Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/410

Karar No

2024/970

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/410 Esas
KARAR NO : 2024/970

DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/09/2023
KARAR TARİHİ:10/12/2024

Dosya, mahkememiz ... kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 2024/1078 dosya 2024/899 karar sayılı karar ilamı mahkememize gönderildiği, mahkememizin 2024/410 Esasına kaydının yapıldığı, mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketine... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalanmış olan müvekkiline ait ... plakalı yük nakli- ticari amaçla kullanılan (kamyonet) araç 25/12/2022 tarihinde karıştığı kaza sonucu hasarlandığını, söz konusu kaza sonucu müvekkili davacının aracında hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili davacının kusurunun bulunmadığını, müvekkiline ait araçta davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasar miktarının taraflarınca bağımsız eksperden alınan eksper raporunda KDV dahil toplam 59.058,50 TL olarak tespit edildiğini, kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta meydana gelen gerçek hasar bedelinin, ikame araç bedelinin ve ekspertiz ücretinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete 21/03/2023 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını, davalı şirket, ihtarnamede belirtilen süre içinde ödeme yapmadığını, kaza sonucunda müvekkilinin maddi kayba uğradığını, müvekkili davacının aracında meydana gelen hasar kaybının ve bunun tespiti için ekspere ödenen ücretin davalı ... tarafından tazmin edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, müvekkili davacıya ait araçta hasar tespiti ilk olarak davalı ... şirketinin atadığı eksper tarafından yapıldığını, düzenlenen eksper raporunda hasarlanan parçalar eksik ve hatalı tespit edildiğini, orijinal parça yerine eşdeğer ya da yan sanayi parça kullanıldığını, parça fiyatları düşük hesaplandığını, parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı iskonto yapılarak müvekkilinin fazlaca mağdur edildiğini, müvekkilinin orijinal parça ile değişim yapılmasını talep etme hakkı bulunmadığını, müvekkili davacıya orjinal parça hakkı tanınmaksızın araçta meydana gelen hasar eşdeğer ya da yan sanayi ürünlerle onarıldığını, müvekkilinin aracından hasara uğrayan parçaların orjinal olduğunu, onarımın ancak orijinal parça üzerinden yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin uğramış olduğu gerçek zarar davalı ... şirketince tazmin edilmediğini, hasar tazminatının ödenmesinde hasar gören orijinal parçanın öncelikle orijinal parça ile değiştirilmesi gerektiğini, araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir tedarik iskontosu uygulanması kabul edilemeyeceğini, asıl olan gerçek zararın tazmin edilmesinin gerektiğini, davalının servis ile anlaşması müvekkilini bağlamadığını, anlaşma sebebiyle gerçek zarar üzerinden indirim yapılması açıkça müvekkiliminin hakkının gasp edilmesinin gerektiğini, bu sebeple davalının hasar bedelini iskontosuz haliyle tazmin etmesinin gerektiğini, parçalar üzerinde iskonto uygulanması açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının gerçek zararı ödeme yükümlülüğüne KDV de dâhil olduğunu, bu sebeple müvekkilinin aracında meydana gelen zararın hesaplanmasında KDV miktarının da dâhil edilmesinin gerektiğini, onarım faturası sigorta şirketinin tazmin sorumluluğunu yerine getirmesi aşamasında hiçbir şekilde ön koşul oluşturmamasının gerektiğini, davalı ... tarafından yapılan ödeme zararını tam olarak karşılamadığını, bakiye alacakları için taleplerinin devam ettiğini, öncelikle gerçek zarar kavramının açıklanmasına ihtiyaç bulunduğunu, gerçek zarar; somut olay neticesinde müvekkile ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle değişmesi veya onarılması gereken parçalar, işçilik ücretleri ve toplam bedel üzerinden hesaplanacak KDV bedelinden ibaret olduğunu, bu kapsamda değişmesi gereken parçaların niteliği önem arz ettiğini, müvekkili davacı ile davalı ... tarafından yapılan Genişletilmiş Kasko Poliçesinde "İkame Araç Hizmeti" başlıklı kloz yer aldığını, ilgili kloz " ...Sigortalı aracın servisteki onarım süresinin 48 saati geçtiği durumlarda eksper mutabakatı sonucunda, sigortacı onayı aranmaksızın verilir." şeklinde olduğunu, söz konusu kaza neticesinde müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili aracını kullanmaktan mahrum kaldığını, mağdur olduğunu, kaza sonucu müvekkilinin aracını onarım sürecinde iken kullanamadığını, maddi kayba uğradığını, müvekkilinin bu süreçte aracını kullanamamasından dolayı araç mahrumiyet bedelinin davalı ... tarafından tazmin edilmesinin gerektiğini, dava konusu hasar miktarının tespiti için ödenen 1.045,34 TL ekspertiz ücretinin HMK 323/F gereğince yargılama gideri olarak davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kısmi dava niteliğinde 10,00 TL hasar bedelinin, 10,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ve 1.045,34 TL ekspertiz ücretinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 3 de yer alan tanımlar içerisinde tüketici ve tüketici işlemleri açıkça yer aldığını, davacı gerçek kişi olduğunu, aynı zamanda davalı müvekkili sigorta şirketinin kasko poliçesi müşterisi olduğunu, Tüketici işlemi kavramı kapsamında sigorta sözleşmeleri de ayrıca ve açıkça belirtildiğini, ihtilaf konusu ticari bir iş değil tüketici işlemi söz konusu olduğunu, Tüketici Hukuku kapsamında bir tüketici işlemi olduğunu, bu nedenle tüketici hukuku gereğince tüketici hakem heyeti görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, dava konusu talebin kısmi başvuru ya da belirsiz alacak olarak açılmasında hiçbir hukuku yararının bulunmadığını, dava konusu talebin kısmi başvuru yada belirsiz alacak olarak açılmasında hiçbir hukuku yarar bulunmadığını, başvuran tarafça yapılan ekspertiz masrafı, TTK'nun 1426. maddesi kapsamında iyiniyetli ve makul bir gider olarak değerlendirilebilmesi mümkün değilken bu talebin kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket KDV'den sorumlu olmadığını, TKHK md. 68 gereği özel dava şartı yokluğundan, 6100 sayılı HMK madde115 kapsamında davanın usulden reddini, usulden red kararı verilmemesi halinde ve bir kabul beyanı olmamak kaydıyla dava konusu talebin belirsiz bir alacak davası - kısmi dava olmadığını beyanla, dava konusu ekli rapor ile tevsik edilmiş bulunan tutarın HMK 107/2 hükmü ve 492 sayılı Harçlar Kanunu madde 32 gereğince "Yargı işlemlerinde alınacak harçlar ödenmedikçe mütaakip işlemler yapılmaz. ...." hükmü gereğince harca esas değerin arttırılması suretiyle harcın davacı tarafça tamamlattırılmasını, ayrıca olası bir kabul kararı durumunda gerçekleştirilecek ödemenin rücu durumunun olması nedeniyle davanın ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesini, dava dilekçesinin tebliğine karar verilmesini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yer alan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin "Görev Alanı" başlıklı 6 maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından mevcut dava konusunun 66.000 TL sınırının altında kalması nedeniyle tüketici hakem heyeti görevli olduğu için görevsizlik kararı verilmesini, belirtilen taleplerin kabul görmemesi halinde ise deliller ve beyanları doğrultusunda, yürürlükte bulunan "Kasko Poliçesi Genel Şartlarının" ve sigortalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan ve ekte yer alan "sözleşmenin (poliçenin)" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin sunduğu teminatlar kapsamında, "Zenginleşme Yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından kasko sigortalı davacıya ait aracın karışmış olduğu kaza sonucunda araçta meydana gelen hasar miktarı ve kazanç kaybı ile ekspertiz ücretinin davalıdan tahsiline ilişkin tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizden verilen ... 27/02/2024 tarihili dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2024/1078 Dosya 2024/899 Karar sayılı karar ilamı ile 'Somut uyuşmazlıkta davanın dava şartı bulunmadığı kanaati ile usulden reddine karar verilmesi nedeniyle HMK'nın 138. maddesi gereğince dosya üzerinden karar verilebilir ise de davalıya dava dilekçesinin tebliğinden sonra süresi içerisinde davalı vekilince süre uzatım talep edildiği ve bu talep kabul edilerek ek süre verildiği halde cevap dilekçesi ve delillerin sunulması için verilen süre beklenmeden, davalıya savunma imkanı tanınıp, taraf iddia ve savunmaları ile delilleri değerlendirilmeden davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle ve duruşma günü belirlendiği ve taraflara tebliğ edildiği halde duruşma günü de beklenmeksizin re'sen dosya ele alınarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. ' gerekçesiyle mahkememize gönderilmiş, dosyanın iş bu esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda davalının cevap dilekçesi sunması beklenmiş delilleri toplanmış ve yargılama yapılmak üzere taraflar duruşmaya davet edilmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkemenin, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlaması gerektiğinden mahkememizce verilen aynı gerekçe ile görev hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. TTK'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Eldeki dava kasko poliçesinden kaynaklandığından anılan hüküm (m.4) kapsamındaki mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Başka bir söyleyişle, kasko poliçesinden kaynaklanan davalarda sigortalı araç işletenin sıfatına göre dava tüketici işleminden kaynaklanan dava (6502 sayılı TKHK m.3), ticari dava yahut genel mahkemelerde görülmesi gereken dava olabilmektedir. Bu nedenle öncelikle davacının tacir olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Sigortalı araç ticari sınıfta olup trafik kaydında ve sigorta poliçesinde ticari olarak kayıtlı ise de bu kayıt idari bir kayıt olup araç malikinin sadece bu kayıt nedeniyle TTK. anlamında tacir olduğu söylenemez. Bu nedenle davacının gerçek kişi tacir olup olmadığının tespiti için Ticaret Sicilinden, Vergi Dairesinden, Meslek Odalarından davacı ile ilgili kayıtlar getirtilmiş, incelenmelerinde davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, esnaf odasına kayıtlı olduğu ve basit usulde vergilendirildiği, davacının aracı niteliği gereği mesleki faaliyeti kapsamında kullandığı düşünülerek tacir olmadığı anlaşılmış olup, Asliye Hukuk Mahkemesine görevli olduğuna, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle görev dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzene karşı davalı vekilinin yokluğunda karar verildi. 10/12/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim