Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/831
2024/968
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/831 Esas
KARAR NO :2024/968
DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/03/2018
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Dosya 23/09/2022 tarih ve ... sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 16/11/2023 tarih, 2023/... Esas,2023/... Karar sayılı ilamıyla gönderildiği, mahkememizin 2023/831 Esasına kaydının yapıldığı, mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 31.12.2016 tarihine kadar “...” adresinde faaliyet gösteren firma olması nedeni ile 2015 yılı 3.ayında davalı firmanın ... no.lu tesisat numarası ile abonesi olduğunu, ancak bu aboneliğin davacının 1.12.2016 tarihinde işyerini devretmesinin ardından sonlandırıldığını, ... ... San. İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile yeni abonelik sözleşmesi imzalanmış olmasına rağmen davacı aleyhinde ....İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile başlatılan icra takibi ile haksız ve hukuka aykırı bir şekilde içeriği anlaşılamayan Kaçak| Kullanım Bedeli adı altında 53.174,91 TL'nin davacıdan tahsilinin istendiğini, tebligatın 21. Madde uyarınca muhtıra yapılmasından davacının haberi olmadığı için itiraz edilmeyen takibin kesinleştiğini, davacının 31.12.2016 tarihinde ilgili işyerini devrettiğini, ilgili adresteki işyeri ile ilgili bağlantısı kalmadığını, bu tarihten itibaren davalı şirketin abonesinin ... .....Ltd.Şti. olduğu hususunun sabit olmasına ve esasen bu hususun davalının kabulünde olmasına rağmen davalı şirketin 2017 yılı Ocak ayından itibaren bu tarihten sonraki bütün faturaları dava dışı ... ... ...Ltd.Şti.'ne kesmiş olmasına rağmen icra takibini davacıya yönelttiğini, davacıdan işyerini devralan dava dışı firma ile abonelik sözleşmesi yapıldığını ve bu firma tarafından düzenli olarak faturaların ödendiğini, bu hususun ilgili icra dairesi haciz zaptı ile sabit olduğunu, 03.11.2017 tarihli haciz zaptında işyerinde çalışanın beyanı ile borçlunun bu adresle Herhangi bir ilgisinin bulunmadığı ve ilgili işyerinde res'en yapılan araştırmada bu borçluya ait hiçbir bilgi, belge ve emareye rastlanmadığının haciz zaptına geçtiğini, haciz zaptının resmi ve gerçeği ihtiva eder bir belge olup. davacının ilgili adresle hiçbir ilgisinin bulunmadığını ispatlar nitelikte olduğunu, icra dosyasında hiçbir tutanak dönem tarih belirtilmiş olmamasına rağmen sadece son döneme 2017 Temmuz diye bir ibareden yola çıkarılırsa dahi, davacının 2016 yılının 12.ayından sonra aboneliğinin sonlandığı düşünülecek olursa, bu borçtan ve/veya kaçak bedelinden sorumlu olamayacağı asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile) ve icra takibinin borçlu sıfatı bulunmayan davacıya yöneltildiğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu, likit bir alacak olmadığını, icra takibine konu hiçbir dayanak belgenin icra takip dosyasında bulunmadığını, davacıya da tebliğ edilmediğini, takip dayanağına Kaçak Elektrik Bedeli yazılmışsa da hangi tarihte ve ne şekilde kaçak elektrik bedeli tespit edildiği bunun hangi döneme, tarihe ait olduğu, kullanıcının davacı olduğunun nasıl tespit olduğu hususunun vs. hiçbir belge ve bilginin takip dosyasında bulunmadığından bunlara ilişkin beyan ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davalı tarafından bunların sunulması durumunda bu hususta beyanda bulunacaklarını. davalı tarafın kesmiş olduğu birçok faturanın elektrik piyasasının belirlemiş olduğu kriterlere aykırı olduğu gibi davacı tarafından kullanılmayan elektrik ve kaçak elektrik kullanma sebebiyle faturalandırdığı borçlar vs. sebeplerle haksız kazanç peşinde olduğunu, ne dönemi, ne içeriği hiçbir şey belli olmayan gayri ciddi alacak tahakkuklarıyla denetimsiz bir şekilde vatandaşın borçlandırıldığını. daha önce de haksız icra takibi yapıldığını, mükerrer fatura ve kullanım bedelleri tahakkuk ettirildiğini, bununla ilgili ... ATM ... Esas sayılı dosyanın halen derdest olduğunu. davacının işyerini devrinden ve aboneliği sonlandırıldıktan sonra hiçbir şekilde icra takibi konusu borcun muhatabı ve borçlusu olamayacağını ve böyle bir borcu kabul etmediklerini, bir an için aksi düşünülse dahi davalı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanağının icra dosyasında mevcut olmadığını, davacının kabulünü içerir bir imzası da mevcut olmadığından davacı aleyhinde delil olarak kullanılamayacağını, davacının kaçak elektrik kullandığı ve uğranılan zararın ispat yükünün davalıya ait olduğunu tüm bu nedenlerle emsal yargıtay kararları da göz önünde bulundurulmak suretiyle .... İcra Dairesi'nin ... Esas no.İu dosya ile başlatılan icra takibinin durdurulmasına ve yargılama neticesinde icra takibindeki kaçak elektrik bedelinden davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalı hakkında %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı kurum arasında (... A.Ş.) herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, abonelik sözleşmesinin ... ... Perakende Satış A.Ş. kurumu ile yapıldığını. iki kurumun birbirinden farklı olmakla beraber işleyişleri ve çalışma konularının farklı olduğunu, ... A.Ş.'nin kaçak elektrik tüketimi ile ilgilendiğini, davalı kurum yetkilileri tarafından yapılan tespitte davacının herhangi bir abonelik sözleşmesi olmadan elektrik tüketiminde bulunduğundan dolayı kaçak elektrik tahakkuk düzenlendiğini, davacı hakkında bu tespitin cebri icrası için .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takip yoluna gidildiğini. davacının dava dilekçesinde husumeti ... ... Satış A.Ş.'ne yönelttiğini, oysa icra takibinde takibi yapanın ... A.Ş. olduğunu, işbu nedenle davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde mağduriyetler zinciri oluşturulduğunu, icra takibindeki tutanaklara bakıldığında davacının davalı kurumu abonelik sözleşmesi olmadan zarara uğrattığının görüleceğini, fiili kullanan ve kira sözleşmesinin Mehmet İnan adına düzenlendiğini, davalı kurum yetkililerinin maddi gerçeği bulma noktasında yaptığı tüm tahkikatların bu gerçekliği doğruladığını tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden akabinde esastan reddini ve davacının % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Davanın, başlatılan icra takibi sebebiyle açılan menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı tarafından kaçak elektrik kullanımının olup olmadığı, kaçak kullanım var ise miktarı ile bedelinin ne olduğu, davalının davacıdan bu bedeli talep edip edemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.
Dosyamıza bir sureti celp edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine toplam 53.174,91-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kaldırma ilamı öncesinde bilirkişi raporları alınmış ve mahkememizin 23/09/2022 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile '1-Davanın KABULÜ ile, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu borç yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Koşullar oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine,' şeklinde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 16/11/2023 tarih, 2023/66 Esas, 2023/3435 Karar sayılı ilamında 'Somut olayda, davaya dayanak icra takibinin ... tarafından yapıldığı, davacının dava dilekçesinde husumeti hangi şirkete yönelttiğinin açık olmadığı gibi mahkemece bu hususun aydınlatılmadığı, her iki şirkete davalı sıfatıyla dava dilekçesinin tebliğ edildiği, UYAP sistemine ise davalı olarak ...'ın kaydedildiği, bu şirket vekili tarafından yapılan husumet itirazının da değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. ' gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2023/831 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı vekili 22/03/2024 tarih ve 08/01/2024 tarihli beyan dilekçelerini dosyaya sunmuştur.
İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada ava dışı ...'ın adresinin ... olduğu, dava dilekçesinde davalı olarak ...'ın gösterildiği ve dava dilekçesi ve eklerinin davalı ...'ın ... adresine tebliğ edildiği, her ne kadar ... adına vekaletname sunulmuş ve davaya devam edilmişse de , davalı ... tarafından dosayaya ibraz edilen vekaletname olmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin 23/10/2019 tarihli duruşma ara karar gereğince sunduğu 30/10/2019 tarihli beyan dilekçesi ile ...'ın davalı olarak gösterildiğini ve husumetin ...'a yöneltildiğini beyan edilmiştir. İstinaf kaldırma kararından sonra davacı vekiline HMK m. 124 kapsamında beyanda bulunmak üzere süre verilmiş davacı vekilince takibin ... tarafından başlatıldığı ve davanın menfi tespit davası olması sebebiyle husumetin ...'a yöneltilmek istendiği beyan edilmiş ise de dosyanın geldiği aşama, yapılan tebligatlar ve yargılama sırasında sunulan beyanlar dikkate alındığında husumetin yanlış kişiye yöneltildiği, tarafta iradi değişikliğin ilgili yasa maddesi uyarında kabul edilebilir nitelikte olmadığı davaya konu icra takibinin dava dışı ... tarafından başlatıldğı, ...'ın davada husumeti olmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet nedeniyle reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.212,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 784,91 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa ödenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan tebligat, müzekkere giderleri toplam 72,00 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.