mahkeme 2024/110 E. 2025/449 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/110

Karar No

2025/449

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/110 Esas
KARAR NO :2025/449

DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:16/02/2024
KARAR TARİHİ:17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen 29.04.2022 tarihli taşıma sözleşmesinin süresinden önce davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğini, müvekkili davacı tarafından davalıdan kar mahrumiyeti ve cezai şart alacakları defaatle istenmişse de davalı tarafından ödeme yapılmadığı gibi uzlaşmaya da varılamadığını, taraflar arasında yukarıda belirtildiği üzere 29.04.2022 tarihinde akdedilen 3 yıl süreli taşıma sözleşmesi kapsamında müvekkili davacı tarafından davalıya ait “...” adlı sağlık kurumuna yurt dışında gelen hastaların havalimanından karşılanarak alınıp sağlık kurumuna, otele ve nihayetinde havalimanına davalı tarafından ödenecek hizmet bedeli karşılığında taşınması taahhüt edildiğini, böylece davacı tarafından 7/24 esasına dayalı olarak davalı tarafa sözleşme koşullarına uygun olarak taşıma hizmeti verilecek, davalı tarafça da anılan hizmet nedeniyle davacı tarafa, aylık 1.000.000,00.-TL’den az olmamak üzere garanti koşuluna bağlı olarak ödeme yapılacağı kabul edildiğini, taraflar arasında ayrıca .... Noterliğince 29.04.2022 tarih ... yevmiye numarası ile davalıya ait 11 adet aracın davacı tarafından kiralanması bakımından kira akdi tanzim edildiğini, böylece davacı yüklenici kendisine ait olan araçlarla birlikte toplamda 35 adet araçla taşıma hizmeti verir hale geldiğini, taraflar arasında akdedilen araç kiralama sözleşmesi 29.04.2023 tarihinde sona ereceğini, ancak davalı tarafından işbu taşıma sözleşmesi süresinden önce haksız nedenle fesih edildiğini, taraflarca akdedilen 29.04.2022 tarihli taşıma sözleşmesindeki yükümlülükler aykırı davranılması ve sözleşmenin süresinden önce tek taraflı olarak fesih edilmesi nedeniyle sözleşmenin 5/b paragrafı uyarınca davacı lehine cezai şart alacağının ödenmesine karar verilmesini, taraflarca akdedilen 29.04.2022 tarihli taşıma sözleşmesindeki yükümlülüklere aykırı davranılması ve sözleşmenin süresinden önce tek taraflı olarak fesih edilmesi nedeniyle sözleşmenin 5/b paragrafı kapsamında davacı tarafın müsbet zararlarından olan kar mahrumiyeti’nin fazlaya dair haklarımız saklı tutularak şimdilik 10.000,00.-TL sinin davalı tarafından davacı tarafa ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle müsbet zararları olan kar mahrumiyeti nedeniyle 10.000,00.-TL ’nin,-Cezai Şart olarak 90.000,00.-TL’ nin sözleşmenin fesih tarihi olan 15.04.2023 tarihinden geçerli olarak Reeskont haddine göre faizinin, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kar mahrumiyeti alacağı yönünden dava şartı arabuluculuk süreci yürütülmediğini, bu bakımdan dava şartı eksikliği bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen .... Noterliği 29/04/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşme ile davacıya ait araçların kiralanması hususunda anlaşma sağlandığını, işbu sözleşme özünde bir kira sözleşmesi olup, HMK kapsamında kira sözleşmelerinin varlığı halinde görevli mahkemeler sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan işbu huzurdaki dava görevsiz olan ticaret mahkemesinde açılmış olduğunu bu bakımdan mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, müvekkili şirket 1 yıl boyunca taşıma işlemlerini gerçekleştirmek üzere davacının babası olan davadışı ... ile görüşmeler gerçekleştirdiğini, davadışı ... oğlu olan davacı ...'in taşıma belgesine sahip olduğunu da beyan ederek bu görüşmeler neticesinde müvekkil şirketin taşıma işlerini sadece 1 yıl boyunca davadışı ...'in oğlu olan davacı ... tarafından belli bir bedel karşılığı gerçekleştirilmesi hususunda anlaştıklarını müvekkili şirketteki yapılanma süreci nedeniyle 1 yıllık süre sonunda taşıma işlerinin müvekkili şirketin kendi bünyesinde devam edileceği davacı ve davacının babası vekil ...'e de bildirdiğini, bu 1 yıllık süreç boyunca müvekkili şirkete ait olan 11 adet aracın davacıya kiralanması, davacıya kiralanan bu araçlarla birlikte davacı tarafından 1 yıl boyunca müvekkili şirketin taşıma işlemlerinin gerçekleştirilmesi kararlaştırıldığını, davadışı ... oğlu ile yapacağı sözleşme için müvekkili şirketten bir vekaletname istemiş ve müvekkili şirketçe .... Noterliğinin 26/04/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi çıkartıldığını ancak davadışı ... bu vekaletnameyle gerekli işlemleri yapamayacağını, kendi istediği şekilde bir vekaletname çıkartılmasını talep ettiğini ve iki gün sonra ikinci kez .... Noterliğinin 28/04/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi çıkartıldığını, işbu vekaletnameyi kullanarak davadışı ..., davacı oğlu ile müvekkili şirkete ait 11 adet aracın kiralanması hususunda .... noterliği 29/04/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı, 1 yıl süreli araç kiralama sözleşmesini akdedildiğini ancak işbu noter sözleşmenin yanı sıra davadışı ..., davacı oğlu ile müvekkili şirketin bilgisi ve onayı olmaksızın ikinci bir sözleşme daha akdedildiğini bu sözleşme dava dosyasına da sunulan, bir yanda davacı ile diğer yanda müvekkili şirketi temsilen davadışı vekil ... arasında adi yazılı şekilde tanzim edilen 29/04/2022 tarihli "taşıma sözleşmesi" başlıklı sözleşme olduğunu, müvekkili firma sözleşmeden dava açıldıktan sonra haberdar olduğunu, işbu sözleşme müvekkil şirket açısından geçerli olmadığını, müvekkili şirket işbu sözleşme nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketçe davadışı ...'e verilen vekaletnamede sadece araç kiralama ve araç kiraya verme yetkisi bulunmakta olduğunu davadışı ... tarafından vekaletnamedeki yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle oğlu olan davacı ile 29/04/2022 tarihli adi yazılı sözleşme akdedildiğini bu sözleşmenin akdedilmesi için müvekkili herhangi bir talimatı/onayı bulunmamdığını, müvekkili şirket işbu sözleşmeden huzurdaki dava neticesinde haberdar olduğunu, huzurdaki olayda ise davacı ile müvekkili şirketin vekaletname ile vekil kıldığı davadışı vekil ... baba- oğul olup alt- üst soy ilişkisine sahip olduklarını, ayrıca davadışı ...'e vekaletname verilmeden evvelki sözleşme öncesi görüşmesine davacı ile babası olan davadışı vekil birlikte katıldıklarını ve dolayısıyla anlaşma şartlarına, sözleşme süresine vb. diğer tüm anlaşma şartlarına davacı da vakıf olduğunu bu bakımdan davacı, babası olan davadışı vekil ...'in vekaletnamede yetkilerini kötüye kullandığını bilebilecek durumda olduğunu, aslında davadışı babası ile birlikte müvekkili şirket aleyhine kötüniyetli bir şekilde çıkar ve işbirliği içerisinde olduğunu bu bakımdan davacının iyiniyetli sayılması mümkün olmayıp müvekkili şirket davacıya karşı 29/04/2022 tarihli adi yazılı şekilde tanzim edilen taşıma sözleşmesi başlıklı sözleşme ile bağlı olmadığını, öncelikle davacının kar mahrumiyetine ilişkin talebinin arabuluculuğa başvurulmadığından dolayı dava şartı yokluğundan reddini, mahkemenin görevine ilişkin itirazımız kapsamında görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli istanbul Sulh Hukuk mahkemelerine gönderilmesini, tüm dosya kapsamında vekaletnamenin kötüye kullanılması suretiyle vekil davadışı ... ile davacının ortak bir fikir ve eylem birlikteliğiyle müvekkili şirket aleyhine bir çıkar ve işbirliği içerisinde hukuki işlemler yapmaları, müvekkil şirketin bilgisi, onayı ve rızası olmayan adi yazılı sözleşmeler tanzim etmiş olmaları karşısında müvekkili şirketin davacının alacak taleplerinin dayanağı olan sözleşmeden dolayı davacıya karşı sorumlu bulunmadığından davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava,Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Davacı ile davalı arasında akdedilen 29.04.2022 tarihli taşıma sözleşmesinin feshi sebebiyle davacının kar mahrumiyeti ve cezai şart alacaklarının davalıdan tahsiline ilişkin alacak davası olduğu anlaşıldı.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 16/02/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosya tarafların ticari defter ve kayıtları ile taraflarca sunulan deliller değerlendirilmek üzere, smmm bilirkişisi, taşımacılık alanında uzman bilirkişi ve Borçlar Hukukundan kaynaklı nitelikli hesaplama bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti ...'den alınan 07/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " A)1. 24.4.2022 tarihli, Davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından dava dışı ...'e verilen vekaletnamenin "29.4.2022 tarihli adi yazılı "Taşıma Sözleşmesi"ni müvekkili (Davalı) adına imzalayabilmesine dair bir yetki ihtiva etmemesi ve bunun söz konusu vekaletname metninden açıkça anlaşılması karşısında, bu Sözleşmenin Davalı tarafı bağlamayacağı, binaenaleyh bu Sözleşmeye dayanan hiçbir talebin Davalıya karşı ileri sürülemeyeceği,2. 9.4.2022 tarihli "Taşıt Kira (Taşıma) Sözleşmesi"nin bir yıllık olduğu nazara alınarak, Davacı tarafın, ancak bu sözleşme kapsamında ileri süreceği bir haklı talebinin ve varsa (ispatlanmış bulunmak kaydıyla) ... plakalı aracın kira sözleşmesinin Davalı tarafça feshi nedeniyle ortaya çıkan bir zararının Davalıya karşı ileri sürülebileceği,
B)Sayın Mahkemenin, 29.4.2022 tarihli adi yazılı "Taşıma Sözleşmesi"nin geçerli olduğunu takdir etmesi durumunda: Davacının kâr kaybı talebinin ispata muhtaç olduğu, Davacı tarafından talep edilen cezai şart bedeli sözleşmede 18.810.000,00.-TL olarak belirtilmiş olup sayın mahkemenin kabulü halinde cezai şart tutarı 18.810.000,00.-TL takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, Davalının 18.810.000,00.-TL cezai şart bedeli ödemesi halinde bu bedel muhasebesel olarak gider olarak kayıtlara alınacağından davalı şirketin bu tutar kadar özvarlığı düşeceği, davalı şirket 17.647.514,14.-TL tutar kadar zarar ile borca batık hale geleceği 17.647.514,14.-TL cezai şart tutarı ödemeye kadar davalı şirket borca batık hale gelmeyeceği, bu tutarında üzerinde (17.647.514,14.-TL üstünde) cezai şart bedelinin davalı şirketin mahvına neden olacağı değerlendirildiği, konu hakkında takdir yetkisi sayın mahkemeye ait olduğu," şeklinde rapor sundukları görüldü.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; dava konusu sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu, bu sebeple mahkememizin görevli olduğu, davalının görev itirazının reddi gerektiği, davacının 2022-2023 yılı ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterlerinde 30.05.2023 tarihi itibariyle cari ilişkiden kaynaklan 103.340,34.-TL davalıya borcu olduğu, davacının ibraz edilen bilgi ve belgelerine göre davacı tarafından davalı tarafa 19.05.2022
tarihinde 96.996,00.-TL kdv dahil tutarındaki fatura ile başlamış ve 14.05.2023 tarihinde tanzim edilen 14.05.2023 tarih ve 146.202,00.-TL kdv dahil fatura ile sona erdiği, davalının ibraz edilen bilgi ve belgelerine göre davacı tarafından davalı adına tanzim edilen tüm faturaların kabul edildiği, davalının ibraz edilen ticari defterlerinde davacıdan 16.939,00.-TL alacağı olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterlerinde 30.05.2023 tarihi itibariyle cari ilişkiden kaynaklan 103.340,34.-TL borcu olduğu, davalının ibraz edilen ticari defterlerinde davacıdan 16.939,00.-TL alacağı olduğu, farkın nedeni ise davalı kayıtlarında 31.12.2022
tarihinde 83.651,34.-TL mutabakat kaydı olup söz konusu kaydın davacıda mevcut olmadığı, sektör teamüllerine göre bu tip taşıma sözleşmeleri 1 yıl süreli olarak yapıldığı, bir yılın sonunda, değişen piyasa şartları dikkate alınarak sözleşmeler revize edilerek, yeniden düzenlendiği, davalının cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu kendisinin kabulünde olan 1 yıllık süre sektör açısından makul bir süre olduğu, genel sektör teamüllerine aykırı olarak 3 yıl süreli olarak düzenlenen taşıma sözleşmesinin davalı tarafından değil de vekalet ile davalı adına vekaleten iş gören tarafından düzenlendiğinin, davalının sözleşmeyi vekaleten onaylayandan ve davacıdan talep etmesine rağmen kendisine sunulmadığının dosya kapsamında sunulan belgeler ve davalı vekilinin beyanları ile sabit olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir.
24.4.2022 tarihli vekaletname incelendiğinde, “ARAÇ KİRAYA ALMA” ve “ARAÇ KİRAYA VERME” ana başlıkları altında, davalı tarafın dava dışı ...’e verilen temsil yetkilerinin düzenlendiği, söz konusu vekaletnamenin
konusunun davalı şirketin sahibi bulunduğu veya olacağı araçların üçüncü kişilere kiralanması ve üçüncü kişilerden davalı şirkete araç kiralanması ile bunlarla ilgili işlemlerin yapılması
olduğunun anlaşıldığı, bu vekaletnamenin verilmesinden beş gün sonra, dava dışı ...'in, vekil sıfatıyla, davalı şirkete ait 11 adet aracı davacı ...’e, ... 11. Noterliği’nde onaylama usulü yapılan ... yevmiye numaralı “Taşıt Kira (Taşıma) Sözleşmesi” ile kiralandığı, buna karşılık, 24.4.2022 tarihli vekaletname incelendiğinde, gerek genel anlamda konusu ve amacı ve gerekse münferit hükümleri itibariyle,
vekile (dava dışı ...’e) kendisi adına “Taşıma Sözleşmesi” imzalama yetkisi ihtiva etmediği, vekaletnamenin “ARAÇ KİRAYA ALMA” maddesinde “Şirketimizi temsilen dilediği
kişi ya da kişilerden dilediği bedel ve şartlarla yurt içi ve yurt dışında çalıştırılmak üzere … kiracı sıfatıyla taşıt kira ve navlun sözleşmelerini imzalamaya …” ibaresi yer aldığı, bu ibarenin vekile müvekkili adına araç kiralama yetkisini verdiği, yani onu (Davalıyı) “kiracı” yapacak bir sözleşme imzalama yetkisi tanımadığı, buna karşılık söz konusu ibareden müvekkili (Davalı şirket) adına “Taşıma Sözleşmesi” yapma yetkisinin verildiği anlamı çıkarılamayacağı, Vekaletnamenin “ARAÇ KİRAYA VERME” maddesinde ise “Şirketimizin sahibi bulunduğu veya bulunacağı bilumum araçlarımızla ilgili olarak dilediği gerçek ve tüzel
kişilerle, dilediği bedel ve koşullarla kira, navlun, taşıma sözleşmeleri yapmaya …” ibaresi yer aldığı, bu ibarenin çok açık bir şekilde şirketin sahibi olduğu araçların üçüncü kişilere kiralanması veya onlarla (üçüncü kişilerle) taşıma sözleşmesi imzalanması konusunda vekile yetki tanıdığı, şirketin kendisine ait araçların şirkete kiralanması söz konusu olamayacağı açık olduğu gibi; bu ibareden, vekil ...’in davalı şirket adına, başka bir kimsenin kendisine ait (eldeki davada Davacı ...’in bizatihi kendisine ait) araçlarla ona taşımacılık hizmeti vermek üzere bir “Taşıma Sözleşmesi” yapma yetkisi çıkarmanın mümkün olmadığı, bu durumda, söz konusu vekaletname kapsamında dava dışı ...’in müvekkili davalı şirket adına 29.4.2022 tarihli “Taşıma Sözleşmesi”ni yapma yetkisi bulunmadığından, bu sözleşmenin davalı ... ... Ltd. Şti.’ni bağlamadığı, taşımacılık sektörü
açısından yukarıda yer verilen ticari teamüllerle bağdaşmayan bir sözleşme olduğu, hayatın olağan akışı açısından bakıldığında ise, neredeyse bütünüyle müşterinin yükümlülüklerini sıralayan, buna karşılık yüklenici açısından (fatura düzenleme dışında) hemen hemen hiçbir yükümlülük öngörmeyen böyle bir sözleşmenin “olağan” gözükmediği anlaşılmış olup dava konusu sözleşme davalıyı bağlamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40, TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.092,35‬ TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa ödenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/06/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim