinden sürdürdüğünü, müvekkili Şirketin yemek/market alanında herhangi bir faaliyet göstermediğini, her ne kadar Davacı dava dilekçesinde Müvekkil Şirket ile arasında akdedilmiş olan sözleşmeyi sunmuşsa da Müvekkil Şirket söz konusu sözleşmenin 05.02.2024 tarihi itibariyle tarafı konumunda olmadığını, 05.02.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen kısmi bölünme kararı uyarınca; müvekkil şirket'e bağlı olarak sürdürülen “... ...” ve “... ...” faaliyetleri, ... ...'ye devredildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 276.000,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 01/12/2025 tarihli raporunda özetle;
"4.1)- Davalı ... ... A.Ş.'nin delil niteliğine haiz ticari defterlerinde; Davacı ...'a ait herhangi bir mali ve ticari kayda rastlanılmadığı,
4.2)- Davacı ...”ın incelenen Esnaf İşletme Defterinde; Davalı ... ... A.Ş.'ye ait herhangi bir ticari ve mali kayda rastlanılmamakla birlikte takibe konu alacağın dayanağı olan satış tutarlarının NİHAİ TÜKETİCİLER adı altında kayıt altına alındığının tespit edildiği, Davacı, Esnaf İşletme Defterine tabi olduğundan dolayı ödeme ve tahsilatların kayıt altına alınması imkanının bulunmadığı,
4.3)- 21/07/2007 Tarih, 26589 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Esnaf, Sanatkar ve Tacir ayrımı belirlenmiştir.Bu belirlemeye göre VUK 177. Maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. Bendindeki konularda konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. Bendeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamı dikkate alınarak, bu rakamı aşanların TACİR olduğunun hüküm altına alındığı, Davacı ...'ın 2025 yılında VUK 177. Maddesinde belirtilen alım-satım hadlerini aşmadığından dolayı TACİR SIFATINA HAİZ OLMADIĞI,
4.4)- Davacının dava konusu satışlardan kaynaklanan hizmeleri ifa ettiği, bu bakımdan dava konusu bedeli almaya hak kazandığı, dolayısyla icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu," şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da taraf- ların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın, davalının işlettiği ... platformu üzerinde davacıya ait ürünlerin satışına aracılık etmesi sözleşmesinden kaynaklı yapılan satışların bedellerinin davacıya ödenmemesine ilişkin alacağın tahsili talebi ile yapılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, yapılan tespit ve değerlendirmede davacının tacir olmadığı ve 2015 yılı VUK 177 maddesinde belirtilen alım satım haddini aşmadığı ve tacir olmadığı , tacir olmayan kişilerin açtığı davaların ticaret mahkemesinde görülemeyeceği, asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine,
5-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli mahkemece karar verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/01/2026

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim