Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/277
2024/927
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/277 Esas
KARAR NO:2024/927
DAVA:Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:15/08/2022
KARAR TARİHİ:03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile müteveffa ... arasında Bireysel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, açılan kredi hesabı uyarınca kredinin açıldığını, kullandırıldığını, akdedilen sigorta poliçesi kapsamında, ...'a kullandırılan bu krediye Hayat Sigortası yapıldığını, müteveffa ...'ın bu krediden kaynaklı müvekkili bankaya borcunun bulunmadığını, müvekkili banka alacağını tahsil edemeden ...'ın vefat ettiğini, müteveffa ... ile kullanmış olduğu tüketici kredisine tanımlanan Hayat Sigortası ve Sigorta Poliçesi hükümleri gereğince. müvekkil bankaca davalı ... A.Ş.'ye sigorta tazminatının tazmini için başvuruda bulunulduğunu, davalı tarafça .../1 Sayılı ve 17/06/2022 Tarihli yazı ile "Sigorta başlangıç tarihinden önce gelen/mevcut bulunan böbrek yetmezligi hastalıgından kaynaklı vefatın, grup sigorta sertifikasında da belirtildigi üzere vefat teminatı kapsamının dışında" olduğu gerekçesiyle müvekkili bankanın tazminat talebi reddedildiğini, Sigorta Poliçesi müvekkili banka tarafından müteveffaya tanımlanan krediye teminat olarak düzenlenen bir sigorta olduğunu, müvekkili banka bu poliçenin dain ve mürtehini olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğu üzere, rizikonun gerçekleşmesi halinde müvekkili bankanın lehtarı olduğu sigorta poliçesindeki haklarını ve poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesinin gerektiğini, müvekkili bankanın alacağını, müteveffanın mirasçılarından tahsil edebilmesi için açılması gereken davanın da ön şartı olduğunu, iş bu davanın açılmasında müvekkili bankanın hukuki yararı olduğu izahtan vareste olduğunu, müvekkili banka dain mürtehin olmakla, davalı sigorta şirketi poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını doğrudan müvekkili bankaya ödemekle yükümlü olduğunu, müteveffanın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek ödeme yapmaktan imtina etme hakkı bulunmadığını, davalı tarafından tüm müşterilerine yönelik matbu hazırlanmış ve müşterilerince doldurulması talep edilen Kredi Grup Hayat Sigortası Sağlık Beyan Formu'nda, kanser hastalığının bulunup bulunmadığı, böbrek yetmezliğine bağlı diyaliz tedavi görüp görmediği, siroz hastalığının bulunup bulunmadığı, kalıcı felç inme hastalığının bulunup bulunmadığı, kalp hastalığına bağlı herhangi bir ameliyat olup olmadığı soruları yer aldığını, tüm tıbbi geçmişini tek tek beyan etmesi istendiğini, Kredi Grup Hayat Sigortası Sağlık Beyan Formu'nda Kalp Ameliyatının By Pass, Aort Anevrizma ve Diseksiyon, Kalp Kapak Hastalığı, Emboli ve Doğumsal kalp hastalıkları ameliyatlarını içerdiği ve Anjiyo yapılmasının ve Stent takılmasının kalp ameliyatı olarak değerlendirilmemekte olduğunu, teminat kapsamında olduğu açıkça yazılı olduğunu, müteveffanın sağlık beyan formunda davalıya beyan ettiği tüm hususların gerçeğe uygun olduğunu, ölüm sebebinin mevcut sağlık sorunları ile illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili bankanın tazminat talebinin reddinde davalı sigorta şirketi haksız olduğunu, tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla 74.775,75 TL sigorta tazminatının 08/08/2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesini, dava konusu uyuşmazlık, kredi kullanan sigortalı murisin tüketici işlemi olan banka kredisi (Tüketici Kredisi) ile birlikte imzalanan hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklandığını, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiğini, davacıların murisinin kullanmış olduğu bireysel tüketici kredisi nedeniyle yapılan Hayat sigortası poliçesine dayandığını, açıklanan yasal düzenlemeler ışığında, davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutar poliçe bedeli ile sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte poliçe bedelini aşan tutar talebinin kabulü olanağı olmadığını, davacı banka şirketine açtığı davada dava esas harcını 74.775,75 TL olarak gösterdiğini, sigorta tazminatının bu tutar olduğu iddiasında bulunduğunu, Sigorta Şirketi Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi ve Grup Hayat Sigorta Sertifikası kapsamında sadece sigorta bedeli ile sorumlu olduğunu, Hayat Sigortası meblağ sigortası olduğunu, meblağ sigortalarında, sigortacının ödeyeceği tazminat miktarı, zarar miktarına bakılmaksızın poliçede gösterilen tutardan ibaret olduğunu, sigortalının vefat tarihi itibari ile yürürlükte olan poliçesi 91066241 numaralı olduğunu, poliçenin 27.01.2020 - 20.01.2025 dönemine ilişkin ve 70.000,00 TL bedelli olduğunu, sigortalının vefat tarihi 20.08.2020 tarihi olup, bu kapsamda sigortalının vefat tarihi itibari ile yürürlükte olan poliçe dönemine ilişkin sigorta bedeli poliçede belirlendiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte ödenebilecek olan tutarın ancak poliçe bedeli ile sınırlı olduğunu, ilgili tutarın banka tarafından yanlış bildirildiğini, yahut kredi sözleşmesinden kaynaklı bakiye kredi alacak tutarı olabileceğinin değerlendirildiğini, şirketleri kredi sözleşmesinin tarafı olmadığını, kredi sözleşmesinin asıl borçlu tarafınca ödenmeyen/bakiye kalan kredi borcunun şirketlerinden tahsil edilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, banka tarafından sunulan Yargıtay Kararları kapsamında önce sigorta şirketine başvurulmasının gerektiği yönünde içtihat oluştuğu algısı yaratılmak istenmekteyse de bu kararın içtihat olmadığını ispat edecek aksi yönde kararlarında mevcut olduğunu, sigortalı murisin bankadan kullanmış olduğu tüketici kredisi sonrasında poliçe ile sigorta kapsamına alındığını, sigortalının sigorta öncesinden gelen böbrek yetmezliği hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı muris sigorta öncesinden gelen söz konusu hastalığını müvekkili şirkete bildirmediğini, müvekkili şirketin tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, açılan iş bu davanın emsal kararlar gözetilerek öncelikle görevsiz görevsiz mahkemede açılmış olması nedeni usulden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce dosyanın 30/05/2024 tarihli duruşma zaptı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/10/2024 tarihli raporda özetle;
"Davacı bankanın Davalı sigorta şirketinden kredi kullanıcısına ait vefat teminat bedelini talep etmesinin uygun olduğu,
Vefat tarihi itibari ile sigorta teminat bedelinin 70.000,00 TL olduğu.
Davalı sigorta şirketinin teminat dışı olarak değerlendirilecek hususları Davacı bankaya değil sigortalısına/mirasçılarına karşı savunmasının yerinde olacağı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Dava ve cevap dilekçesi, bireysel kredi sözleşmesi, yazı cevapları, sigorta poliçesi, belge ve bilgiler, hastane kayıtları, raporlar, ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde davanın, davacı şirketin dava dışı müteveffa ... arasında akdedilen bireysel kredi sözleşmesi gereği kullandırılan kredinin kredi lehtarının ölmesi nedeniyle yapılan hayat sigortası gereği, hayat sigortası bedelinin tahsiline ilişkin olduğu, davacı ile davalı arasında tarihli, bireysel kredi sözleşmesi imzalandığı ve 70.000,00 TL'nin tüketici kredisi olarak kullandırıldığı, ayrıca bu kredinin güvencesi olarak uzun süreli tüketici kredisi grup hayat sigortası düzenletildiği, hayat sigortası poliçesinin başlangıç tarihinin 27/01/2020 bitiş tarihinin 20/01/2025 olduğu ve prim tutarının belirlendiği ve tahsil edildiği, kredi lehtarının poliçe süresi içerisinde (20/08/2020 tarihinde) vefat ettiği, somut uyuşmazlıkta davacının ölüm nedeniyle tazminat talebinde bulunma koşulları oluşup oluşmadığı ile taksitleri ödenen kredi tutarlarından da davalının sorumlu olup olmadığı, tespitlerin yapılması gerektiği, dava dışı müteveffaya kullandırılan kredinin davalı tarafça hayat sigortası ile güvence altına alındığı hususu da taraflar arasında herhangi bir itilafın bulunmadığı, davacı şirkete yazılan müzekkereye verilen cevapta ödenmeyen taksit tutarının 62.951,59 TL olduğunun bildirildiği dolayısıyla, 70.000,00 TL poliçe ile teminat altına alınmış ise de ödenen miktar kadarıyla da sigorta şirketinin sorumluluğunun ortadan kalktığı ve sigorta şirketinin poliçe ile ödeme yükümlülüğünün ödenmeyen taksit tutarları yani ödenmeyen kredi kısmına ilişkin devam ettiği anlaşıldığından ödenmeyen miktar yönünden davacının davasının kabul edildiği, fazlaya ilişkin talebin ise reddedildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 62.951,59TL hayat sigortası bedelinin 09/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yıllık 16,38 faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 4.300,22-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.276,99-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 3.023,23-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.369,19-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 5.365,25-TL olmak üzere toplam 6.642,24-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.591,43-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 1.276,99-TL'nin toplamı olan 6.868,42-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 11.824,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.313,20-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.