mahkeme 2024/52 E. 2025/614 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/52
2025/614
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/52 Esas
KARAR NO :2025/614
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/01/2024
KARAR TARİHİ:16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkile ait ve dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'e ait ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç plakalı araç ... Caddesinden ... Meydan yönüne seyir halindeyken, dava dışı ... sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ... plakalı aracın arka muhtelif kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın hemen akabinde olay yerine intikal eden polis ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile ... plakalı davalı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiğini, davalı taraf KTK m.84/1-d ''Araç sürücüleri trafik kazalarında, arkadan çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar'' hükmünü ihlal ettiğini, davalı tarafa ait ... plakalı araç ... poliçe no ile ... Sigorta'da ZMMS poliçesine sahipken, ... poliçe no ile de ... Sigorta'da genişletilmiş kasko poliçesine sahip olduğunu, davalı tarafın ZMMS poliçesi tüketildiği için davalılara karşı davayı açtıklarını, davalı ... Sigorta'ya karşı ihtarname çekildiğini, ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketince taraflarına bir geri dönüş sağlanmamış, herhangi bir ödemede yapılmadığını, söz konusu kaza nedeniyle ... plakalı aracın tramer kayıtlarında hasar kaydı oluştuğunu, Gözlem Sig. Ekspertiz Hizmetleri tarafından meydana gelen kazaya ilişkin eksper raporu düzenlendiğini, eksper raporuna göre müvekkiline ait araçta en az 158.432,76-TL hasar meydana geldiğini, müvekkiline ait araç 2021 model ... ... 3.0 (340) marka lüks segment bir araç olduğunu, Yargıtay kararlarında da tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araba, tahribatın izlerini taşıyacağını onarıldıktan sonra rayiç değerinin olaydan önceki rayiç değerinden az olacağının kabulünün gerektiğini, aracın değer kaybı olduğunu, kusuru sebebiyle müvekkilinin aracında hasara sebebiyet veren davalılardan ilgili bedelin tazmin edilmesinin gerektiğini, müvekkiline ait araçta, 10.04.2023 tarihli kaza nedeniyle, değer kaybı meydana geldiğini, ortaya çıkan değer kaybı zararından TBK kapsamında davalıların sorumlu olacağını, söz konusu değer kaybı bedelinin tespiti bu konuda uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilebileceğini, bilirkişi incelemesi yapılmasını, TBK Md. 49'a göre; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
'' denildiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas 2016/5927 Karar 2016/7414 Tarihli 20.6.2016, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas 2015/19051 Karar 2016/5211 Tarih 28.4.2016 ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas 2015/6210 Karar 2015/14191 T. 15.12.2015) ile belirtildiği üzere, kaza anında kusurlu bulunan araçta meydana gelen değer kaybı bedelinden araç sahibi, sürücüsü ve genişletilmiş kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketi müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu, bu sebeple davalıların haksız fiilden kaynaklanan sorumlulukları müvekkiline karşı devam ettiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin aracında ortaya çıkan değer kaybı bedellerinin tespiti bu konuda uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilebileceğini, bilirkişi incelemesi yapılmasını, davalılara karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL Değer Kaybı (belirsiz alacak) zararın tazmini için işbu davayı açma zarureti doğduğunu, dava sürecinde karşı tarafın mevcut durumunda bir değişiklik meydana gelmesi halinde müvekkili lehine hükmedilecek bir tazminatın tahsili zor ve imkansız hale gelebileceğini HMK. 389-399 maddeleri gereğince davalı adına kayıtlı ve dava konusu ... plakalı araç üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kazada, müvekkiline ait ... plakalı aracın 10.04.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu zararından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderlerinin, ücret-i vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasını, HMK'nın 389-399 maddeleri gereğince davalı adına kayıtlı ... plakalı araç üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde: Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olmasının gerektiğini, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, dava değer kaybının tazminine ilişkin bir dava olduğunu, araçta oluşan değer kaybı bedeli belirlenebilir bir bedel olduğunu, davayı belirsiz alacak alacak davası şeklinde açılmasında HMK107. madde uyarınca hukuki yarar olmadığını, HMK 107. Madde açıkça talep konusunun belirli veya belirlenebilir olmasının belirsiz alacak davası açmaya engel teşkil edeceğini düzenlendiğini, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu talep muaccel olmadığını, KTK 97. ve TTK M.1427 maddeleri uyarınca müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunurken birlikte verilmesi gereken belgeler mevcut olduğunu, bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacağını, davacı müvekkili şirkete başvururken kazalı araca ait hasar fotoğrafları, ehliyet ve ruhsat belgesini başvurusuna eklemediğini, taraflarına iletmediğini, kanuni bir zorunluluk olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğu yerine getirilmediğini, henüz muaccel olmayan bir borç için davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, belgelerin eksik teslim edilmesinin hukuki sonucu müvekkili şirket açısından muacceliyet süresinin başlamaması olduğunu, davacının müvekkili şirkete başvurusu bulunmaması sebebiyle işbu davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin hak kaybına uğramaması açısından esasa dair beyanları kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçe tanzim tarihi olan 08.04.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılmasının gerektiğini, kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplamaları Trafik Sigortası Genel Şartları’nda düzenlenen usul ve esaslardan biri olan “Değer Kaybı Hesaplaması Formülüne” göre hesaplanmasının gerektiğini, 165,000 km ve üstü olan araçlar değer kaybı kapsamına girmediğini, kaza sonrası araçta ve plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı ile ilgili yapılan onarımlar değer kaybı kapsamına alınmadığını, alınacak bilirkişi raporunda kusur oranları ve değer kaybı bedellerinin belirlenmesinde bu hususların dikkat edilerek hesaplama yapılmasını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket üzerine düşen mali sorumlulukları ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 23.06.2023 tarihinde 38,432.75 TL ve 26.07.2023 tarihinde 15,843.28 TL maddi hasar ödemesi ödemek suretiyle yerine getirdiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğu ifa etiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, asla borcu kabül anlamına gelmemekle birlikte, davacının kaza tarihi olan 10.04.2023 tarihini esas alarak faiz hesabı yapması kabul edilebilir bir husus olmadığını, ... BAM vermiş olduğu bir kararda 45 günlük süreyi esas aldığını, davada müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, sigorta şirketinden talep edilecek değer kaybı için öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasının dava şartı olduğunu, davacı dava şartlarını yerine getirmediğini, başvuru yapmadığını, bu nedenle bahse konu değer kaybı ödemesi hiç muaccel olmadığını, borcun muaccel olmamasından kaynaklı olarak davanın reddinin gerektiğini, muaccel hale gelmemiş bir borcun ferilerinden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun da olmayacağını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde faize esas alınabilmesi için tarih ancak karar tarihi olacağını, TTK m.1427/2 kapsamında bir hesaplama yapıldığında asla borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile ihbar tarihi olan 10.06.2023 tarihinden itibaren 45 gün işletilerek hesaplanan tarih, faiz için esas alınacak tarih olacağını, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta şirketinin faiz sorumluluğu avans faizi üzerinden değil, yasal faiz üzerinden hesaplanacağını, baro pulu ve vekalet harcından müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, bu giderler vekaleti sunan avukata ait olduğunu, HMK'nın 323.maddesi uyarınca baro pulu, vekalet harcı, noter masrafı gibi gider kalemleri yargılama giderlerinden olmadığını, davacının bu taleplerinin reddedilmesinin gerektiğini, davacı taraf, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm mali sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen işbu davayı ikame ederken kötüniyetli olduğunu, davacının amacı haksız kazanç sağlamak ve müvekkili zarara uğratmak olduğunu, müvekkili şirket hukuki sorumluluğunu ifa ettiğini, davanın reddedilmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarının dikkate alınarak usulden reddini, aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapların dikkate alınarak esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Tic. ve San. A.Ş ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde: Davacı, dava dilekçesinde aracında meydana gelen değer kaybını tespit etmesinin mümkün olmadığını beyan etmiş ise de bu beyanı evvelce ortaya koyduğu irade beyanı ile taban tabana zıt olduğunu, davacı, diğer davalı ... Sigorta'ya karşı keşide ettiği ihtarnamesinde değer kaybı tespiti ve hesabını yaptığını, 120.000 TL olarak talepte bulunduğunu, davacı şirket bir taraftan araç değer kaybı belirleyip talepde bulunurken diğer taraftan dava aşamasında değer kaybını belirleyemediğini ileri süremeyeceğini, bir taraftan araç değer kaybı belirleyip talepte bulunurken diğer taraftan dava aşamasında değer kaybını belirleyemediğini ileri süremeyeceğini, davacı şirket, evvelce bir hesap yaptığını ve bir bedel talep ettiğini gösteren kendisinden sadır ihtarnamesi sebebiyle huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, emsal olarak sunulan bu karar 2021 tarihli olduğunu, araç değer kaybı artık Trafik Sigortası Genel Şartları tahtında, objektif bir "Değer Kaybı Hesaplama Formülü" ile hesaplandığını, trafik kazası sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde öncelikle söz konusu aracın markası, modeli, yılı, kilometresi, hasar miktarı ve geçmiş hasar kayıtları incelendiğini, değer kaybı hesaplaması bu anlamda kimsenin keyfinde olmadığını, uygulanan bu formülle belirlenememesi artık tartışılacak bir durum olmadığını, söz konusu kaza müvekkili şirkete ait aracın ön tamponunun seyir halinde olan davacı şirkete ait aracın arka tamponuna çarpması sonucu meydana geldiğini, taraflar arasında araç değer kaybı talebinin esası ve olası maddi karşılığı noktasında uzlaşı sağlanamadığını, hesaplamanın uzman bilirkişiler aracılığıyla hesaplama yapılması ve şartları oluştuysa araç değer kaybının objektif kriterler çerçevesinde belirlenmesi zorunluluğunun bulunduğunu, araç değer kaybı aracın kazadan bir gün öncesindeki 2. el piyasa rayiç değeri ile meydana gelen kaza sonrasında onarımı tamamlandıktan sonra 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark olarak dikkate alınmasının gerektiğini, araç değer kaybından bahsedilebilmesi için aracın aynı yerden evvelce bir hasar alıp almadığının uzman bilirkişilerce tespitinin yapılmasının gerektiğini, davacı şirketin aracı aynı yerden daha önce hasar alıp araç onarıldıysa bu davanın konusunun kalmayacağını, davalı, davacı şirketin evvelce usulüne uygun olarak kendilerine başvurmadığını ileri sürdüğünü, huzurdaki dava bakımından bir dava şartı olduğunu, söz konusu iddianın da denetlenmesi ve doğruluğunun tespiti halinde davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı şirketin aracında meydana gelen maddi hasarın aracın rayiç bedelinin %2'sinin altında kalması halinde araç değer kaybı maddi hasar tutarını aşamayacağını, dava dilekçesine ekli belgeler arasında ekspertiz raporunda 158.432,76 TL şeklinde bir rakam zikredildiğini, dava dilekçesinin içerisinde sonuç olarak maddi hasar için ne kadar ödendiği yazmadığını, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'nin cevap dilekçesinde; "Müvekkil şirket üzerine düşen mali sorumlulukları ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 23.06.2023 tarihinde 38,432.75 TL ve 26.07.2023 tarihinde 15,843.28 TL maddi hasar ödemesi ödemek suretiyle yerine getirmiştir." dediğini, hangi rakam baz alınırsa alınsın davacının aracının ikinci el değerinin %2'sinin altında kalan bir maddi zarar tazmin edildiğinden araç değer kaybı da maddi zarar tutarı ne kadar ise o tutarı geçemeyeceğini, davacı şirket araç değer kaybı için avans faizi talep edemeyeceğini, taraflar arasında ticari bir münasebet olmadığını, kazaya karışan araçların ticari araç vasıfları da olmadığını, seyir halindeki binek vasfında bir araç yine binek vasıfta öbür araca tamponundan vurduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nda tanımını bulan haksız fiil müessesesi olduğunu, müvekkili yönünden arabuluculuğa başvuru tarihinden evvel yöneltilmiş bir talebinde olmadığını, faiz başlangıcı ancak arabuluculuğa başvuru tarihi olabileceğini, araç değer kaybı için olası bir hesaplama akabinde ancak yasal faiz işletilebileceğini, müvekkilleri aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edildiği sabit olan davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigortacının sigortalamış olduğu diğer davalıya ait araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti, davacıya ait araçta değer kaybı oluşup oluşmadığının tespiti ve değer kaybı tazminatının davalılardan tahsiline ilişkin tazminat davasına ilişkindir.
Mahkememizdeki dava 23/01/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan 06/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda:
I-Hatalı Davranış (Kusur) Durumu:
a-Davalı şirket adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketine Kasko sigortalı, ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü, davalı ...'nin hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu,
b- Davacı şirket adına kayıtlı, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ın, etkili herhangi bir kural ihlalinin ve hatalı davranışının bulunmadığı,
II-Değer Kaybı Durumu: Aracın mevcut durumda hasarsız ortalama bedeli ile (12.393.750 TL), emsal hasarlı durumdaki piyasa değeri (11.866.666 TL) arasındaki farkın 527.084 TL olduğu ve kaza anına endekslendiğinde ise, ekte sunulan hesaplama sonucuna göre, dava konusu araçtaki değer kaybının kaza tarihi referans alındığında ise, 300.295,94 TL olacağı şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 09/05/2025 tarihli ek raporda:
I- Hatalı Davranış (Kusur) Durumu:
a-Davalı şirket adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketine Kasko sigortalı, ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü, davalı ...'nin hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu,
b-Davacı şirket adına kayıtlı, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ın, etkili herhangi bir kural ihlalinin ve hatalı davranışının bulunmadığı,
II- Değer Kaybı Durumu: Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ışığında dava konusu ... plaka sayılı ... ... 3.0 (340) tip 2021 model aracın mevcut kaza dışında hasarının olmadığı, kök raporda hesaplanan değer kaybı ise bu şekliyle yapıldığı;
Ayrıca yöntem olarak ise; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/21252 E. 2022/5913 K. Sayılı ilamında; “Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.” denilmekte olup kök raporda bu doğrultuda değerlendirme yapılmış olup, kök rapora yapılan itirazların geçerli olmadığı ve revize edilmesinde herhangi bir gereklilik olmadığı şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır.
Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinde: Dava dilekçemizde talep etmiş oldukları 100,00 TL bakiye değer kaybı bedelini, 284.352,66 TL artırarak toplam 284.452,66 TL'ye çıkarttıklarını, beyanları doğrultusunda bedel artırım dilekçelerinin kabulüne, 284.452,66 TL bakiye değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davacı vekili tarafından tamamlama harcı yatırılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda, davaya konu kazada davalının tam kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı tarafa ait ... plakalı aracın ... poliçe no ile ... Sigorta'da ZMMS poliçesine ve ... poliçe no ile de ... Sigorta'da genişletilmiş kasko poliçesine sahip olduğu, davalı tarafın ZMMS poliçesinin tüketildiği, davalının ZMMS sigortacısının davacının değer kaybı başvurusuna istinaden 06/06/2023 tarihinde 15.843,28 TL ödeme yaptığı, davacının kalan bakiyeyi davalılardan tazmin edebileceği anlaşılmış olup davacının talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile 284.452,66 TL değer kaybı tazminatının davalılar ... Tic. ve San. A. Ş. Ve ...'den 10/04/2023 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta A.Ş.'den(poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla) 03/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 19.430,96 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 4.857,00 TL harç olmak üzere toplam 5.284,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 14.146,36 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 4.857,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.712,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 725,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 8.725,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.512,43 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200.00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalılar ... ve ...... Vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta vekilinin yokluğunda karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.