mahkeme 2023/586 E. 2024/406 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/586
2024/406
17 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/766 Esas
KARAR NO :2024/362
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:16/11/2023
KARAR TARİHİ:08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., 22.04.2022 tarihinde ... İli, ... İlçesi ... Kavşağı ... Sokak ... ... Restaurantı önünde yaya olarak yürüdüğü esnada bir motorsiklet tarafından çarpılarak trafik kazasına maruz kaldığını, trafik memurlarınca Kaza Tespit Tutanağı tutulduğunu, motorsiklet sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini ancak kusurlu sürücü olay anında derhal kaçıp gittiği için sevk ve idarenin kimde olduğu ve araç plakası bilinemediğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... numara ile soruşturma başlatıldığını ancak çarpan kişi tespit edilemediğinden daimi arama kararı çıkarıldığını, düzenlenen adli raporda da kendisinin ağır derecede bedensel hasara maruz kaldığının tespit edildiğini, KTK m.97, Sigortacılık Kanunu m.14 ve ... Hesabı Yönetmeliği gereği kimliği ve plakası tespit edilemeyen kusurlu sürücünün müvekkilimde meydana getirdiği ağır bedensel hasarın tazmini için başvuruda bulunulduğunu, ... hesabı tarafından, kaza anında tutulan kaza tespit tutanağında çarpıp kaçan aracın cinsinin motorsiklet değil de motorlu bisiklet olarak işaretlenmesi ve bu doğrultuda 50 CC altında kalan motorlu bisiklet gibi araçların kanunen sigorta sorumluluğuna girmemesi sebebiyle başvurumuz reddedildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile, davalı şirketin red yazısında bahsedilen trafik kaza tutanağındaki çarpan aracın cinsinin motorsiklet olup olmadığının kaza tutanağını tutan memurun tanıklığından faydalanılması ve gerektiğinde bilirkişi yolundan tespitiyle, müvekkilinin trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat kalemlerinin mahkemece kesin olarak hesaplattırılıp talep artırım dilekçelerini verene kadar şimdilik 100 TL tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle tahsiline, tazminat tutarının Anayasa Mahkemesi'nin 14.02.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 29.12.2022 tarihli ve .... Sayılı hükmü doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Prograsif Rant yöntemiyle bilirkişilere yaptırılmasına, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...’ın olay tarihinde plakası belli olmayan motorun yaralanmasına sebep olduğunu iddia ettiğini, olayın oluş şekli hakkında kanaat edilememesi nedeniyle talebin karşılanması mümkün olamadığını, kazanın oluş şeklinin ispatlanamadığını, Kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koymadığını, kazaya bir başka aracın sebep olup olmadığı da kuşkuya mahal vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, mevcut statüsü gereği sigorta yaptırılmayacak olup trafik sigortası yapılması mümkün olmayan tescilsiz, hurdaya ayrılmış, motorlu bisiklet / mobilet cinsindeki araçlar için ... Hesabı sorumlu tutulamayacağını, yapılan başvurunun mevzuatta aranan koşullarda gerçek bir başvuru olduğundan söz edilemeyeceğini, Genel Şartlar uyarınca davadan önce usulüne uygun ve geçerli bir başvuru süreci yürütülmediğini, Karayolları Trafik Kanunu madde 97 ve 99 uyarınca ZMSS Genel Şartları ekli listesine uygun olarak başvuru yapılması zorunlu olduğunu, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan maluliyet raporu ...'da gerçekleşen kaza için ve ...'da ikamet eden davacının Balıkesir'de bulunan bir Üniversite hastanesinden aldığını, yalnızca adli tıp uzmanlarından oluşan heyetle rapor düzenlenmesi, çok açık bir şekilde eksik değerlendirme ve yönetmeliğe aykırı heyet oluşumu nedeniyle dava şartı eksikliği olduğunu, bu nedenlerle öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Trafik kazasına ilişkin ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde 22/04/2022 tarihli dava konusu kazaya ilişkin yapılan soruşturma kapsamında görüntü kaydı bulunmadığı ve olayı gören herhangi bir şahsın tespit edilemediği, şüpheli şahsın tespit ve
temini mümkün olmadığından trafik kazasına yönelik şikayet kapsamında daimi arama kararı verildiği, evrakların incelenmesinde, dosya kapsamında herhangi bir görüntü kaydı ve görgü tanığı bulunmadığı hususları bir bütün olarak gözetildiğinde dosya kapsamında haksız fiilin varlığının ispatına elverişli delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olayımıza bakıldığında; davacı tarafça plakası belirsiz bir aracın kendisine çarptığı, çarpma nedeniyle yaralanmalı
trafik kazasının meydana geldiği ve kaza sebebiyle malul kaldığı, davalı ... Hesabının aracın olay yerinden kaçmış olması ve plakasının tespit edilememesi sebebiyle sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiş ise de, gerek işbu dosya gerekse soruşturma dosyası kapsamında, trafik kazası meydana geldiğine ilişkin kamera görüntü kaydı, görgü tanığı ifadesi vb. hiçbir delil bulunmadığı, dolayısı ile iddia edildiği gibi bir trafik kazasının meydana gelip gelmediği, gelmiş ise (trafik kazasının nasıl gerçekleştiğinin dolayısı ile trafik kazasında tarafların kusur durum ve oranlarının tespit edilerek) plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün olayda kusurunun bulunduğunun öncelikli olarak davacı tarafça ispatı gerekir.
Yukarıda ayıntılarına değinildiği üzere haksız fiil sorumluluğunun şartlarının oluştuğunun davacı tarafça ispatlanması gerekmekte olup, davacı tarafça dava konusu tazminat talebine dayanak haksız filin varlığı, haksız fiil sebebiyle oluştuğu iddia edilen zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğu ispatlanamamış olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 157,75-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 100,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
6-1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.