Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/193

Karar No

2024/969

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/193 Esas
KARAR NO :2024/969

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/01/2023
KARAR TARİHİ:10/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı ... tarafından müvekkili hakkında ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile Örnek 10 Kambiyo senetlerine özgü takiplere ait takip yapılmış olduğunu, mezkur takip konusunun bono kira sözleşmesi ile birlikte 1 yıllık kira bedeline karşılık olarak teminat olarak verilmiş bir senet olduğunu, senet alacaklısı ... olup, ciro yapılarak davalı ise ... tarafından icra takibi yapılmış olduğunu, davalı taraf ile kiraya veren ...'nun akraba olup soyadlarının aynı olduğunu, kötü niyetli olarak birlikte hareket ederek müvekkilinden hiç borcu olmadığı bir alacağı icra takibi yaparak almak istediklerini, bu konuda ayrıca Savcılık nezdinde müvekkili tarafından gerekli olan müracaatların da yapılacağını, davalı tarafından ise müvekkilinin kira borcu bulunmadığı halde icra takibi haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilini zarara uğratma kastı ile yapıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı ile herhangi bir borç ilişkisi bulunmamakta olup müvekkili tarafından davalıya verilmiş herhangi bir senet de olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... arasında ... adresinde bulunan dükkan ile ilgili olarak 01/03/2017 başlangıç tarihli kira sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, mezkur 01/03/2017 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre 1 yıllık kira bedelinin toplamda 31.200,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından mezkur kira sözleşmesindeki 1 yıllık kira bedeli olan 31.200,00 TL ile ilgili olarak teminat olarak dava dışı ... tarafından senet istenildiğini, müvekkiline senet verilmesi hususunda baskı yapılmış olduğunu ve zorla müvekkilden 1 yıllık kira bedeli olan 31.200,00 TL bedelli senetin teminat olarak alındığını, müvekkili tarafından dava dışı ...’na 01/03/2017 vade tarihli 31.200,00 TL bedelli 01/03/2017 düzenleme tarihli senet 1 yıllık kira bedeline teminat olarak verilmiş olduğunu, bu sebeple de senet metnine malen kaydının düşülmüş olduğunu, senetin dava dışı ...'na 1 yıllık kira bedelinin teminatı olarak 01/03/2017 tarihli kira sözleşmesindeki 1 yıllık kira bedeli karşılığında verilmiş olup bu husus senedin ve kira sözleşmesinin düzenleme/ başlangıç tarihlerinin aynı olması ve senet bedeli ile 1 yıllık kira bedelinin aynı olması ve senet üzerinde malen kaydının bulunması hususları ile de sabit olduğunu, müvekkili tarafından mezkur kira sözleşmesindeki 1 yıllık kira bedelinin ödenmiş ve taşınmazın müvekkili tarafından taşınmazın satışı yapılması nedeniyle tahliye edilmek zorunda kalındığını, ancak müvekkiline teminat olarak alınmış olan senedin ise iade edilmesi gerekirken iade edilmemiş olduğunu, müvekkilinin dava dışı ...'na ve davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle ... plakalı araçlardan birisi yahut da ikisi teminat olarak kabul edilmek kaydıyla yada hacizli gayrimenkuller teminat olarak kabul edilmesi kaydıyla takibin/icranın tedbiren durdurulmasına/icranın geri bırakılmasına/satışın durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verilmesini, gayrimenkul - araçlar teminat olarak kabul edilmemesi halinde ise nakit/ banka teminat mektubu karşılığında takibin tedbiren durdurulmasına/icranın geri bırakılmasına ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ya da icra dosyasına yatırılacak paranın/banka teminat mektubunun Alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, neticeten ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline karar verilmesini, icra dosyasından konulmuş olan tüm hacizlerin fekkine karar verilmesini, müvekkili lehine % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini ve mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davaya konu borcun dayanağının bir kıymetli evrak olup TTK kapsamında "ticari iş" niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının iddiasının, "senet üzerindeki rakamla yazılı vade kısmının çizilmesine rağmen paraflanmaması sebebiyle ve senette çift vade olması sebebiyle zamanaşımı yönünden menfi tespite karar verilmesi gerektiği" yönünde ise de müvekkilinin asıl alacaklısının dava dışı lehtar ile yapılan görüşmelerde, senet metninin lehtar tarafından hazırlandığı ve keşideci tarafından isim ve adres bilgileri yazılarak imzalandığını öğrendiklerini, sonrasında vade kısmına sehven keşide tarihinin yazıldığının fark edildiğini ve davacının da bilgisi dahilinde üstü çizildiğini, davacının bu hususu sonradan öğrenmiş gibi davranmasının TMK m.2'ye aykırılık teşkil etmekle, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, gerçekten de senet metni incelendiğinde keşide tarihi ve vade tarihinin aynı olduğunun görüleceğini, senet bedelinin aynı gün içerisinde hazırlanıp verilmesi hususunda aynı gün vadeli senet verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağının izahtan vareste olduğunu, bu nedenle davacının kötüniyetli iddialarının reddi gerektiğini, dolayısıyla senet metninde iki farklı vade olduğu iddiasının hukuki bir mesnedi bulunmadığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davacının bilgisi dışında senet metninde vade kısmının üzerinin çizildiği düşünülse dahi senedin iptaline gidilmeyeceğini, keşidecinin değişiklikten önceki haliyle sorumlu olmaya devam edeceğini; ne yapılan değişiklikte keşidecinin parafının bulunmaması sebebiyle, ne de çift vade olduğu gerekçesiyle senet iptal edilebileceğini, her iki durumda da senet ayakta tutulacağını, keşidecinin değişiklikten önceki haliyle sorumlu olacağını, davaya konu senedin değişiklikten önceki halinde ise çift vade durumu söz konusu olmadığını, dolayısıyla senet geçerli olmakla davacının itirazlarının reddi gerektiğini, nitekim davacı tarafından başlatılan .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosya neticesinde de itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verildiğini; davacının bir diğer iddiasının ise senedin kira borçlarına karşılık verilmiş olduğu hususu olduğunu, senedin ne amaçla verildiği hususunun müvekkili tarafından bilinebilecek bir unsur olmamakla, müvekkilinin senedi alacağına karşılık lehtardan aldığını, hukuki bilgi eksikliğinden kaynaklı protesto edilmediği için de taraflarınca yönlendirilerek cirantaya karşı takip yapılmadığını, lehtar ile keşideci arasındaki nispi sebeplerin müvekkilini bağlamadığını ve müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, dolayısıyla davacının iddialarının reddi gerektiğini; senedin teminat senedi olduğu iddiasının ispatı için öncelikle senet üzerinde bu hususun belirtilmiş olması ve düzenlenen sözleşmede de yine teminat senedine atıfta bulunulmasının şart olduğunu, ancak sunulan belgeler incelendiğinde bu hususun ispatlanamamış olup davacının teminat senedi iddiasının kabul edilebilir olmadığını; müvekkilinin, kendisine alacağına karşılık verilen senedi icraya koyduğunu ve alacağın tahsil yoluna gittiğini, davacının %20 kötüniyet tazminatı iddiasının reddi gerektiğini zira müvekkilinin hiçbir kötüniyetli harekette bulunmadığını, senedi kendisine verildiği şekliyle beklettiğini, alacağını alamayınca da icra yoluna gittiğini, bahse konu senet alacağından kaynaklı uzunca bir süredir lehtar ile sorunlar yaşayan müvekkilinin senedin ödenmemesi ile de iyice arası bozulduğunu ve hali hazırda görüşmediklerini, dolayısıyla müvekkilinin kötüniyetinden bahsetmenin mümkün olmadığını; yıllardır alacağına kavuşamayan müvekkilinin enflasyon karşısında uğradığı zararın açık olduğunu, süreci uzatmak isteyen davacının hukuki mesnedi bulunmayan işbu davaya konu iddia ve taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmiş sayılan nedenlerle davanın reddine, Mahkememizce .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yönelik uygulanan tedbirin kaldırılmasına, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu çek bakımından borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getiriltir.
....Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ...sayılı karar ile Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin Görevsizlik Kararı verildiği, Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiği, ....Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ... sayılı karar ile karşı görevsizlik kararı verildiği, dosyanın istinaf incelemesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesi'nin 2023/2710 Esas 2024/651 karar sayılı ilamı ile yargı yeri olarak İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin belirlendiği, dosyanın mahkememize tevdi edildiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
.... İcra hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyanın uyap sistemi üzerinden istenildiği, incelenmesinde davacısının dosyamız davacısı, davalısının ise dosyamız davalısı olduğu, davanın dosyamızda dava konusu olan senedin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde borca itiraza ilişkin olduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde; "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmü yer almaktadır (1086 Sayılı HUMK'nun 298. maddesi). Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onanması gerekir. Onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Takibe konu bono incelendiğinde; tanzim tarihinin 01/03/2017 olduğu, vade tarihinin senet metninde 31/12/2018 olarak yazıldığı, bononun üst kısmında ödeme günü tarihi olarak 31/12/2018 tarihinin yazıldığı anlaşılmıştır. Tanzim tarihi bononun alt bölümünde 01/03/2017 olarak ifade edildikten sonra, bu tarih ayrıca bono metin kısmında tekrar edilmiş ve üzeri çizilmiştir. Her ne kadar vade kısmında yazan 01/03/2017 tarihinin üzeri çizilmiş ise de; çizilmeden önceki halinin 01/03/2017 ve tanzim tarihi ile aynı olduğu tespit edilmiştir.
TTK'nın 690. maddesi göndermesi ile bonolar hakında da uygulanması gereken TTK'nın 615. maddesi gereğince, çift vadeli düzenlenen senetleri bono vasfında değildir. Ancak, bononun üst kısmında ödeme tarihi yazılı olmasına rağmen, düzenleme tarihinin, senet metninde tekrar edilmiş olması çift vade anlamına gelmez. Aksinin kabulü aşırı şekilcilik olup, hak kaybına neden olur. Takip dayanağı bono kambiyo vasfında olduğundan, davacının bu kısma yönelik itiraz yerinde görülmemiştir.
Takibin dayanağı belge, bono olup takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 749. maddesi gereğince, keşideciye karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıldır.
Somut olayda, takibe dayanak bonoda davacı keşideci olup, bononun vade tarihinin 31/12/2018 olduğu, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 04/11/2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, vadeden itibaren 3 yıllık süre dolmadan alacaklı tarafından takip başlatıldığından, bonodan doğan alacak zamanaşımına uğramadığından davacının zamanaşımı itirazı yerinde değildir.
Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK'nun 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerekmektedir (HGK'nun 06/03/2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. ve 20/06/2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Davacı vekili takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmüş ise de somut olayda, davacının senedin teminat senedi olduğu iddiasını yazılı bir belge ile ispat edemediği, sunulan sözleşmede takibe konu senede ilişkin açıklama olmadığı, yine takip dayanağı senedin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet metninde belirtilmediği, alacaklının da bu iddiayı kabul etmediği, ayrıca davalı alacaklının senedi ciro yoluyla elde eden 3 kişi konumunda olduğu, keşideci ile lehtar arasındaki hususların davalı alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmıştır.
Somut olayda takip dayanağı bononun kambiyo vasfında olduğu, vadeden itibaren 3 yıllık süre dolmadan alacaklı tarafından takip başlatıldığı, bonodan doğan alacağın zamanaşımına uğramadığı, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK'nun 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerektiği, somut olayda, davacının senedin teminat senedi olduğu iddiasını yazılı bir belge ile ispat edemediği, sunulan sözleşmede takibe konu senede ilişkin açıklama olmadığı, yine takip dayanağı senedin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet metninde belirtilmediği, alacaklının da bu iddiayı kabul etmediği, ayrıca davalı alacaklının senedi ciro yoluyla elde eden 3 kişi konumunda olduğu, keşideci ile lehtar arasındaki hususların davalı alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmış olup davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispatlayamadığı, borcun ödendiğine ilişkin beyanı olmadığı gibi buna ilişkin belgelerin de sunulmadığı anlaşılmakla davacının dava konusu senet bakımından borçlu olmadığının tespiti talebinin reddine karar vermek gerekmiş, görevsizlik kararı öncesinde davacının teminat yatırdığı ve icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedvir karar verildiği anlaşılmış, iik 72/4 gereğince davalı alacaklı lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesine dair aşağıdkai şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının tazminat talebinin kabulü ile 7.837,10 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 669,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 241,60 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleştikten yasal süresi geçtikten sonra talep halinde teminatın davacıya yada ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/12/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim