mahkeme 2023/772 E. 2024/223 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/772
2024/223
19 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/772 Esas
KARAR NO :2024/223
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/11/2023
KARAR TARİHİ:19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının kullanımında olan tesisatta 23.09.2017 tarihinde kurum tarafından yapılan kontrollerde kayıtsız sayaçtan sözleşmesiz enerji kullanıldığının tespit edildiğini, tespit tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları tanzim edildiğini, tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapılmış ve fatura gönderildiğini, bu tahakkuklara rağmen borcun davalı/borçlu tarafından ödenmemesi üzerine 8.093,10 TL tutarında ödenmemiş kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 8.226,79 TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı borçlu, ilgili kaçak elektrik bedelini ödemek için son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, davanın esası hakkında kaçak elektrik kullanımına dair açık deliller sunulduğunu, davanın esası yönünden haklılık tam olarak ispat edildiğini, kaçak elektrik tespit tutanakları Hukuk Genel Kurulunun kararı ve müstakar Yargıtay içtihatları gereği aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu, sundukları deliller ile haklılıklarını ispat ettiklerini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduklarını, görüşme sonunda anlaşılamadıklarını, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması ve söz konusu aboneliğin ticari nitelikte olması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikteki haksız fiil hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin mahkemeleri İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı takibe haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durmasına neden olduğunu, bu nedenle İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacağın % 20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesinin gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğunu, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, söz konusu borca itirazı yerinde olmadığını, bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye hükmedilmesini, davalının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptalini, takibin devamını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı taraf itirazın iptali davasını bir yıllık süre geçtikten sonra açtığını, hak düşürücü süre yönünden itirazlarının kabulü ile davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafça ... Mahallesi Mobilyacılar Sokak No: 2 .../ İstanbul adresinde müvekkilinin yokluğunda kayıtsız sayaçtan enerji kullanıldığı gerekçesi ile 23.09.2017 tarihinde H/... seri numaralı kaçak tahakkuku tanzim edildiğini, söz konusu elektrik kaçağı tutanağı usulsüz ve haksız olarak tutulduğunu, müvekkili 2015 yılında ilgili mahalde ticareti terk ederek faaliyetini sonlandırdığını, fatura tesisatının bağlı olduğu sayaçla ilgili tüm borçlarını kapattığını, müvekkilinin kaçak elektriğe ilişkin bir borcunun bulunmadığını, davacı kurum tarafından 2017 yılından bu yana müvekkiline icra takibi açıldığını, müvekkili dava konusu adres olan ... mahallesi mobilyacılar sokak no:4 - 2 .../ İstanbul adresinde faaliyet göstermekte iken 15.08.2015 tarihinde faaliyeti sonlandırdığını, ... tahliye dilekçelerinden de anlaşılacağı üzere 20.08.2015 tarihinden itibaren elektriğin kesilmesi neticesinde satış sözleşmesi sona ermiş ve sözleşmenin feshi gerçekleştiğini, bu tarihten sonra adreste bir faaliyet olmaması, kapalı olmasına rağmen müvekkilinin yokluğunda ve usule aykırı olarak hakkında kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, 10.11.2017 tarihli ilk endeks ve değiştirme protokolünden de anlaşılacağı üzere mahalin boş olduğu ve sayacın sökük olduğu görülerek yeni kurum sayacı takıldığı anlaşıldığını, abone sözleşmelerinde kullanılan elektrik tüketiminden ve kaçak elektrik bedelinden fiili kullanıcı sorumlu olduğunu, müvekkilinin fiili kullanıcı olup olmadığının tespit edilmesini, kayıtsız sayaçtan enerji kullanıldığına ilişkin düzenlenen tutanak tarihinde, tutanakta belirlenen adreste müvekkilinin faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunmuş ise, faaliyetin hangi tarihte sona erdiği Ticaret Odası Başkanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve diğer kurumlardan sorularak, kaçak elektrik kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin, tutanak tanıkları da tanık sıfatı ile dinlenerek ve zabıta araştırması yapılarak şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesinin gerektiğini, taraflarınca ... A.Ş Müdürlüğüne dilekçe ile başvurulduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığı, fatura ile ilgili bir borcu olmadığı yapılan yanlışlığın düzeltilmesi talep edildiğini, davacı kurumun 09.01.2018 tarihli cevabi yazısı ilgili mahalde, kayıtsız sayaçtan enerji kullanımı nedeniyle 23.09.2017 tarihinde H/... seri numaralı kaçak tahakkuku tanzim edildiği, zabıt tahakkuku sayaç endeksi üzerinden 2017/09 dönemi öncesine fatura edilmiş olduğu belirtildiğini, müvekkili uzun yıllardır ticari faaliyetini sürdürdüğü bu yerde faaliyetine son vermesinin akabinde, aboneliğini borçsuz olarak iptal ettiğini, fiili kullanıcı olmadığı dönemde haksız ve usulsüz tutulan tutanakla müvekkilin borçtan sorumlu tutulması hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu yerde kaçak elektrik kullanmamasına rağmen yokluğunda ve usule aykırı olarak hakkında kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenen sonrasında da bu tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen bedel nedeniyle müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesini, müvekkili açısından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığını, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini, vekalet ücreti, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 20/11/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı ticari davalardır. Ticari davalar ise 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Maddenin 1. fıkrasında "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri.." ifadesi ile her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari davalar olduğu belirtilmiştir. Davanın nispi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gerekmektedir.
Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.
28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesinde, kanun'un kapsamı “bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davalının kazancının Bakanlar Kurulu'nun belirlediği sınırın altında kaldığı, Ticaret Sicil'den gelen müzekkere cevabının incelenmesinde gerçek kişi ticari
işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı
bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davalının herhangi bir kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla, her ne kadar davacı taraf tacir ise de davalının tacir olmadığı, dava konusu yer iş yeri olsa da ticari işletme niteliğinde olmadığı, bu kapsamda davalının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici de olmadığı, bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından ve davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle görev dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.