mahkeme 2023/685 E. 2024/272 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/685

Karar No

2024/272

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/685 Esas
KARAR NO : 2024/272

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2023
KARAR TARİHİ : 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili organizasyon, tadilat, peyzaj ve dekorasyon işleri yapan firma olduğunu, müvekkili aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya iş yaptığını, mesire alanı düzenlemesi, tesis yapı, harfiyat, tamir ve onarım işleri sebebiyle faturalar tanzim edildiğini, söz konusu faturalar davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, ticari defterlere işlendiğini davalı ufak bir meblağ ödeme gerçekleştiğihi ancak kalan bakiye ödenmediğini, davalı söz konusu faturaya dayalı bakiye carisi hesap alacağı 3.906.000 TL bedelini müvekkile ödenmediğini, davalı ile müvekkili arasında cariye ilişkin 15.08.2023 tarihli mutabakat da saplandığını ancak ödeme yapılmadığını bu sebeple davalıya karşı faturalardan kaynaklı bakiye cari hesap alacağına ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davalı borçlu haksız bir şekilde borca itiraz ettiğini ve takip durdurulduğunu, davadan önce zorunlu arabuluculuğa da başvurulduğunu, ancak buradan da olumlu sonuç çıkmadığını, zira müvekkilin alacağı faturaya dayalı cari hesap alacağına dayanmakta oluduğunu, davalı faturaların bedellerini ödemediğini, kötüniyetli yapılan itirazın ivedi yapılacak incelemeler sonucu reddi ve davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, işbu nedenle davanın kabulünü, itirazın iptaline ve davalının yüzde %20’den aşağı kalmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkil ...Limited Şirketi...Mahallesi 208. Sokak Sarıyer/İstanbul'da bulunan ... Parkı’nın alt işletmeci olduğunu, Park’ın Gelişim ve Yönetim Planı 15 Nisan 2023 tarihinde Orman Bölge Müdürlüğü’nün onayı değiştitirildiğini daha önceki planda yer almayan 100 m2 genişliğinde ve 3,5 Metre yüksekliğinde ST6 kodlu Spor Tesisi Destek Binası eklendiğini, önceki planda toplam 3.000 m2 büyüklüğünde belirlenmiş olan M5 kodlu serbest oyun alanının plandaki yeri değiştirildiğini ve serbest oyun alanının başka bir yerde yapılmasına Orman Bölge Müdürlüğü’nce karar verildiğini, 15 Nisan 2023 tarihine onaylanan 5’nci Revize Gelişim ve Yönetim Planı’nda bu alanın büyüklüğü 7.495 m2 olarak belirlendiğini, Alan planda S4 Serbest Oyun Alanı olarak tanımlandığını, şimdiki adıyla Orman Parkları'nda (önceki adı Mesire Yeri) yapılacak tüm iş ve işlemler, yapılar, tesisler, düzenlemeler Onaylı Gelişim ve Yönetim Planları ile ve Orman Bölge Kontrölünde yapılabildiğini, Plandaki bu değişikliğin ardından; 100 m2 genişliğinde ve 3,5 metre yüksekliğindeki ST6 Spor Destek Tesisinin yapımı toplam: 1.461.500 TL + KDV bedelle, 7.495 m2 büyüklüğündeki S4 serbest oyun alanının harfiyat, tadilat ve düzenleme işleri de toplam 2.148.500 TL + KDV bedelle aradaki güvenilir tanıdıklar vasıtasıyla davacı şirkete verildiğini ve davacının talebi üzerine 342.000 TL ön ödeme yapıldığını, ancak davacı şirket hazırlık yaptığını, harfiyat işleri için belediye ve ilgili kurumlardan izin almakla uğraştığını, izinsiz harfiyat işleri yapması durumunda ağır cezalara uğrayacağını, harfiyat izinlerini aldıktan sonra önce serbest oyun alanının harfiyat ve düzenleme işlerini yapacağını, bu bitip zemin hazır hale gelince de Spor Destek Binasının inşaatına başlayacağını ifade ettiğini, Gelişim ve Yönetim Planında, Spor Destek Binası, Serbest Oyun Alanı içinde olduğundan öncelikle Serbest Oyun Alanının harfiyat ve düzenleme işlerinin yapılmasının doğru olduğu düşünüldüğü, nitekim planda Serbest Oyun Alanı olarak belirlenmiş yerde zemin çok yüksek eğime sahip olduğunu, bu alan düzeltilmeden üzerine bina inşa edilmesi mümkün olmadığını, bu sebeple davacının beyanlarına itibar edildiğini, harfiyat için izinleri almasının beklenmesine karar verildiğini, öte yandan aradaki tanıdıklar nedeniyle ortada bir güven ilişkisi bulunduğundan davacı tarafın bu beyanına itibar edildiğini, müvekkili şirket, bu bilgiler doğrultusunda davacının harfiyat izinlerini alıp işe başlamasını beklerken, davacı tarafından henüz işe hiç başlanmamasına rağmen icra takibine konu 25.60.2023 ve 29.06.2023 tarihli faturalar kesildiğini, müvekkili şirket tarafından bu faturanın daha sonra kötüye kullanılabileceği hiç düşünülmeden ve uygulamada taraflar arasındaki güven ilişkisine binaen işler tamamlanmadan da zaman zaman faturalar kesildiğini bu fatura şirkete gelen diğer faturalar gibi rutin bir işlem olarak görülerek şirketin muhasebe kayıtlarına işlendığini dolayısıyla tüm süreç aracı kişilere dayanılarak tam bir güven ilişkisi içinde yürütüldüğünü ve davacı şirketin kötü niyetle hareket edebileceğine ilişkin en küçük bir tereddüt oluşmadığını davacı tarafından dosyaya sunulu 15.08.2023 tarihli Mutabakat Mektubu ise geçerli olmadığı gibi; gerçek dışı olarak düzenlendiğini şöyle ki; delil olarak sunulmuş olan bu Mutabakat Mektubu, hiçbir şekilde... Limited Şirketi’ne iletilmediğini, kesinlikle ... Limited Şirketi tarafından imzalanmadığını. bu Mutabakat Mektubu’nda yer alan kaşe ... Limited Şirketi’ne ait olmadığı gibi, mutabakatta imzası bulunan ...’ın ... ile hiçbir ilişkisi olmadığını, aksine bu mutabakatı imzalayan... tam tersine davacı ... şirketinin yetkili vekilidir davacı şirket, müvekkil Şirket yetkilileri tarafından imzalanması gereken Mutabakat Mektubunu kendi mali müşavirine imzalattığını, bu Mutabakat Mektubundaki ... Kaşesi de tanınmadığını ... Limited Şirketi’nin böyle bir kaşesi de olmadığını Netice olarak; davacı şirket kendi hazırladığı Mutabakat Mektubunu, kendi vekiline imzalatarak bunu ...’nın borçlu olduğunu dair bir kanıt olarak sunduğunu bu hususa ilişkin her türlü dava ve şikayet haklarının saklı olduğunu, ..., hayatının hiçbir zamanında ... Limited Şirketi’nde bir gün dahi çalışmadığını, Ayazağa Mahallesi ... sokak Sarıyer/İstanbul'da bulunan kurtyolu orman parkı içerisindeki st6 spor destek tesisi ile s4 serbest oyun alanının bilirkişiler tarafından incelenerek bu alanda herhangi bir tesis yapı, harfiyat, tamir ve onarım iş işinin yapılıp yapılmadığı ve fatura konusu edimin ifa edilip edilmediğinin tespitini, haksız ve kötüniyetli olarak açılan işbu davanın reddini, davacı tarafın davayı ve icra takibini haksız ve kötüniyetli olarak açtığı aşikar olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinden cevaba cevap dilekçesinden özetle : davalı taraf sırf davayı uzatarak süre kazanmak amacında olduğunu, zira icra takibinin açılmasından önce de ödeme konusunda birçok taahhütte bulunup süre talep ederek süreci uzatmayı amaçladığını, davalı tarafından kabul edilerek defterlerine işlenmiş fatura söz konusu olduğunu, bu faturalar davalı tarafından hiçbir itiraza konu olmadığını ve defterlerine işlendiğini, üstüne üstlük mutabakat da sağlandığını davalı taraf evrakların salahiyetine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, sadece sözü uzatmak suretiyle edimlerin yerine getirilmediğinden bahsettiklerini, cari mutabakat da davalının imzaya yetkilisi tarafından onaylandığını, dolayısı ile ortada açık ve net bir alacak söz konusu olduğunu davalı taraf sırf dava süreçlerini uzatarak zaman kazanmayı amaçladığından usul ekonomi ilkesi gereği bilirkişi incelemesine dahi gerek kalmadan dosya üzerindeki deliller yeterli görülerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davalının kötü niyetli olduğunu göstermek adına dava açıldıktan sonra müvekkili firmaya iade faturası kesilmiş ancak müvekkili tarafından bu fatura kabul edilmediğini bu husus dahi davalının kötü niyetle hareket ettiğini ve davayı uzatmayı amaçladığını gösterdiğini, bu surette dava dilekçesindeki hususları tekrar ettiklerini, davalı tarafından mutabakat yapıldığı belirtildiğini taraflarınca icra takibinin başlatılmasından sonra davalı tarafın sırf borçtan kurtulmaya yönelik yaptığı işlemlerin mevut olduğu, müvekkili organizasyon, tadilat, peyzaj ve dekorasyon işleri yapan firma olduğunu, müvekkil aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya iş yaptığını, mesire alanı düzenlemesi, tesis yapı, harfiyat, tamir ve onarım işleri sebebiyle faturalar tanzim edildiğini, söz konusu faturalar davalıya tebliğ edildiğini, ticari defterlere de işlendiğini, davalı ufak bir meblağ ödeme gerçekleştiğini ancak kalan bakiye ödenmediğini davalı, söz konusu faturaya dayalı bakiye carisi hesap alacağı 3.906.000 TL bedelini müvekkile ödemediğini davalı ile müvekkili arasında cariye ilişkin 15.08.2023 tarihli mutabakat da saplanmış ancak ödeme yapılmadığını, bu sebeple davalıya karşı faturalardan kaynaklı bakiye cari hesap alacağına ilişkin İstanbul ...İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu haksız bir şekilde borca itiraz etmiş ve takibi durmuştur, kısmi alacak davası olması dikkate alınarak, yapılacak yargılama neticesinde, asıl alacak miktarları bilirkişi incelemesi ile kesin olarak belirlendiğinde fazlaya ilişin bedel arttırma ve talep hakkı başta olmak üzere her türlü yasal haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından İstanbul...İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile tazminat davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 12/10/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Yargılama esnasında, davacı vekilince UYAP sistemi üzerinden sunulan dilekçesinde; davadan taraflar arasında yapılan protokol gereği feragat ettikleri beyan etmiştir.
Yine davalı vekilince UYAP sistemi üzerinden sunulan dilekçesinde: taraflar arasında yapılan protokol gereği davacı tarafın feragat ettiğine, protokol kapsamında vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinden feragat ettiğini sulh sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK.nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında : davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etme yetkisinin olduğu anlaşılmakla, davayı sona erdiren taraf işlemleri olduğundan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davanın feragat nedeni ile reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 47.326,58 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ‬ 46.898,98‬ TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraf vekillerince karşılıklı olarak talep olunmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yokluğunda verilen dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 02/04/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim